randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Myom Nedir, Belirtileri ve Türleri Nelerdir?

Myomun nasıl oluştuğu, türleri, yol açtığı belirtiler, tanı yöntemleri ve hangi durumlarda izlemin yeterli olduğu üzerine genel bilgilendirme.

Myom, rahmin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu bir oluşumdur. Kadınlarda sık karşılaşılan durumların başında gelir ve çoğu zaman herhangi bir şikâyet yaratmadan yıllarca varlığını sürdürür. Belirti verdiğinde ise günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyebilir. Aşağıda myomun nasıl geliştiği, hangi tiplerinin bulunduğu, hangi şikâyetlere yol açtığı ve nasıl değerlendirildiği ana hatlarıyla anlatılmıştır.

Myom Neden Oluşur?

Myomun başlangıç noktası, rahim kas tabakasındaki tek bir hücrenin çoğalma düzenini yitirmesidir. Bu hücre kendini tekrar tekrar bölerek bir küme oluşturur. Kümenin çevresinde bağ dokusu birikir ve zamanla sınırları belli, yuvarlak bir yapı ortaya çıkar. Bu sınır, myomu çevresindeki normal kas dokusundan ayıran temel özelliktir.

Bu sürecin neden başladığı tam olarak bilinmemektedir. Hücre bölünmesini düzenleyen mekanizmalardaki değişikliklerin rol oynadığı düşünülmektedir. Myomların her biri bağımsız biçimde başlar; bu nedenle aynı rahimde bulunan kitleler farklı hızlarda büyür ve farklı yapıda olabilir. Bir kişide tek bir myom bulunabileceği gibi çok sayıda kitle de saptanabilir.

Oluşumu kolaylaştıran etkenler arasında ailesel yatkınlık, kilo fazlalığı, erken yaşta adet görmeye başlamak ve hiç doğum yapmamış olmak sayılır. Bu etkenlerin ortak yanı, rahim dokusunun hormonal uyarıya maruz kalma süresini uzatmalarıdır. Hiçbiri tek başına sonucu belirlemez; birlikte değerlendirilirler.

Myom Türleri Nelerdir?

Sınıflandırma, kitlenin rahim duvarındaki konumuna göre yapılır. Rahim boşluğuna doğru büyüyen tipte kitle, iç tabakanın altından boşluğa kabarır. Bu grup en az yer kaplayan ama en çok kanama şikâyeti yaratan türdür. Boşluğa ne oranda taştığı, değerlendirmede ayrıca belirtilen bir ayrıntıdır.

Kas tabakasının içinde yerleşen tip en sık görülenidir. Duvarın kalınlığı içinde durur ve büyüdükçe rahmi genel olarak büyütür. Boşluğa yakın olanları kanamayı etkiler, dışa yakın olanları ise daha çok bası yaratır. Çok sayıda bulunduklarında rahim düzensiz ve girintili çıkıntılı bir görünüm alır.

Rahmin dış yüzeyinden dışarı doğru büyüyen tipte kitle karın boşluğuna doğru kabarır. Bazıları rahme ince bir sapla bağlı kalır; bu yapılarda sap etrafında dönme olasılığı ayrı bir başlık olarak ele alınır. Bunların dışında, rahim ağzına yakın yerleşen ve rahmin yan bağlarının arasına doğru büyüyen daha seyrek biçimler de tanımlanmıştır.

Myom Belirtileri Nelerdir?

Myomu bulunan kadınların önemli bir bölümünde hiçbir şikâyet ortaya çıkmaz. Belirti verenlerde en sık bildirilen tablo, adet kanamasındaki artıştır. Buna kasık bölgesinde basınç hissi ve bel ağrısı eşlik edebilir. Şikâyetler kademeli yerleştiği için kişi tarafından uzun süre olağan kabul edilebilir.

Büyüyen kitleler komşu organlar üzerinde bası yaratır. Mesaneye yapılan bası sık idrara çıkmaya, gece uyanmaya ve mesanenin tam boşalmadığı hissine yol açar. Kalın bağırsağa doğru olan bası ise kabızlık ve dışkılama sırasında rahatsızlık hissi yaratabilir. Bası bulgularının şiddeti kitlenin hangi yöne büyüdüğüne bağlıdır.

Karnın alt bölümünde dolgunluk, giysilerin belde daralması ve bazen elle hissedilebilen bir sertlik bildirilir. Cinsel ilişki sırasında derin ağrı, yerleşime bağlı olarak ortaya çıkabilen bir başka şikâyettir. Bacaklarda şişme ise büyük kitlelerde damar basısına bağlı olarak görülebilen daha seyrek bir bulgudur.

Kanama Düzeni Nasıl Değişir?

Myomun kanama üzerindeki etkisi, rahim iç tabakasının yüzey alanını genişletmesi ve rahim kasının düzenli kasılmasını engellemesi yoluyla ortaya çıkar. Adet sırasında damarların kapanması gecikir ve kayıp artar. Boşluğa komşu yerleşimlerde bu etki en belirgin biçimde görülür.

Kanamanın günde birden fazla ped değiştirmeyi gerektirmesi, iri pıhtıların gelmesi ve sürenin yedi günü aşması sık bildirilen değişikliklerdir. Bazı kadınlarda adetler arasında lekelenme de görülür. Kanama düzenindeki bu değişikliklerin ne zaman başladığı, değerlendirmede ayrıca sorgulanan bir bilgidir.

Aylarca süren fazla kanama, vücudun demir deposunu yavaş yavaş boşaltır. Depo tükendiğinde ortaya çıkan tablo çoğu zaman kanamadan önce fark edilir: gün boyu süren bitkinlik, olağan işlerde çabuk yorulma, ayağa kalkarken baş dönmesi, saçlarda artan dökülme ve birkaç kat merdiven çıkarken beliren nefes darlığı. Bu nedenle myom değerlendirmesinde kanamanın miktarını sormak yetmez; tam kan sayımıyla hemoglobin düzeyi ve ferritinle depo durumu birlikte incelenir.

Myom Nasıl Teşhis Edilir?

Değerlendirme, şikâyetlerin ayrıntılı biçimde dinlenmesiyle başlar. Adet düzeni, kanama miktarı, ağrının niteliği ve bası belirtileri sorgulanır. Doğum öyküsü, gebelik planı, kullanılan ilaçlar ve daha önce geçirilmiş girişimler kaydedilir. Bu bilgiler sonraki adımların planlanmasına yön verir.

Jinekolojik muayenede rahmin büyüklüğü, kıvamı ve yüzeyinin düzgün olup olmadığı değerlendirilir. Düzensiz yüzeyli, sert ve büyümüş bir rahim myomu düşündüren bir bulgudur. Ancak muayene tek başına tanıyı koymaz; küçük kitleler ele gelmez ve yumurtalık kaynaklı oluşumlar benzer bulgu verebilir.

Vajinal ultrason temel yöntemdir; kitlelerin sayısını, çapını ve yerleşimini gösterir. Rahim boşluğunun ayrıntılı incelenmesi gerektiğinde boşluğa sıvı verilerek yapılan ultrason ya da rahim içine kamera ile bakılan inceleme kullanılır. Çok sayıda myom bulunduğunda ya da cerrahi planlandığında manyetik rezonans görüntüleme istenebilir.

Myom Zamanla Büyür mü?

Üreme çağı boyunca genel eğilim yavaş büyüme yönündedir. Büyüme hızı kişiden kişiye ve aynı kişide kitleden kitleye farklılık gösterir. Bazı myomlar yıllar boyunca aynı çapta kalır. Bu nedenle ilk saptamadan sonra genellikle bir kontrol istenerek kitlenin eğilimi anlaşılmaya çalışılır.

Gebelik, hormon düzeyindeki artış ve kanlanmadaki yoğunlaşma nedeniyle büyümenin hızlanabildiği bir dönemdir. Doğumdan sonra bu etki geriler ve kitleler çoğunlukla önceki boyutlarına yakın bir düzeye döner. Hormon içeren ilaç kullanımı da büyüme hızını etkileyebilen bir başka etkendir.

Menopozla birlikte hormonal uyarı kesildiğinde çoğu myom küçülür ve dokusu sertleşir. Bu dönemde büyüme saptanması olağan seyrin dışında kabul edilir ve ayrıntılı değerlendirme gerektirir. Ölçüm farkı olasılığı gözden geçirildikten sonra gerekirse ileri görüntüleme istenir.

Hangi Durumlarda Takip Yeterli Olur?

Şikâyet yaratmayan, kan değerlerini etkilemeyen ve rahim boşluğunu bozmayan myomlarda izlem tercih edilir. Kitlenin büyük olması tek başına girişim gerekçesi sayılmaz; belirtilerin varlığı ve günlük yaşama etkisi belirleyicidir. Bu yaklaşım, gereksiz girişimlerden kaçınmayı sağlar.

İzlem sürecinde belirli aralıklarla ultrason yapılır ve ölçümler karşılaştırılır. Kanama şikâyeti bulunanlarda kan sayımı da eklenir. Aralık, kitlenin yerleşimine, çapına ve önceki ölçümlerdeki değişime göre belirlenir. Şikâyetlerin seyri her kontrolde yeniden değerlendirilir.

Menopoza yaklaşan ve şikâyeti hafif olan kadınlarda beklemek daha sık gündeme gelir; hormonal uyarının azalmasıyla tablonun hafifleyebileceği düşünülür. Gebelik planı bulunanlarda ise rahim boşluğunun durumu ayrıca değerlendirilir ve karar buna göre biçimlenir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Adet kanamasında belirgin artış, sürenin uzaması, iri pıhtıların gelmesi ve adet dışı kanama değerlendirme gerektiren bulgulardır. Kanama nedeniyle günlük düzenin aksaması, çalışma ya da sosyal yaşamın kısıtlanması da başvuru gerekçesidir.

Geçmeyen bitkinlik, kalp atışlarının hızlandığının hissedilmesi, dengesizlik ve ten renginin açılması kan değerlerinin gerilediğine işaret edebilir. Böyle bir tablo varsa demir eksikliği yönünden tetkik istenmesi uygun olur. Buna soluk almakta zorlanmanın eklenmesi, durumun ilerlediğini gösteren bir işarettir.

Karın çevresinin kısa sürede genişlemesi, işemenin güçleşmesi, bağırsakların yavaşlayıp kalıcı hale gelmesi ve kasıkta birdenbire başlayan güçlü sancı ertelenmeden ele alınması gereken gelişmelerdir. Adetler kesildikten sonra kanama fark edilmesi de aynı kapsamda değerlendirilir. On iki ayı aşkın süredir korunmasız ilişkiye karşın gebelik oluşmuyorsa rahmin yapısı ayrıca gözden geçirilir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir