randevu@drelifcetindag.com
Tahlil Kütüphanesi

Folat Düşüklüğü Gebelik Öncesi Takviye Gerektirir mi?

Folat düşüklüğünün nedenleri, beklenen değerler, gebelik öncesi dönemde taşıdığı ayrı anlam ve kansızlıkla ilişkisi üzerine bilgilendirme.

Gebelik öncesi hazırlık döneminde en çok konuşulan başlıklardan biri folat düzeyidir. Bu vitaminin bebeğin erken gelişimindeki rolü, onu diğer tetkiklerden ayrı bir yere koyar. Aşağıda folatın vücuttaki görevleri, hangi düzeylerin beklendiği, düşüklüğün nasıl geliştiği, gebelik öncesi dönemde neden ayrıca ele alındığı ve hangi tetkiklerle birlikte incelendiği anlatılmıştır.

Folat Vücutta Ne İşe Yarar?

Folat, B grubu vitaminleri arasında yer alan suda çözünen bir maddedir. Besinlerde doğal olarak bulunan biçimine folat, destek ürünlerinde ve zenginleştirilmiş gıdalarda kullanılan yapay biçimine folik asit denir. İkinci biçimin emiliminin daha kararlı olduğu bildirilmiştir.

Temel görevi, hücre bölünmesi sırasında genetik malzemenin yapı taşlarının üretilmesine katkı sağlamaktır. Bu nedenle hızlı bölünen dokular folata en çok gereksinim duyan yapılardır; kemik iliğindeki kan yapımı ve gelişmekte olan bir embriyonun dokuları bu tanıma girer.

Bir başka görevi, homosistein adlı maddenin vücutta dönüştürülmesine katılmaktır. Folat yetersizliğinde bu madde birikir. Vücutta depolanan miktar B12 vitamininden çok daha sınırlıdır; bu nedenle alım azaldığında düzeyin düşmesi haftalar içinde gerçekleşebilir.

Bu sınırlı depo kapasitesi, folatı B12 vitamininden ayıran temel özelliktir. Aynı nedenle beslenme düzenindeki bir değişikliğin kandaki düzeye yansıması da görece kısa sürede gerçekleşir.

Folat Değeri Kaç Olması Beklenir?

Raporlarda serum folat düzeyi için bildirilen alt sınır çoğunlukla 3 ile 4 ng/mL arasında verilir. Bu sınırın altındaki değerler eksiklik olarak ele alınır; 4 ile 7 ng/mL arası ise sınırda kabul edilebilir.

Serumda ölçülen düzeyin bir özelliği, son günlerdeki alımdan belirgin biçimde etkilenmesidir. Folat açısından zengin bir öğünün ardından yapılan ölçüm, depolar yetersiz olsa bile beklenen aralıkta çıkabilir. Bu durum sonucun yorumlanmasında dikkat gerektirir.

Bu nedenle bazı durumlarda alyuvar içi folat düzeyi ölçülür. Alyuvarların ömrü boyunca içerdikleri miktar değişmediği için bu ölçüm, son aylardaki genel durumu yansıtır ve günlük dalgalanmalardan etkilenmez. Ancak bu test her merkezde bulunmaz ve rutin olarak istenmez.

Bu nedenle folat sonucu okunurken son günlerdeki beslenme düzeninin sorgulanması yerinde olur. Beklenen aralıkta bulunan bir sonuç, uzun süreli yeterliliğin kanıtı olarak tek başına yeterli sayılmayabilir.

Folat Düşüklüğü Neden Gelişir?

Yetersiz alım en sık karşılaşılan nedendir. Folat özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerde, kuru baklagillerde, turunçgillerde ve karaciğerde bulunur. Bu besinlerin yeterince tüketilmediği düzenlerde düzey hızla geriler.

Pişirme yöntemi de alımı etkiler. Bu vitamin ısıya ve suda çözünmeye duyarlıdır; uzun süre kaynatılan sebzelerde içeriğin önemli bölümü kaybolabilir. Kısa süreli pişirme ya da çiğ tüketim, alınan miktarı korumaya katkı sağlar.

Gereksinimin arttığı dönemler bir başka başlıktır. Gebelik ve emzirme bu grubun başında gelir; hızlı büyümenin gerçekleştiği ergenlik dönemi de bu kapsamdadır. Emilimi güçleştiren durumlar arasında çölyak hastalığı ve bağırsakları ilgilendiren iltihabi hastalıklar sayılır. Bazı ilaçlar folat metabolizmasını doğrudan etkiler; sara hastalığında kullanılan bazı hazırlıklar bu grupta yer alır. Aşırı alkol tüketimi hem alımı hem emilimi bozar.

Nedenlerin birkaçının bir arada bulunması sık görülür. Sebze tüketimi sınırlı olan ve aynı zamanda emilimi etkileyen bir hastalığı bulunan kişide iki etken birleşir. Bu nedenle bir neden bulunduğunda araştırma orada durdurulmaz.

Gebelik Öncesi Folat Neden Ayrı Değerlendirilir?

Bebeğin sinir sisteminin temelini oluşturan yapı, gebeliğin çok erken haftalarında kapanır. Bu kapanma süreci, çoğu kadının henüz gebe olduğunu bilmediği bir dönemde tamamlanır. Bu nedenle folat düzeyinin gebelik anlaşıldıktan sonra yükseltilmesi, bu aşama için geç kalınmış olabilir.

Bu gerekçeyle folik asit desteğinin gebelik planlanan dönemde, gebelik oluşmadan önce başlatılması yaygın bir uygulamadır. Kılavuzlarda gebelik düşünen kadınlar için günde 400 mikrogram folik asidin, gebelikten en az bir ay önce başlanıp ilk üç ay boyunca sürdürülmesi tarif edilir. Bu yaklaşım, düzeyin gebeliğin ilk haftalarında yeterli olmasını sağlamayı amaçlar.

Desteğin dozu kişiye göre değişebilir. Daha önce sinir sistemi gelişim sorunu bulunan bir gebelik yaşamış olanlarda, sara ilacı kullananlarda, şeker hastalığı bulunanlarda ve belirgin kilo fazlalığı olanlarda belirgin biçimde daha yüksek bir doz gündeme gelebilir; bu durumlarda kılavuzlarda günde 4 ile 5 miligram arası dozlar tarif edilir ve desteğe gebelikten birkaç ay önce başlanması istenir. Bu yüksek dozlar standart hazırlıklardan on kat fazlasına karşılık geldiği için kendi kararıyla kullanılmaz; hangi grubun bu kapsama girdiği ve dozun ne kadar süreceği hekim değerlendirmesiyle belirlenir. Bu uygulamanın folat düzeyi düşük bulunmayan kadınlar için de önerildiği belirtilmelidir.

Bu uygulamanın gebelik boyunca ne kadar sürdürüleceği de planın parçasıdır. İlk haftalardaki kritik dönem geçtikten sonra desteğin biçimi değişebilir; bu karar gebelik takibi kapsamında yeniden ele alınır.

Folat Düşüklüğü Kansızlıkla İlişkili Olabilir mi?

Olabilir. Folatın bebeğin sinir borusunun kapanmasındaki rolüyle kan yapımındaki rolü aynı temel işleve dayanır: hızla çoğalan hücrelerin yeni kalıtım maddesi üretebilmesi. Bu üretim aksadığında ilikteki genç kan hücresi çoğalma basamağını tamamlayamaz, buna karşın gövdesi genişlemeyi sürdürür. Dolaşımda beklenenden büyük hücrelerin görülmesi bu sebeple ortaya çıkar ve gebelik öncesi tetkiklerde fark edilebilir.

Kan sayımı raporunda bu değişim, ortalama alyuvar hacmini gösteren MCV değerinin yükselmesiyle görülür. Ortaya çıkan tablo, B12 eksikliğinde görülenle aynı görünümdedir. Bu nedenle iki eksiklik yalnızca kan sayımına bakılarak birbirinden ayrılamaz.

Ayrımın yapılması önemlidir. Yalnızca folat desteği verildiğinde, altta yatan bir B12 eksikliği varsa kan tablosu düzelirken sinir sistemine ait bulgular ilerlemeyi sürdürebilir. Bu nedenle iri hücreli bir kansızlık saptandığında her iki düzeyin de ölçülmesi standart bir yaklaşımdır.

Bu tablonun gelişmesi belirli bir süre gerektirir. Alyuvarların ömrü göz önüne alındığında, folat düzeyi düştükten sonra kan sayımında değişiklik görülmesi haftalar alabilir.

Test Sonucunu Hangi Etkenler Değiştirebilir?

Son günlerdeki beslenme bu ölçümde en belirleyici etkendir. Folat açısından zengin bir öğünün ardından alınan örnekte düzey geçici olarak yükselebilir. Bu nedenle ölçümün aç karnına yapılması istenebilir.

Yakın zamanda alınmış folik asit desteği de sonucu yükseltir. Destek kullanılıyorsa bunun hekimle paylaşılması gerekir; aksi halde yeterli görünen bir sonuç gerçek durumu yansıtmayabilir. Çoklu vitamin hazırlıkları ve zenginleştirilmiş gıdalar da alıma katkı sağlar.

Ölçümü düşük yönde etkileyen durumlar da bulunur. Aşırı alkol tüketimi, gebelik dönemi ve bazı ilaçların kullanımı düzeyi geriletir. Kan örneğinin uygun koşullarda saklanmaması da sonucu etkileyebilir; bu vitamin ışığa duyarlıdır. Laboratuvarların kullandığı yöntem farklılıkları da göz önünde bulundurulur.

Bu etkenlerin bilinmesi, sonucun gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığının değerlendirilmesini sağlar. Uyumsuz görünen tablolarda ölçümün uygun koşullarda yinelenmesi tercih edilir.

Düşük Sonuçta Hangi Tetkikler İstenebilir?

B12 düzeyi neredeyse her zaman birlikte istenir. İki eksikliğin benzer kan tablosu oluşturması ve yaklaşımlarının farklı olması bu birlikteliği zorunlu kılar. Tam kan sayımı da değerlendirmenin temel parçasıdır.

Sınırda değerlerde tanıyı netleştirmek için homosistein düzeyi bakılabilir. Folat eksikliğinde bu madde birikir; ancak B12 eksikliğinde de aynı yönde değişim görülür. Metilmalonik asit ölçümü ise yalnızca B12 eksikliğinde yükseldiği için ayrımda kullanılabilir.

Emilim sorunu düşünülen kişilerde çölyak hastalığına yönelik testler eklenir. Demir durumunu gösteren ölçütler, karaciğer ve böbrek işlevleri ile tiroit hormonları da yakınmalara göre istenebilir. Gebelik planı bulunan kadınlarda ayrıca tam bir gebelik öncesi değerlendirme yapılır.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Düşük bir folat sonucu elde edildiğinde, yakınma bulunmasa bile değerlendirme önerilir. Nedenin belirlenmesi ve gerekiyorsa destek planının oluşturulması muayene kapsamında yapılır.

Gebelik planlayan kadınlarda başvurunun gebelik oluşmadan önce yapılması en kullanışlı yoldur. Daha önce sinir sistemi gelişim sorunu bulunan bir gebelik yaşamış olanlar, sara ilacı kullananlar ve şeker hastalığı bulunanlar için bu değerlendirme ayrıca anlam taşır.

Yorgunluk, halsizlik, solukluk ve çarpıntı gibi kansızlık düşündüren yakınmalar başvuru gerekçesi oluşturur. Dilde yanma ve kızarıklık, ağız içinde yaralar, iştahsızlık ve kilo kaybı da değerlendirilmelidir. Ellerde ya da ayaklarda uyuşma ve karıncalanma varsa B12 eksikliği de düşünüleceğinden bu bulgular ayrı bir dikkat gerektirir. Sindirim sistemine ait süregen yakınmaların eşlik etmesi, emilim yönünden inceleme gerektirir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir