Tiroid bezi, boynun ön bölümünde yer alan ve vücudun çalışma hızını düzenleyen hormonları üreten bir organdır. Gebelik döneminde bu bezin üzerindeki yük artar; hem annenin gereksinimi yükselir hem de bebeğin ilk aylardaki gelişimi anneden gelen hormonlara bağlıdır. Bu nedenle tiroid işlevindeki bozukluklar gebelikte ayrı bir başlık olarak ele alınır. Doğru izlemle çoğu durum sorunsuz biçimde yönetilebilir.
Gebelikte Tiroid Hormonları Nasıl Değişir?
Gebeliğin ilk haftalarında yükselen gebelik hormonu, yapısal benzerliği nedeniyle tiroid bezini hafifçe uyarır. Bu uyarı hormon üretimini bir miktar artırır ve buna karşılık TSH değeri düşer. Bu düşüş, gebeliğe özgü olağan bir değişimdir.
Karaciğerde üretilen ve hormonları taşıyan proteinin miktarı da artar. Bu artış, kandaki toplam hormon düzeyini yükseltir. Bu nedenle gebelikte toplam hormon değerleri yerine serbest hormon değerlerinin ölçülmesi tercih edilir.
Tiroid hormonu üretimi için gereken iyot gereksinimi de yükselir. Hem üretim artar hem de böbreklerden atılan iyot miktarı çoğalır. Bebeğin kendi tiroid bezi çalışmaya başlayana kadar anneden gelen hormonlara bağımlı olması, gereksinimi ayrıca artırır.
Bu değişiklikler nedeniyle gebelikte kullanılan referans aralıklar, gebelik dışındakinden farklıdır. Her üç aylık dönem için ayrı aralıklar tanımlanmıştır. Sonuçların bu aralıklara göre değerlendirilmesi gerekir; aksi hâlde olağan bir değişim hastalık gibi yorumlanabilir.
Bu nedenle gebelik öncesinde normal bulunan bir sonucun gebelikte de aynı biçimde yorumlanması doğru olmaz. Aynı biçimde, gebelikte alınan bir sonucun gebelik dışı aralıklarla karşılaştırılması yanıltıcıdır. Raporda hangi aralığın kullanıldığının belirtilmesi ve sonuçların hekimle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Hipotiroidi Gebeliği Nasıl Etkiler?
Tiroid hormonlarının yetersiz üretildiği duruma hipotiroidi denir. Belirtileri gebelik yakınmalarıyla karışabilir; yorgunluk, kilo alımı, kabızlık, üşüme ve cilt kuruluğu her iki durumda da görülebildiği için ayrım tetkikle yapılır.
Bebeğin beyin gelişimi, ilk üç ayda anneden gelen tiroid hormonlarına bağlıdır. Bu dönemde belirgin hormon yetersizliğinin gelişimi etkileyebildiği bildirilmiştir. Bu bilgi, gebeliğin erken döneminde değerlendirme yapılmasının başlıca gerekçesidir.
Tedavi edilmeyen belirgin hipotiroidinin gebelik kaybı, erken doğum, gebelikte tansiyon yükselmesi ve bebeğin gelişiminde geri kalma ile ilişkilendirildiği bildirilmiştir. Uygun tedavi uygulandığında bu ilişkinin büyük ölçüde ortadan kalktığı kabul edilir.
TSH değeri hafifçe yüksek olup hormon düzeyleri normal olan duruma gizli hipotiroidi denir. Bu grupta tedavi kararı, TSH değerinin düzeyine ve tiroid antikorlarının varlığına göre verilir; her kişide ilaç başlanması gerekmez.
Tarama konusunda iki yaklaşım bulunur. Bir yaklaşım tüm gebelere TSH bakılmasını, diğeri yalnızca öykü taşıyanlarda test istenmesini önerir. Ailede tiroid hastalığı, otoimmün hastalık öyküsü, önceki gebelikte tiroid sorunu ya da açıklanamayan gebelik kaybı bulunması test istenmesini gerektiren durumlar arasındadır.
Hipertiroidi Gebelikte Hangi Sorunlara Yol Açar?
Hormonların fazla üretildiği duruma hipertiroidi denir. Çarpıntı, aşırı terleme, sıcağa dayanıksızlık, ellerde titreme, huzursuzluk ve iştah artmasına rağmen kilo verememe başlıca belirtilerdir.
Gebelikte en sık neden Graves hastalığı adı verilen bağışıklık sistemi kaynaklı durumdur. Bundan ayrılması gereken bir tablo, gebeliğin erken döneminde gebelik hormonunun uyarısıyla ortaya çıkan geçici yükselmedir. İkincisi çoğunlukla tedavi gerektirmez ve kendiliğinden düzelir.
Bu geçici tabloya sıklıkla aşırı bulantı ve kusma eşlik eder. Ayrım için tiroid antikorlarına bakılır ve yakınmaların gidişi izlenir. Gerçek bir hipertiroidide belirtiler daha kalıcıdır ve gebelik öncesinden gelen bir öykü bulunabilir.
Tedavi edilmeyen belirgin hipertiroidinin erken doğum, gebelikte tansiyon yükselmesi, bebeğin gelişiminde geri kalma ve kalp yükünün artmasıyla ilişkilendirildiği bildirilmiştir. Graves hastalığında antikorların bebeğe geçebilmesi nedeniyle bebeğin tiroid işlevi de izlenir.
Hangi Tetkikler ve Ne Sıklıkla İstenir?
Temel tetkik TSH ölçümüdür. Bu değer tiroid işlevini gösteren en duyarlı göstergedir. Anormal bulunduğunda serbest T4 ve gerektiğinde serbest T3 ölçümleri eklenir. Ölçümler gebeliğe özgü referans aralıklarıyla karşılaştırılır.
Tiroid antikorlarının bakılması bazı durumlarda gündeme gelir. Bağışıklık sistemi kaynaklı bir tablo düşünülüyorsa, açıklanamayan gebelik kaybı öyküsü varsa ya da TSH sınırda yüksekse bu testler istenir. Antikor varlığı, izlem planını etkileyen bir bilgidir.
Tiroid ultrasonu bezin yapısını değerlendirmek üzere istenebilir; ışın içermediği için gebelikte uygulanabilir. Buna karşılık radyoaktif madde kullanılan sintigrafi incelemesi gebelikte yapılmaz.
Tedavi görenlerde kontrol sıklığı artar. İlaç dozu değiştirildiğinde dört ile altı hafta sonra kontrol istenir; doz kararlı hâle geldiğinde aralık uzatılabilir. Genel yaklaşım, her üç aylık dönemde en az bir kez değerlendirme yapılmasıdır.
Kan alımının zamanlaması da sonucu etkileyebilir. Levotiroksin kullanan kişilerde kanın, günün ilacı alınmadan önce verilmesi tercih edilir; ilaç alındıktan kısa süre sonra yapılan ölçüm hormon düzeyini olduğundan yüksek gösterebilir. Bu ayrıntının randevu alınırken sorulması yararlı olur.
İlaç Kullanımı Gebelikte Nasıl Düzenlenir?
Hipotiroidi tedavisinde levotiroksin kullanılır. Bu ilaç, vücudun kendi ürettiği hormonun aynısıdır ve gebelikte kullanımı uygundur. Gebelik öğrenildiğinde dozun artırılması sıklıkla gerekir; artan gereksinim nedeniyle önceki doz yetersiz kalabilir.
İlacın emilimi alım koşullarına duyarlıdır. Sabah aç karnına, bir bardak su ile alınması ve ardından en az yarım saat bir şey yenmemesi istenir. Demir ve kalsiyum içeren desteklerle aynı saatte alınmaması gerekir; aralarında birkaç saat bırakılması önerilir.
Hipertiroidi tedavisinde antitiroid ilaçlar kullanılır. Gebeliğin ilk üç ayında ve sonraki dönemde tercih edilen ilaçlar farklı olabilir; bu seçim hekim tarafından yapılır. Amaç, en düşük etkili dozla değerleri uygun aralıkta tutmaktır.
Hiçbir ilacın kendi kararıyla kesilmemesi ya da dozunun değiştirilmemesi gerekir. Gebelikte ilaç kullanmama düşüncesiyle tedavinin bırakılması, tedavi edilmemiş bir tiroid bozukluğunun getirdiği durumlara yol açabilir. Doğumdan sonra dozların yeniden düzenlenmesi gerekir.
Bulantı ve kusmanın belirgin olduğu dönemlerde ilacın alınamaması sık karşılaşılan bir güçlüktür. Bu durumda alım saatinin değiştirilmesi ya da farklı bir düzen kurulması gündeme gelebilir. Kaçırılan dozların nasıl telafi edileceğinin önceden sorulması, tedavinin sürekliliği açısından yararlıdır.
İyot Alımı Neden Önemlidir?
İyot, tiroid hormonlarının yapı taşıdır. Yeterli iyot alınmadığında hormon üretimi sürdürülemez. Gebelikte günlük gereksinim, gebelik dışındaki döneme göre belirgin biçimde artar; bu artış hem annenin hem bebeğin gereksinimini kapsar.
Beslenmede iyodun başlıca kaynağı iyotlu tuzdur. Deniz ürünleri, süt ve süt ürünleri de katkı sağlayan gıdalar arasındadır. Tuzun kapalı kapta ve ışık görmeyecek biçimde saklanması, içindeki iyodun korunmasını sağlar.
Gebelik vitaminlerinin bir bölümü iyot içerir. Kullanılan ürünün içeriğinin gözden geçirilmesi ve gerektiğinde iyot içeren bir ürüne geçilmesi önerilebilir. Bu değerlendirme hekim tarafından yapılır.
Aşırı iyot alımının da uygun olmadığı bilinmelidir. Yüksek dozda iyot içeren takviyeler tiroid işlevini baskılayabilir. Bu nedenle destek ürünlerinin hekime danışılmadan kullanılmaması ve dozun keyfi biçimde artırılmaması gerekir.
Doğum Sonrası Tiroid Takibi Nasıl Yapılır?
Doğumdan sonra gebeliğe bağlı hormonal değişiklikler ortadan kalkar. Gebelikte artırılmış olan levotiroksin dozunun genellikle gebelik öncesi düzeye çekilmesi gerekir. Bu düzenleme kontrol tetkikiyle yapılır.
Doğum sonrası dönemde ortaya çıkabilen ayrı bir tablo bulunur. Doğumdan sonraki aylarda tiroid bezinde geçici bir iltihaplanma gelişebilir; bu tabloda önce hormon fazlalığı, ardından yetersizlik dönemi görülür ve çoğunlukla kendiliğinden düzelir.
Belirtiler doğum sonrası dönemin olağan yakınmalarıyla karışabilir. Aşırı yorgunluk, çarpıntı, uyku düzensizliği, saç dökülmesi ve duygudurum değişiklikleri her iki durumda da bildirilir. Bu nedenle yakınmalar sürüyorsa tiroid değerlerine bakılması uygun olur.
Tedavi görenlerde emzirme genellikle sürdürülebilir. Levotiroksin emzirme döneminde kullanımı uygun bir ilaçtır. Antitiroid ilaçlar için doz ve ilaç seçimi ayrı değerlendirilir; bu konunun doğum öncesinde hekimle konuşulması planlamayı kolaylaştırır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Gebelik öncesinde tiroid hastalığı bulunanların, gebelik öğrenilir öğrenilmez değerlendirme istemesi uygun olur. Doz düzenlemesi gerektirebileceği için bu başvurunun ertelenmemesi önerilir.
Dinlenmekle geçmeyen belirgin yorgunluk, açıklanamayan kilo değişikliği, sürekli üşüme ya da aşırı terleme kontrolde dile getirilmelidir. Ciltte belirgin kuruluk, saç dökülmesinde artış ve kabızlık da bu grupta değerlendirilir.
Dinlenirken süren çarpıntı, ellerde titreme, huzursuzluk ve uyku düzeninin bozulması başvuru nedenidir. Boyunda şişlik fark edilmesi, yutkunmada zorlanma ya da ses değişikliği de değerlendirme gerektirir.
Ailede tiroid hastalığı öyküsü bulunanların bu bilgiyi ilk kontrolde paylaşması uygun olur. Aşırı bulantı ve kusmayla giden tablolarda tiroid değerlerinin bakılması gerekebilir. İlacın bulantı nedeniyle alınamaması da bildirilmesi gereken bir durumdur.