Vajina ile kalın bağırsağın son bölümü arasında ince bir destek dokusu bulunur. Bu doku zayıfladığında bağırsak duvarı vajinaya doğru itilebilir. Halk arasında bağırsak sarkması olarak bilinen bu duruma tıpta rektosel adı verilir. Sarkma türleri arasında sıkça karşılaşılan bir tablodur ve şikâyetleri diğer sarkmalardan kısmen ayrışır. Aşağıda rektoselin nasıl geliştiği, hangi belirtilerle kendini gösterdiği ve değerlendirme sürecinde nelere bakıldığı genel hatlarıyla anlatılmıştır.
Rektosel Nasıl Oluşur?
Vajinanın arka duvarı ile makat kanalının ön duvarı arasında bağ dokusundan oluşan bir bölme yer alır. Bu bölme, iki organı birbirinden ayırır ve her ikisinin de kendi konumunda kalmasını sağlar. Sağlam olduğu sürece bağırsak, karın içi basınç arttığında bile vajinaya doğru yer değiştirmez.
Zamanla bu bölmedeki bağ dokusu zayıflayabilir ya da yırtılabilir. Zayıflayan bölgede bağırsak duvarı direnç bulamaz ve vajinanın arka duvarını öne doğru iterek bir kabarıklık oluşturur. Bu kabarıklık ayakta dururken ve ıkınırken belirginleşir, uzanınca genellikle geriler.
Oluşum çoğu zaman aniden gerçekleşmez. Yıllar içinde tekrarlayan zorlanmalar dokuyu kademeli olarak yıpratır. Bu nedenle şikâyetler de genellikle sinsi biçimde başlar ve zamanla belirginleşir.
Sarkmanın büyüklüğü kişiden kişiye geniş bir aralıkta değişir. Bazı kadınlarda yalnızca muayenede fark edilen küçük bir kabarıklık bulunurken, bazılarında vajina girişine kadar ulaşan belirgin bir çıkıntı gelişebilir. Boyutun büyümesi her zaman şikâyetlerin artması anlamına gelmez; küçük bir sarkma belirgin yakınma yaratabilirken, daha büyük bir sarkma göreceli olarak sessiz kalabilir.
Hangi Etkenler Bu Sarkmayı Kolaylaştırır?
En sık öne çıkan etken doğumdur. Özellikle normal doğum sırasında vajinanın arka duvarı ve çevresindeki destek dokular belirgin biçimde gerilir. Doğum sayısının artması, iri bebek doğurmak, uzun süren ikinci evre ve doğum sırasında oluşan derin yırtıklar riski artıran koşullar arasında sayılır.
Kronik kabızlık ikinci önemli etkendir. Dışkılamak için uzun süre ve güçlü biçimde ıkınmak, arka duvara sürekli bir basınç uygular. Bu basınç zaman içinde destek dokusunu yorar. Kronik öksürükle seyreden solunum hastalıkları ve düzenli olarak ağır yük kaldırmayı gerektiren işler de benzer bir yük oluşturur.
Menopozla birlikte östrojen düzeyinin azalması, bağ dokusunun esnekliğini ve dayanıklılığını olumsuz etkiler. Bu nedenle şikâyetler menopoz sonrasında belirginleşebilir. Fazla kilo, pelvik taban üzerine sürekli bir yük bindirdiği için ayrı bir etken olarak ele alınır.
Bağ dokusunun yapısıyla ilgili kalıtsal özellikler de kişiler arasındaki farkı açıklar. Ailesinde sarkma öyküsü bulunan kadınlarda benzer tablonun görülme olasılığı daha yüksektir. Hiç doğum yapmamış bazı kadınlarda sarkma gelişebilmesi, kalıtsal yatkınlığın payını gösterir. Rahmin alınmasına yönelik geçirilmiş ameliyatlar ise vajina üst bölümünün desteğini değiştirerek arka duvarda zayıflamaya zemin hazırlayabilir.
Rektoselin Belirtileri Nelerdir?
Küçük rektoseller çoğu zaman belirti vermez ve rutin muayene sırasında rastlantısal olarak saptanır. Şikâyetler genellikle sarkmanın belirginleşmesiyle ortaya çıkar.
Kadınların en çok dile getirdiği yakınma, vajina içinde bir doluluk ya da yer kaplama duygusudur. Bunu çoğu kez "bir şey varmış gibi" sözleriyle anlatırlar. Duygu sabah hafifken, ayakta geçirilen saatler arttıkça ve uzun bir yürüyüşün ardından belirginleşir; akşam saatleri en yoğun olduğu zaman dilimidir. Uzanır uzanmaz gerilemesi bu tabloyu tanıtan bir özelliktir.
Bazı kişilerde vajina girişinde elle hissedilebilen bir kabarıklık fark edilir. Bel ve kasık bölgesinde künt bir ağrı, ilişki sırasında rahatsızlık hissi de tabloya eşlik edebilir. Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişir ve sarkmanın boyutuyla her zaman doğru orantılı seyretmez.
Şikâyetlerin gün içindeki seyri tanımlayıcı bir özelliktir. Sabah saatlerinde hafif olan ağırlık hissi, ayakta geçirilen süre uzadıkça artar. Ağır yük kaldırmak, uzun süre ayakta durmak ve yorucu bir iş günü şikâyetleri belirginleştirir. Dinlenmekle ve uzanmakla gerileme göstermesi, sarkmayı diğer nedenlerden ayırmaya yardımcı olan bir bulgudur.
Dışkılama Sırasında Hangi Zorluklar Yaşanır?
Rektoseli diğer sarkma türlerinden ayıran en belirgin özellik, dışkılamaya ilişkin şikâyetlerdir. Vajinaya doğru oluşan cepte dışkı birikebilir ve bu birikim boşaltmayı zorlaştırır.
Sağlam bir arka duvarda ıkınma gücü doğrudan makat kanalına aktarılır. Rektoselde ise arka duvar öne doğru genişlediğinden, bu güç içeriği kanaldan çıkarmak yerine vajinaya bakan cebe doğru yönlendirir. Cepte kalan miktar boşalmadığı için tuvalet bittikten birkaç dakika sonra yeniden gitme isteği belirir. Kişi çoğu zaman aynı oturuşu iki üç kez tekrarladığını, buna karşın rahatlamanın tam olmadığını anlatır.
Vajina arka duvarına ya da makat kenarına elle destek vererek boşaltmayı tamamlayabildiğini söyleyen kişilerde rektosel olasılığı belirgin biçimde öne çıkar; bu tarif, muayene öncesinde bile yön gösteren bir ayrıntıdır. Elle destek verme gereği, cepte biriken içeriğin kanala yönlendirilmesi anlamına gelir. Bu manevraya bağımlı hâle gelen bir boşaltma düzeni zamanla daha fazla ıkınmayı beraberinde getirir ve cebin genişlemesine katkıda bulunur.
Rektosel Diğer Sarkma Türlerinden Nasıl Ayrılır?
Pelvik organ sarkmaları, hangi organın yer değiştirdiğine göre adlandırılır. Mesanenin vajina ön duvarına doğru sarkmasına sistosel, rahmin aşağı inmesine rahim sarkması, ince bağırsağın vajina üst arka bölümüne doğru inmesine ise enterosel denir.
Rektosel, vajinanın arka duvarında ve alt kesiminde yerleşir. Bu konum farkı, şikâyetlerin de farklılaşmasına yol açar. Sistoselde ön planda idrar şikâyetleri görülürken, rektoselde dışkılama güçlüğü öne çıkar. Rahim sarkmasında ise vajina girişinden dışarı doğru çıkan bir doku hissi daha belirgindir.
Bu türlerin birlikte bulunması olağandır. Destek dokusundaki zayıflama genellikle tek bir bölgeyle sınırlı kalmaz. Bir kişide hem mesane hem bağırsak sarkması aynı anda saptanabilir. Bu nedenle değerlendirme sırasında yalnızca öne çıkan şikâyete değil, pelvik tabanın tamamına bakılır.
Ayrım her zaman şikâyetlere bakılarak yapılamaz. Vajinada kabarıklık hissi tarif eden bir kadında bu kabarıklığın hangi organdan kaynaklandığı ancak muayene ile belirlenir. Kişinin kendi tarifi yol gösterici olsa da tek başına yeterli değildir. Ayrıca vajina duvarındaki kistler ve iyi huylu kitleler de benzer bir dolgunluk hissi yaratabildiğinden, değerlendirmede bu olasılıklar da göz önünde bulundurulur.
Muayenede Sarkma Nasıl Değerlendirilir?
Rektosel muayenesi, tuvalette geçirilen sürenin sorulmasıyla başlar. Boşaltmanın kaç dakika sürdüğü, kaç kez tekrar edildiği, elle destek gerekip gerekmediği ve dışkı kıvamının nasıl olduğu ayrı ayrı kaydedilir. Doğumların sayısı ile biçimi, makat çevresinde yırtık onarımı yapılıp yapılmadığı ve menopoz dönemine girilmiş olması bu bilgilere eklenir. Böylece cebin ne kadar süredir geliştiği hakkında fikir edinilir.
Jinekolojik muayenede vajina duvarları ayrı ayrı incelenir. Kişiden ıkınması istenerek sarkmanın hangi noktaya kadar ilerlediği gözlenir; ıkınma sırasında sarkma genellikle daha belirgin hale gelir. Muayene hem yatar hem ayakta konumda yapılabilir, çünkü ayakta değerlendirme gerçek boyutu daha iyi ortaya koyar.
Muayenede arka duvarın öne doğru ne kadar yer değiştirdiği ölçülür; bu ölçümde vajina girişi sıfır noktası kabul edilir ve cebin bu çizgiye göre nerede durduğu kaydedilir. Kişiden ıkınması istendiğinde cebin belirginleşmesi izlenir. Makat kanalından yapılan değerlendirme, cebin derinliğini ve kas halkasının gücünü ayrıca ortaya koyar. Boşaltmanın hangi aşamada tıkandığını göstermeye yönelik incelemeler ise yalnız seçilmiş durumlarda istenir.
Hangi Durumlarda Girişim Gündeme Gelir?
Rektosel saptanan her kişide girişim gerekmez. Belirti vermeyen ve günlük yaşamı etkilemeyen sarkmalarda genellikle izlem tercih edilir. Bu süreçte kabızlığın giderilmesi, ıkınmanın azaltılması ve kilo dengesinin korunması önem taşır.
Kararın dayandığı asıl ölçüt, yakınmanın gündelik akışı ne ölçüde kesintiye uğrattığıdır. Tuvalette her seferinde parmakla bastırmak zorunda kalmak, kalktıktan sonra yeniden dönme ihtiyacı, gün boyu süren bir doluluk duygusu ve ilişki sırasında rahatsızlık bu ölçütün somut karşılıklarıdır.
Rektoselde girişim kararı, cebin boyutundan çok boşaltmayı ne ölçüde engellediğine bakılarak olgunlaşır. Elle destek vermeden tuvaletin tamamlanamaması, günlük düzeni belirgin biçimde aksatan bir durum sayılır ve onarım seçeneğini gündeme getirir. Buna karşılık ileride doğum planlayan bir kişide, dokuların yeniden zorlanacağı düşünülerek beklemek tercih edilebilir. Kas çalışmaları ve vajina içine yerleştirilen destekleyici araçlar bu süreçte değerlendirilen diğer yollardır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Vajina içinde bir şişkinlik duyulması ya da girişte parmakla fark edilen yumuşak bir çıkıntı bulunması muayene için yeterli bir gerekçedir. Bu duygunun akşama doğru artması ve uzanınca kaybolması, arka duvardaki bir kabarıklığı düşündüren tipik bir seyirdir.
Dışkılamada zorlanma, tam boşalamama duygusu ve boşaltmak için elle bastırma gereği duyulması başvuru için geçerli gerekçelerdir. Uzun süredir devam eden kabızlık, dışkılama alışkanlığında ortaya çıkan belirgin değişiklik de değerlendirilmelidir.
Dışkıda kan görülmesi, makat bölgesinde şiddetli ağrı, gaz ya da gaita kaçırma gibi belirtiler ayrıca ele alınması gereken durumlardır. Şikâyetlerin dile getirilmesi çoğu zaman ertelenir; oysa bu tablo sık karşılaşılan ve değerlendirilebilir bir sağlık sorunudur.