Rahim içi polip, rahim boşluğunu döşeyen tabakadan kaynaklanan ve boşluğa doğru uzanan bir doku çıkıntısıdır. Kadınlarda sık rastlanan iyi huylu oluşumlar arasında yer alır. Bir bölümü hiçbir şikâyet vermezken, bir bölümü kanama düzenini bozarak fark edilir. Aşağıda bu yapının nasıl geliştiği, hangi bulgularla kendini gösterdiği ve nasıl değerlendirildiği anlatılmıştır.
Rahim İçi Polip Nasıl Oluşur?
Polip, rahim iç tabakasındaki hücrelerin sınırlı bir alanda aşırı çoğalmasıyla ortaya çıkar. Bu çoğalma, tabakanın tümünü değil yalnızca belirli bir noktayı ilgilendirir. Zamanla bu bölge boşluğa doğru kabarır ve bir çıkıntı biçimini alır.
Oluşan yapı, kendi damarlarını taşıyan bir sap aracılığıyla rahim duvarına bağlanır. Bazı polipler geniş tabanlıdır, bazıları ise ince ve uzun bir sapla asılı durur. Sapın uzunluğu, polibin boşluk içinde ne kadar hareket edebileceğini belirler.
Bu yapının gelişmesinde hormonal etkinin rol oynadığı düşünülmektedir. Polip dokusu, çevresindeki normal iç tabakaya göre östrojene daha belirgin yanıt verebilir. Bu özellik, adet döngüsü boyunca dökülmeden kalabilmesini açıklayan noktalardan biridir.
Polipler tek olabileceği gibi birden fazla sayıda da bulunabilir. Boyutları birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişir. Rahim ağzına yakın yerleşenler kanaldan aşağı doğru sarkabilir; bu durumda muayenede doğrudan görülebilirler.
Hangi Kadınlarda Daha Sık Görülür?
Polipler her yaşta görülebilmekle birlikte, kırklı yaşlardan sonra saptanma sıklığı artar. Menopoza geçiş dönemi ve menopoz sonrası yıllar, bu yapıların en sık bildirildiği dönemler arasındadır.
Kilo fazlalığı, yağ dokusunun hormon üretimine katkısı nedeniyle zemin hazırlayan etkenler arasında sayılır. Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi tabloların da bu oluşumlarla birlikteliği bildirilmiştir. Bu birliktelik, ortak hormonal ve metabolik zeminle açıklanmaktadır.
Bazı hormon içeren ilaçların uzun süreli kullanımı, iç tabaka üzerindeki etkileri nedeniyle polip gelişimini kolaylaştırabilir. Bu nedenle değerlendirme sırasında kullanılan ilaçlar ayrıntılı biçimde sorgulanır ve kullanım süresi kaydedilir.
Doğurganlık tedavisi gören kadınlarda da polip saptanma oranı yüksektir. Bunun bir nedeni, bu grupta rahim boşluğunun daha ayrıntılı ve daha sık incelenmesidir. Sessiz seyreden yapılar bu incelemeler sırasında ortaya çıkabilir.
Rahim İçi Polip Belirtileri Nelerdir?
En sık bildirilen bulgu kanama düzenindeki değişikliktir. Adetler arasında ortaya çıkan lekelenme, bu tablonun tipik şikâyetlerinden biridir. Lekelenme az miktarda olduğu için kişi tarafından önemsiz görülebilir ve başvuru gecikebilir.
Adet kanamasının olağandan yoğun ya da uzun sürmesi de görülebilir. Kanamanın niteliği polibin boyutuna ve yerleşimine göre değişir. Küçük yapılarda şikâyet hafif kalırken, büyük ya da çok sayıda polipte kanama belirgin hale gelebilir.
Cinsel ilişki sonrası kanama, özellikle rahim ağzına yakın yerleşimlerde bildirilen bir bulgudur. Sarkan bir polip temas sırasında zedelenerek kanayabilir. Bu şikâyet başka nedenlerle de ortaya çıkabildiği için ayrıntılı değerlendirme yapılır.
Menopozdan sonra görülen kanama da polipin işaret ettiği bulgular arasındadır. Bu dönemde beklenmedik herhangi bir kanama, miktarı ne olursa olsun inceleme gerektirir. Kimi kadınlarda ise akıntıda artış tek şikâyet olabilir.
Polip Kanama Düzenini Nasıl Bozar?
Polibin yüzeyi ince ve damardan zengin bir dokuyla kaplıdır. Bu yüzey, boşluk içindeki hareketler ve iç tabakadaki döngüsel değişimler sırasında kolayca zedelenir. Ortaya çıkan sızıntı, adet dışı lekelenme olarak fark edilir.
Polip dokusu, çevresindeki iç tabakayla eşzamanlı dökülmez. Adet kanaması sırasında tabakanın büyük bölümü atılırken polip yerinde kalır. Bu uyumsuzluk, kanamanın beklenenden uzun sürmesine yol açabilir.
Boşluk içinde yer kaplayan bir yapı, rahim kasının kanamayı durduran düzenli kasılmasını da engeller. Damarların kapanması gecikir ve kayıp artar. Bu mekanizma, özellikle büyük poliplerde kanama miktarının artmasını açıklar.
Polibin yol açtığı ara kanamalar tek seferde çok kan kaybettirmese de, aylara yayıldığında demir deposunu sessizce eritir. Depo boşaldığında gün boyu süren bitkinlik, olağan işlerde çabuk yorulma, ayağa kalkarken baş dönmesi ve ciltte solukluk belirginleşir. Bu nedenle düzensiz kanama yakınmasıyla başvuran kadınlarda değerlendirme yalnızca rahim içinin görüntülenmesiyle sınırlı tutulmaz; tam kan sayımı istenerek kaybın vücutta ne ölçüde karşılık bulduğu da görülür.
Polipler Belirtisiz Olabilir mi?
Poliplerin önemli bir bölümü hiçbir şikâyet yaratmaz. Bu yapılar, başka bir nedenle yapılan ultrason incelemesi sırasında rastlantı olarak saptanır. Kişi bulgunun varlığından haberdar olmadığı için sonuç şaşkınlık yaratabilir.
Belirtisiz seyreden yapılar genellikle küçük olanlardır. Boşlukta az yer kapladıkları ve yüzeyleri zedelenmediği için kanama düzenini etkilemezler. Bu tür bulgularda değerlendirme, kişinin yaşı ve diğer bulguları göz önünde bulundurularak yapılır.
Bir başka fark ediliş yolu, gebelik hazırlığı kapsamında yapılan incelemelerdir. Rahim boşluğunun ayrıntılı değerlendirildiği bu incelemelerde, şikâyet yaratmayan yapılar da ortaya çıkabilir. Bu grupta bulgunun anlamı ayrıca değerlendirilir.
Belirtisiz olması, izlemin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle menopoz sonrası dönemde saptanan yapılar, şikâyet bulunmasa dahi daha dikkatle ele alınır. Yaklaşım, kişinin dönemi ve bulgunun özelliklerine göre belirlenir.
Tanı Hangi Yöntemlerle Konulur?
Değerlendirme vajinal ultrason ile başlar. Bu incelemede boşluk içinde yer kaplayan bir yapı, iç tabakanın düzensiz görünmesi ya da beklenenden kalın ölçülmesi biçiminde kendini gösterebilir. Ancak küçük polipler bu yöntemle gözden kaçabilir.
Ayrıntılı değerlendirme için boşluğa steril sıvı verilerek yapılan ultrason kullanılır. Sıvı boşluğu genişletir ve içerideki yapının sınırlarını belirginleştirir. Böylece polip ile kalınlaşmış iç tabaka birbirinden ayrılabilir hale gelir.
Rahim içine ince bir kamera ile bakılan inceleme, boşluğu doğrudan gösteren yöntemdir. Polibin sayısı, boyutu ve sapının nereye tutunduğu bu incelemede net biçimde görülür. Aynı işlem sırasında yapının çıkarılması da mümkün olabilir.
Kesin bilgi doku incelemesiyle elde edilir. Çıkarılan yapı patoloji laboratuvarına gönderilir ve hücre yapısı değerlendirilir. Görüntüleme bulguları yol gösterici olsa da, yapının niteliği ancak bu inceleme ile ortaya konur.
Doğurganlığı Etkiler mi?
Rahim boşluğunda yer kaplayan bir yapı, döllenmiş yumurtanın yerleşeceği alanı daraltabilir. Bu nedenle polipler, gebelik elde edilememesinin araştırıldığı değerlendirmelerde göz önünde bulundurulan başlıklar arasında yer alır.
Etkinin derecesi, yapının boyutuna ve nerede durduğuna göre değişir. Tüplerin boşluğa açıldığı köşelere yakın yerleşimler ya da geniş tabanlı yapılar daha fazla önemsenir. Küçük ve kenarda duran yapıların etkisi ise sınırlı kabul edilir.
Bir başka olası etki, boşluk içindeki ortamın değişmesidir. Polip çevresinde ortaya çıkan iltihabi tepkinin yerleşme sürecini güçleştirebileceği düşünülmektedir. Bu konuda değerlendirmeler sürmekte ve bulgular tartışılmaktadır.
Gebelik planı bulunan kadınlarda saptanan poliplerde, çıkarılması gündeme gelebilir. Bu karar, yapının özellikleri ve diğer bulgularla birlikte verilir. İşlem sonrası boşluğun iyileşmesi beklenir ve gebelik denemesine ne zaman başlanacağı ayrıca planlanır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Adetler arasında yinelenen lekelenme, kanamanın belirgin biçimde artması ve adet süresinin uzaması değerlendirme gerektiren bulgulardır. Bu değişiklikler az miktarda olsa bile bildirilmesi uygun olur.
Cinsel ilişkiden sonra kanama görülmesi inceleme nedenidir. Bu bulgu tek seferlik olsa dahi kaydedilir; yinelemesi durumunda değerlendirme genişletilir. Akıntıda belirgin bir değişiklik ortaya çıkması da aynı kapsamda ele alınır.
Menopoza girdikten sonra görülen herhangi bir kanama, gecikmeden değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Bu dönemde kanamanın miktarı ve süresi bu gerekliliği değiştirmez.
Dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk, kalbin hızlı çarpması ve ten renginin açılması demir düzeyinin gerilediğine işaret edebilir; bu tabloda kan tetkiki istenir. Bir yılı aşkın süredir korunmaksızın gebelik sağlanamıyorsa rahmin iç yüzeyi de incelenecek başlıklar arasına girer.