randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Doğuştan Rahim Anomalileri (Uterin Malformasyon)

Doğuştan rahim anomalilerinin nasıl oluştuğu, türleri, fark edilme biçimi, görüntüleme yöntemleri ve gebelik üzerindeki etkileri hakkında bilgilendirme.

Rahim, anne karnındaki gelişim sürecinde iki ayrı kanalın birleşmesiyle biçimlenir. Bu birleşme her zaman aynı düzenle tamamlanmaz. Ortaya çıkan yapısal farklılıklara doğuştan rahim anomalileri ya da uterin malformasyon adı verilir. Çoğu kadında hiçbir şikâyet yaratmadan yaşam boyu fark edilmeden kalabilir. Aşağıda bu farklılıkların nasıl oluştuğu, hangi türlerinin bulunduğu ve üreme sürecini nasıl etkileyebildiği ele alınmıştır.

Uterin Malformasyon Nedir?

Anne karnındaki gelişimin erken haftalarında rahim, tüpler ve vajinanın üst bölümü Müller kanalları adı verilen iki yapıdan gelişir. Bu iki kanal orta hatta doğru ilerler, birleşir ve aralarındaki duvar erir. Sonuçta tek bir boşluğu olan üçgen biçimli rahim ortaya çıkar.

Bu üç aşamanın herhangi birinde eksiklik olduğunda farklı yapısal sonuçlar doğar. Kanallardan biri hiç gelişmeyebilir, birleşme tamamlanmayabilir ya da aradaki duvar tam olarak erimeyebilir. Ortaya çıkan tablo, sürecin hangi aşamasında durakladığına göre biçimlenir.

Bu farklılıkların nedeni çoğu durumda açıklanamaz. Kalıtsal etkenler ve gelişim döneminde etkili olan bazı çevresel etmenler üzerinde durulmuştur. Böbrekler ve idrar yolları da aynı dönemde ve aynı bölgeden geliştiği için, rahim anomalisi saptanan kişilerde böbreklerin de görüntülenmesi istenebilir.

Bu farklılıkların toplum içindeki sıklığı, kullanılan görüntüleme yöntemine ve incelenen gruba göre değişkenlik gösterir. Gebelik kaybı yaşamış kadınlarda yapılan çalışmalarda bildirilen oranlar, genel toplumdan daha yüksek bulunmuştur. Bu fark, tablonun üreme süreçleriyle ilişkisini yansıtır.

Hangi Türleri Vardır?

En sık karşılaşılan biçim, rahim boşluğunun içinde perde benzeri bir duvarın bulunmasıdır. Bu duvar boşluğu kısmen ya da tamamen ikiye ayırır. Rahmin dış hatları normal göründüğü için dıştan bakıldığında fark edilmez; ayrım iç boşluğun görüntülenmesiyle yapılır.

Bir başka biçimde rahim tepesi içeriye doğru girinti yapar ve organ kalp biçiminde bir görünüm alır. Daha belirgin bir ayrılma söz konusu olduğunda iki ayrı boynuz biçiminde rahim oluşur; bu iki bölüm alt kısımda birleşir. Ayrılmanın tam olduğu durumlarda ise iki ayrı rahim ve kimi zaman iki ayrı rahim ağzı bulunur.

Daha seyrek görülen biçimler arasında kanallardan yalnızca birinin gelişerek tek yanlı bir rahim oluşturması ve rahmin hiç gelişmemesi yer alır. Rahmin gelişmediği tablolarda vajinanın üst bölümü de etkilenebilir. Her türün klinik yansıması farklıdır; bu nedenle ayrım, izlenecek yolu belirlemede önem taşır.

Bu türlerin görülme sıklıkları birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Perde biçimindeki ayrımlar en sık karşılaşılan gruptur; rahmin hiç gelişmediği tablolar ise çok daha seyrek bildirilmiştir. Sıklık farkı, değerlendirme sırasında hangi olasılıkların öncelikle düşünüleceğini biçimlendirir.

Nasıl Fark Edilir?

Birçok kadında bu farklılık hiçbir belirti vermez. Adet düzeni olağandır, gebelik oluşur ve doğum sorunsuz tamamlanır. Böyle durumlarda tablo yalnızca başka bir nedenle yapılan görüntülemede rastlantısal olarak saptanır.

Bir bölüm kişide ise ergenlik döneminde belirti verir. Adetin hiç başlamaması, adet kanamasının dışarı çıkışının engellendiği durumlarda her ay yinelenen şiddetli karın ağrısı ve karın alt bölgesinde ele gelen dolgunluk bu grupta değerlendirilir. Bu tablolar genellikle gelişimin daha belirgin etkilendiği biçimlerde görülür.

Üreme çağında ise tablo çoğunlukla yinelenen gebelik kayıpları, erken doğum öyküsü ya da bebeğin rahim içindeki duruş bozuklukları üzerinden gündeme gelir. Gebelik oluşmamasının araştırıldığı süreçlerde yapılan incelemeler sırasında da saptanabilir.

Bir bölüm kadında ise tablo gebelik sırasında yapılan ultrasonda ortaya çıkar. Bebeğin rahim içindeki yerleşiminin alışılmadık olması ya da rahim boşluğunun beklenenden farklı biçimde izlenmesi bu duruma işaret edebilir. Doğum sırasında fark edilen tablolar da bildirilmiştir.

Tanı İçin Hangi Görüntülemeler Kullanılır?

İlk basamak genellikle vajinal ultrasondur. Bu inceleme rahmin genel yapısı hakkında fikir verir ancak iç boşluğun ayrıntılı hatlarını her zaman göstermez. Üç boyutlu ultrason bu noktada belirgin katkı sağlar; rahmin hem dış hattını hem iç boşluğunu aynı düzlemde gösterdiği için ayrımda öne çıkan yöntemlerdendir.

İlaçlı rahim filmi, rahim boşluğunun biçimini ve tüplerin açık olup olmadığını birlikte gösterir. Gebelik oluşmaması nedeniyle yapılan değerlendirmelerde sıkça istenir. Ancak bu yöntem rahmin dış hattını göstermediğinden, perde ile iki boynuzlu yapının ayrımını tek başına yapamaz.

Manyetik rezonans görüntüleme, karmaşık tabloların çözümlenmesinde ve cerrahi planlanacağı durumlarda kullanılır. Böbreklerin durumu da aynı incelemede değerlendirilebilir. Histeroskopi ise rahim boşluğunun kamerayla doğrudan görülmesini sağlar; hem tanıyı netleştirir hem de uygun tablolarda aynı seansta düzeltme yapılmasına imkân verir.

İncelemenin adet döngüsünün hangi döneminde yapıldığı sonucu etkiler. Rahim iç tabakasının kalınlaştığı dönemde boşluğun hatları daha belirgin izlenebilir. Bu nedenle üç boyutlu ultrasonun döngünün ikinci yarısında yapılması tercih edilebilir.

Gebelik ve Doğumu Nasıl Etkiler?

Etkinin derecesi anomalinin türüne göre belirgin biçimde değişir. Rahim boşluğunun perdeyle ayrıldığı tablolarda, döllenmiş yumurtanın kanlanması sınırlı olan perde üzerine tutunması gebelik kaybı olasılığını artırabilir. Bu grup, düzeltmeden en çok yarar görülen tablolar arasında yer alır.

İki boynuzlu ya da tek yanlı gelişmiş rahimlerde boşluğun hacmi sınırlıdır. Bu durum erken doğum, bebeğin beklenenden küçük kalması ve doğum sırasında ters duruş olasılığını artırabilir. Gebelik takibinin daha yakından yapılması bu nedenle önerilir.

Buna karşın bu farklılıkların gebeliği engellediği söylenemez. Birçok kadın ek bir girişim olmaksızın gebe kalır ve gebeliğini tamamlar. Rahmin kalp biçiminde girinti gösterdiği hafif tablolarda gebelik seyrinin olağandan belirgin biçimde ayrıldığını gösteren güçlü veri bulunmaz.

Gebeliğin ilk aylarında yapılan değerlendirme, sonraki takip planının çerçevesini çizer. Rahim boşluğunun sınırlı olduğu tablolarda bebeğin büyümesi daha sık aralıklarla ölçülür. Bu izlem, olası bir sorunun erken fark edilmesine imkân verir.

Hangi Durumlarda Cerrahi Düzeltme Gündeme Gelir?

Cerrahi her anomali için düşünülmez. Karar, anomalinin türü ile kişinin üreme öyküsü birlikte değerlendirilerek verilir. Şikâyet vermeyen ve gebelik sorunu yaşanmamış bir tabloda girişim gerekmeyebilir.

Rahim boşluğundaki perdenin kesilmesi, histeroskopi ile yapılan bir işlemdir. Karın açılmadan, rahim ağzından girilerek uygulanır. Yinelenen gebelik kayıpları bulunan ve başka bir neden saptanmayan kişilerde bu işlem gündeme gelebilir. İşlem sonrasında rahim içinde yapışıklık gelişmesi, rahim duvarının delinmesi ve sıvı dengesiyle ilgili sorunlar olası durumlar arasındadır.

İki boynuzlu rahmin birleştirilmesine yönelik girişimler daha kapsamlıdır ve karından yapılır. Yara iyileşmesi süresi uzundur, sonraki gebeliklerde doğum biçimi bu duruma göre planlanır. Bu nedenle söz konusu cerrahi sınırlı sayıda tabloda düşünülür. Adet kanının çıkışını engelleyen tıkanıklıkların açılması ise şikâyeti gidermeye yönelik olarak yapılan girişimlerdendir.

İşlem sonrasında rahim boşluğunun yeniden değerlendirilmesi yaygın bir uygulamadır. Bu kontrol, düzeltmenin yeterli olup olmadığını ve yeni bir yapışıklık gelişip gelişmediğini gösterir. Değerlendirme genellikle bir sonraki adet döngüsünün ardından planlanır.

Takip Nasıl Yapılır?

Şikâyet vermeyen ve gebelik planı olmayan kişilerde ayrı bir izlem programı gerekmez. Rutin jinekolojik kontroller yeterlidir. Anomalinin varlığının bilinmesi, ileride yapılacak girişimlerin planlanmasına katkı sağlar.

Gebelik planlayan kişilerde değerlendirme gebelik öncesinde yapılır. Rahim boşluğunun yapısı, tüplerin durumu ve varsa böbreklerle ilgili bulgular gözden geçirilir. Cerrahi düzeltme yapılmışsa, gebelik denemesine ne zaman başlanacağı hekim tarafından belirlenir.

Gebelik oluştuğunda takip aralıkları sıklaştırılabilir. Rahim ağzı uzunluğunun ölçülmesi, bebeğin büyümesinin izlenmesi ve son haftalarda duruşun değerlendirilmesi bu takibin başlıklarıdır. Doğum biçimine karar verilirken anomalinin türü ve varsa geçirilmiş rahim cerrahisi göz önünde bulundurulur.

Doğum sonrası dönemde de izlem sürdürülür. Rahim yapısındaki farklılık, doğum sonrasında kanamanın seyrini etkileyebilir. Bu nedenle taburculuk öncesinde ve sonrasındaki kontrollerde kanama miktarı ve rahmin küçülme süreci değerlendirilir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Ergenlik bulguları geliştiği hâlde on altı yaşına kadar adet başlamamışsa değerlendirme yerinde olur. Her ay yinelenen ve giderek şiddetlenen karın ağrısına adet kanamasının görülmemesi eşlik ediyorsa inceleme gerekir.

Adet kanamasının çok az olması, tampon kullanımında zorlanma ve cinsel ilişkide belirgin güçlük yaşanması başvuru gerekçeleri arasındadır. Bu bulgular vajina bölgesindeki gelişim farklılıklarına da işaret edebilir.

İki ya da daha fazla gebelik kaybı yaşanmışsa rahim boşluğunun değerlendirilmesi önerilir. Erken doğum öyküsü, bebeğin doğum yaklaşırken ters duruşta olması ve bir yıldır korunmasız olduğu hâlde gebelik oluşmaması da inceleme gerekçeleridir. Böbrek anomalisi saptanmış kişilerde rahim yapısının değerlendirilmesi de gündeme gelebilir.