randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Dış Gebelik Ameliyatı (Ektopik Gebelik Cerrahisi)

Dış gebelik ameliyatının hangi durumlarda gerektiği, ilaç tedavisiyle karşılaştırılması, tüpün korunması ve sonraki gebelikler üzerine bilgilendirme.

Döllenmiş yumurtanın rahim boşluğu dışında bir yere yerleşmesi dış gebelik olarak adlandırılır. Bu yerleşim en sık tüp içinde görülür. Tablo, tanı konduğu andaki bulgulara göre farklı yollarla ele alınır; bunlardan biri de cerrahi girişimdir. Aşağıda bu girişimin hangi durumlarda gündeme geldiği, nasıl uygulandığı ve sonrasında nelerin beklendiği anlatılmıştır.

Dış Gebelik Ameliyatı Hangi Durumlarda Gerekir?

Cerrahi kararı öncelikle kişinin genel durumuna bakılarak verilir. Yoğun karın içi kanama bulguları, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı varsa gecikmeden girişim uygulanır. Bu tablo, tüpün yırtılmış olabileceğini düşündürür.

Beta hCG değerinin yüksek seyretmesi bir diğer ölçüttür. Belirli bir eşiğin üzerindeki değerlerde ilaç tedavisinin yeterli olmama olasılığı artar. Bu durumda cerrahi seçenek öne çıkar.

Ultrasonda gebelik kesesi içinde kalp atımının görülmesi de cerrahiyi öne çeken bulgulardandır. Kesenin boyutunun büyük olması aynı grupta değerlendirilir. Karın içinde belirgin sıvı birikimi görülmesi de bu yönde bir bulgudur.

İlaç tedavisinin denendiği ancak yanıt alınamadığı durumlarda da cerrahi gündeme gelir. Değerlerin düşmemesi ya da yeniden yükselmesi bu kararın gerekçesini oluşturur. Kişinin izlem koşullarına uyum sağlayamaması da göz önünde bulundurulur.

Karar verilirken kişinin daha önceki öyküsü de gözden geçirilir. Geçirilmiş tüp ameliyatı, önceki bir dış gebelik ve pelvik enfeksiyon öyküsü bu değerlendirmeye katılır. Bu bilgiler hem tanının doğrulanmasına hem uygulanacak yöntemin seçilmesine katkı sağlar.

İlaç Tedavisi Hangi Durumlarda Yeterli Olur?

İlaç seçeneği, tablonun erken yakalandığı ve kişinin genel durumunun kararlı olduğu durumlarda düşünülür. Karın içi kanama bulgusunun bulunmaması bu seçeneğin ön koşuludur. Bu yaklaşımda hücre bölünmesini durduran bir ilaç kullanılır.

Beta hCG değerinin belirli bir eşiğin altında olması gerekir. Kesenin küçük olması ve kalp atımının görülmemesi de bu seçeneği destekleyen bulgulardır. Bu ölçütler bir arada değerlendirilir.

Uygulamadan sonra değerlerin belirli aralıklarla ölçülmesi zorunludur. Bu izlem haftalar sürebilir. Kişinin bu kontrollere düzenli gelebilmesi ve gerektiğinde hastaneye hızla ulaşabilmesi bu seçeneğin uygulanabilirliğini belirler.

İlaç tedavisinin de kendine özgü etkileri bulunur. Bulantı, karın ağrısı, ağız içinde yaralar ve karaciğer değerlerinde geçici değişiklikler bildirilmiştir. Bir bölüm kadında ikinci doz gerekebilir; yanıt alınamadığında cerrahiye geçilir.

Dış Gebelik Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Uygulamanın büyük bölümü kameralı teknikle tamamlanır. Göbek çevresinde ve alt karında birer santimetreyi geçmeyen girişler açılır; görüntüleme ucu ile çalışma aletleri buradan ilerletilir. Dokunun az örselenmesi, toparlanmayı belirgin biçimde kısaltır.

Kişinin durumu kararlı değilse ve yoğun kanama söz konusuysa açık ameliyat tercih edilebilir. Bu yöntemde karın alt bölgesinden bir kesi yapılır. Karar, ameliyathane koşulları ve o andaki bulgular değerlendirilerek verilir.

Girişim sırasında iki temel seçenek bulunur. Birincisinde tüp üzerinde küçük bir açıklık yapılarak gebelik dokusu çıkarılır ve tüp yerinde bırakılır. İkincisinde ise tüpün tamamı alınır.

Karın içinde biriken kan temizlenir ve kanama kontrolü yapılır. Diğer tüp ve yumurtalıklar da gözden geçirilir. Elde edilen bulgular kaydedilir ve sonraki gebelik planlamasında kullanılır.

Girişim genel anestezi altında yapılır ve süresi bulgulara göre değişir. Karın içinde belirgin yapışıklık bulunması işlemi uzatabilir. Ameliyat öncesinde kan hazırlığının yapılması, kanama olasılığına karşı alınan bir önlemdir.

Tüp Korunabilir mi?

Tüpün korunması, karşı tarafın durumu, tüpteki hasarın derecesi ve gebelik planı göz önünde bulundurularak değerlendirilir. Karşı tüpün sağlam göründüğü durumlarda her iki seçenek de uygulanabilir; bu koşulda yapılan karşılaştırmalarda tüpün korunmasının sonraki gebelik olasılığına belirgin bir üstünlük sağlamadığı bildirilmiştir. Bu nedenle karşı tüpün sağlam olduğu durumlarda tüpün alınması yaygın bir tercih olmakla birlikte, koruyucu yaklaşım da kişinin isteği ve ameliyat sırasındaki bulgular uygunsa gündeme gelebilir.

Karşı tüpün alınmış, hasarlı ya da tıkalı olduğu durumlarda koruyucu yaklaşım belirgin biçimde öne çıkar. Doğurganlığın azaldığı bilinen durumlar ve yardımcı üreme yöntemlerine başvurulması planlanan durumlar da bu tercihi etkileyebilir. Bu yaklaşımda tüp üzerinde açılan küçük bir aralıktan doku çıkarılır ve tüp yerinde bırakılır; böylece doğal yolla gebelik olasılığı korunmaya çalışılır.

Koruyucu yaklaşımın bir sınırlaması, geride gebelik dokusu kalabilmesidir. Bu nedenle ameliyattan sonra beta hCG değerinin düşene kadar izlenmesi gerekir. Değerin beklendiği gibi gerilememesi durumunda ek tedavi gündeme gelir.

Tüpün ileri derecede hasarlı olduğu ve kanamanın kontrol edilemediği durumlarda korunması mümkün olmayabilir. Bu karar ameliyat sırasında görülen bulgulara göre verilir. Kararın önceden kesinleştirilememesi bu girişimin doğasında bulunan bir özelliktir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Nasıl İlerler?

Kameralı teknikte hastanede geçirilen süre çoğunlukla yirmi dört ya da kırk sekiz saattir. Karnın açıldığı uygulamalarda yatış daha uzun tutulur. Hangi teknik seçilmiş olursa olsun yataktan çıkma vakit yitirmeden istenir.

İlk günlerde karın ağrısı ve halsizlik görülebilir. Kan kaybı yaşanmışsa kansızlık gelişebilir ve demir desteği gerekebilir. Kan sayımının kontrol edilmesi bu dönemde sık uygulanan bir adımdır.

Kameralı teknikte olağan düzene dönüş yedi ile on dört günlük bir aralıkta olur. Yük taşımak ve bedeni zorlayan hareketler yaklaşık bir ay boyunca ertelenir. Karnın açılarak çalışıldığı durumlarda bu aralıkların tamamı genişler.

Adetin genellikle dört ile altı hafta içinde yeniden başlaması beklenir. Cinsel yaşama dönüş için hekimin belirlediği sürenin beklenmesi gerekir. Bu dönemde yaşanan ruhsal zorlanmanın da göz ardı edilmemesi ve gerektiğinde destek alınması önerilir.

Kan uyuşmazlığı bulunan kadınlarda ameliyat sonrasında koruyucu iğne uygulanması gündeme gelir. Bu uygulamanın belirli bir süre içinde yapılması gerekir. Kan grubu bilgisinin dosyada bulunması bu adımın atlanmamasını sağlar.

Sonraki Gebelikler İçin Ne Anlama Gelir?

Bir dış gebelik yaşamış olmak, sonraki gebeliklerde bu tablonun yineleme olasılığını artırır. Bu nedenle bir sonraki gebelikte erken ultrason yapılması önerilir. Gebeliğin yerleşim yerinin doğrulanması bu incelemenin amacıdır.

Tek tüple gebe kalınması mümkündür. Karşı yumurtalıktan gelen yumurtanın sağlam tüp tarafından yakalanabildiği bilinmektedir. Bu nedenle bir tüpün alınmış olması gebelik olasılığını ortadan kaldırmaz.

Gebelik oluşma süresi kişiden kişiye değişir. Tüplerin durumu, yaş, rezerv ve eşlik eden başka etkenler bu süreyi etkiler. Bu değerlendirmenin ameliyat sonrası kontrolde yapılması uygun olur.

Belirli bir süre içinde gebelik oluşmazsa ileri değerlendirme gündeme gelir. Tüplerin açıklığını gösteren incelemeler ve yardımcı üreme yöntemleri bu aşamada konuşulur. Yeni gebelik denemesine ne zaman başlanacağı da hekimle birlikte belirlenir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Girişimin ardından yeni bir gebelik oluştuğunda ilk haftalar ayrı bir dikkatle izlenir. Adetin gecikmesinin ardından kasığın yalnızca bir yanında yerleşen sızı ile koyu renkli lekelenmenin birlikte görülmesi, gebeliğin yeri konusunda soru işareti yaratır. Böyle bir tabloda gebelik testinin yapılması ve ultrasonla kesenin nerede yerleştiğinin gösterilmesi ilk adım sayılır.

Tüpün çatlamasıyla karın boşluğuna kan geçmesi bu hastalığın en çok tanınması gereken tablosudur. Karnın bir anda dayanılmaz biçimde ağrıması, bu ağrının omuz başına yansıması, gözlerin kararması, bayılma ya da bayılacak gibi olma, deri renginin solması, soğuk terleme ve kalbin alışılmadık hızda atması söz konusu geçişin işaretleri olabilir. Kanın karın boşluğunun altında birikmesine bağlı olarak makat bölgesinde dolgunluk, oturmakla artan bir baskı hissi ya da dışkılama isteği duyulması da aynı tabloya eşlik edebilir; idrara çıkmayla ilgili yakınmalar bildirilmiştir. Bu bulguların hiçbiri için evde bir süre beklenmesi ya da ağrı kesici alınarak gidişin izlenmesi uygun değildir; kan kaybı dakikalar içinde derinleşebilir. Böyle bir durumda kişinin kendi başına araç kullanması yerine gecikmeden sağlık kuruluşuna ulaştırılması istenir.

Toparlanma sürecinde vücut ısısının yükselmesi, deri açıklıklarının çevresinde kızarma ya da sızıntı görülmesi iltihabi bir gelişme yönünden aktarılır. Karın ağrısının azalmak yerine artması, kusmanın kesilmemesi ve bağırsakların çalışmaya başlamaması da aynı biçimde ele alınan gelişmelerdir.

İlaç tedavisi ya da koruyucu cerrahi uygulanan kadınlarda izlem kontrollerinin aksatılmaması gerekir. Beta hCG ölçümlerinin planlandığı gibi yapılması, geride doku kalıp kalmadığının anlaşılmasını sağlar. Bu izlem tamamlanmadan takibin sonlandırılmaması uygun olur.

Hangi Riskler ve Komplikasyonlar Söz Konusudur?

Her cerrahi girişim gibi bu ameliyatın da olası sorunları bulunur. Ameliyat sırasında ya da sonrasında kanama gelişmesi bu başlıkların ilkidir. Kan kaybının belirgin olduğu durumlarda kan verilmesi gündeme gelebilir.

Enfeksiyon gelişmesi bir diğer olasılıktır. Kesi yerinde ya da karın içinde ortaya çıkabilir ve ateş, ağrı, akıntı gibi bulgularla kendini gösterir. Bu durumda antibiyotik tedavisi ve gerektiğinde ek girişim gerekebilir.

Çevredeki yapıların zarar görmesi sık karşılaşılan bir sonuç olmasa da önceden bilinmesi gerekir. Bu değerlendirmede kalın ve ince bağırsak, idrar torbası ile böbrekten gelen kanallar göz önünde tutulur. Geçmiş cerrahilerden kalan bantların boşluk içinde bulunması, söz konusu olasılığı yukarı çeker.

Girişim sonrasında yeni yapışıklıkların gelişmesi de bildirilen bir durumdur. Bu yapışıklıklar ilerleyen dönemde ağrıya ya da gebelik güçlüğüne katkı sağlayabilir. Anesteziye bağlı sorunlar da bu değerlendirmenin parçasıdır ve ameliyat öncesi görüşmede ele alınır.