Bacak kramplarının gebelik döneminde sık karşılaşılan şikâyetlerden biri olduğu bilinir. Genellikle baldır bölgesinde ani ve şiddetli bir kasılma biçiminde ortaya çıkar, birkaç saniye ile birkaç dakika arasında sürer ve uykudan uyandıracak kadar rahatsız edici olabilir. Çoğu durumda tehlikeli bir tabloya işaret etmez ancak bazı bacak ağrılarının ayırt edilmesi gerekir. Aşağıda nedenleri ve yapılabilecekler genel hatlarıyla açıklanmıştır.
Krampların Nedenleri Neler Olabilir?
Krampların tek bir nedeni bulunmaz; birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığı kabul edilir. Bunların başında bacaklara binen yükün artması gelir. Gebelikle birlikte kilo artışı gerçekleşir ve vücut ağırlık merkezi öne kayar. Bu değişim baldır kaslarının daha fazla çalışmasına yol açar.
İkinci bir etken dolaşımdaki değişimlerdir. Büyüyen rahim, leğen bölgesindeki toplardamarlara baskı yapar ve bacaklardan kalbe dönen kanın akışını güçleştirir. Bu durum bacaklarda kan göllenmesine, ödeme ve kasların yeterince beslenememesine yol açabilir.
Mineral dengesindeki değişimler bir başka etken olarak öne sürülür. Gebelikte kalsiyum, magnezyum ve potasyum gereksinimi artar. Bu maddelerin kas kasılması ve gevşemesindeki rolü nedeniyle düzeylerindeki değişimin kramplarla ilişkili olabileceği düşünülür.
Bunların yanı sıra sinir sıkışması, uzun süre aynı pozisyonda kalma, yetersiz sıvı alımı ve yorgunluk da tabloya katkıda bulunur. Hormonal değişimlerin kas ve bağ dokusu üzerindeki etkisi de bu dönemde kramp eğilimini artıran etkenler arasında sayılır.
Hangi Haftalarda Daha Sık Görülür?
Bacak kramplarının en sık görüldüğü dönem gebeliğin ikinci yarısıdır. Şikâyet genellikle yirminci haftadan sonra belirginleşir ve son üç ayda en yoğun düzeye ulaşır. İlk üç ayda bildirilmesi daha seyrektir.
Bu dağılımın nedeni, kramplara yol açan etkenlerin gebelik ilerledikçe artmasıdır. Kilo artışının büyük bölümü ikinci yarıda gerçekleşir, rahmin büyüklüğü damarlar üzerindeki baskıyı artırır ve bebeğin mineral gereksinimi bu dönemde yükselir.
Son haftalarda uyku düzeninin bozulması da şikâyetin daha çok fark edilmesine katkıda bulunur. Sık idrara çıkma, rahat pozisyon bulamama ve bebek hareketleri nedeniyle uyanma sayısı arttığından, gece ortaya çıkan kramplar daha belirgin biçimde hatırlanır.
Doğumdan sonra bu şikâyet genellikle kendiliğinden geriler. Kilonun azalması, damarlar üzerindeki baskının ortadan kalkması ve dolaşımın normale dönmesiyle kramplar seyrekleşir. Bu bilgi, şikâyetin geçici olduğunu bilmek açısından rahatlatıcı bulunur.
Neden Çoğunlukla Geceleri Olur?
Kramplar tipik olarak gece saatlerinde ve uykuda ortaya çıkar. Bunun birkaç açıklaması bulunur. Gün boyunca ayakta kalmanın ve yürümenin ardından kaslarda biriken yorgunluk, dinlenme dönemine geçildiğinde kasılma eğilimini artırabilir.
Uyku sırasında alınan pozisyon da etkilidir. Ayak parmaklarının aşağı doğru uzandığı bir duruşta baldır kası kısalmış konumda kalır. Bu durumda kasın ani ve istemsiz kasılması kolaylaşır. Uykuda hareketsiz kalınan uzun süre de dolaşımın yavaşlamasına katkı sağlar.
Gün içinde bacaklarda biriken sıvının gece yatar pozisyonda yeniden dolaşıma katılması bir başka etken olarak öne sürülür. Bu geçiş sırasında mineral dengesinde oluşan değişimlerin kas uyarılabilirliğini artırabileceği düşünülmektedir.
Bu nedenle gece kramplarının azaltılmasında yatış düzenine ilişkin küçük değişiklikler yararlı olabilir. Yatmadan önce baldır kaslarının esnetilmesi, ayakların hafifçe yükseltilerek yatılması ve yorganın ayakları aşağı doğru bastırmayacak biçimde yerleştirilmesi önerilen uygulamalar arasındadır.
Kramp Sırasında Ne Yapılmalı?
Kramp başladığında ilk yapılması gereken kasılan kasın gerdirilmesidir. Baldır kası söz konusu olduğunda bacak düz tutularak ayak parmaklarının dize doğru çekilmesi kasın uzamasını sağlar ve kasılmanın çözülmesine yardımcı olur.
Bu hareket oturarak ya da yatarak yapılabilir. Uzanmak zorsa bir yakından yardım istenebilir. Ayakta durabiliyorsa, kasılan bacağın topuğu yere basacak şekilde öne adım atılması ve vücut ağırlığının o bacağa verilmesi de benzer bir gerdirme sağlar.
Kasılma çözüldükten sonra bölgeye masaj uygulanması ve ılık kompres konulması kalan gerginliği azaltır. Ilık duş ya da bacağa ılık su tutulması da rahatlatıcı bulunur. Bu aşamada bölgenin ovalanarak dolaşımın desteklenmesi yararlıdır.
Kramp sonrasında birkaç dakika yürünmesi, kasın yeniden kasılmasını önlemeye yardımcı olur. Bazı kişilerde kramp geçtikten sonra baldırda birkaç gün süren hassasiyet kalabilir; bu durum olağan kabul edilir. Ancak ağrının sürmesi ve şişlikle birlikte olması farklı bir tabloyu düşündüreceğinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Hangi Mineral Eksiklikleri Rol Oynar?
Kramplarla en sık ilişkilendirilen mineraller magnezyum, kalsiyum ve potasyumdur. Bu maddeler kas hücrelerinin kasılıp gevşemesini düzenleyen süreçlerde görev alır. Düzeylerindeki değişimlerin kas uyarılabilirliğini artırabileceği düşünülür.
Magnezyum bu konuda üzerinde en çok durulan mineraldir. Gebelikte gereksinimi artar ve beslenmeyle karşılanmadığında düzeyi düşebilir. Yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler, tam tahıllar ve baklagiller magnezyum açısından zengin besinler arasında sayılır.
Kalsiyum gereksinimi de bebeğin kemik gelişimi nedeniyle artar. Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler bu açıdan öne çıkan kaynaklardır. Potasyum ise muz, patates, kayısı ve baklagillerde bulunur. Ayrıca yetersiz sıvı alımı mineral dengesini etkilediğinden su tüketiminin yeterli olması önem taşır.
Takviye kullanımı konusunda dikkatli olunması gerekir. Bu minerallerin takviye biçiminde alınmasının kramplar üzerindeki etkisi konusunda çalışmalar farklı sonuçlar ortaya koymuştur. Ayrıca bazı takviyeler demir emilimini etkileyebilir ya da yüksek dozda sakınca oluşturabilir. Bu nedenle takviye başlanması kararının hekim tarafından verilmesi, kendi kararıyla ürün kullanılmaması önerilir.
Kramp Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
Önlemeye yönelik en çok önerilen uygulama düzenli esnetme hareketleridir. Yatmadan önce baldır kaslarının birkaç dakika gerdirilmesi, gece kramplarının sıklığını azaltabilir. Duvara yaslanarak topuk yerde tutulup öne doğru eğilme bu amaçla kullanılan basit bir harekettir.
Gün içinde düzenli ve hafif tempolu yürüyüş dolaşımı destekler. Uzun süre ayakta kalmaktan ve aynı pozisyonda oturmaktan kaçınılması, ara sıra ayağa kalkılıp birkaç adım atılması yararlıdır. Otururken bacak bacak üstüne atılmaması da dolaşım açısından önerilir.
Dinlenirken ayakların kalp seviyesinden biraz yukarıda tutulması, bacaklarda biriken sıvının geri dönüşünü kolaylaştırır. Sol yan yatış pozisyonu, ana damar üzerindeki baskıyı azalttığından gebeliğin ikinci yarısında önerilen bir duruştur.
Yeterli sıvı alımı, dengeli beslenme ve rahat ayakkabı seçimi diğer destekleyici önlemlerdir. Yüksek topuklu ve dar ayakkabılardan kaçınılması, gerektiğinde hekimin önerdiği varis çorabının kullanılması da yararlı bulunur. Ayrıca yatak örtüsünün ayakları aşağı doğru bastırmaması için ayak ucunun gevşek bırakılması önerilir.
Hangi Bacak Ağrısı Pıhtıyı Düşündürür?
Gebelik, kanın pıhtılaşma eğiliminin arttığı bir dönemdir. Bu değişim doğum sırasındaki kanamayı sınırlamaya yönelik doğal bir düzenleme olmakla birlikte, bacak toplardamarlarında pıhtı oluşma olasılığını da yükseltir. Bu nedenle bacak ağrısının ayırt edilmesi önem taşır.
Kramp ani başlar, kısa sürer ve gerdirmeyle çözülür. Pıhtıya bağlı tablo ise farklıdır: ağrı süreklidir, saatler ya da günler boyunca devam eder ve gerdirmeyle geçmez. Genellikle baldırda derin, künt bir ağrı ya da gerginlik hissi biçiminde tarif edilir.
Ayırt edici bulguların başında tek taraflı olması gelir. Bir bacakta belirgin şişlik, diğerine göre çap farkı, ciltte kızarıklık ya da renk değişikliği, dokunmakla ısı artışı ve bölgenin hassas olması dikkat gerektiren belirtilerdir. Bacakta yürümekle artan ağrı da bu tabloya eşlik edebilir.
Buna ek olarak nefes darlığı, göğüs ağrısı, derin nefes alırken artan ağrı, ani başlayan öksürük ya da çarpıntı gelişmesi durumunda beklemeden değerlendirme gerekir. Bu belirtiler seyrek görülür ancak zamanında ele alınması önem taşır. Kendi kararıyla bacağa masaj uygulanmaması, pıhtı düşünülen durumlarda önerilen bir dikkat noktasıdır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Kramp, saniyeler ya da dakikalarla ölçülen bir kasılmadır; kas gevşediğinde ağrı da geçer ve geride en fazla hafif bir hassasiyet bırakır. Ayırt edilmesi gereken tablo ise geçmeyen bir ağrıdır ve tek bacakta yerleşir; buna o bacakta çevre artışı, deride kızarma ve karşı bacakla arada duyulan ısı farkı eşlik eder. Kramp gece dinlenirken gelirken bu tablo gün boyu sürer. Böyle bir bacağa nefes darlığı, göğüste sıkışma ya da dinlenirken bile süren hızlı kalp atımı eklendiğinde beklenmeden değerlendirme istenir.
Kramplar çok sık tekrarlıyor, uykuyu belirgin biçimde bozuyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa da hekime danışılması uygun olur. Bu durumda kansızlık, mineral dengesi ve dolaşımla ilgili etkenlerin gözden geçirilmesi gündeme gelebilir.
Bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güç kaybı ya da his kaybı gelişmesi sinir kaynaklı bir tabloyu düşündürebileceğinden değerlendirilmelidir. Her iki bacakta ani gelişen belirgin şişlik, ellerde ve yüzde ödemle birlikte ise tansiyonla ilişkili durumlar açısından ele alınır.
Takviye kullanımı düşünülüyorsa buna hekime danışılmadan başlanmaması önerilir. Kullanılan tüm ilaç, vitamin ve bitkisel ürünlerin kontrollerde bildirilmesi doğru bir değerlendirme için gereklidir. Düzenli gebelik kontrollerinin sürdürülmesi, şikâyetin nedeninin belirlenmesi açısından önem taşır.