randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Gaz veya Gaita Kaçırma Jinekolojik Bir Sorun Olabilir mi?

Anal inkontinansın nasıl geliştiği, doğumun makat kasları üzerindeki etkisi, kaçırmanın dereceleri ve değerlendirmede kullanılan incelemeler üzerine bilgilendirme.

Gaz ya da dışkı tutmakta zorlanma, dile getirilmesi en güç yakınmalar arasındadır. Bu nedenle sıklığı olduğundan düşük görünür ve birçok kadın yıllarca sessizce baş etmeye çalışır. Şikâyetin önemli bir bölümü doğum sırasında makat çevresindeki kasların etkilenmesiyle ilişkilidir; bu yönüyle jinekolojik değerlendirmenin kapsamına girer. Aşağıda bu durumun nasıl geliştiği, hangi koşullarda ortaya çıktığı ve değerlendirme sürecinde nelere bakıldığı genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Gaita Kaçırma (Anal İnkontinans) Nasıl Gelişir?

Dışkı ve gaz tutma, birbiriyle uyum içinde çalışan birkaç yapının ortak işidir. Makat kanalını çevreleyen iki büzücü kas bu düzeneğin merkezinde yer alır. İçteki kas istem dışı çalışır ve dinlenme sırasında kapalılığı sağlar. Dıştaki kas ise istemli olarak kasılabilir ve gerektiğinde boşaltmayı erteleme olanağı tanır.

Bu kasların yanı sıra pelvik taban kasları da düzeneğe katkıda bulunur. Makat kanalını öne doğru çekerek bir açı oluşturur; bu açı dışkının ilerlemesini güçleştirir ve tutmayı kolaylaştırır. Makat kanalının iç yüzeyindeki duyusal yapılar ise gelen içeriğin gaz mı yoksa dışkı mı olduğunu ayırt eder.

Kaçırma, bu düzeneğin herhangi bir halkasındaki aksama sonucu ortaya çıkar. Büzücü kaslarda yırtık ya da zayıflık bulunması en sık görülen nedendir. Kasları uyaran sinirlerdeki iletim bozukluğu da benzer bir sonuç doğurur.

Bazı durumlarda kaslar sağlamdır, ancak dışkının kıvamı ya da bağırsak hareketleri sorun yaratır. İshal, kıvamı sıvı hale getirerek tutmayı güçleştirir. Uzun süreli kabızlıkta ise sert dışkı kütlesinin çevresinden sıvı dışkı sızabilir; bu tablo taşma tipi kaçırma olarak adlandırılır.

Doğum Sırasında Makat Kasları Zarar Görür mü?

Normal doğum sırasında bebeğin başı vajina girişinden geçerken çevredeki tüm dokular gerilir. Makat büzücü kasları da bu gerilmeden etkilenir. Çoğu doğumda kaslar zarar görmeden bu süreci atlatır.

Bir bölüm doğumda ise büzücü kaslara ulaşan yırtıklar oluşur. Yırtıklar derinliklerine göre derecelendirilir ve makat kasını içerenler ileri derece olarak sınıflandırılır. Bu yırtıklar doğum sırasında fark edildiğinde onarılır; onarımın uygun teknikle yapılması uzun vadeli sonuç açısından belirleyicidir.

Riski artıran koşullar arasında iri bebek doğurmak, doğumun ikinci evresinin uzun sürmesi, doğuma yardımcı araç kullanılması ve bebeğin başının uygun konumda olmaması sayılır. İlk doğumda risk daha yüksektir.

Kasların yanı sıra sinirler de etkilenebilir. Bebeğin başının uyguladığı basınç, makat çevresini uyaran sinirlerin gerilmesine yol açar. Sinir iletimindeki azalma kasların gücünü düşürür. Bu etki çoğu kadında geçicidir, ancak bazı durumlarda kalıcı olabilir. Bazı yırtıklar doğum sırasında fark edilmez ve yalnızca sonraki incelemelerde ortaya çıkar.

Belirtiler Doğumdan Yıllar Sonra Ortaya Çıkar mı?

Bu şikâyetin en dikkat çekici özelliklerinden biri, belirtilerin ortaya çıkma zamanıdır. Doğum sırasında oluşan hasar her zaman hemen bulgu vermez.

Doğumdan sonraki dönemde kaslar, hasarlı olsalar bile yeterli gücü sağlayabilir. Genç yaşta kas kütlesi yüksektir ve kalan sağlam lifler yükü üstlenebilir. Bu nedenle birçok kadın doğum sonrası yıllarda herhangi bir zorluk yaşamaz.

Yaş ilerledikçe kas kütlesi doğal olarak azalır. Menopozla birlikte östrojen düzeyinin düşmesi doku yapısını etkiler. Bu değişimler, daha önce gizli kalan zayıflığı görünür hale getirir. Şikâyetlerin en sık dile getirildiği dönem bu nedenle menopoz sonrasıdır.

Belirtiler genellikle sinsi başlar. Önce yalnızca gaz tutmakta zorlanma fark edilir; ishal dönemlerinde zorluk belirginleşir. Zamanla sulu dışkıda kaçırma, ileri aşamalarda ise katı dışkıda tutamama tabloya eklenebilir. Bu kademeli seyir, kişinin durumu bir hastalık olarak algılamasını geciktirir.

Kaçırmanın Dereceleri Nasıl Ayrılır?

Kaçırmanın şiddeti, tutulamayan içeriğin türüne göre kademelendirilir. Bu sıralama, hem tablonun ağırlığını göstermesi hem de takipte değişimi izlemesi açısından kullanışlıdır.

İlk aşamada yalnızca gaz tutmakta zorlanma görülür. Kişi gazı istem dışı çıkarabilir ya da geldiğini önceden fark edemeyebilir. Bu durum sosyal ortamlarda rahatsızlık yaratsa da sıklıkla önemsenmez ve dile getirilmez.

İkinci aşamada sulu ya da yumuşak kıvamlı dışkıda kaçırma yaşanır. Şikâyet özellikle ishal dönemlerinde belirginleşir. Kişi tuvalete ulaşmak için acele etmek zorunda kalabilir; buna sıkışma tipi kaçırma denir.

Üçüncü aşamada katı dışkı da tutulamaz. Bu tablo en ileri düzeyi gösterir ve günlük yaşam üzerinde en belirgin etkiyi yaratır. Ayrıca kaçırmanın sıklığı ve miktarı da değerlendirmede göz önünde bulundurulur. Ayrı bir ölçüt de içeriğin türünü ayırt edebilme yeteneğidir; bu ayrımın kaybolması duyusal işlevin etkilendiğini düşündürür.

Bu Şikâyet Neden Az Dile Getirilir?

Anal inkontinans, gerçek sıklığının çok altında bildirilen bir sağlık sorunudur. Bunun başlıca nedeni, konunun toplumsal olarak utanç verici sayılmasıdır. Kişiler şikâyetlerini yakınlarıyla dahi paylaşmakta zorlanır.

Şikâyetin gizli kalmasındaki bir başka neden, çevrede konuşulan bir konu olmamasıdır. İdrar kaçırma zaman zaman arkadaşlar arasında dile getirilebilirken, gaz ya da dışkı tutamama bu paylaşımın dışında kalır. Kişi bu deneyimi yaşayan tek insan olduğunu düşünebilir ve bunu utanç verici bir kusur gibi taşıyabilir. Bu yalnızlık duygusu, durumun değerlendirilebilir bir başlık olduğu bilgisinin de önüne geçer.

Görüşmelerde bu başlığın kendiliğinden açılmaması da tabloyu gölgede bırakır. Kişi çoğunlukla başka bir yakınmayla başvurur ve söz sırası kendiliğinden buraya gelmez; doğrudan sorulmadığında da anlatılmadan kalır. Bu nedenle pelvik taban değerlendirmesi yapılırken gaz ve dışkı tutabilme durumunun açık bir soruyla ele alınması, şikâyetin görünür olmasında belirleyici bir adım sayılır.

Şikâyetin gizlenmesi, kişinin yaşamını sessizce daraltmasına yol açar. Uzun yolculuklardan, sosyal etkinliklerden ve spordan kaçınma sık görülen davranışlardır. Sürekli ped kullanımı, tuvalet konumunu gözden geçirme ve beslenmeyi aşırı kısıtlama bu uyum çabalarının parçasıdır. Bu durum ruhsal olarak da belirgin bir yük oluşturur.

Değerlendirmede Hangi İncelemeler Yapılır?

Bu şikâyette görüşme, kaçırmanın hangi içerikte yaşandığının ayrıştırılmasıyla başlar; yalnızca gaz tutamama ile sulu ya da katı dışkının kaçması farklı derecelere işaret eder. Uyarının hiç hissedilmemesi mi, yoksa hissedilip tuvalete yetişilememesi mi söz konusu olduğu ayrıca sorulur. Doğumlarda makat çevresinde yırtık onarımı yapılıp yapılmadığı, forseps ya da vakum kullanılıp kullanılmadığı ve dışkı kıvamının nasıl seyrettiği kayda geçirilir.

Bazı durumlarda birkaç gün boyunca tutulan bir günlük istenir. Bu kayıtta dışkılama sıklığı, dışkı kıvamı ve kaçırma yaşanan anlar not edilir. Kayıt, şikâyetin gerçek boyutunu ortaya koyar ve öyküye dayalı tahminleri doğrular.

Muayenede makat çevresi gözle incelenir; geçirilmiş yırtıklara ait izler, doku kaybı ve refleks yanıtları değerlendirilir. Parmakla yapılan muayenede büzücü kasların dinlenme sırasındaki gerginliği ve istemli kasılma gücü ölçülür. Pelvik taban kasları ve sarkma varlığı da aynı sırada değerlendirilir.

İleri incelemeler seçilmiş durumlarda gündeme gelir. Makat çevresine yerleştirilen bir başlıkla yapılan ultrason, büzücü kaslardaki yırtıkları gösterebilir. Basınç ölçümleri kasların gücünü sayısal olarak ortaya koyar. Bağırsak kaynaklı bir hastalıktan şüphelenildiğinde ise iç görüntüleme yöntemleri istenebilir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Gaz ya da dışkı tutmakta zorlanmanın herhangi bir derecesi, değerlendirme için yeterli bir gerekçedir. Şikâyetin yalnızca gazla sınırlı olması ya da seyrek görülmesi, ele alınmasını gereksiz kılmaz.

Tuvalete yetişmek için acele etme gereği, ped kullanma ihtiyacı ve şikâyet nedeniyle sosyal etkinliklerden kaçınılması başvuru gerekçeleri arasındadır. Şikâyetin zamanla artması da dikkate alınmalıdır.

Doğum sonrası dönemde gaz ya da dışkı tutmakta zorlanma yaşanması, makat büzücü kasının etkilenmiş olabileceğini düşündürür ve erken değerlendirme gerektirir. Doğumda derin yırtık onarımı yapılmış kadınlarda bu konunun kontrollerde sorgulanması uygundur.

Dışkıda kan görülmesi, bağırsak alışkanlığında ortaya çıkan belirgin ve süreklilik kazanan değişiklik, istem dışı kilo kaybı ya da karın ağrısı tabloya eşlik ediyorsa gecikmeden başvurulması önerilir. Şikâyetin ani biçimde başlaması, bacaklarda güçsüzlük ya da uyuşma ile birlikte seyretmesi de ayrıca değerlendirilmesi gereken durumlardır.

Değerlendirme sonrasında izlenecek yol, saptanan nedene ve kaçırmanın derecesine göre belirlenir. Dışkı kıvamının düzenlenmesi, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve pelvik taban kaslarına yönelik çalışmalar sık başvurulan ilk adımlardır. Büzücü kaslarda belirgin bir yırtık saptanan durumlarda farklı seçenekler gündeme gelebilir. Bu kararlar muayene ve inceleme bulguları doğrultusunda verilir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir