Miyomlar, rahim içi polipler, adenomiyozis, rahim iç zarının kalınlaşması, yapışıklıklar ve rahim ağzı sorunları; bulguları, takip yolları ve gebeliğe etkileri.
Rahimden kaynaklanan sorunlar çoğu zaman kanama düzeninde kendini gösterir. Adetin uzaması, pıhtılı ve yoğun kanama, iki adet arasında lekelenme ya da ilişki sonrası kanama ilk uyarı bulguları arasındadır.
Bası hissi, sık idrara çıkma, kabızlık ve bel ağrısı da rahimdeki kitlelerin komşu organlara yaptığı baskıyla ilişkili olabilir. Bazı kadınlarda hiçbir şikâyet olmaz; bulgu başka bir nedenle yapılan ultrasonda ortaya çıkar.
Şikâyetlerin başlangıcı genellikle yavaştır ve kadınlar yoğun kanamaya yıllar içinde alışabilir. Halsizlik ile çabuk yorulma bazen ilk fark edilen bulgu olur.
Miyomlar rahim kasından gelişen iyi huylu kitlelerdir; yerleşimine göre kanamayı, gebe kalmayı ve komşu organları farklı biçimde etkiler. Adenomiyoziste rahim iç zarı kas tabakasının içine doğru ilerler ve ağrı ön plana geçer.
Rahim içi polipler, iç zarın kalınlaşması, geçirilmiş girişimlerden sonra oluşan yapışıklıklar ve doğuştan gelen rahim şekil farklılıkları da bu grupta değerlendirilir. Rahim ağzındaki iltihap ile erozyon ayrı bir alt başlık oluşturur.
Miyomların sıklığı yaşla birlikte artar ve üreme çağının ileri yıllarında daha çok karşılaşılır. Menopozdan sonra hormonal uyarı azaldığı için boyutlarının gerilemesi beklenir.
İlk adım ultrasondur. Rahim iç zarının kalınlığı, kitlelerin sayısı ile yerleşimi bu yolla ölçülür. Gerektiğinde rahim içinin kameralı incelenmesi, sıvı verilerek yapılan ultrason ya da manyetik rezonans görüntülemesi eklenir.
Tedavi kararı tek bir ölçüye bağlı değildir. Kadının yaşı, çocuk isteği, kanamanın kan değerlerine yansıması, kitlenin yerleşimi ve şikâyetin günlük yaşamı ne kadar etkilediği birlikte tartılır. İlaçla izlem, hormon salgılayan rahim içi araç ve cerrahi seçenekler bu değerlendirmenin sonucunda belirlenir.
Menopozdan sonra ortaya çıkan herhangi bir kanama, kısa sürede boyut kazanan bir kitle veya kan değerlerini düşürecek kadar yoğun adet varlığında inceleme geciktirilmemelidir.
Son güncelleme: · İçerik sorumlusu: Op. Dr. Elif Nazlı Çetindağ