randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Cerrahi Menopoz Nedir?

Cerrahi menopozun nasıl ortaya çıktığı, doğal menopozdan farkları, hangi ameliyatlardan sonra görüldüğü ve bu dönemde yapılan takipler üzerine bilgilendirme.

Menopoz çoğu kadında yıllara yayılan bir geçiş süreci içinde gerçekleşir. Bazı durumlarda ise yumurtalıkların cerrahi olarak alınmasıyla bu süreç aniden başlar. Bu tabloya cerrahi menopoz adı verilir. Belirtilerin daha hızlı ortaya çıkması, doğal menopozdan ayrılan başlıca yanıdır. Aşağıda cerrahi menopozun nasıl geliştiği, hangi ameliyatlardan sonra görüldüğü ve bu dönemde hangi takiplerin planlandığı genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Cerrahi Menopoz Nasıl Ortaya Çıkar?

Yumurtalıklar, üreme çağı boyunca östrojen ve progesteron hormonlarının başlıca kaynağıdır. Bu iki yumurtalığın da bir ameliyat sırasında alınması durumunda hormon üretimi bir anda sona erer. Kanda dolaşan hormon düzeyi kısa süre içinde belirgin biçimde düşer. Bu ani düşüş, menopoz belirtilerinin hızla ortaya çıkmasına yol açar.

Doğal süreçte yumurtalıklar işlevini yıllar içinde kademeli olarak yitirir. Bu sırada vücut yeni hormonal düzene yavaş yavaş uyum sağlar. Cerrahi menopozda ise böyle bir uyum aralığı bulunmaz. Vücut, alışkın olduğu hormon ortamından kısa sürede uzaklaşır. Bu hız farkı, belirtilerin algılanan şiddetini artıran temel etkendir.

Cerrahi menopoz, kadının yaşından bağımsız olarak gerçekleşebilir. Otuzlu yaşlarında bir kadında da, kırklı yaşlarında bir kadında da aynı mekanizma işler. Ancak genç yaşta gerçekleşmesi durumunda, vücudun östrojensiz geçireceği süre daha uzun olacağından izlem planı ayrıca düzenlenir. Bu nedenle yaş, takip kararlarında belirleyici bir ölçüttür.

Burada bir ayrım yapmak gerekir. Yalnızca rahmin alındığı, yumurtalıkların yerinde bırakıldığı ameliyatlarda adet kanaması sona erer; ancak hormon üretimi devam ettiği için bu tablo cerrahi menopoz sayılmaz. Bu durumdaki kadınlar menopoza kendi doğal zamanlarında girer. Yine de bu grupta menopozun bir miktar erken gerçekleşebildiği gözlenmiştir.

Doğal Menopozdan Farkı Nedir?

İki tablo arasındaki en belirgin fark zamanlamadır. Doğal menopoz, adet düzensizlikleriyle başlayan ve genellikle birkaç yıl süren bir geçiş döneminin sonunda gerçekleşir. Cerrahi menopozda ise böyle bir hazırlık evresi yoktur. Ameliyat öncesinde düzenli adet gören bir kadın, ameliyattan sonra doğrudan menopoz dönemine geçer.

Hormon düzeyinin izlediği yol da farklıdır. Doğal süreçte östrojen düzeyi iniş çıkışlar göstererek kademeli olarak azalır. Bu dalgalanma zaman zaman yakınmalara yol açsa da vücuda uyum sağlama fırsatı verir. Cerrahi menopozda düşüş keskindir ve ara basamaklar bulunmaz. Bu keskinlik, belirtilerin daha yoğun hissedilmesiyle ilişkilendirilir.

Bir başka fark, yumurtalıkların menopoz sonrası dönemde de bir miktar hormon üretmeye devam etmesidir. Doğal menopoza giren kadınlarda yumurtalıklar az miktarda erkeklik hormonu salgılamayı sürdürür. Bu hormonların bir bölümü vücutta östrojene dönüşür. Yumurtalıkların alındığı durumlarda bu katkı da ortadan kalkar.

Belirtilerin süresi açısından da farklılık gözlenebilir. Cerrahi menopozda yakınmaların daha erken başladığı ve bir bölüm kadında daha uzun sürebildiği bildirilmiştir. Bununla birlikte kişiden kişiye değişkenlik büyüktür. Bazı kadınlar belirgin bir yakınma yaşamadan bu dönemi geçirir. Bu nedenle her kadın için ayrı bir değerlendirme yapılır.

Belirtiler Neden Daha Ani Başlar?

Belirtilerin ani başlamasının temelinde hormon düzeyindeki hızlı düşüş bulunur. Vücuttaki birçok doku östrojene duyarlı alıcılar taşır. Bu alıcılar uzun yıllar belirli bir hormon ortamına alışmıştır. Ortamın kısa sürede değişmesi, bu dokuların işleyişinde hızlı bir uyum gereksinimi doğurur. Uyum tamamlanana kadar yakınmalar belirgin biçimde hissedilir.

Ateş basması ve gece terlemesi, ameliyattan sonraki günler içinde başlayabilir. Isı düzenlemesinden sorumlu beyin merkezi, hormon desteğinin ani kaybına hızla tepki verir. Bu nedenle atakların sıklığı ve şiddeti, doğal menopoza göre daha yüksek düzeyde olabilir. Yakınmalar zaman içinde hafiflemeye başlar.

Vajinal kuruluk ve idrar yolu yakınmaları da bu dönemde erken ortaya çıkabilir. Vajina duvarı ve idrar yolunun iç yüzeyi östrojene duyarlı dokulardır. Hormon desteğinin kesilmesiyle bu dokular incelir ve doğal nemlenme azalır. Doğal menopozda yıllar içinde gelişen bu değişimler, cerrahi menopozda daha kısa sürede belirginleşebilir.

Uyku düzeninde bozulma, ruh halinde dalgalanma ve yorgunluk da erken dönemde bildirilen yakınmalar arasındadır. Bunların bir bölümü doğrudan hormonal değişimle, bir bölümü ise ameliyat sonrası iyileşme süreciyle ilişkilidir. Ayrıca ameliyatın nedenine bağlı duygusal yük de tabloya katkı sağlayabilir. Bu nedenle değerlendirme bütünlüklü yapılır.

Hangi Ameliyatlar Sonrasında Görülür?

Cerrahi menopoz, her iki yumurtalığın birlikte alındığı ameliyatlardan sonra ortaya çıkar. Bu girişim tıbbi dilde iki taraflı yumurtalık çıkarılması olarak adlandırılır. Ameliyat bazen tek başına, bazen de rahmin alınmasıyla birlikte uygulanır. Belirleyici olan rahmin durumu değil, yumurtalıkların alınıp alınmamasıdır.

Bu girişimin gündeme gelebildiği durumlar arasında yumurtalık kaynaklı kitleler, ileri düzeyde endometriozis, tekrarlayan yumurtalık kistleri ve bazı iltihabi tablolar sayılabilir. Ayrıca yumurtalık ya da meme kanseri açısından yüksek kalıtsal risk taşıdığı belirlenen kadınlarda koruyucu amaçla planlanabilir. Kararı belirleyen ölçütler kişiye özgüdür.

Yumurtalıklardan yalnızca biri çıkarıldığında tablo değişir. Geride kalan yumurtalık östrojen üretimini tek başına sürdürebilir, yumurtlama devam eder ve adetler kesilmez; dolayısıyla ani bir menopoz yaşanmaz. Buna karşılık toplam yumurta havuzunun yarısı ortadan kalktığı için, bu kadınlarda doğal menopozun ortalamadan bir iki yıl önce yerleşebildiği bildirilmiştir. Bu nedenle adetlerin düzeni ve gerektiğinde yumurtalık rezervini gösteren ölçümler zaman içinde izlenebilir.

Kemoterapi ve pelvik bölgeye uygulanan ışın tedavisi de yumurtalık işlevini sonlandırabilir. Bu tablo cerrahi olmasa da benzer bir hızlı geçişe yol açtığı için yaklaşımı da benzerdir. Bazı durumlarda yumurtalık işlevi tedavi sonrasında kısmen geri dönebilir. Bu olasılık, kadının yaşı ve uygulanan tedavinin türüne göre değişir.

Kemik ve Kalp Sağlığı Nasıl Etkilenir?

Kemik, dışarıdan bakıldığında durağan görünse de içinde sürekli bir yıkım ve yeniden yapım işler; östrojen bu iki kolun dengesinde yıkımı frenleyen taraftadır. Doğal menopozda frenin gevşemesi yıllara yayılır ve kemiğe uyum için zaman tanır. Yumurtalıkların alınmasıyla ise fren bir günde kalkar. Bu ani geçiş nedeniyle ilk yıllarda kemik yoğunluğundaki azalma daha hızlı seyredebilir; bu yüzden bu kadınlarda kemik ölçümünün zamanlaması ayrıca planlanır.

Bu azalmanın hızı, cerrahi menopozun gerçekleştiği yaşla ilişkilidir. Genç yaşta gerçekleşen cerrahi menopozda, vücudun östrojensiz geçireceği toplam süre uzun olacağından kemik yoğunluğu daha yakından izlenir. Bu izlem, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek kırık riskinin öngörülmesine katkı sağlar. Erken izlem, önlem alma olanağı sunar.

Kalp ve damar sağlığı açısından da benzer bir çerçeve geçerlidir. Östrojenin damar duvarı üzerinde ve kan yağları dengesinde etkileri bulunur. Bu etkinin ortadan kalkmasıyla kolesterol değerlerinde ve damar esnekliğinde değişimler gözlenebilir. Bu değişimler tek başına hastalık anlamına gelmez; izlenen ve önlem alınabilen başlıklardır.

Bu nedenle cerrahi menopoz sonrası dönemde kan yağları, tansiyon ve kan şekeri düzenli olarak değerlendirilir. Kilo dengesinin korunması, düzenli fiziksel etkinlik, sigaradan uzak durma ve kalsiyum ile D vitamini yönünden yeterli beslenme bu dönemde üzerinde durulan başlıklardır. Bu düzenlemeler, riskin yönetilmesine katkı sağlayan alanlar olarak ele alınır.

Bu Dönemde Hangi Takipler Yapılır?

Takip planı, kadının yaşına, ameliyatın nedenine ve genel sağlık durumuna göre biçimlenir. Genç yaşta cerrahi menopoza giren kadınlarda izlem genellikle daha yakın aralıklarla planlanır. Bu planlama, ameliyat sonrası ilk kontrolde ele alınır ve zaman içinde gözden geçirilir.

Kemik yoğunluğu ölçümü bu takibin başlıca bileşenlerinden biridir. Ölçümün ne zaman başlatılacağı ve hangi aralıkla tekrarlanacağı kişiye göre belirlenir. Kan tetkiklerinde kalsiyum ve D vitamini düzeyleri değerlendirilebilir. Beslenme alışkanlıkları ve fiziksel etkinlik düzeyi de bu değerlendirmenin parçasıdır.

Kalp ve damar sağlığı açısından tansiyon ölçümü, kan yağları ve açlık kan şekeri düzenli olarak izlenir. Bel çevresi ve vücut ağırlığındaki değişim de not edilir. Bu ölçümlerin sıklığı, elde edilen sonuçlara ve eşlik eden durumlara göre ayarlanır. Sonuçlar bütün olarak değerlendirilir.

Jinekolojik kontroller de sürdürülür. Rahmin yerinde olduğu durumlarda rahim ağzı taraması ilgili aralıklarla devam eder. Meme taraması yaş grubuna uygun biçimde planlanır. Hormon desteği konusundaki karar, kadının yaşı, ameliyatın nedeni ve genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak hekim değerlendirmesiyle belirlenir. Bu konuda genelleme yapılmaz.

Hangi Şikâyetler Hekime Bildirilmelidir?

Cerrahi menopoz sonrasında ortaya çıkan yakınmaların bu dönemin kaçınılmaz bir sonucu sayılarak kabullenilmesi yaygındır. Oysa bu yakınmalar değerlendirilebilir ve birçok durumda hafifletilebilir. Uyku düzenini bozan yoğun gece terlemesi, gündelik yaşamı aksatan ateş basması atakları ve belirgin yorgunluk dile getirilmeye değer başlıklardır.

Duygu durumundaki değişimler bu tabloda ayrı bir yer tutar; çünkü hormon düzeyi yıllara yayılan bir eğriyle değil, ameliyat gününde birden düşer. Keyif veren işlere ilginin sönmesi, sabahları yataktan kalkmakta zorlanma, daha önce olmayan bir tedirginlik ve gündelik işleri toparlayamama hekime iletilmelidir. Bu yakınmalarda hormon değişiminin payı kadar, doğurganlığın sona erdiğini ansızın öğrenmenin getirdiği yükün de payı vardır; değerlendirme iki başlığı ayırmadan yapılır.

Vajinal kuruluk, kaşıntı, ilişki sırasında rahatsızlık ve idrar yolu yakınmaları da bildirilmesi uygun olan şikâyetlerdir. Sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar kaçırma ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu bu grupta yer alır. Bu tablolar değerlendirilebilir ve izlem planına eklenebilir.

Rahmi yerinde olan kadınlarda görülen herhangi bir vajinal kanama, miktarı ne kadar az olursa olsun gecikmeden değerlendirilmelidir. Ayrıca yeni başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı, bacakta tek taraflı şişlik ve ağrı, açıklanamayan kilo kaybı ya da sürekli halsizlik durumunda vakit geçirmeden başvurulması uygun olur.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir