randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Bartholin Kisti Ameliyatı (Marsupiyalizasyon)

Bartholin kistinde marsupiyalizasyon işleminin hangi durumlarda uygulandığı, nasıl yapıldığı, iyileşme süreci ve tekrarlama olasılığı üzerine bilgilendirme.

Vajina girişinin her iki yanında yer alan küçük salgı bezlerinin kanalı tıkandığında, o bölgede içi sıvı dolu bir yapı gelişebilir. Bu tablo yinelediğinde ya da yakınma oluşturduğunda, kanalın kalıcı olarak açık tutulmasını amaçlayan bir işlem gündeme gelir. Aşağıda bu işlemin hangi koşullarda düşünüldüğü, nasıl uygulandığı ve sonrasında nelerin beklendiği anlatılmaktadır.

Marsupiyalizasyon Hangi Durumlarda Uygulanır?

Bu bezlerde gelişen küçük ve yakınma oluşturmayan yapılar çoğunlukla ele alınmayı gerektirmez. Kişi bir rahatsızlık hissetmiyorsa ve yapı büyümüyorsa izlem yeterli olabilir. Bu nedenle her bulgu için girişim düşünülmez.

İşlem, öncelikle yineleme öyküsü bulunan kadınlarda gündeme gelir. Aynı bezde birden çok kez sıvı birikimi ya da iltihaplanma yaşanmışsa, kanalın yeniden tıkanmasını önlemeye yönelik kalıcı bir çözüm aranır.

Boyutu artmış ve günlük yaşamı etkileyen yapılar da bu kapsamda değerlendirilir. Yürürken, otururken ya da ilişki sırasında rahatsızlık oluşması, kıyafetlerin bölgeye baskı yapması bildirilen yakınmalardandır.

İltihaplanmış ve içinde iltihaplı sıvı biriken durumlarda da bu yaklaşım tercih edilebilir. Yalnızca boşaltma yapılan işlemlerde yineleme olasılığı daha yüksek olduğu için, kanalın açık kalmasını sağlayan yöntem öne çıkabilir. İleri yaştaki kadınlarda ise girişim sırasında doku örneği alınması ayrıca değerlendirilir.

Karar verilirken kadının yaşı ve genel sağlık durumu da göz önünde bulundurulur. Şeker hastalığı gibi iyileşmeyi etkileyebilen durumların bulunması, yöntem seçimini ve işlem sonrası izlemi biçimlendiren etkenler arasındadır.

İşlem Nasıl Yapılır, Hangi Anestezi Kullanılır?

İşlemin adı, kesi kenarlarının dışa doğru katlanarak dikilmesi ve böylece kalıcı bir açıklık oluşturulması ilkesinden gelir. Amaç, bezin salgısının bu açıklıktan dışarı akmasını sağlamak ve kanalın yeniden kapanmasını önlemektir.

Uygulama sırasında yapının üzerine küçük bir kesi yapılır ve içerik boşaltılır. Ardından kesi kenarları çevre dokuya dikilerek açık bir ağız oluşturulur. Bu ağız iyileşme sürecinde küçülür ancak tümüyle kapanmayan bir kanal olarak kalır.

Anestezi seçimi, yapının boyutuna, iltihaplanma bulunup bulunmadığına ve kadının genel durumuna göre yapılır. Bölgesel uyuşturma çoğu durumda yeterli olur; bu yöntemde yalnızca işlem alanı uyuşturulur ve kişi uyanıktır.

Daha büyük yapılarda ya da belirgin ağrının bulunduğu durumlarda kısa süreli genel anestezi tercih edilebilir. Bel bölgesinden uygulanan anestezi de bir seçenektir. Hangi yöntemin kullanılacağı işlem öncesi görüşmede kararlaştırılır.

Bu yöntemin dışında başka yaklaşımlar da bulunur. Kanal içine küçük bir kateter yerleştirilerek açıklığın haftalarca korunması bunlardan biridir. Hangi yöntemin seçileceği, yapının konumuna ve daha önce uygulanan yaklaşımlara göre belirlenir.

İşlem Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?

Değerlendirme muayeneyle başlar. Yapının boyutu, kıvamı, çevre dokuyla ilişkisi ve iltihaplanma bulgusu bulunup bulunmadığı kaydedilir. Daha önce benzer bir durum yaşanıp yaşanmadığı ve nasıl ele alındığı sorgulanır.

Kullanılan ilaçlar, özellikle kan sulandırıcı olanlar bildirilmelidir. Bilinen alerjiler, eşlik eden hastalıklar ve daha önce geçirilmiş anestezi deneyimleri kaydedilir. Bu bilgiler anestezi seçimini doğrudan etkiler.

Genel anestezi planlandığında belirli bir süre aç kalınması istenir. Bu süre işlem öncesi görüşmede bildirilir. Bölgesel uyuşturma ile yapılacak işlemlerde böyle bir koşul genellikle aranmaz.

Gerektiğinde kan testleri ve akıntı incelemesi istenebilir. İltihaplanma bulunan durumlarda örnek alınarak etkenin belirlenmesi düşünülebilir. Gebelik olasılığı da işlem öncesinde değerlendirilen bir başlıktır.

İşlemin nasıl uygulanacağı, ne kadar süreceği ve sonrasında nelerin beklendiği bu görüşmede anlatılır. Soruların bu aşamada sorulması, sürecin daha rahat geçmesine katkı sağlar ve gereksiz kaygıyı azaltır.

İyileşme Süreci Ne Kadar Sürer?

Girişimin hemen ardından, kistin gerginliği boşaldığı için basınç hissi büyük ölçüde geriler. Geriye kalan sızlama daha çok kesilen kenarların onarımına bağlıdır ve oturup kalkarken belirginleşir. İlk kırk sekiz saatte üzerine sarılı bezle uygulanan soğuk, ödemi sınırlandırmakta yardımcı olur. Sonraki günlerde ılık oturma banyoları önerilebilir. Reçete edilen ağrı kesiciler bu evrede rahatlama sağlar ve yakınma günden güne hafifler.

Oluşturulan açıklıktan bir süre akıntı gelmesi olağandır. Bu akıntı başlangıçta kanlı olabilir, sonraki günlerde açık renkli bir hal alır. Ped kullanımı bu dönemde rahatlık sağlar.

Dikişler çoğunlukla kendiliğinden eriyen türdendir ve ayrıca alınmaları gerekmez. Erime süresi haftalar içinde tamamlanır. Bu süreçte bölgede hafif bir batma hissi bildirilebilir.

Masa başı bir işe genellikle iki üç gün sonra dönülebilir. Buna karşılık bisiklet, ata benzer oturuşlu makineler ve uzun süren araç kullanımı bezin bulunduğu noktaya doğrudan yük bindirdiği için birkaç hafta ertelenir. Ağırlık kaldırmak karın içi basıncı yükselttiğinden aynı kapsamdadır. Açılan ağzın kenarları tam olgunlaşana kadar geçen sürenin üç haftaya yaklaşması olağandır.

İyileşme hızı kişiden kişiye değişir. Bölgenin kanlanmasının zengin olması genellikle iyileşmeyi hızlandırır. Buna karşılık sigara kullanımı ve iyileşmeyi yavaşlatan hastalıkların bulunması süreci uzatabilir.

İşlem Sonrası Bakımda Nelere Dikkat Edilmeli?

Bu yöntemde kist boşluğunun ağzı bilinçli olarak açık bırakılır ve kenarları dikilerek kalıcı bir kanal oluşturulması amaçlanır. Bakımın özü, bu kanalın çevresindeki dokunun kuru kalmasını sağlamaktır. Ilık suyla kısa süreli yıkama yeterlidir; bölgenin ovularak temizlenmesi taze dikiş hattını zorlar. Havluyla kurulamak yerine hafifçe bastırarak nemi almak daha uygundur. Parfümlü sabun ve vajinal duş gibi tahriş edici uygulamalardan bu dönemde uzak durulur. Pamuklu ve bol iç çamaşırı, sürtünmeyi azalttığı için tercih edilir. Hekim önerdiğinde ılık suyla yapılan oturma banyoları da rahatlama sağlayabilir.

Ilık suyla oturma banyoları bu dönemde sık önerilen bir uygulamadır. Bölgedeki rahatsızlığı azaltabilir ve akıntının dışarı çıkmasını kolaylaştırabilir. Uygulamanın nasıl ve ne sıklıkla yapılacağı hekim tarafından belirtilir.

Bez ağzının açık bırakıldığı bu bölgede hava dolaşımı, kapanmayı geciktirmek kadar mikrop üremesini sınırlamak açısından da işe yarar. Sentetik kumaşlar teri tuttuğu için pamuklu ve gevşek çamaşır tercih edilir. Islanan çamaşırın bekletilmeden değiştirilmesi, tuvalet sonrası bölgenin önden arkaya doğru kurulanması ve tayt gibi kasıkta sürtünme yaratan giysilerin bir süre bırakılması bu dönemin alışkanlıkları arasındadır.

Marsupiyalizasyonda amaç, kist kesesinin ağzını açık tutarak kalıcı bir boşalma yolu oluşturmaktır. Bu açıklık kendi kenarlarıyla sarılana dek yaklaşık üç haftalık bir olgunlaşma süresi ister. Söz konusu dönemde birleşme, oluşan kanalın erken kapanmasına yol açabileceğinden ertelenir. Havuz ve deniz suyuna girilmemesi de açık kalan bu kanalın kirlenmemesi içindir. Reçetelenen antibiyotik varsa süre sonuna kadar aksatılmadan sürdürülür.

Kist Tekrarlar mı?

Tekrarlama olasılığı bulunur ancak bu yöntemde yalnızca boşaltma yapılan işlemlere göre daha düşüktür. Bunun nedeni, kanalın kalıcı bir açıklıkla dışarı bağlanmış olmasıdır.

Yineleme çoğunlukla oluşturulan açıklığın zamanla kapanmasıyla ilişkilidir. İyileşme sürecinde dokuların birbirine yapışması bu sonucu doğurabilir. Bu nedenle işlem sonrası bakım önerilerine uyulması önem taşır.

Yineleyen durumlarda başka yaklaşımlar değerlendirilebilir. Bezin tümüyle çıkarılması bir seçenektir; ancak bu işlem daha kapsamlıdır ve kendine özgü sorunları bulunur. Bu nedenle ilk basamakta tercih edilmez.

Bir tarafta işlem yapılmış olması, diğer tarafta benzer bir durumun gelişmeyeceği anlamına gelmez. İki bez birbirinden bağımsız çalışır. Bu nedenle yeni bir yakınma ortaya çıktığında değerlendirme yinelenir.

İşlem sonrası kontrol muayenesi bu değerlendirmenin parçasıdır. Oluşturulan açıklığın korunup korunmadığı bu muayenede görülür. Kontrolün planlanan zamanda yapılması, olası bir sorunun erken fark edilmesini sağlar.

Hangi Belirtiler Hekime Başvurmayı Gerektirir?

İşlem sonrası dönemde ateşin yükselmesi, titreme ve genel durumda bozulma gecikmeden değerlendirme gerektirir. Bu bulgular enfeksiyon gelişimini düşündürebilir.

İşlemin hemen ardından basınç ortadan kalktığı için belirgin bir rahatlama beklenir. Bu rahatlamanın gelmemesi, tersine zonklayan ve giderek yerleşen bir ağrının ortaya çıkması değerlendirme gerektirir. Dudak bölgesinin kızarması, dokunmakla sıcak hissedilmesi ve boşaltılan şişliğin yeniden dolmaya başlaması aynı başlık altında ele alınır. Açık bırakılan ağızdan gelen sıvının koyulaşması, kokusunun değişmesi ya da iltihaplı bir görünüm alması durumunda kontrol için beklenmemesi önerilir. Ateşin yükselmesi ve kasık bölgesinde ele gelen hassas bezelerin belirmesi de bildirilmesi gereken bulgular arasındadır.

Bartholin bezi, vajina girişinin iki yanında yumuşak dokunun içine gömülüdür. Buradaki bir toplanma dışarıdan görünmeden derine doğru büyüyebilir; bu nedenle saatler içinde gerginleşen ve dokunulamayacak kadar sertleşen bir kabarıklık geciktirilmeden görülmelidir. İdrar deliğine yaptığı basıyla işeme güçleşiyorsa aynı şey geçerlidir. Açılan ağzın kenarlarındaki dikişlerin ayrılması ve durmayan taze kan gelmesi de aynı gün bildirilir.

İyileşme tamamlandıktan sonra aynı bölgede yeniden şişlik ya da ağrı ortaya çıkması değerlendirme gerektirir. Ayrıca ileri yaşta bu bölgede saptanan yeni bir kitle, önceki öyküden bağımsız olarak ele alınmalıdır.

İşlem sonrası dönemde ortaya çıkan her yakınmanın hekimle paylaşılması uygun olur. Beklenen bulgular ile uyarı belirtilerinin ayırt edilmesi her zaman kolay olmayabilir; bu nedenle tereddüt edildiğinde başvurulması tercih edilir.