Rahim boşluğunun ön ve arka duvarlarının birbirine yapışması, tıp dilinde Asherman sendromu olarak adlandırılır. Bu tablo genellikle rahim içine yönelik bir işlemin ardından gelişir ve adet kanamasının azalmasıyla kendini gösterir. Aşağıda yapışıklığın nasıl oluştuğu, hangi bulgularla fark edildiği ve nasıl değerlendirildiği anlatılmıştır.
Rahim İçi Yapışıklık Nasıl Oluşur?
Rahim boşluğu, olağan koşullarda ön ve arka duvarların birbirine değdiği ancak yapışmadığı bir alandır. Bu duvarları döşeyen tabaka her döngüde yenilenir. Yenilenmeyi sağlayan hücreler, tabakanın derin kısmında bulunan bir taban katmanından kaynaklanır.
Bu taban katmanı zedelendiğinde yenilenme süreci bozulur. Zedelenen alanda olağan iç tabaka yerine bağ dokusu gelişir. Bu doku iki duvar arasında köprü kurarak yapışıklık oluşturur ve boşluğun bir bölümünü kapatır.
Yapışıklığın yaygınlığı kişiden kişiye değişir. Kimi kadınlarda ince ve az sayıda bant biçimindedir; kimilerinde boşluğun büyük bölümü kapanmıştır. Bu farklılık, hem şikâyetlerin şiddetini hem de izlenecek yolu belirler.
Yapışıklığın yalnızca rahim ağzı kanalında bulunduğu durumlar da tanımlanmıştır. Bu durumda boşluk açık kalır ancak çıkış tıkanır. Adet kanamasının dışarı atılamaması, kramp benzeri ağrıya ve boşlukta kan birikimine yol açabilir. Bu tabloda ultrason incelemesi boşlukta sıvı görünümü ortaya koyabilir.
Hangi İşlemlerden Sonra Görülebilir?
En sık bildirilen öncül durum, rahim içi kazıma işlemleridir. Özellikle gebelikle ilişkili durumların ardından yapılan işlemler bu açıdan öne çıkar. Gebelik döneminde rahim dokusunun yumuşak olması, derin katmanın zedelenme olasılığını artırır.
İşlemin yinelenmesi de belirleyici bir etkendir. Aynı kişide birden fazla kez uygulanan girişimlerde yapışıklık gelişme olasılığı yükselir. Bu nedenle her girişimin gerçekten gerekli olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Rahim içinden yapılan diğer girişimler de bu listede yer alır. Boşluk içindeki bir yapının çıkarılması ya da rahim duvarına yönelik işlemler, iyileşme sürecinde yapışıklığa zemin hazırlayabilir. Uygulanan yöntem ve işlem sırasında zedelenen alanın genişliği sonucu etkiler. İşlem sonrası dönemde adet düzeninin izlenmesi bu nedenle önerilir.
Rahim içi enfeksiyonlar da bağımsız bir neden olarak sayılır. İltihabi süreç iç tabakada hasar yaratabilir ve iyileşme sırasında bağ dokusu gelişebilir. Bazı özel enfeksiyon tabloları, işlem öyküsü bulunmayan kadınlarda da yapışıklığa yol açabilir.
Rahimde Yapışıklık (Asherman) Belirtileri Nelerdir?
En belirgin bulgu adet kanamasındaki azalmadır. Kanama miktarı belirgin biçimde düşer, süresi kısalır ya da tümüyle kesilir. Bu değişiklik genellikle bir işlemin ardından ortaya çıkar ve kişi tarafından fark edilir.
Kramp benzeri kasık ağrısı da bildirilen şikâyetler arasındadır. Ağrı özellikle adet zamanında ortaya çıkar. Bu durum, dökülen dokunun dışarı atılamayarak boşlukta birikmesiyle açıklanır ve çıkışın kapalı olduğu tablolarda daha belirgindir.
Gebelik elde edilememesi, bir başka başvuru nedenidir. Bazı kadınlarda tablo, doğurganlık araştırması sırasında ortaya çıkar. Bu grupta adet kanamasındaki azalma geriye dönük sorgulandığında fark edilebilir. Kişi çoğu zaman bu değişikliği önemsemediği için kendiliğinden dile getirmez.
Yinelenen gebelik kayıpları da bu tabloyla ilişkilendirilebilir. Boşluğun daralması ve iç tabakanın yetersiz kalması, gebeliğin sürdürülmesini güçleştirebilir. Bu nedenle yinelenen kayıpların araştırıldığı değerlendirmelerde rahim boşluğu incelenir.
Adet Kanamasında Hangi Değişiklikler Olur?
Değişimin derecesi yapışıklığın yaygınlığıyla ilişkilidir. Sınırlı yapışıklıklarda kanama miktarı azalır ancak devam eder. Kişi genellikle ped değiştirme sıklığının azaldığını ve kanama süresinin kısaldığını fark eder.
Yaygın yapışıklıklarda kanama tümüyle kesilebilir. İç tabakanın büyük bölümü işlevini yitirdiği için dökülecek doku kalmamıştır. Bu durum, gebelik dışı nedenlerle adet görememenin araştırıldığı değerlendirmelerde göz önünde bulundurulan başlıklardandır.
Çıkışın kapalı olduğu tablolarda ise farklı bir durum söz konusudur. İç tabaka çalışmayı sürdürür ancak kanama dışarı atılamaz. Bu kişilerde adet zamanı gelen kramp benzeri ağrı vardır fakat kanama görülmez.
Adet kanamasındaki değişikliğin başka nedenleri de bulunabilir. Hormonal tablolar, tiroit işlev bozuklukları ve emzirme dönemi benzer bulgular verebilir. Bu nedenle değerlendirmede işlem öyküsünün varlığı belirleyici bir ipucu olarak ele alınır. İşlemin ne zaman yapıldığı ve sonrasında kaç döngü geçtiği ayrıca kaydedilir.
Doğurganlığı Nasıl Etkiler?
Rahim boşluğu, döllenmiş yumurtanın yerleşeceği alandır. Bu alanın daralması ya da iç tabakanın yetersiz kalması, yerleşme sürecini güçleştirir. Etkinin derecesi, yapışıklığın ne kadar geniş olduğuna bağlıdır.
Sınırlı yapışıklıklarda gebelik elde edilebilir. Boşluğun bir bölümü işlevini sürdürdüğü için yerleşme mümkün olabilir. Bu grupta değerlendirme, diğer olası nedenlerin de araştırılmasıyla birlikte yürütülür.
Yaygın tablolarda ise etki daha belirgindir. Boşluğun büyük bölümünün kapanması ve iç tabakanın büyük ölçüde kaybı, gebelik elde edilmesini güçleştirir. Bu durumda boşluğun açılmasına yönelik girişimler gündeme gelebilir.
Girişim sonrasında iç tabakanın ne ölçüde toparlanacağı önceden kesin biçimde söylenemez. Sonuç, zedelenmenin derinliğine ve yaygınlığına bağlıdır. Bu nedenle beklentiler gerçekçi biçimde konuşulur ve süreç adım adım değerlendirilir. İşlem sonrası dönemde boşluğun yeniden yapışmasını önlemeye yönelik yaklaşımlar da planın parçasıdır.
Tanı Hangi Yöntemlerle Konulur?
Değerlendirme ayrıntılı öykü alınmasıyla başlar. Adet kanamasının ne zaman ve nasıl değiştiği, öncesinde hangi işlemin yapıldığı ve arada ne kadar süre geçtiği sorgulanır. Geçirilmiş enfeksiyonlar ve gebelik öyküsü de kaydedilir.
Ultrason incelemesinde iç tabakanın ince ölçülmesi, düzensiz görünmesi ya da boşlukta sıvı birikmesi dikkat çeken bulgulardır. Ancak ultrason yapışıklığı doğrudan göstermeyebilir; özellikle sınırlı tablolarda inceleme yetersiz kalabilir. Bu nedenle ultrasonun olağan bulunması tabloyu dışlamaz.
Rahim filmi olarak bilinen inceleme, boşluğa madde verilerek çekilen görüntülerle boşluğun biçimini ortaya koyar. Yapışıklıklar bu görüntülerde dolmayan alanlar biçiminde izlenir. İnceleme aynı zamanda tüplerin durumu hakkında da bilgi verir.
Kesin değerlendirme, rahim içine ince bir kamera ile bakılan yöntemle yapılır. Bu inceleme boşluğu doğrudan gösterir; yapışıklıkların yeri, yaygınlığı ve niteliği belirlenir. Aynı işlem sırasında yapışıklıkların açılması da mümkün olabilir.
Hangi Durumlarda Değerlendirme İstenir?
Rahim içine yönelik bir işlemin ardından adet kanamasının belirgin biçimde azalması, değerlendirme gerektiren başlıca durumdur. Bu değişikliğin birkaç döngü boyunca sürmesi, geçici bir dalgalanma olmadığını düşündürür.
Adet kanamasının tümüyle kesilmesi de inceleme nedenidir. Bu durumda öncelikle gebelik olasılığı dışlanır ve hormonal değerlendirme yapılır. İşlem öyküsü bulunuyorsa boşluğa yönelik inceleme de planlanır. Tiroit işlevleri ve prolaktin düzeyi gibi tetkikler de bu değerlendirmeye eklenebilir.
Adet zamanında ortaya çıkan ancak kanamanın eşlik etmediği kramp benzeri ağrı, dikkat çekici bir bulgudur. Bu tablo, çıkışın kapalı olduğu durumları düşündürür ve değerlendirme gecikmeden yapılır.
Gebelik elde edilememesi ve yinelenen gebelik kayıpları da bu kapsamda ele alınır. Bu değerlendirmelerde rahim boşluğunun incelenmesi, hazırlık aşamasının olağan parçalarından biridir.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Rahim içine yönelik bir işlemden sonra adet düzeninde belirgin bir değişiklik ortaya çıkarsa başvurulması uygun olur. Kanamanın azalması, kısalması ya da kesilmesi bu kapsamda bildirilmesi gereken değişikliklerdir.
Adet zamanı gelen ancak kanamanın görülmediği, buna karşın ağrının bulunduğu tablolar gecikmeden değerlendirilmelidir. Ağrının her döngüde yinelemesi bu gerekliliği güçlendirir.
İşlem sonrası dönemde ateş yükselmesi, kokulu akıntı ve şiddetli kasık ağrısı bildirilmesi gereken bulgulardır. Bu belirtiler enfeksiyon açısından değerlendirilir ve inceleme öne alınır.
Bir yıldan uzun süredir korunmadan gebelik elde edilememesi durumunda değerlendirme önerilir. Rahim içine yönelik işlem öyküsü bulunan kadınlarda bu süre daha kısa tutulabilir ve boşluğun incelenmesi hazırlık kapsamına alınır.