randevu@drelifcetindag.com
Gebelik ve Doğum

Gebelikte Hangi Vitamin ve Takviyeler Kullanılır?

Gebelikte önerilen vitamin ve takviyeler, folik asit ile demir kullanım dönemleri, D vitamini gereksinimi ve aşırı alımın sakıncaları üzerine bilgilendirme.

Gebelik döneminde bazı vitamin ve minerallere olan gereksinim belirgin biçimde artar. Bu artış her zaman yalnızca beslenmeyle karşılanamaz; bu nedenle takviye kullanımı gündeme gelir. Hangi ürünün ne zaman ve hangi miktarda kullanılacağı ise kişiye göre değişir. Aşağıda bu dönemde sık önerilen takviyeler, kullanım zamanları ve dikkat edilmesi gereken noktalar ele alınmıştır.

Gebelikte Hangi Takviyeler Rutin Önerilir?

Rutin olarak en sık önerilen madde folik asittir. Sinir sisteminin oluştuğu erken dönemde alınması nedeniyle gebelik planlanır planlanmaz gündeme gelir. Bu takviye, gebelik öncesi hazırlığın da temel başlıklarındandır.

Demir, ikinci sırada yer alan takviyedir. Gebelikte kan hacminin artması ve bebeğin gereksinimi nedeniyle demir depoları hızla tükenebilir. Bu nedenle belirli bir dönemden sonra desteklenmesi önerilir.

D vitamini de yaygın biçimde önerilen üçüncü başlıktır. Diğer vitamin ve mineraller ise kişinin beslenme düzeni, tahlil sonuçları ve eşlik eden durumlarına göre değerlendirilir. Herkese aynı paketin verilmesi uygun bir yaklaşım değildir.

Takviyelerin beslenmenin yerine geçmediği unutulmamalıdır. Dengeli bir beslenme düzeni bu dönemin temelini oluşturur; takviyeler yalnızca eksik kalan bölümü tamamlar. Bu nedenle ürün kullanılırken beslenme alışkanlıklarının da gözden geçirilmesi önerilir.

Folik Asit Ne Zamana Kadar Kullanılır?

Folik asidin gebelikten en az bir ay önce başlanması önerilir. Bunun nedeni, sinir borusunun gebeliğin ilk dört haftasında kapanmasıdır. Gebelik fark edildiğinde bu süreç büyük ölçüde tamamlanmış olur.

Kullanımın gebeliğin ilk üç ayı boyunca sürdürülmesi standart yaklaşımdır. On ikinci haftadan sonra devam edilip edilmeyeceği kişiye göre değişir. Birçok hekim, içeriğinde folik asit bulunan bir gebelik vitamini üzerinden kullanımın sürdürülmesini tercih eder.

Bazı durumlarda daha yüksek miktar gerekebilir. Daha önce sinir borusu kapanma sorunu bulunan bir bebek doğurmuş olmak, epilepsi ilacı kullanmak, şeker hastalığı ya da bazı emilim bozuklukları bu grupta sayılır. Bu miktarın belirlenmesi hekim değerlendirmesiyle yapılır.

Beslenmeyle alınan folat da bu gereksinime katkı sağlar. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve turunçgiller bu açıdan zengin kaynaklardır. Buna karşın yalnızca beslenmeyle istenen düzeye ulaşmak güç olduğu için takviye önerilir.

Gebeliğin planlanmadan gerçekleştiği durumlarda bu takviyeye gecikmeden başlanır. Erken haftalarda başlanmış olması yine de yarar sağlar. Bu nedenle geç kalındığı düşüncesiyle kullanımın ertelenmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Demir Takviyesi Kaçıncı Ayda Başlar?

Demir desteği genellikle gebeliğin dördüncü ayından itibaren başlatılır. Bu zamanlamanın bir nedeni, ilk aylarda sık görülen bulantı şikâyetinin demir kullanımıyla artabilmesidir. Bir diğer nedeni ise bebeğin demir gereksiniminin bu dönemden sonra belirginleşmesidir.

Kan sayımında kansızlık saptanan kadınlarda daha erken başlanabilir. Bu durumda kullanılan miktar da farklılık gösterir. Ferritin ölçümü, demir depolarının durumu hakkında ek bilgi vermek üzere istenebilir.

Emilimi artırmak için tabletin aç karnına alınması tercih edilir. C vitamini içeren bir içecekle birlikte alınması emilimi destekler. Süt, çay ve kahve ile birlikte alınmasından kaçınılır. Kabızlık ve mide rahatsızlığı sık görülen yan etkilerdir; şikâyet sürerse ürünün değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Kullanım sırasında dışkının koyu renk alması beklenen bir değişikliktir ve kaygı gerektirmez. Buna karşın karın ağrısı ya da kanama gibi belirtiler eşlik ediyorsa bildirilmelidir. Kullanım süresi ve miktarı, kan sayımının seyrine göre gözden geçirilir.

Demir gereksiniminin bir bölümü beslenmeyle de karşılanabilir. Kırmızı et, yumurta sarısı, kuru baklagiller ve pekmez bu açıdan sık önerilen kaynaklardır. Bu besinlerin C vitamini içeren gıdalarla birlikte tüketilmesi emilimi destekler.

D Vitamini Neden Gereklidir?

D vitamini, kalsiyumun bağırsaktan emilmesini ve kemik yapısına yerleşmesini sağlar. Bebeğin iskelet gelişimi bu döngüye bağlıdır. Annedeki eksiklik, hem kendi kemik sağlığını hem bebeğin depolarını etkileyebilir.

Bu vitaminin başlıca kaynağı güneş ışığının deriye temasıdır. Kapalı giyim, kapalı ortamda geçen uzun saatler ve güneşin az olduğu mevsimler üretimi azaltır. Bu nedenle eksiklik toplumda oldukça yaygındır.

Gebelikte günlük belirli bir miktarın alınması önerilir. Kan düzeyinin ölçülmesi durumunda miktar bu sonuca göre düzenlenebilir. Takviyenin yağlı bir öğünle birlikte alınması emilimini artırır.

Doğumdan sonra da bu takviyenin sürdürülmesi gündeme gelebilir. Emzirme döneminde annenin düzeyi bebeğe geçen miktarı da etkiler. Bu nedenle kullanım süresinin hekim değerlendirmesiyle belirlenmesi uygun olur.

Bu vitaminin bağışıklık düzeni ve kas işlevi üzerindeki etkileri de araştırılmaktadır. Eksikliğin yaygın olması nedeniyle takviye çoğu gebelikte önerilir. Beslenmeyle alınan miktarın sınırlı kalması, bu yaklaşımın temel gerekçesidir.

Kalsiyum ve Omega Takviyesi Şart mıdır?

Kalsiyum gereksinimi gebelikte artar; ancak bu artış çoğu kadında beslenmeyle karşılanabilir. Süt, yoğurt, peynir ve yeşil yapraklı sebzelerin düzenli tüketimi genellikle yeterli olur. Süt ürünlerini tüketemeyen kadınlarda takviye gündeme gelir.

Tansiyon yüksekliği açısından risk taşıyan bazı gebeliklerde kalsiyum desteği ayrıca değerlendirilir. Bu kararın kişiye özel verilmesi gerekir. Demir ile kalsiyumun aynı saatte alınmaması, iki mineralin emilim açısından birbirini engellememesi için önerilir.

Omega yağ asitleri bebeğin beyin ve görme gelişimiyle ilişkilendirilir. Haftada iki kez uygun balık tüketimi bu gereksinimi karşılayabilir. Balık tüketmeyen kadınlarda takviye düşünülebilir; ürünün cıva açısından güvenli kaynaktan elde edilmiş olması gözetilir.

Balık seçiminde cıva birikimi yüksek türlerden kaçınılması önerilir. Kılıç balığı ve köpek balığı bu grupta sayılır. Hangi türlerin uygun olduğu ve haftalık miktarın ne olacağı beslenme düzenlemesi sırasında ele alınır.

Aşırı Vitamin Alımının Sakıncası Var mıdır?

Takviyelerin fazla alınması yararı artırmaz. Yağda çözünen vitaminler vücutta birikebildiği için bu grupta aşırı alım daha belirgin sorunlara yol açabilir. A vitamini bu açıdan en dikkat edilmesi gereken maddedir.

Yüksek miktarda A vitamini alımının bebekte gelişimsel sorunlarla ilişkilendirildiği bildirilmiştir. Bu nedenle gebelikte A vitamini içeren yüksek dozlu ürünlerden ve karaciğer tüketiminden kaçınılması önerilir. Cilt için kullanılan bazı ilaçlar da bu grupta değerlendirilir.

Birden çok ürünün aynı anda kullanılması, farkında olmadan yüksek miktar alınmasına yol açabilir. Gebelik vitamini kullanılırken ayrıca tek tek vitamin alınması bu nedenle sakıncalıdır. Bitkisel içerikli ürünlerin de gebelikte güvenli olduğu varsayılmamalı, kullanım öncesinde danışılmalıdır.

Ürün etiketlerinin okunması bu açıdan yararlı bir alışkanlıktır. İçerikte hangi maddelerin ve hangi miktarlarda bulunduğu böylece görülebilir. Tereddüt duyulan bir içerik olduğunda ürünün kutusuyla birlikte kontrole getirilmesi değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Fazla alınan suda çözünen vitaminlerin büyük bölümü idrarla atılır. Buna karşın çok yüksek miktarlar bu grupta da rahatsızlık yaratabilir. Bu nedenle her vitamin için önerilen miktarın aşılmaması genel bir kural olarak benimsenir.

Takviyeler Nasıl ve Ne Zaman Alınmalı?

Kullanım saatinin her gün aynı olması, unutmayı azaltan basit bir düzenlemedir. Bulantı şikâyeti olan kadınlarda tabletin akşam yatmadan önce alınması daha kolay tolere edilebilir.

Demir ve kalsiyumun ayrı saatlerde alınması emilim açısından tercih edilir. Aynı şekilde çinko ile demirin birlikte yüksek miktarda alınmaması önerilir. Bu ayrımlar, ürün seçimi sırasında hekim tarafından düzenlenir.

Tabletin bütün olarak yutulması güçtür ise ürünün şurup ya da çiğnenebilir biçimleri değerlendirilebilir. Unutulan bir doz için ertesi gün iki tablet alınmaz. Kullanılan tüm takviyelerin kontrol sırasında hekime bildirilmesi uygun olur.

Takviyelerin bir kutu bittiğinde kendiliğinden bırakılması ya da başka bir ürünle değiştirilmesi uygun değildir. Kullanım süresi belirli bir plana göre belirlenmiştir. Değişiklik düşünüldüğünde bunun kontrol sırasında konuşulması gerekir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Takviye kullanımına başlandıktan sonra döküntü, kaşıntı ya da yüzde şişlik gelişmesi durumunda ürün bırakılmalı ve başvurulmalıdır. Bu bulgular alerjik bir yanıtı düşündürebilir.

Şiddetli mide ağrısı, sürekli bulantı ve kusma nedeniyle takviyelerin alınamaması bildirilmelidir. Bu durumda ürünün biçimi ya da kullanım saati değiştirilebilir. Demir kullanımı sırasında gelişen ve düzelmeyen kabızlık da paylaşılmalıdır.

Belirgin halsizlik, çarpıntı, nefes darlığı ve solukluk kansızlık açısından değerlendirme gerektirir. Vejetaryen ya da vegan beslenen kadınlarda B12 düzeyinin ayrıca gözden geçirilmesi uygun olur. Mide ya da bağırsak ameliyatı geçirmiş olanlarda emilim farklı seyredebileceği için takviye planı kişiye göre düzenlenir.

Doğumdan sonraki dönemde de takviye kullanımının sürüp sürmeyeceği ayrıca değerlendirilir. Emzirme, kan kaybı ve beslenme düzeni bu kararı etkileyen başlıklardır. Bu değerlendirmenin doğum sonrası kontrolde yapılması uygun olur.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir