randevu@drelifcetindag.com
Tahlil Kütüphanesi

Gebeliğin İkinci Üç Ayında TSH Sınırı Değişir mi?

Gebeliğin ikinci üç ayında TSH sınırının nasıl değiştiği, bu dönemde değerin yeniden yükselme nedeni ve birlikte istenen tetkikler üzerine bilgilendirme.

Gebelik boyunca tiroid değerleri sabit bir çizgide seyretmez. Her üç aylık dönemin kendine özgü hormonal koşulları vardır ve bu koşullar sonuçların okunma biçimini değiştirir. Orta dönemde alınan bir ölçümün ilk aylardaki bir ölçümle aynı ölçütlere göre yorumlanması eksik kalır. Aşağıda bu dönemin kendine özgü yanı ve değerlendirmeye katılan başlıklar anlatılmaktadır.

Trimestere Göre TSH Sınırları Neden Farklıdır?

Gebelik boyunca vücutta yaşanan hormonal değişiklikler eşit hızda ilerlemez. İlk aylarda baskın olan etki, ilerleyen haftalarda yerini başka bir dengeye bırakır. Tiroid bezinin çalışma düzeni de bu değişime uyum sağlar.

Tek bir sınırın gebeliğin tamamına uygulanması bu nedenle sakıncalıdır. İlk aylarda beklenen aralıkta sayılabilecek bir sonuç orta dönemde farklı okunabilir ya da tersi geçerli olabilir. Dönemlere ayrılmış bantlar bu sorunu ortadan kaldırmak için geliştirilmiştir.

Bu bantlar, farklı gebelik haftalarındaki sağlıklı kadın gruplarında yapılan ölçümlerden hesaplanır. Bölgeye ve kullanılan yönteme göre elde edilen sayılar değişebildiğinden, mümkün olduğunda ölçümü yapan merkezin kendi bantları kullanılır.

Bu ayrımın bilinmesi, kadının kendi sonuçlarını karşılaştırırken yanılmasını da önler. İlk dönemdeki bir sonuçla orta dönemdeki bir sonucun sayısal olarak farklı olması beklenen bir durumdur; bu fark tek başına bir kötüleşme göstergesi değildir.

Bu bantların oluşturulması için farklı gebelik haftalarındaki sağlıklı kadın gruplarında ölçüm yapılması gerekir. Böyle bir çalışma her merkezde bulunmayabilir; bu durumda genel kabul görmüş eşiklere başvurulur.

İkinci Üç Ayda Beklenen TSH Aralığı Nedir?

Orta dönemde beta hCG'nin bez üzerindeki uyarıcı etkisi geri çekildiği için tavan yeniden yukarı doğru kayar. Uygulamada bu dönem için 3,0 ile 4,0 mIU/L arasında değişen bir tavan bildirilir; hangi sayının kullanılacağı laboratuvarın kendi çalışmasına bağlıdır. Tabanın da ilk üç aydaki kadar aşağıda tutulmadığı görülür, çünkü baskılanmayı yaratan neden ortadan kalkmıştır. Sonucun okunacağı bandın ilk dönemdekiyle aynı olmaması bu yüzdendir.

Bandın yukarı kayması, ölçütlerin gevşediği anlamına gelmez. Bu kayma, dönemin kendi fizyolojik koşullarını yansıtan bir düzeltmedir. Aynı kadında ilk dönemde ölçülen bir değerin orta dönemde bir miktar yükselmesi beklenen bir seyirdir.

Rapordaki sayının hangi banda göre okunduğu belirtilmelidir. Gebelik bandı bulunmayan bir merkezde çalışılmışsa, karşılaştırma genel kabul görmüş eşiklere göre yapılır. Bu ayrım, sınıra yakın sonuçlarda yorumu doğrudan etkiler.

Bandın hangi kaynaktan alındığı da raporun yorumunu etkiler. Farklı bilimsel kuruluşların önerdiği eşikler arasında küçük farklar bulunur. Sınıra çok yakın çıkan bir sonuçta bu fark yorumu değiştirebileceği için ölçümün yinelenmesi düşünülebilir.

Bu dönemde alınan bir sonucun ilk dönemdekiyle karşılaştırılması yararlıdır. İki ölçüm arasındaki fark, bezin artan yükü nasıl karşıladığı hakkında tek bir sayıdan daha çok bilgi verir.

Bu Dönemde TSH Neden Yeniden Yükselir?

İlk aylarda TSH düzeyinin gerilemesinin başlıca nedeni beta hCG hormonunun tiroid bezini hafifçe uyarmasıdır. Bu hormon gebeliğin onuncu haftası dolaylarında tepe yapar ve ardından azalmaya başlar.

Uyarı zayıfladıkça bezin ek üretimi geriler. Hipofiz bunu algılar ve kendi uyarısını yeniden artırır. Bu nedenle TSH düzeyi ilk aylardaki düşük seyrini terk ederek yukarı doğru hareket eder.

Bu yükseliş, ilk aylarda görülen fizyolojik gerilemenin sona ermesinden kaynaklanan olağan bir dönüştür. Değerin bu dönemde ilk aylardakinden yüksek çıkması tek başına bir sorun göstergesi değildir; sınırın neresinde durduğuna bakılır.

Yükselişin hızı ve derecesi kadından kadına değişir. Bezin kapasitesi geniş olan kadınlarda değer bandın alt bölümünde kalabilirken, kapasitesi sınırlı olanlarda üst sınıra yaklaşabilir. Bu farklılık izlemin neden kişiye göre planlandığını açıklar.

Bu dönüşün zamanlaması kadından kadına değişir. Bazı kadınlarda yükseliş orta dönemin başında belirginleşirken, bazılarında daha ileri haftalara sarkabilir. Bu nedenle tek bir haftada beklenen kesin bir değerden söz edilmez.

Değer Sınırın Üzerindeyse Ne Anlama Gelebilir?

Bu dönemde sınırın üzerinde bir sonuç, tiroid bezinin gebeliğin getirdiği yükü karşılamakta zorlandığını düşündürür. Bezin yedek kapasitesi sınırlı olduğunda bu zorlanma orta dönemde belirginleşebilir.

Sınıflandırma serbest T4 sonucuna göre yapılır. Bu değer beklenen aralıkta kalmışsa tablo gizli bir yetersizlik olarak ele alınır. Serbest T4 de beklenen aralığın altındaysa daha belirgin bir tablodan söz edilir.

İlk dönemde beklenen aralıkta olan bir değerin orta dönemde sınırı aşması, gebeliğin ilerlemesiyle artan gereksinimle açıklanabilir. Bu tür bir seyir, izlemin neden dönem dönem yinelendiğini gösteren tipik bir örnektir.

Tavanı ne kadar aştığı da yorumun bir parçasıdır. Bandın hemen üstüne oturan bir sonuç ile bandın iki katına yaklaşan bir sonuç aynı tabloyu anlatmaz. Bu ayırım yapılırken serbest T4'ün bant içinde kalıp kalmadığına, kadında yorgunluk, üşüme ya da kabızlık gibi yakınmaların bulunup bulunmadığına ve anti-TPO sonucuna birlikte bakılır. Yalnızca sayının büyüklüğü üzerinden verilen bir karar bu bileşenleri dışarıda bırakır.

Serbest T4 ve Anti-TPO Nasıl Değerlendirilir?

Serbest T4, dokularda kullanılabilir durumdaki hormonu gösterir ve TSH sonucunun karşılığını ortaya koyar. Gebelikte hormonu taşıyan protein miktarı arttığından, bu ölçümün gebeliğe özgü referanslarla okunması tercih edilir.

Anti-TPO antikoru, bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna yönelik bir tepki geliştirip geliştirmediğini gösterir. Pozitif bulunması, değerin gebeliğin geri kalanında yükselmeye devam etme olasılığının daha yüksek olduğunu düşündürür.

Bu iki sonucun birlikte okunması izlem planını biçimlendirir. Antikor taşıyan ve serbest T4 sınıra yaklaşan bir kadında kontrol aralığı kısaltılabilir. Antikor bulunmayan ve serbest T4 rahat bir konumda olan kadında ise izlem daha seyrek planlanabilir.

Antikor testinin bu dönemde yinelenmesi genellikle gerekmez. Bulgu daha önce saptanmışsa bu bilgi geçerliliğini korur; saptanmamışsa ve yeni bir gerekçe doğmamışsa testin tekrarı ek bilgi sunmaz.

Ölçüm Zamanı Sonucu Etkiler mi?

Hipofizin TSH salgılaması gün içinde sabit değildir ve bu ritim gebelikte de sürer. Düzey gece yarısına doğru en yükseğine çıkar, sabah saatlerinden itibaren gerileyerek öğleden sonra en düşük noktasına iner. Sabahın erken saatinde alınan bir örnekle öğleden sonra alınan bir örnek arasında bu yüzden fark çıkabilir. Bir önceki sonuçla karşılaştırma yapılacaksa örneğin benzer bir saatte alınması önerilir.

Kaçıncı haftada olunduğunun rapora yazılması, orta dönem içinde de anlam taşır. On dördüncü haftadaki bir ölçüm ile yirmi yedinci haftadaki bir ölçüm arasında, hormon dengesi oturdukça küçük kaymalar oluşabilir. Hafta bilgisi rapora eklendiğinde sonuç doğru banda oturtularak okunur; bu bilgi eksik kaldığında gebe olmayan bir kadın için hazırlanmış aralık kullanılma olasılığı doğar.

Tiroid ilacı kullanan kadınlarda kanın ilaç alınmadan önce verilmesi tercih edilir. Ayrıca gebelikte sık kullanılan demir ve kalsiyum içeren takviyelerin ilaçla aynı saatte alınması emilimi azaltabilir; bu ayrıntı sonucun yorumlanmasında göz önünde bulundurulur.

Örneğin alınacağı güne özgü birkaç durum da sayıyı bir miktar oynatabilir. Uzun süre aç kalınması, gece boyu uyanık kalınan bir vardiya ya da bozulmuş bir uyku düzeni bu ritmi kaydırabilir. Ölçüm öncesinde olağan yeme ve uyuma düzeninin sürdürülmesi, çıkan sayının kadının o dönemdeki gerçek durumunu yansıtmasına yardımcı olur.

Ölçüm için aç olmak gerekmez. Yine de örneğin alınmasından önceki saatlerde alışılmadık bir düzen değişikliği yaşanmışsa bu bilgi paylaşılabilir. Olağan bir günün koşullarında verilen örnek daha temsil edici olur.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Orta dönemde ortaya çıkan olağandışı bir halsizlik, hareketlerde belirgin ağırlaşma ve dikkat toplamada zorlanma değerlendirme gerektirir. Bu dönemde genel olarak enerjinin toparlandığı bilindiği için bu şikâyetler ayrıca dikkat çeker.

Bu haftalarda ortaya çıkan ve giderek belirginleşen bazı şikâyetler hekime iletilmelidir: örtünmeye rağmen geçmeyen üşüme, derinin pul pul dökülecek kadar kurumaları, dışkılama düzeninin bozulup kabızlığa yerleşmesi ve saçların olağandan fazla dökülmesi bunlar arasındadır. Sesin boğuklaşması ile kalp atışının yavaşladığının fark edilmesi de bildirilir.

Boyunda büyüme ya da yutkunurken takılma hissi fark edilmesi değerlendirilmelidir. Gebeliğe ait uyarı belirtileri olan kanama, karın ağrısı, şiddetli baş ağrısı ve görme değişiklikleri ise tiroidden bağımsız olarak gecikmeden başvuru gerektirir.

Bu dönemde yapılan olağan kontrollerde tiroid ile ilgili şikâyetlerin dile getirilmesi, tahlil isteminin zamanında yapılmasını sağlar. Şikâyetlerin gebeliğe bağlanarak geçiştirilmemesi uygun olur.

Tiroid ilacı kullanan kadınların ilacı düzenli almakta zorlandıkları durumları paylaşmaları gerekir. Atlanan dozlar sonuçlara yansır ve gereksiz doz değişikliklerine yol açabilir.

Bu Değer Tek Başına Yeterli midir?

Orta dönemde alınan tek bir TSH ölçümü, gebeliğin tamamı hakkında bilgi vermez. Değerin ilk dönemdeki sonuçla karşılaştırılması, seyrin hangi yönde ilerlediğini gösterir ve bu bilgi tek bir sayıdan daha anlamlıdır.

Sonucun yanına serbest T4 ölçümü ve gerektiğinde antikor incelemesi eklenmelidir. Ayrıca fizik muayene bulguları, kadının şikâyetleri ve tiroid öyküsü değerlendirmeye katılır.

İkinci üç ay, gebelik izleminin en yoğun tetkik dönemidir. Ayrıntılı ultrason bu haftalarda yapılır, şeker yükleme testinin zamanı gelir, kan sayımıyla demir eksikliği araştırılır ve her muayenede tansiyon ölçülür. TSH sonucu bu dizinin bir halkasıdır; tek bir sayının değil, tüm bu ölçümlerin birlikte verdiği görüntünün yorumlanması esastır.

Gebelikte tiroid için ayrı bir sınır kullanıldığı bilinmediğinde, laboratuvar raporundaki referans aralığı kadını tedirgin edebilir. Bu yüzden hangi sınırın esas alındığının, sayının o sınıra göre nerede durduğunun ve bir sonraki kan almanın ne zaman planlandığının açıkça söylenmesi beklenir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir