Gebeliğin ikinci haftası, döngünün en belirleyici olayının yaşandığı dönemdir. Bu hafta içinde yumurtalıklardan olgun bir yumurta hücresi atılır ve döllenme bu dönemde gerçekleşir. Gebelik takviminde bu hafta ikinci sırada yer alsa da, biyolojik olarak gebeliğin gerçek başlangıcı burada kurulur. Aşağıda bu süreçte bedende neler olduğu ve bu haftanın hangi belirtilerle seyrettiği açıklanmıştır.
Yumurtlama Döngünün Neresinde Olur?
Yumurtlama, döngünün iki bölümünü ayıran noktada gerçekleşir. Yirmi sekiz günlük düzenli bir döngüde bu, on dördüncü gün dolaylarına denk gelir. Ancak bu tarih herkes için aynı değildir; döngü uzunluğu değiştikçe yumurtlama günü de kayar.
Yumurtlamanın hangi güne denk geldiğini bulmak için sayıma baştan değil sondan başlanır. Yumurtlama ile sonraki kanama arasındaki iki haftalık aralık kişilerin çoğunda değişmediğinden, beklenen kanama tarihinden iki hafta geri gidilerek gün bulunur. Uzun döngüsü olan birinde bu hesap, yumurtlamayı üçüncü haftanın sonuna taşır.
Yumurtlamaya doğru gelişen foliküllerden biri baskın hale gelir ve diğerleri gerileyerek kaybolur. Baskın folikül olgunlaştığında lüteinleştirici hormon düzeyinde ani bir yükselme olur. Bu yükselme, folikülün çatlamasını ve yumurtanın atılmasını tetikler. Bu süreç, yükselmeden yaklaşık yirmi dört ile otuz altı saat sonra tamamlanır.
Yumurtlamanın gerçekleştiği yumurtalık her döngüde aynı olmak zorunda değildir. Sağ ve sol yumurtalıklar dönüşümlü olarak ya da rastgele biçimde görev alabilir. Bu nedenle bir tüpün alınmış olması durumunda bile, sağlam tüpün karşı taraftaki yumurtayı alabilmesi mümkündür.
Yumurta Ne Kadar Süre Döllenebilir?
Atılan yumurta hücresinin döllenebilir kalma süresi oldukça kısadır. Bu süre yaklaşık on iki ile yirmi dört saat arasındadır. Bu pencerede döllenme gerçekleşmezse, yumurta hücresi canlılığını yitirir ve emilir.
Bu kısa süre, gebelik planlarken zamanlamayı önemli kılan etkendir. Ancak doğurgan dönem yalnızca bu bir günden ibaret değildir; çünkü sperm hücreleri kadın üreme yollarında çok daha uzun süre canlı kalabilir.
Erkek üreme hücreleri kadın üreme yollarında birkaç gün boyunca canlı kalabildiğinden, döllenme yalnızca yumurtlama gününe bağlı kalmaz. Yumurtlamadan günler önce gerçekleşen bir birliktelikte bile hücreler tüpte bekleyip yumurtayı karşılayabilir. Buna karşılık yumurta salındıktan sonra elde kalan süre bir günü aşmaz; bu nedenle döllenme olasılığı yumurtlamanın ardından hızla geriler.
Sperm Yumurtaya Nasıl Ulaşır?
İlişki sonrasında spermler vajinadan rahim ağzına doğru ilerler. Rahim ağzındaki salgı, yumurtlama döneminde berrak ve kaygan bir yapı kazanır; bu değişim spermlerin geçişini kolaylaştırır. Döngünün diğer günlerinde yoğun ve geçirimsiz olan bu salgı, doğurgan dönemde geçit görevi görür.
Rahim boşluğunu geçen spermler tüplere ulaşır. Bu yolculuk sırasında sayıları belirgin biçimde azalır; başlangıçta milyonlarla ifade edilen sayı, tüpün uç bölümüne ulaşıldığında birkaç yüze iner. Rahim kasılmaları ve tüplerdeki tüycük hareketleri bu ilerlemeye katkı sağlar.
Döllenme, tüpün yumurtalığa yakın bölümünde gerçekleşir. Bir sperm hücresi yumurtanın dış zarını geçtiğinde, zar yapısı hızla değişir ve diğer spermlerin girişi engellenir. İki hücrenin genetik malzemesi birleşir ve tek hücreli bir yapı oluşur. Bu hücre, gebeliğin ilk basamağını oluşturur ve birkaç saat içinde bölünmeye başlar.
Yumurtlama Belirtileri Nelerdir?
Takip edilmesi en kolay bulgu akıntının kıvamındaki farklılaşmadır. Kanamanın hemen ardından koyu ve yapışkan olan salgı, yumurtlama günü yaklaştıkça sulanır, saydamlaşır ve parmaklar arasında uzayan bir kıvam alır. Bu görünüm birkaç gün sürdükten sonra yeniden koyulaşır.
Kasık bölgesinde tek taraflı, batıcı nitelikte kısa bir sızı bazı kişilerde fark edilir. Kaynağı, olgunlaşan kesenin açılması sırasında çevre dokunun uyarılmasıdır. Birkaç saat içinde kendiliğinden geçer, hangi tarafta olacağı döngüden döngüye değişebilir ve her ay tekrarlaması gerekmez.
Göğüslerde hassasiyet, şişkinlik hissi ve cinsel isteğin artması da tanımlanan değişiklikler arasındadır. Bazal vücut sıcaklığı yumurtlamadan sonra yaklaşık yarım derece yükselir; ancak bu yükselme olayı ancak gerçekleştikten sonra gösterir. Yumurtlama testleri ise idrarda lüteinleştirici hormon düzeyindeki yükselmeyi yakalayarak yumurtlamanın yaklaştığını önceden bildirir.
Yumurtlama testleri kullanılırken sonucun her gün yaklaşık aynı saatte okunması karşılaştırmayı kolaylaştırır. Gebelik testinden farklı olarak sabah ilk idrarı tercih edilmez; öğleden sonra yapılan ölçüm daha güvenilir kabul edilir. Polikistik over sendromu bulunan kişilerde bu testler yanıltıcı sonuç verebilir.
Bu Haftada Gebelik Testi Sonuç Verir mi?
Bu haftada yapılan bir gebelik testi sonuç vermez. Gebelik testleri, döllenmiş yumurtanın rahim iç zarına yerleşmesinin ardından salgılanmaya başlayan hormonu ölçer. Yerleşme henüz gerçekleşmediği için bu hormon bedende bulunmaz.
Yerleşme, döllenmeden altı ile on iki gün sonra gerçekleşir. Bu, gebeliğin üçüncü haftasının sonuna ya da dördüncü haftasına denk gelir. Hormon salgısı bu andan itibaren başlar ve hızla artar.
Kan testi, yerleşmeden yaklaşık iki ile üç gün sonra sonuç verebilecek düzeye ulaşır. İdrar testleri için ise beklenen adet tarihinin geçmesi önerilir. Bu nedenle ikinci haftada yapılan bir test, gebelik oluşmuş olsa bile negatif çıkar ve yanıltıcı olur.
Döllenme Anında Cinsiyet Belirlenir mi?
Bebeğin cinsiyeti döllenme anında belirlenir ve bu belirlenme babadan gelen sperm hücresine bağlıdır. Yumurta hücresi her zaman X kromozomu taşır. Sperm hücreleri ise X ya da Y kromozomu taşıyabilir.
X kromozomu taşıyan bir spermin yumurtayı döllemesi durumunda kız, Y kromozomu taşıyan bir spermin döllemesi durumunda erkek bebek oluşur. Bu belirlenme, döllenme anında ve tek bir olayla gerçekleşir; sonrasında değişmez.
Beslenme, ilişki zamanlaması ya da uygulanan yöntemlerle cinsiyetin belirlendiği yönündeki yaygın inanışların bilimsel bir dayanağı bulunmaz. Cinsiyet organlarının gelişimi ise döllenmeden haftalar sonra başlar; ultrasonda ayırt edilebilir hale gelmesi genellikle on sekizinci hafta dolaylarını bulur.
Bu Dönemde Nelerden Uzak Durulmalı?
Bu hafta, gebelik oluşabilecek dönem olduğu için gebelik varmış gibi davranılması önerilir. Sigara kullanımının bırakılması bu önerilerin başında gelir; sigara hem yumurta kalitesini hem de tüplerin işlevini etkiler.
Alkol tüketiminden kaçınılması gerekir. Gebeliğin ilk haftaları fark edilmeden geçtiği için, bu dönemde tüketilen alkol farkında olunmadan gebeliğe denk gelebilir. Kafein alımının günlük iki yüz miligramı aşmaması genel olarak önerilir.
Kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi bu dönemde önem taşır. Röntgen ve tomografi gibi ışın içeren incelemelerin gerekliliği sorgulanmalı, gerekiyorsa gebelik olasılığı bildirilmelidir. Folik asit kullanımının sürdürülmesi de önerilir. Buna karşılık olağan günlük etkinlikler, çalışma yaşamı, ölçülü egzersiz ve cinsel ilişki bu dönemde sakınca oluşturmaz.
Yumurtlama Zamanı Nasıl Belirlenir?
Yumurtlamanın hangi gün gerçekleştiği, döngü uzunluğuna göre değişir. Yirmi sekiz günlük düzenli bir döngüde bu olay genellikle on dördüncü gün civarında gerçekleşir. Daha uzun döngülerde ise yumurtlama daha geç, daha kısa döngülerde daha erken olur.
Yumurtlamanın yaklaştığını gösteren bazı belirtiler bulunur. Vajinal akıntının berraklaşması ve yumurta akı kıvamı alması bunların başında gelir. Bazı kişilerde karnın bir tarafında kısa süreli hafif ağrı hissedilebilir; bu his yumurtlama ağrısı olarak adlandırılır.
İdrarda LH ölçen testler yumurtlamadan önceki hormon yükselişini gösterir. Ultrasonla folikül takibi ise doğrudan izlem sağlayan yöntemdir. Hangi yöntemin kullanılacağı, gebelik planının aciliyetine ve döngü düzenine göre belirlenir.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Yumurtlama ağrısının olağandışı biçimde şiddetli olması, saatler boyunca sürmesi ya da ateş, bulantı ve kusma eşlik etmesi durumunda değerlendirme yapılması uygun olur. Bu tablo yumurtalık kisti ya da başka bir durumla ilişkili olabilir.
Adet döngüsünün yirmi bir günden kısa ya da otuz beş günden uzun olması, aylar arasında belirgin biçimde değişmesi ya da adetin görülmemesi durumlarında başvuru önerilir. Bu bulgular yumurtlamanın düzenli gerçekleşmediğini düşündürebilir.
Otuz beş yaşın altındaki kişilerde bir yıl, otuz beş yaş ve üzerindekilerde altı ay boyunca korunmasız ve düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması durumunda değerlendirme yapılması uygun olur. Yoğun adet sancısı, ilişki sırasında ağrı ve adetler arasında kanama gibi bulgular da ayrıca incelenmelidir.