randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Doğuştan Rahim Anomalisi Gebelik Şansını Etkiler mi?

Rahim şeklinin gebe kalma sürecini nasıl etkilediği, hangi anomalilerin daha çok sorun yarattığı, perde bulunmasının anlamı ve tanıda istenen görüntülemeler üzerine bilgilendirme.

Rahmin şekli, anne karnındaki gelişim döneminde belirlenir. Bu dönemde ortaya çıkan sapmalar rahmin iç boşluğunun biçimini değiştirebilir. Söz konusu değişikliklerin gebe kalma süreci ve gebeliğin seyri üzerindeki etkisi, anomalinin türüne göre belirgin biçimde farklılaşır. Aşağıda rahim şeklinin gebeliği hangi yollarla etkileyebildiği, hangi tabloların daha çok öne çıktığı ve tanıda hangi yöntemlerin kullanıldığı açıklanmıştır.

Rahim Şekli Gebe Kalmayı Nasıl Etkiler?

Gebeliğin oluşabilmesi için döllenmiş hücrenin rahim iç yüzeyine yerleşmesi gerekir. Bu yerleşme, iç tabakanın (endometrium) yeterli kalınlıkta ve iyi kanlanan bir yüzey sunmasına bağlıdır. Rahim boşluğunun biçimi, bu yüzeyin niteliğini ve genişliğini doğrudan belirler.

Olağan yapıda rahim boşluğu üçgene benzer ve iç yüzeyin tamamı iyi kanlanır. Boşluğun biçimi değiştiğinde bu yüzeyin bir bölümü beslenme açısından yetersiz kalabilir. Yerleşmenin bu bölgeye denk gelmesi durumunda gebeliğin sürdürülmesi güçleşebilir.

Boşluğun hacmi de dikkate alınan bir ölçüttür. Rahim boşluğu daraldığında, gebeliğin büyümesi için gereken alan sınırlanır. Bu etki genellikle gebe kalma aşamasında değil, gebeliğin ilerleyen haftalarında kendini gösterir. Kas duvarının kalınlığı ve kasılma düzeni de sürece katkı sağlar.

Rahim şeklinin gebe kalma sürecine etkisi, farklılığın derecesine göre değişir. Üst kenarda hafif bir çöküntü bulunması, iç boşluğun hacmini ve yüzeyini pratikte değiştirmez; bu görünüm çoğu kadında bir engel oluşturmaz. Boşluğu bölen belirgin bir perde söz konusu olduğunda ise kullanılabilir yüzey daralır ve tutunmanın gerçekleşebileceği alan sınırlanır. Bu nedenle görüntülemede saptanan farklılığın adı kadar ölçüsü de kaydedilir; karar bu ölçü üzerinden verilir.

Hangi Anomaliler Daha Çok Sorun Yaratır?

Anomali türleri arasında gebelik üzerindeki etki bakımından belirgin farklar vardır. Bu fark, iç boşluğun ne ölçüde değiştiğine bağlıdır. Yalnızca rahmin dış hattını ilgilendiren, iç boşluğu olağan bırakan biçimler genellikle sorun yaratmaz.

İç boşluğu bölen perde bulunması, gebelik seyriyle en sık ilişkilendirilen tablodur. Perdenin uzunluğu arttıkça etkinin belirginleşebildiği bildirilmiştir. Kısmi perdelerde etki daha sınırlı kalabilirken, boşluğu boydan boya bölen perdelerde tablo daha belirgin olabilir.

Birleşmenin hiç gerçekleşmediği tablolarda iki ayrı rahim boşluğu bulunur. Her bir boşluğun hacmi olağandan küçüktür. Bu durumda gebelik oluşabilir; ancak alanın sınırlı olması nedeniyle erken doğum ve duruş bozukluğu daha sık bildirilmiştir.

Rahmin tek yanlı geliştiği tablolar seyrek görülür ve daha yakın izlem gerektirir. Boşluk hacmi belirgin biçimde küçüktür. Karşı tarafta iç tabaka içeren bir kalıntı bulunması ayrıca ağrılı bir tabloya yol açabilir.

Kalp biçimli rahim olarak adlandırılan hafif girintili yapı ise genellikle olağan bir varyasyon olarak değerlendirilir. Gebe kalma sürecini ve gebeliğin seyrini belirgin biçimde etkilemediği kabul edilir. Bu nedenle saptanması tek başına ileri bir işlem gerektirmeyebilir.

Perde (Septum) Bulunması Ne Anlama Gelir?

Perde, gelişim döneminde iki kanalın birleşmesinden sonra aralarında kalan dokunun tümüyle erimemesiyle ortaya çıkar. Sonuçta rahim boşluğu ortadan ikiye ayrılmış olur. Dıştan bakıldığında rahim olağan görünümdedir; fark yalnızca iç boşluktadır.

Perdenin yapısı, gebelik üzerindeki olası etkisini açıklayan temel özelliktir. Perde çoğunlukla bağ dokusundan oluşur ve kas dokusuna göre daha az kanlanır. Gebeliğin bu yüzeye yerleşmesi durumunda beslenmenin yetersiz kalabileceği düşünülmektedir.

Perdesi bulunan kadınlarda erken gebelik kaybının daha sık görüldüğü çalışmalarda bildirilmiştir. Bununla birlikte bu kadınların önemli bir bölümü sorunsuz gebelik yaşar. Perdenin saptanmış olması, gebeliğin sürdürülemeyeceği anlamına gelmez.

Perde çoğu zaman hiçbir şikâyet vermez. Adet düzeni olağan seyreder ve muayenede fark edilmeyebilir. Bu nedenle genellikle gebe kalamama ya da tekrarlayan gebelik kaybı araştırması sırasında saptanır. Bazı kadınlarda ise başka bir nedenle yapılan görüntülemede rastlantısal olarak görülür.

Perdenin ele alınıp alınmayacağı kişiye göre değişir. Gebelik öyküsü, yaş, eşlik eden durumlar ve perdenin boyutu birlikte değerlendirilir. Bu kararın nasıl verileceği muayene ve görüntüleme sonrasında hekim tarafından belirlenir.

Anomali Olan Kadınların Çoğu Gebe Kalabilir mi?

Doğuştan rahim anomalisi bulunan kadınların çoğu gebe kalabilir. Bu durumların büyük bölümü gebe kalma sürecini belirgin biçimde etkilemez. Birçok kadın anomalisinin varlığından, yıllar sonra başka bir nedenle yapılan bir inceleme sırasında haberdar olur.

Bunun nedeni, gebe kalmayı belirleyen temel süreçlerin rahim şeklinden bağımsız işlemesidir. Yumurtlamanın düzenli gerçekleşmesi, tüplerin açık olması ve hormonal dengenin korunması bu süreçlerin başında gelir. Rahmin şekli bu başlıkları doğrudan etkilemez.

Bu tablolarla yaşayan kadınların büyük bölümü, doğurganlık açısından olağan bir seyir izler. Rahmin biçimindeki farklılıkların bir kısmı ancak ileri yaşta, başka bir nedenle yapılan görüntülemede ortaya çıkar; o zamana kadar kadın birden çok gebelik yaşamış olabilir. Bu nedenle saptanan bir farklılık, gebe kalınamayacağı biçiminde okunmaz. Yapılması gereken, farklılığın ölçüsünü belirlemek ve gebelik takibini buna göre düzenlemektir.

Anomalinin türü bu değerlendirmede yol gösterici olur. Hafif biçimlerde ek bir girişim gündeme gelmeyebilir ve izlem tercih edilebilir. Boşluğu belirgin biçimde değiştiren tablolarda ise değerlendirme daha ayrıntılı yapılır.

Gebelik Sırasında Hangi Takipler Yapılır?

Rahim anomalisi bilinen kadınlarda gebelik takibi olağan izlem üzerine kurulur; buna bazı ek başlıklar eklenir. İzlem planı anomalinin türüne ve kişinin öyküsüne göre biçimlenir. Amacı, olası durumların erken fark edilmesini sağlamaktır.

Erken dönemde gebeliğin rahim boşluğu içinde ve uygun konumda yerleştiğinin gösterilmesi önem taşır. İki ayrı boşluk bulunan tablolarda gebeliğin hangi tarafta geliştiğinin belirlenmesi, sonraki takiplerin planlanmasını kolaylaştırır.

Gebeliğin ortasına doğru rahim ağzının uzunluğu ultrasonla ölçülebilir. Bu ölçüm, erken doğum açısından bilgi veren bir bulgudur. Ölçümün hangi aralıklarla tekrarlanacağı, önceki gebelik öyküsü ve saptanan bulgular göz önünde bulundurularak belirlenir.

Bebeğin büyümesinin izlenmesi bir başka başlıktır. Boşluk hacminin sınırlı olduğu tablolarda büyümenin belirli aralıklarla değerlendirilmesi istenebilir. Bebeğin duruşu da gebeliğin son haftalarında ayrıca gözden geçirilir.

Gebelik boyunca yürütülen takipte iki başlık öne çıkar. Bunlardan biri rahim ağzının uzunluğunun ultrasonla ölçülmesidir; bu ölçüm belirli haftalarda tekrarlanarak erken doğum açısından bilgi verir. İkincisi ise bebeğin büyüme eğrisinin izlenmesidir, çünkü boşluğun biçimi eşin yerleşimini etkileyebilir. Bu iki başlık, olağan gebelik takibinin üzerine eklenen ek randevularla yürütülür. Ölçümlerin sıklığı ilk sonuçlara göre yeniden düzenlenir.

Tanıda Hangi Görüntülemeler İstenir?

İnceleme dizisinin ilk halkası muayene ve alışılmış ultrasondur. Bu aşamada bir farklılıktan kuşkulanılabilir; buna karşılık organın dıştan aldığı hat ile içerideki boşluk tek bir görüntüde birlikte ortaya konulamayabilir. Kuşku giderilemediğinde daha ayrıntılı yöntemlere geçilir.

Görüntülemenin hangi günde yapıldığı sonucu etkileyebilir. Rahim iç zarı döngünün ikinci yarısında kalınlaştığından, boşluğun sınırları bu dönemde daha belirgin seçilir. Bu nedenle inceleme için kanamanın bitiminden sonraki belirli günler tercih edilebilir. Boşluğa sıvı verilerek yapılan yöntemde ise sınırlar doğrudan görünür hâle gelir. Tüplerin açık olup olmadığı da merak ediliyorsa, ilaçlı film çekimi aynı değerlendirmede iki bilgiyi birden verebilir.

Bir başka yöntemde içeriye verilen ilaç yardımıyla boşluğun sınırları film üzerinde görünür hale getirilir. Bu tetkik aynı anda tüplerin açık olup olmadığını da ortaya koyduğu için araştırma sırasında sıkça istenir. Yine de elde edilen görüntü içerinin şeklini yansıtır; organın dıştan görünümü hakkında yorum yapmaya izin vermez.

Bulguların çelişkili kaldığı ya da karmaşık bir tablo düşünülen durumlarda manyetik rezonans görüntülemesi istenebilir. MR, rahmin bütününü ve komşu yapıları ayrıntılı gösterir. Böbrek gelişimi de aynı incelemede değerlendirilebilir; çünkü iki sistem aynı dönemde gelişir.

Bazı durumlarda rahim boşluğunun doğrudan görüntülenmesi gündeme gelebilir. Bu yöntem hem boşluğun biçimini gösterir hem de gerektiğinde aynı seansta girişime olanak tanır. Hangi yöntemin uygun olacağı, önceki bulgular ve kişinin öyküsü ışığında hekim tarafından belirlenir.

Hangi Durumlarda Değerlendirme Gerekir?

Bir yılı dolduran, herhangi bir yöntem kullanılmadan geçen ve sonuç alınamayan bir dönem araştırma için gerekçe sayılır. Otuz beş yaşını aşmış kişilerde altı ayın tamamlanması yeterli görülür. İstenecek incelemelerin listesinde rahmin biçiminin görüntülenmesi de bulunur.

Tekrarlayan gebelik kayıpları da araştırmayı gerektiren durumlar arasındadır. Kayıp sayısının ikiyi bulması, nedenin aranması için yeterli görülür ve rahim boşluğunun biçimi bu aramanın parçasıdır. Aynı inceleme, zamanından önce doğum yapmış olanlarda ve bebeğin rahim içinde alışılmadık bir konumda durduğu bir gebelik geçirmiş olanlarda da düşünülür.

Tampon kullanmakta güçlük çekilmesi ya da tampona karşın sızıntının sürmesi, kimi yapısal farklılıklarda karşılaşılan bir bulgudur. Vajina içinde bir perde bulunması bu tablolara yol açabilir ve ilk kez ergenlik yıllarında fark edilir. İlişki sırasında duyulan ve geçmeyen bir engel hissi de aynı kapsamda ele alınır. Bu şikâyetlerin muayeneyle açıklığa kavuşturulması, gebelik planı gündeme gelmeden çok önce yapılabilir.

Değerlendirmeyi gündeme getiren tabloların başında, bir yıl boyunca korunmasız ilişkiye karşın gebelik oluşmaması gelir. Arka arkaya yaşanan erken gebelik kayıpları da rahim boşluğunun incelenmesini gerektirir. Doğduğunda tek böbrekli olduğu bilinen ya da idrar yollarına ait bir farklılık saptanmış kadınlarda inceleme ayrıca anlam taşır; iki sistem gelişim sırasında birbirine komşu ilerler. Bu başlıklardan biri varsa, boşluğun biçimi tedaviye başlanmadan önce ortaya konur.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir