randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Arka Duvar Onarımı (Kolporafi Posterior)

Arka duvar onarımı (kolporafi posterior) hangi durumlarda uygulanır, ameliyat nasıl yapılır, iyileşme süreci ve nüks olasılığı üzerine bilgilendirme.

Vajina arka duvarının desteğini yitirmesi, kalın bağırsağın son bölümünün (rektum) vajinaya doğru kabarmasına yol açabilir. Bu tabloya tıp dilinde rektosel adı verilir. Şikâyetler günlük yaşamı zorlaştıracak düzeye ulaştığında cerrahi onarım gündeme gelebilir. Arka duvar onarımı, gevşemiş destek dokularının yeniden yaklaştırılması esasına dayanan bir girişimdir. Aşağıda bu ameliyatın hangi durumlarda düşünüldüğü, nasıl uygulandığı ve iyileşme sürecinin nasıl ilerlediği genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Arka Duvar Onarımı Hangi Durumlarda Uygulanır?

Arka duvar onarımı, vajina arka duvarındaki sarkmanın belirti verdiği durumlarda değerlendirilir. Kadınların bir bölümünde sarkma muayenede saptanır ancak herhangi bir şikâyete yol açmaz. Bu tabloda cerrahi girişim çoğu zaman gündeme gelmez; izlem ve pelvik taban egzersizleri gibi seçenekler öncelikli olarak ele alınır.

Gün boyu ayakta kalındığında artan, uzanınca hafifleyen bir dolgunluk çoğu kadının anlattığı ilk şikâyettir. Buna vajina girişinde elle hissedilen yumuşak bir kabarıklık ve tuvalette uzun süre ıkınmasına rağmen bağırsağın boşalmadığı duygusu eşlik edebilir. Dışkının arka duvardaki cepte takılıp kalması nedeniyle bazı kadınlar boşaltmayı tamamlayabilmek için vajina arkasına ya da makatın önündeki bölgeye parmakla destek verdiklerini söyler. Bu ayrıntı, destek dokusundaki gevşemenin ileri düzeye ulaştığını gösterebilir.

Karar verilirken şikâyetlerin şiddeti, kişinin yaşı, gebelik planı, genel sağlık durumu ve daha önce uygulanmış tedaviler birlikte değerlendirilir. Cerrahi dışı yöntemlerden yeterli yarar sağlanamaması da bu değerlendirmenin bir parçasıdır. Yöntem seçimi kişiye göre değişir ve hekim muayenesi sonrasında belirlenir.

Arka Duvar Onarımı Nasıl Yapılır?

İşlem çoğunlukla kırk beş dakika ile bir saat arasında sürer; ek girişimler eklendiğinde bu süre uzayabilir. Ameliyat sonunda idrar sondası takılır ve bölgeye bir süre kalacak tampon yerleştirilebilir. Bu tampon, ilk saatlerde kanamayı azaltmak amacıyla kullanılır ve çoğunlukla ertesi gün alınır. Ameliyat sırasında yöntemin kapsamı, görülen doku niteliğine göre bir miktar değişebilir.

İşlem vajinal yoldan uygulanır; karın bölgesinde kesi yapılmaz. Vajina arka duvarındaki örtücü doku boyunca bir kesi yapılır ve altındaki destek tabakasına ulaşılır. Rektum ile vajina arasında yer alan bu bağ dokusu tabakası, sarkma nedeniyle incelmiş ya da yanlardan ayrılmış olabilir.

Cerrah, gevşemiş dokuyu orta hatta doğru yaklaştırarak dikişlerle birleştirir. Böylece rektumun vajinaya doğru kabarmasını engelleyen destek katmanı yeniden oluşturulur. Fazla kalan vajina dokusunun bir bölümü çıkarılabilir ve kesi eriyebilen dikişlerle kapatılır. Kullanılan dikişler zamanla kendiliğinden erir; sonradan alınmaları gerekmez.

Bazı durumlarda onarım perine bölgesindeki kas desteğinin yeniden yapılandırılmasıyla birlikte planlanır. Ön duvar sarkması ya da rahim sarkması eşlik ediyorsa, bu bölgelere yönelik girişimler aynı seansta uygulanabilir. Kapsamın ne olacağı muayene bulgularına göre belirlenir.

Ameliyat Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?

Ameliyat öncesinde ayrıntılı bir jinekolojik muayene yapılır. Sarkmanın hangi bölümlerde ve hangi derecede olduğu değerlendirilir. Bu değerlendirme, uygulanacak girişimin kapsamını belirlemek açısından önem taşır.

Rutin kan tetkikleri, gerekli görülürse idrar tahlili ve idrar kültürü istenir. Yaşa ve eşlik eden hastalıklara göre akciğer grafisi ve elektrokardiyografi gibi incelemeler eklenebilir. Anestezi uzmanı tarafından yapılan değerlendirme, uygulanacak anestezi türünün belirlenmesinde belirleyicidir.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan kadınlarda bu ilaçların kesilmesi ya da düzenlenmesi gerekebilir; karar ilgili hekimlerle birlikte verilir. Sigara kullanımının ameliyattan bir süre önce bırakılması, doku iyileşmesi açısından önerilir. İşlem öncesinde belirli bir süre aç kalınması istenir. Bağırsak hazırlığının gerekip gerekmediği planlanan girişimin kapsamına göre değişir.

Hangi Anestezi Yöntemi Kullanılır?

Arka duvar onarımı hem genel anestezi hem de belden uygulanan bölgesel anestezi ile gerçekleştirilebilir. Bölgesel anestezide belden yapılan bir enjeksiyonla vücudun alt yarısı uyuşturulur; kişi işlem boyunca uyanık kalabilir ya da hafif bir sakinleştirici desteği alabilir.

Genel anestezide ise kişi işlem süresince uyutulur. Hangi yöntemin uygulanacağı; kişinin genel sağlık durumu, eşlik eden hastalıklar, planlanan girişimin kapsamı ve öngörülen süre göz önünde bulundurularak anestezi uzmanı tarafından belirlenir. Kişisel tercih de bu değerlendirmede dikkate alınabilir.

Her iki yöntemin de kendine özgü üstün ve sınırlı yanları bulunur. Bölgesel anestezi sonrasında bulantı şikâyeti daha az görülebilirken, baş ağrısı ya da geçici idrar yapma güçlüğü gibi durumlar ortaya çıkabilir. Genel anestezi sonrasında boğaz ağrısı ve halsizlik bir süre sürebilir. Bu ayrıntılar ameliyat öncesi görüşmede ele alınır.

Ameliyat Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?

İyileşmenin yüzeyde görülen kısmı ile derinde süren kısmı aynı hızda ilerlemez. Mukozadaki dikişler birkaç hafta içinde erir ve bölge dışarıdan bakıldığında düzelmiş görünür; oysa perdeyi taşıyan bağ dokusunun gerilime dayanacak sağlamlığa ulaşması aylara yayılır. Kısıtlamaların hiçbir şikâyet kalmadığı halde sürdürülmesinin nedeni budur. Sigara dumanının dokudaki oksijenlenmeyi azaltması ve kan şekerinin yüksek seyretmesi bu derin katmanın toparlanmasını yavaşlatabilir; bu iki başlığın denetim altında tutulması sürece katkı sağlar.

Girişim vajinal yoldan yapıldığı için karında kesi bulunmaz ve çoğu kadın bir ya da iki gece sonra taburcu edilir. Anestezinin ve bölgedeki ödemin mesane hissini geçici olarak köreltmesi olasıdır; bu nedenle ilk saatlerde bir sonda takılı bırakılabilir ve genellikle ertesi sabah alınır. Sonda çıkarıldıktan sonra kadının kendiliğinden idrar yapabildiğinin ve mesanesini boşaltabildiğinin görülmesi taburculuk için beklenen aşamadır.

Onarılan bölgede ilk günlerde ödem bulunur; bu ödem vajinada dolu bir şeyin durduğu duygusunu ve sert zeminde oturunca beliren rahatsızlığı açıklar. Zonklama tarzındaki ağrı, hekimin yazdığı ağrı kesicilerle katlanılabilir düzeyde tutulabilir. Dikişler erirken açığa çıkan az miktarda kanlı sızıntı birkaç hafta boyunca aralıklı sürebilir. Bu dönemde ped kullanılması, tampon yerleştirilmemesi beklenir.

Ağır kaldırmadan, zorlanmadan ve uzun süre ayakta kalmaktan yaklaşık altı hafta kaçınılması istenir. Hafif yürüyüşlere ilk günlerden itibaren başlanabilir; hareketsizlik damar tıkanıklığı riskini artırdığından önerilmez. Masa başı bir işe iki ya da üç hafta içinde dönülebilirken, bedensel güç gerektiren işler için daha uzun bir süre gerekir. Kabızlıktan kaçınmak iyileşme açısından önemlidir; lifli beslenme ve yeterli sıvı alımı bu dönemde önerilir.

Cinsel Yaşama Ne Zaman Dönülebilir?

Onarılan perde, birleşme sırasında doğrudan gerilime uğrayan bir bölgedir. Dikiş hattı henüz sağlamlaşmadan bu gerilimin binmesi, kenarların ayrılmasına ya da uzun süren bir ağrıya yol açabilir. Bu nedenle beklenen ara genellikle altı haftadır. Süre herkes için aynı değildir; onarımın ne kadar geniş tutulduğu ve dokunun toparlanma hızı sonucu değiştirir. Zamanlama, kontrol muayenesinde dikiş hattı gözle görüldükten sonra netleşir.

İlk ilişkilerde hafif rahatsızlık ya da gerginlik duygusu hissedilebilir. Bu durum çoğu zaman zamanla azalır. Ağrının sürmesi ya da belirginleşmesi halinde değerlendirme yapılması gerekir; kayganlaştırıcı kullanımı ve kimi durumlarda pelvik taban fizyoterapisi bu şikâyete yönelik seçenekler arasında yer alabilir.

Bu ameliyatta cerrah, gevşemiş perdeyi orta hatta yaklaştırırken ne kadar doku yaklaştıracağına karar verir. Yaklaştırma dozu fazla kaçarsa vajina girişi daralır ve iyileşme tamamlandıktan sonra bile birleşme sırasında yanma ya da zorlanma duyulabilir. Bu nedenle onarımın sınırı ameliyathanede değil, öncesindeki görüşmede belirlenir; kadının yaşı, cinsel yaşamının sürüp sürmediği ve ameliyattan ne beklediği bu sınırı biçimlendiren başlıklardır.

Sarkma Tekrarlar mı?

Pelvik taban onarımlarından sonra sarkmanın yeniden ortaya çıkması mümkündür. Bunun nedeni, ameliyatın gevşemiş dokuyu yeniden düzenlemesine karşın dokunun yapısal özelliğini değiştirmemesidir. Bağ dokusunun doğuştan gelen niteliği, yaş ve hormonal değişimler bu süreçte etkilidir.

Nüks olasılığını artırabilecek etkenler arasında kronik kabızlık ve sürekli ıkınma, uzun süren öksürüğe yol açan solunum hastalıkları, sigara kullanımı, belirgin fazla kilo, ağır bedensel iş ve çok sayıda doğum öyküsü sayılabilir. Bu etkenlerin bir bölümü değiştirilebilir niteliktedir.

Ameliyat sonrasında kabızlığın önlenmesi, kilo denetimi, sigaranın bırakılması ve pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizlerin sürdürülmesi, dokunun üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olur. Düzenli kontrol muayeneleri, olası bir gevşemenin erken dönemde fark edilmesini sağlar.

Hangi Belirtiler Hekime Başvurmayı Gerektirir?

Arka duvar onarımında dikişler vajina ile makat arasındaki ince perdeye atılır ve bu bölge damardan zengindir. Pedin bir saat içinde tümüyle dolması, ceviz büyüklüğünde pıhtıların gelmesi ya da kanamanın günler geçtikçe azalacağına artması dikiş hattından kaynaklanan bir sızıntıyı düşündürebilir. Otuz sekiz dereceyi aşan ateşin bölgede beliren zonklayıcı ağrı ve kokusu değişmiş bir akıntıyla birlikte seyretmesi de aynı gün ele alınması gereken bir tablodur.

Sonda alındıktan sonra hiç idrar gelmemesi ya da tuvaletten kalkınca mesanenin dolu kaldığı duygusunun sürmesi, bölgedeki ödemin idrar yolunu baskılamasına bağlı olabilir ve bekletilmeden bildirilmelidir. İşerken duyulan yanmanın sık tuvalet ihtiyacıyla birleşmesi ise enfeksiyon yönünden ele alınır. Tek bacakta beliren şişlik, ısı artışı ve baldırda gerginlik ile ani başlayan nefes darlığı bunlardan ayrı tutulur; bu ikisi pıhtı olasılığı nedeniyle aynı saat içinde değerlendirilmelidir.

Aylar sonra ortaya çıkan bulguların da bildirilmesi gerekir. Ameliyattan önceki dolgunluk duygusunun geri gelmesi, tuvalette zorlanmanın hiç azalmadan sürmesi, iyileşme tamamlandığı halde birleşme sırasında ağrının geçmemesi ve vajina içinde sert bir iplik ucunun parmakla takılması bunların başında gelir. Bu tabloların büyük bölümü muayenede anlaşılır ve çoğu için basit bir çözüm bulunur; ertelemeden gelinmesi işi kolaylaştırır.