randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Rahim Ağzı İltihabı Neden Olur?

Rahim ağzı iltihabının nasıl geliştiği, enfeksiyon ve enfeksiyon dışı nedenleri, belirtileri ve tanıda kullanılan incelemeler anlatılmaktadır.

Rahim ağzı, vajina ile rahim boşluğu arasındaki geçiş bölgesidir. Bu bölgedeki dokunun iltihaplanması tıp dilinde servisit olarak adlandırılır. Tablo kimi kadınlarda akıntı ve lekelenme ile kendini gösterirken, kimilerinde hiçbir şikâyet vermeden seyreder. Aşağıda bu iltihabın nasıl geliştiği, hangi etkenlerin sorumlu tutulduğu ve nasıl değerlendirildiği anlatılmıştır.

Rahim Ağzı İltihabı (Servisit) Nasıl Gelişir?

Rahim ağzı iki farklı hücre tipiyle kaplıdır. Vajinaya bakan yüzeyde dayanıklı, çok katlı bir örtü bulunur; kanala doğru ilerledikçe salgı üreten tek katlı hücreler yer alır. Bu iki hücre tipinin buluştuğu bölge, dış etkilere karşı daha duyarlıdır ve iltihabın en sık yerleştiği alandır.

Kanaldaki salgı bezleri, rahim boşluğunu koruyan yoğun bir mukus üretir. Bu mukus, mikroorganizmaların yukarı ilerlemesini güçleştiren doğal bir engel oluşturur. Engelin zayıfladığı durumlarda mikroorganizmalar dokuya yerleşir ve iltihabi tepki başlar. Doku kızarır, kolay kanar ve salgı miktarı artar.

İltihabın süresi de tabloyu belirler. Kısa sürede ortaya çıkan ve belirgin şikâyet veren biçimler ile aylarca sessiz seyreden biçimler farklı davranır. Sessiz seyreden durumlarda tanı, başka bir nedenle yapılan muayene sırasında konulur ve kişi şikâyet tarif etmez.

Tablonun ne zaman başladığı da değerlendirmenin bir parçasıdır. Yeni bir cinsel ilişki sonrasında ortaya çıkan şikâyetler ile aylardır süren akıntı farklı olasılıkları düşündürür. Bu nedenle şikâyetin başlangıcı, süresi ve seyri ayrıntılı biçimde sorgulanır; kullanılan hijyen ürünleri ve rahim içi araç varlığı da kaydedilir.

Hangi Enfeksiyon Etkenleri Sorumludur?

Cinsel yolla bulaşan etkenler bu tablonun en sık nedenleri arasında sayılır. Bunlar arasında klamidya ve gonokok başta gelir. Her ikisi de uzun süre belirti vermeden kalabilir; bu özellikleri nedeniyle fark edilmeleri gecikebilir ve rahim ile tüplere doğru ilerleyebilirler.

Trikomonas adı verilen tek hücreli etken de rahim ağzında iltihaba yol açabilir. Bu durumda köpüklü, kötü kokulu akıntı ve kaşıntı tabloya eşlik eder. Bazı virüs kaynaklı enfeksiyonlar da bölgede yara ve iltihap oluşturabilir; bunlarda ağrı ön plandadır.

Vajinadaki bakteri dengesinin bozulması da iltihaba zemin hazırlar. Koruyucu bakterilerin azalması, başka bakterilerin çoğalmasına yol açar ve bu değişiklik rahim ağzına yansıyabilir. Mantar enfeksiyonlarında ise daha çok vajina duvarı etkilenir, rahim ağzı ikincil olarak katılır.

Etkenin belirlenmesi, izlenecek yolu doğrudan etkiler. Cinsel yolla bulaşan bir etken saptandığında eşin de değerlendirilmesi gündeme gelir; aksi halde tablo yinelenebilir. Bu nedenle inceleme yalnızca şikâyeti olan kişiyle sınırlı tutulmaz ve korunma yöntemleri konusunda bilgilendirme yapılır.

Enfeksiyon Dışı Nedenler Var mıdır?

Her iltihap bir mikroorganizmadan kaynaklanmaz. Kimyasal ya da mekanik uyarı da aynı tabloyu yaratabilir. Vajinal duş uygulamaları, koku giderici ürünler, bazı kayganlaştırıcılar ve sabunlar doğal dengeyi bozarak dokuda tahriş oluşturur.

Uzun süre yerinde bırakılan tampon, rahim içi araca ait iplikler ya da destek amacıyla kullanılan araçlar sürekli bir mekanik uyarı yaratabilir. Lateks ya da spermisit içeren ürünlere karşı gelişen aşırı duyarlılık da benzer biçimde iltihabi tepkiye yol açar.

Menopoz döneminde östrojen azalmasına bağlı doku incelmesi, bölgeyi dış etkilere daha açık hale getirir. Bu dönemde ortaya çıkan tahriş tablosu, enfeksiyon bulunmaksızın da akıntı ve lekelenmeye neden olabilir. Radyasyon uygulaması geçirmiş kişilerde de doku değişiklikleri benzer bulgular verebilir.

Enfeksiyon dışı nedenlerde şikâyetler genellikle uyarının ortadan kalkmasıyla geriler. Bu nedenle değerlendirmede kullanılan ürünler ve alışkanlıklar ayrıntılı biçimde sorgulanır. Uyarıcı etkenin belirlenmesi, tablonun tekrarlamasını önlemek açısından belirleyici bir adımdır.

Rahim Ağzı İltihabı Belirtileri Nelerdir?

En sık bildirilen şikâyet akıntıdaki değişikliktir. Akıntının miktarı artar, rengi sarımsı ya da yeşilimsi bir görünüm alabilir ve koku değişebilir. Bu değişiklikler kişi tarafından fark edilse de her zaman hekime bildirilmez; olağan kabul edilerek geçiştirilebilir.

Cinsel ilişkiden sonra görülen lekelenme, bu tablonun dikkat çeken bulgularındandır. İltihaplı doku kolay kanadığı için temas sonrası kanama ortaya çıkar. Adetler arasında görülen lekelenme de aynı mekanizmayla açıklanabilir ve inceleme gerektirir.

Kasık bölgesinde rahatsızlık hissi, cinsel ilişki sırasında ağrı ve idrar yaparken yanma tabloya eşlik edebilen diğer şikâyetlerdir. İdrar yakınmaları, idrar yolu enfeksiyonuyla karıştırılabildiği için değerlendirme sırasında bu ayrım ayrıca yapılır.

Belirtilerin şiddeti etkenle her zaman orantılı değildir. Hafif bir akıntı, ilerleyebilecek bir enfeksiyonun tek göstergesi olabilirken; belirgin şikâyet veren bir tablo basit bir tahrişten kaynaklanabilir. Bu nedenle şikâyetin ağırlığı üzerinden bir sonuca varılmaz ve değerlendirme muayene ile tamamlanır.

Neden Sıklıkla Belirtisiz Seyreder?

Rahim ağzında ağrı duyusunu ileten sinir uçları vajina girişine göre çok daha azdır. Bu nedenle bölgedeki iltihabi değişiklik ağrı olarak algılanmaz. Kişi rahatsızlık duymadığı için tabloyu fark etmez ve başvuru gecikir.

Akıntı miktarındaki artış da her zaman ayırt edilmez. Kadınlarda akıntı döngü boyunca doğal olarak değişir; yumurtlama döneminde belirgin biçimde artar. Bu değişkenlik, iltihaba bağlı artışın olağan bir dalgalanma sanılmasına yol açabilir.

Belirtisiz seyir, tablonun önemsiz olduğu anlamına gelmez. Fark edilmeyen bir enfeksiyon rahim ve tüplere doğru ilerleyerek daha geniş bir iltihabi tabloya yol açabilir. Bu ilerleme, doğurganlığı etkileyebilecek sonuçlar doğurabildiği için düzenli kontroller önemsenir.

Bu nedenle düzenli jinekolojik kontroller, şikâyeti bulunmayan kadınlar için de önerilir. Kontroller sırasında rahim ağzı gözle değerlendirilir ve tarama testleri yapılır. Böylece sessiz seyreden tablolar erken dönemde fark edilebilir ve gerekli inceleme zamanında planlanabilir.

Tanıda Hangi İncelemeler Yapılır?

Değerlendirme jinekolojik muayene ile başlar. Spekulum yerleştirilerek rahim ağzı doğrudan görülür. Kızarıklık, ödem, kolay kanama ve kanaldan gelen iltihabi salgı bu incelemede aranan bulgulardır. Muayene sırasında akıntının niteliği de değerlendirilir.

Akıntıdan alınan örnek üzerinde inceleme yapılabilir. Bu örnek mikroskopta değerlendirilebileceği gibi, belirli etkenlerin araştırılması için laboratuvara da gönderilebilir. Klamidya ve gonokok için özel testler istenir; bu etkenler olağan incelemelerde görülmeyebilir.

Rahim ağzı kanseri taramasının parçası olan smear ve gerektiğinde HPV testi de bu değerlendirmede yer alır. Bu testlerin amacı iltihabı göstermek değil, hücre düzeyindeki değişiklikleri taramaktır. İltihabi ortam smear sonucunu etkileyebildiği için, gerektiğinde test uygun bir zamanda yinelenir.

Tanıya giden yolun ilk basamağı, akıntının kaynağını doğrudan görmeye yarayan muayenedir. Rahim ağzının kızarık ve ödemli görünmesi, dokunmakla kanaması ya da ağızdan gelen iltihabi bir salgı bu aşamada belirlenir. Ardından akıntıdan alınan örnek üzerinde etkenin belirlenmesine yönelik incelemeler yapılır; klamidya ve gonokok gibi etkenler için özel testler istenebilir. Örneğin en güvenilir sonucu vermesi için kanamanın bulunmadığı bir gün seçilir.

Hangi Durumlarda İleri Değerlendirme Gerekir?

Şikâyetlerin uygun bir yaklaşıma rağmen sürmesi, ileri incelemeyi gündeme getiren durumların başında gelir. Bu durumda etkenin doğru saptanıp saptanmadığı gözden geçirilir ve gerekirse farklı testler istenir. Eşin de değerlendirilmesi, tekrarlayan tablolarda önemsenen bir noktadır.

İltihap tablosunda ileri incelemeye geçilmesini gerektiren durumların başında, uygun tedaviye karşın şikâyetlerin sürmesi gelir. Akıntının özelliği değişmiyor, kasık ağrısı geçmiyor ya da kanama yineliyorsa, iltihabın altında başka bir tablo bulunup bulunmadığı araştırılır. Bu aşamada rahim ağzının büyüteçle incelendiği bir muayene planlanabilir. İnceleme sırasında bölgeye sürülen boyalı çözeltiler, gözle ayırt edilemeyen alanların işaretlenmesini sağlar ve gerektiğinde buradan örnek alınır.

İltihabın rahim ve tüplere doğru ilerlediğini düşündüren bulgular varsa değerlendirme genişletilir. Alt karın ağrısı, ateş ve muayenede hassasiyet bu bulgular arasındadır. Böyle bir tabloda ultrason ve kan tetkikleri eklenerek durumun yaygınlığı belirlenir; kasık ağrısına ateş eşlik ediyorsa değerlendirme öne alınır.

Gebelik döneminde saptanan iltihabi tablolar da ayrı bir dikkat gerektirir. Bu dönemde bazı enfeksiyonların erken doğum eylemiyle ilişkilendirilmesi nedeniyle değerlendirme gecikmeden yapılır. Gebelikte kanama ya da su gelmesi gibi bulguların eşlik etmesi durumunda ise başvuru öncelikli hale gelir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir