randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Rahimde Myom Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Myomun hangi şikâyetlerle fark edildiği, muayene bulguları, ultrason ve ileri görüntüleme yöntemlerinin tanıdaki yeri anlatılmaktadır.

Myomların önemli bir bölümü fark edilmeden yıllarca varlığını sürdürür. Bazıları ise adet düzenini bozarak ya da karında dolgunluk hissi yaratarak kendini gösterir. Tanının nasıl konulduğu, hangi yöntemin ne zaman kullanıldığı sık merak edilen konulardandır. Aşağıda değerlendirmenin hangi basamaklardan geçtiği ve hangi bulguların yol gösterici olduğu anlatılmıştır.

Myom Hangi Şikâyetlerle Kendini Gösterir?

En sık bildirilen değişiklik adet kanamasındaki artıştır. Kanamanın günde birkaç kez ped değiştirmeyi gerektirmesi, iri pıhtıların gelmesi ve sürenin uzaması dikkat çeken bulgulardır. Bu değişiklikler genellikle kademeli ilerlediği için kişi tarafından geç fark edilebilir ve olağan kabul edilebilir.

Karnın alt bölümünde basınç hissi, bel ağrısı ve giysilerin belde daralması bir başka başlangıç noktasıdır. Bazı kadınlar karnına dokunduğunda sert bir yapı hissettiğini bildirir. Bu görünüm zaman zaman kilo alımıyla karıştırılabilir ve değerlendirme gecikebilir. Karnın alt bölümündeki bu değişim, kimi kadınlarda giysi denerken fark edilir.

Mesane ve bağırsak üzerindeki bası da şikâyet yaratabilir. Sık idrara çıkma, gece uyanma, mesanenin tam boşalmadığı hissi ve kabızlık bu grupta yer alır. Cinsel ilişki sırasında derin ağrı da yerleşime bağlı olarak ortaya çıkabilir; kimi kadınlarda ilk şikâyet bu olabilir. Şikâyetin hangi konumlarda belirginleştiği de sorgulanan bir ayrıntıdır.

Belirtisiz Myomlar Nasıl Fark Edilir?

Myomların çoğu, tümüyle başka bir nedenle yapılan inceleme sırasında rastlantı olarak bulunur. Gebelik takibi için yapılan ultrason, düzenli jinekolojik kontrol ya da karın ağrısı nedeniyle istenen görüntüleme bu fark edilişlerin sık rastlanan yollarıdır. Böyle bir bulgu, kişide şaşkınlık yaratabilir. Bulgunun ne anlama geldiğinin ayrıntılı biçimde açıklanması bu nedenle önemsenir.

Bir başka yol, kansızlık araştırmasıdır. Halsizlik ve çabuk yorulma nedeniyle yapılan kan tetkikinde demir eksikliği saptanan kadınlarda kaynağın araştırılması sırasında myom bulunabilir. Bu durumda kanama miktarı geriye dönük olarak yeniden sorgulanır ve genellikle kişi tarafından hafife alındığı görülür.

Rastlantı olarak saptanan bir myom, şikâyet yaratmıyorsa acil bir durum anlamına gelmez. Bu tür bulgularda değerlendirme, kitlenin yerleşimi ve boyutu kaydedilerek izlem planı çıkarılması biçiminde ilerler. İlk kayıt, sonraki karşılaştırmalar için başlangıç noktası oluşturur. Sonraki kontrollerde bu kayda dönülerek değişim olup olmadığı belirlenir.

Muayenede Myom Hissedilebilir mi?

Jinekolojik muayenede rahmin büyüklüğü, kıvamı, hareketliliği ve yüzeyi değerlendirilir. Sert, düzensiz yüzeyli ve olağandan büyük bir rahim myomu düşündüren bulgulardandır. Rahim, ulaştığı boyut hakkında pratik bir fikir vermek üzere gebelik haftalarına benzetilerek tanımlanabilir.

Dışa doğru büyüyen büyük kitleler karın muayenesinde de hissedilebilir. Karın duvarı üzerinden yapılan değerlendirmede alt bölümde sert bir yapı ele gelebilir. Kilo fazlalığı bulunan kadınlarda bu değerlendirme güçleşir ve görüntülemeye duyulan gereksinim artar. Bu durumda muayene bulgusu tek başına yetersiz kabul edilir.

Muayene tek başına tanı koydurmaz. Küçük myomlar ele gelmez; ayrıca yumurtalık kaynaklı kitleler ve rahmi ilgilendiren başka durumlar benzer bulgu verebilir. Bu nedenle muayene bulgusu görüntüleme ile doğrulanır ve iki bilgi birlikte yorumlanır. Uyumsuzluk varsa inceleme genişletilir ve başka olasılıklar araştırılır.

Ultrason Tanıda Nasıl Kullanılır?

Vajinal ultrason, myom tanısında ilk basamak yöntemdir. Rahme yakından bakabildiği için küçük kitleleri de gösterir. Her myomun çapı ölçülür, rahim duvarındaki konumu ve boşluğa uzaklığı kaydedilir. Kitle sayısı da ayrıca belirtilir; bu bilgiler izlem planının temelini oluşturur.

Rahim belirgin biçimde büyümüşse karın üzerinden yapılan ultrason da eklenir. Bu yöntem, vajinal incelemenin ulaşamadığı üst sınırların görülmesini sağlar. İki inceleme birbirini tamamlar ve rahmin tümüyle değerlendirilmesine olanak verir. Mesanenin uygun doluluğu bu incelemede görüntü kalitesini artırır.

Ultrason bulguları cihazın özelliklerine ve incelemeyi yapan kişinin değerlendirmesine göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle takip sırasında ölçümlerin karşılaştırılabilir koşullarda yapılması istenir. Sonuç tek başına yorumlanmaz; şikâyetler, muayene bulguları ve gerektiğinde kan tetkikleriyle birlikte ele alınır.

MR Hangi Durumlarda İstenir?

Manyetik rezonans görüntüleme her kişide gerekmez. Çok sayıda myom bulunduğunda, rahim çok büyüdüğünde ya da ultrason bulguları yeterli açıklık sağlamadığında gündeme gelir. Kitlelerin birbirini gölgelediği durumlarda bu yöntemin katkısı belirgin biçimde artar. Kararın ayrıntılı bilgiye dayanması gereken durumlarda tercih edilir.

Bu yöntem her kitlenin konumunu ayrı ayrı gösterdiği için cerrahi planlamada yol göstericidir. Kitlenin rahim boşluğuna ve dış yüzeye uzaklığı ayrıntılı biçimde ortaya konur. Adenomyozis gibi benzer belirti veren durumların ayrılmasında da bu incelemeden yararlanılır.

İnceleme kapalı bir cihaz içinde yapıldığı için dar alan kaygısı olan kişiler önceden bilgilendirilir. Vücutta metal içeren bir cihaz bulunması durumunda bu bilgi paylaşılmalıdır. İşlem süresi ultrasona göre daha uzundur ve hareketsiz kalınması gerekir. İşlem öncesinde neler yapılacağının anlatılması kaygıyı azaltmaya yardımcı olur.

Rahim İçi Görüntüleme Ne Zaman Gerekir?

Kanama şikâyetinin ön planda olduğu ve rahim boşluğunun ayrıntılı değerlendirilmesi gereken durumlarda boşluğa yönelik inceleme yapılır. Boşluğa steril sıvı verilerek yapılan ultrason, içeri doğru kabaran yapıların sınırlarını belirginleştirir ve boşluğun düzenini gösterir. İşlem ayaktan yapılabilen bir inceleme olarak planlanır.

Rahim içine ince bir kamera ile bakılan inceleme, boşluğun doğrudan görülmesini sağlar. Bu yöntemle myomun boşluğa ne oranda taştığı değerlendirilir; aynı işlem sırasında iç tabakadan örnek alınabilir. Böylece kanamanın başka bir nedeni olup olmadığı da araştırılmış olur.

Bu incelemeler genellikle gebelik planı bulunan kadınlarda, tekrarlayan gebelik kayıplarında ve nedeni açıklanamayan yoğun kanamalarda istenir. İşlem öncesinde hazırlık, zamanlama ve gebelik olasılığının dışlanması ayrıca planlanır.

Tanı Sonrası Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?

Myom saptandıktan sonra ilk adım, şikâyetlerle bulgular arasındaki bağlantının kurulmasıdır. Kitlenin yerleşimi mevcut şikâyetleri açıklıyor mu sorusuna yanıt aranır. Açıklamıyorsa başka nedenler araştırılır; myomun varlığı diğer olasılıkları dışlamaz. Bu ayrım, gereksiz bir girişimden kaçınmayı sağlayan noktalardan biridir.

Kanama şikâyeti bulunan kadınlarda kan sayımı istenir. Hemoglobin düzeyi ve demir depoları, kaybın vücut üzerindeki etkisini gösterir. Tiroit işlevleri ve pıhtılaşma ile ilgili değerlendirmeler de gerektiğinde eklenir. Rahim iç tabakasından örnek alınması da bu aşamada gündeme gelebilir.

Bu bilgiler bir araya geldikten sonra izlem mi yoksa girişim mi gerektiği konuşulur. Kişinin yaşı, gebelik planı, şikâyetlerin günlük yaşamı etkileme derecesi, eşlik eden hastalıkları ve kitlenin özellikleri bu kararda birlikte değerlendirilir. Karar tek bir bulguya dayandırılmaz.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Adet kanamasında belirgin artış, sürenin uzaması ve pıhtı gelmesi değerlendirme gerektirir. Adetler arasında kanama ya da lekelenme görülmesi de inceleme nedenidir. Kanama nedeniyle günlük düzenin aksaması başlı başına bir başvuru gerekçesi sayılır.

Dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk, kalbin hızlı çarptığının duyulması, ayakta dururken sersemleme ve cildin renginin solması hemoglobin düzeyinin gerilediğini düşündürebilir. Bu tablo eşlik ediyorsa kan sayımıyla değerlendirme yapılması yerinde olur. Soluğun yetmemesi ise durumun ağırlaştığını gösterir.

Karnın kısa zamanda şişmesi, parmakla dokunulduğunda fark edilen sert bir kitlenin giderek irileşmesi, mesanenin boşaltılmasında güçlük ve kasıkta aniden ortaya çıkan keskin ağrı vakit kaybedilmeden hekime ulaşmayı gerektirir. Adetler kesildikten sonraki kanamalar da aynı ciddiyetle ele alınır. Uzun süredir gebelik oluşmuyorsa rahmin iç yapısı ayrıca incelenir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir