randevu@drelifcetindag.com
Gebelik ve Doğum

Doğum Kontrol Yöntemini Bıraktıktan Sonra Ne Zaman Gebe Kalınır?

Hap, rahim içi araç, iğne ve implant gibi doğum kontrol yöntemleri bırakıldıktan sonra yumurtlamanın ne zaman döndüğü ve adet düzeninin nasıl seyrettiği üzerine bilgilendirme.

Gebelik planlanmaya başlandığında akla gelen ilk sorulardan biri, kullanılan doğum kontrol yönteminin bırakılmasının ardından ne kadar beklenmesi gerektiğidir. Bu süre kullanılan yönteme göre belirgin biçimde değişir. Bazı yöntemlerde doğurganlık neredeyse hemen geri dönerken, bazılarında birkaç ay geçmesi gerekebilir. Aşağıda yaygın kullanılan yöntemlerin bırakılmasının ardından bedende neler olduğu ve doğurganlığın hangi sürede geri döndüğü genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Hap Bırakıldıktan Sonra Yumurtlama Ne Zaman Başlar?

Doğum kontrol hapları, yumurtlamayı baskılayarak etki gösterir. İçerdikleri hormonlar beyinden salgılanan uyarıcı hormonların düzeyini düşürür ve yumurtalıklarda folikül gelişimi durur. Bu etki geçicidir; hap kullanımı sonlandırıldığında baskı ortadan kalkar ve yumurtalıklar kendi düzenlerine dönmeye başlar. Bu dönüş çoğu kadında hızlı gerçekleşir.

Yumurtlamanın geri dönmesi genellikle son hapın alınmasından sonraki ilk bir ile üç ay içinde gerçekleşir. Kadınların önemli bir bölümünde ilk döngüde yumurtlama olur; bu nedenle hapın bırakıldığı ay içinde gebelik oluşabilir. Bir yılın sonunda hap kullanmış ve kullanmamış kadınlar arasında gebelik oranları açısından anlamlı bir fark görülmediği bildirilmiştir.

Hap kullanımını bırakmadan önce bir süre beklenmesi gerektiği yönündeki yaygın inanış tıbbi bir dayanağa sahip değildir. Hap kullanılırken oluşan bir gebeliğin bebeğe zarar verdiğini gösteren bir bulgu da bulunmaz. Bununla birlikte, gebelik planlanıyorsa folik asit kullanımına hap bırakılmadan önce başlanması önerilir.

Bu dönemde gebeliğin oluşup oluşmadığını izlemek için adet takviminin tutulması yararlı olur. Son adet tarihinin kaydedilmesi, gebelik oluştuğunda hafta hesabının doğru yapılmasını kolaylaştırır. Yumurtlama günlerinin belirlenmesinde adet takvimi, yumurtlama testleri ve rahim ağzı salgısındaki değişimin izlenmesi gibi yöntemlerden yararlanılabilir.

Rahim İçi Araç Çıkarıldıktan Sonra Beklemek Gerekir mi?

Rahim içi araçlar, rahim boşluğunda yarattıkları ortam değişikliği yoluyla etki gösterir. Bakırlı olanlar spermlerin hareketini ve yumurtayla birleşmesini engellerken, hormon salgılayan olanlar rahim iç zarını inceltir ve rahim ağzındaki salgıyı yoğunlaştırır. Bu yöntemlerin hiçbiri yumurtalıkların çalışmasını kalıcı olarak baskılamaz.

Araç çıkarıldıktan sonra doğurganlık hızla geri döner. Bakırlı araçlarda yumurtlama zaten kesintiye uğramadığı için gebelik ilk döngüde oluşabilir. Hormon salgılayan araçlarda rahim iç zarının toparlanması birkaç hafta alabilir; ancak bu süre de genellikle kısadır ve ilk birkaç ay içinde tamamlanır.

Aracın çıkarılmasının ardından bir ya da iki adet döngüsünün beklenmesi bazen önerilir. Bunun nedeni gebeliğin güvenliği değil, hafta hesabının daha doğru yapılabilmesidir. Adet düzeni yerine oturduktan sonra oluşan bir gebelikte son adet tarihi güvenilir biçimde bilinir. Bu bekleme zorunlu değildir; tercihe bağlı bir yaklaşımdır.

İğne Yöntemi Sonrası Dönüş Neden Gecikir?

Üç ayda bir uygulanan iğne yöntemi, uzun etkili bir progestin içerir. Bu madde kas dokusunda depolanır ve kana yavaş biçimde salınır. Bu yavaş salınım, yöntemin uzun süre etkili olmasını sağlayan özelliktir; ancak aynı özellik, uygulama bırakıldıktan sonra etkinin bir süre daha devam etmesine yol açar.

Son iğnenin yapılmasının ardından yumurtlamanın geri dönmesi ortalama altı ile on ay alabilir. Bazı kadınlarda bu süre bir yıla kadar uzayabilir. Bu gecikme, yöntemin kalıcı bir etki bıraktığı anlamına gelmez; yalnızca maddenin bedenden temizlenmesinin zaman almasıyla ilişkilidir. Kullanım süresinin uzunluğunun bu gecikmeyi belirgin biçimde etkilemediği bildirilmiştir.

Bu nedenle yakın dönemde gebelik planlayan kişiler için bu yöntem genellikle ilk seçenek olarak düşünülmez. Yöntem seçilirken gebelik planının zamanlaması göz önünde bulundurulur. Yöntemi bıraktıktan sonra uzun süre adet görülmemesi bu tabloda olağan olabilir; ancak bir yılı aşan gecikmelerde değerlendirme yapılması uygun olur.

Kol Altı İmplantı Çıkınca Süreç Nasıl İşler?

Kol altına yerleştirilen implant, deri altından sürekli ve düşük dozda hormon salan ince bir çubuktur. Etki mekanizması yumurtlamanın baskılanmasına dayanır. İğne yönteminden farklı olarak, hormon dokularda depolanmaz; doğrudan çubuktan salınır ve çubuk çıkarıldığında salınım anında durur.

Bu nedenle implantın çıkarılmasının ardından hormon düzeyi hızla düşer ve doğurganlık kısa sürede geri döner. Çoğu kadında yumurtlama ilk bir ay içinde yeniden başlar. Çıkarma işlemi kısa sürer, lokal anestezi altında yapılır ve sonrasında özel bir bekleme gerektirmez.

İmplant kullanımı sırasında adet düzeni sıklıkla değişir; kanamalar seyrekleşebilir, düzensizleşebilir ya da tümüyle kesilebilir. Çubuk çıkarıldıktan sonra adet düzeninin kişinin kendi doğal seyrine dönmesi birkaç ay alabilir. Bu geçiş dönemi olağandır ve doğurganlıkla ilgili bir sorunu göstermez.

Yöntemi Bıraktıktan Sonra Adet Düzeni Nasıl Değişir?

Hormonal yöntem kullanılırken görülen kanamalar, gerçek anlamda bir adet kanaması değildir. Bu kanamalar hormon alımına verilen ara sırasında ortaya çıkan çekilme kanamalarıdır ve genellikle düzenli seyreder. Yöntem bırakıldığında bu düzenli görüntü ortadan kalkar ve kişinin kendi döngüsü yeniden ortaya çıkar.

Bu nedenle yöntem bırakıldıktan sonra adetlerin düzensizleşmesi, kanama miktarının artması ya da sancının belirginleşmesi görülebilir. Bu değişiklikler çoğunlukla yöntemin yarattığı bir bozukluk değildir; kullanım öncesindeki durumun geri dönmesidir. Yöntem başlanmadan önce düzensiz adet gören biri, bıraktıktan sonra da benzer bir tabloyla karşılaşabilir.

Düzenin yerine oturması genellikle üç ay içinde tamamlanır. Yöntemin bırakılmasının ardından üç ay ve üzerinde hiç adet görülmemesi ise değerlendirme gerektiren bir durumdur. Bu tabloda gebelik dışlandıktan sonra tiroid işlevleri, prolaktin düzeyi ve diğer üreme hormonları incelenir.

Uzun Süreli Kullanım Doğurganlığı Kalıcı Etkiler mi?

Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin uzun süreli kullanımının doğurganlığı kalıcı biçimde azalttığını gösteren bir bulgu bulunmaz. Yıllarca hap kullanmış kadınlarda, kullanmamış olanlara göre gebe kalma açısından anlamlı bir fark görülmediği bildirilmiştir. Yöntemlerin etkisi kullanım süresince geçerlidir ve bırakıldığında ortadan kalkar.

Uzun süreli kullanım sonrasında gebeliğin gecikmesi durumunda akla gelmesi gereken, yöntemin kendisi değil, geçen zamandır. Beş yıl önce yirmi sekiz yaşında olan bir kadın, yöntemi bıraktığında otuz üç yaşındadır ve doğurganlık yaşla birlikte doğal olarak azalır. Bu azalma yöntemle değil, yaşla ilişkilidir.

Bunun yanı sıra, yöntem kullanılırken düzensiz adet ya da ağrılı adet gibi şikâyetler baskılanmış olabilir. Yöntem bırakıldığında bu şikâyetler yeniden ortaya çıkabilir ve altta yatan bir durumun varlığı ancak bu aşamada fark edilebilir. Bu nedenle uzun süreli kullanım sonrası değerlendirme, yöntemin zararından değil, gizlenmiş bir tablonun görünür olmasından kaynaklanır.

Yöntem bırakıldıktan sonra ortaya çıkan yoğun ağrılı adet, ilişki sırasında ağrı ya da adetler arasında lekelenme gibi bulgular ayrıca değerlendirilmelidir. Bu şikâyetler endometriozis ya da rahim içi yapısal bir durumla ilişkili olabilir. Yöntemin bu tabloları uzun süre gizlemiş olması, tanının gecikmesine yol açabilen bir durumdur.

Ne Kadar Süre Gebelik Olmazsa Hekime Danışılmalı?

Beklenecek sürenin ölçüsünü büyük ölçüde yaş belirler. Otuz beşine gelmemiş kişilerde on iki aylık bir deneme süresi tamamlanmadan araştırmaya geçilmesi gerekmez. Bu yaşı geçenlerde süre yarıya iner. Kırkını aşanlarda ise sürenin dolması beklenmeden değerlendirmenin başlatılması tercih edilir.

Bu sürelerin sayımında, doğum kontrol yönteminin bırakıldığı tarih değil, düzenli döngünün yerine oturduğu tarih esas alınır. İğne yöntemi kullanılmışsa, doğurganlığın geri dönmesinin aylar alabileceği göz önünde bulundurulur ve bu süre bekleme sayılmaz.

Bekleme süresini kısaltan başlıkların ilki, kullanılan yöntemin bırakılmasından sonra kanamanın hiç geri gelmemesidir. İğne biçiminde uygulanan yöntemlerde bu geri dönüş aylar alabilir; ancak altı ayı aşan bir sessizlik değerlendirilir. Bırakma sonrası kanama düzene girdiği hâlde gebelik oluşmuyorsa, sayılan aylar yöntemin bırakıldığı tarihten değil kanamanın döndüğü tarihten itibaren işletilir. Otuz beş yaşın üzerindeki kadınlarda ise beklenen süre yarıya iner, çünkü yumurtalık kapasitesi yıllar içinde azalır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir