Dış genital bölgede süregen kaşıntı ve kızarıklık, çoğu zaman mantar enfeksiyonu sanılarak yinelenen ilaç kullanımına yol açar. Oysa bu bölgedeki şikâyetlerin önemli bir bölümü deri kaynaklıdır. Vulvar dermatit, tahriş edici maddelere ya da alerjik tepkiye bağlı olarak gelişen bir egzama tablosudur. Aşağıda bu tablonun nasıl geliştiği ve nasıl ele alındığı açıklanmıştır.
Vulvar Dermatit Neden Gelişir?
Dış genital bölgenin derisi, vücudun diğer bölgelerine göre daha ince ve geçirgendir. Bölgenin sürekli nemli kalması, kıvrımlar nedeniyle deri yüzeylerinin birbirine sürtünmesi ve giysilerle temas hâlinde olması, koruyucu bariyerin zayıflamasına zemin hazırlar.
Bariyer zayıfladığında dışarıdan gelen maddeler deriye daha kolay ulaşır. Bu maddelerin bir bölümü doğrudan tahriş edicidir; yeterli süre ve yoğunlukta temas ettiğinde herkeste tepki oluşturabilir. İdrar, ter, sabun kalıntısı ve sürtünme bu grupta yer alır.
İkinci mekanizma alerjik tepkidir. Burada bağışıklık sistemi belirli bir maddeye karşı duyarlılık geliştirmiştir ve çok küçük miktarlar bile yanıt oluşturur. Bu tepki temasın hemen ardından değil, bir ile iki gün sonra ortaya çıkabilir; bu gecikme sorumlu maddenin bulunmasını güçleştirir. Egzama, sedef ve atopik yatkınlık gibi deri hastalıkları da bu bölgede tablo oluşturabilir.
Bölgenin idrar ve akıntıyla sürekli temas hâlinde olması, bariyerin onarılmasını güçleştirir. İdrar kaçırma şikâyeti bulunan kişilerde ve akıntının arttığı dönemlerde bu etki belirginleşir. Bu nedenle altta yatan durumun ele alınması, tablonun düzelmesine katkı sağlar.
Hangi Ürünler Tahrişe Yol Açar?
Kokulu temizlik ürünleri bu listenin başında gelir. Parfüm içeren sabunlar, duş jelleri ve genital bölgeye özel olarak pazarlanan yıkama ürünleri deri bariyerini zayıflatabilir. Bölgenin içine yönelik duş uygulamaları da doğal dengeyi bozan uygulamalar arasındadır.
Günlük kullanılan hijyen ürünleri bir başka kaynaktır. Kokulu ped ve günlük ped kullanımı, ıslak mendiller ve içeriğindeki koruyucu maddeler sık bildirilen nedenlerdendir. Tuvalet kâğıdının kokulu ya da renkli olması da tabloya katkı sağlayabilir.
Çamaşır yıkamada kullanılan deterjan ve yumuşatıcı kalıntıları, iç çamaşırı yoluyla deriye ulaşır. Sentetik ve dar giysiler nemi hapsederek sürtünmeyi artırır. Ayrıca bölgeye uygulanan bazı kremler, tüy alma ürünleri, kayganlaştırıcılar ve prezervatif içeriğindeki maddeler de duyarlılık geliştirilebilecek ürünler arasında sayılır. İlginç biçimde, mantar için kullanılan kremlerin kendisi de zamanla tepkiye yol açabilir.
Sorumlu ürünün bulunması için tek tek eleme yöntemi kullanılabilir. Kullanılan ürünlerin bir süre bırakılması ve şikâyetin seyrinin izlenmesi, hangisinin tabloya katkı sağladığını ortaya koyabilir. Bu süreçte tutulan bir kayıt, değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Genital Bölge Egzaması Belirtileri Nelerdir?
Kaşıntı en belirgin şikâyettir. Genellikle sürekli seyreder ve gece belirginleşir. Kaşımanın geçici bir rahatlama sağlaması, kişiyi bu davranışı yinelemeye yönlendirir ve tablo ağırlaşır.
Muayenede kızarıklık, ödem ve derinin parlak görünmesi izlenir. Yeni gelişen tablolarda küçük su toplamaları ve sulanma görülebilir. Süregen tablolarda ise deri kalınlaşır, çizgileri belirginleşir ve rengi koyulaşabilir. Kaşımaya bağlı çizik izleri ve yüzeysel çatlaklar sık saptanan bulgulardır.
Yanma hissi ve idrar yaparken bölgede batma tabloya eşlik edebilir. Bu bulgu idrar yolu enfeksiyonuyla karıştırılabilir; ancak burada yanma idrarın zedelenmiş deriye temasından kaynaklanır. Cinsel ilişki sırasında ağrı da bildirilen yakınmalardandır. Akıntı miktarında artış genellikle beklenmez; bu özellik ayrımda yol gösterir.
Şikâyetlerin belirli dönemlerde belirginleşmesi de kaydedilir. Adet döneminde ped kullanımıyla artan, ilişkiden sonra ortaya çıkan ya da belirli bir giysiyle bağlantılı görülen alevlenmeler sorumlu etkeni işaret edebilir. Bu bağlantıların fark edilmesi tanıya katkı sağlar.
Mantar Enfeksiyonundan Nasıl Ayrılır?
İki tablo da kaşıntı ve kızarıklıkla seyrettiği için sık karıştırılır. En pratik ayrım noktası akıntıdır. Mantar enfeksiyonunda beyaz, kesik süt görünümünde ve kokusuz bir akıntı bulunur. Dermatitte ise akıntı özelliklerinde belirgin bir değişiklik olmaz.
Şikâyetin seyri de ayırt edicidir. Mantar enfeksiyonu genellikle birkaç gün içinde belirginleşir ve uygun tedaviyle geriler. Dermatit ise haftalar ya da aylar boyunca dalgalanarak sürer; belirli ürünlerle temas sonrasında alevlenir.
Tedaviye alınan yanıt bir başka ipucudur. Mantara yönelik kremlerin yinelenen kullanımına karşın şikâyetin sürmesi ya da ağırlaşması, tanının gözden geçirilmesini gerektirir. Kesin ayrım için akıntıdan alınan örneğin mikroskop altında incelenmesi ve gerektiğinde kültür yapılması yeterli bilgi sağlar. İki tablonun aynı kişide birlikte bulunabileceği de göz önünde tutulur.
Yinelenen mantar enfeksiyonu tanısı almış kişilerde kan şekerinin değerlendirilmesi yerinde olur. Şeker hastalığı, bu enfeksiyonların sık yinelemesine zemin hazırlayan durumlar arasındadır. Bu değerlendirme, tablonun neden inatçı seyrettiğini açıklayabilir.
Genital Bölge Egzaması Tanısı Nasıl Konur?
Tanının temeli ayrıntılı öyküdür. Şikâyetin ne zaman başladığı, hangi dönemlerde arttığı, kullanılan temizlik ürünleri, ped tercihi, çamaşır deterjanı, uygulanan kremler ve giyim alışkanlıkları tek tek sorgulanır. Bu sorgulama, sorumlu maddenin bulunmasında başlıca yol gösterici adımdır.
Muayenede derinin görünümü değerlendirilir. Kızarıklığın sınırları, kalınlaşma bulunup bulunmadığı, çatlak ve renk değişikliği not edilir. Tutulumun yalnızca temas eden bölgelerle sınırlı kalması, dıştan gelen bir maddeyi düşündüren bir bulgudur.
Akıntıdan örnek alınması, mantar ve bakteriyel nedenlerin ayrılmasını sağlar. Şikâyeti sürenlerde alerji testi olarak yama testi gündeme gelebilir; bu inceleme, sırt derisine uygulanan maddelerle duyarlılığın araştırılmasını sağlar. Görünümün belirsiz kaldığı, tedaviye yanıt alınamayan ve kalınlaşmanın belirgin olduğu durumlarda biyopsi istenebilir. Bu işlem bölgesel uyuşturma altında yapılır ve dokunun mikroskop altında incelenmesini sağlar.
Hangi Tedavi Yaklaşımları Uygulanır?
İlk ve en belirleyici adım, tahriş eden maddenin bulunup uzaklaştırılmasıdır. Sorumlu ürün kullanımdan çıkarılmadan uygulanan kremler geçici rahatlama sağlar ancak tablo yineler. Bu nedenle ürün gözden geçirmesi tedavinin ayrılmaz parçasıdır.
İltihabı azaltmaya yönelik olarak bölgesel kortizon içerikli kremler kullanılabilir. Bu bölgenin derisi ince olduğundan ilacın gücü ve kullanım süresi hekim tarafından belirlenir. Uzun süreli ve denetimsiz kullanımın deride incelme ve renk değişikliği gibi sorunlara yol açabileceği bilinmelidir.
Nemlendirici ve koruyucu bariyer kremleri destekleyici olarak kullanılır. Kaşıntının uykuyu böldüğü durumlarda ağızdan alınan bazı ilaçlar eklenebilir. Kaşımaya bağlı olarak bakteriyel enfeksiyon geliştiğinde buna yönelik yaklaşım ayrıca planlanır. Mantar enfeksiyonu eşlik ediyorsa iki tabloya birlikte yaklaşılır.
Yanıtın değerlendirilmesi belirli bir sürenin sonunda yapılır. İki ile dört haftalık düzenli kullanımın ardından kaşıntının azalması ve deri görünümünün düzelmesi beklenir. Bu sürede belirgin bir değişiklik olmaması, tanının gözden geçirilmesini gerektirir.
Günlük Bakımda Nelere Dikkat Edilmeli?
Temizlik ılık su ile yapılabilir; sabun kullanılacaksa kokusuz ve nötr yapıda olanlar tercih edilir. Bölgenin içine yönelik yıkama uygulamalarından kaçınılması önerilir. Yıkama sonrasında ovalamadan, hafifçe kurulama yapılması yerinde olur.
İç çamaşırının pamuklu ve bol olması nemin uzaklaşmasını kolaylaştırır. Dar pantolon ve sentetik taytların uzun süre giyilmemesi önerilir. Çamaşırların kokusuz deterjanla yıkanması ve yumuşatıcı kullanılmaması, kalıntıya bağlı tepkiyi azaltır.
Günlük ped kullanımının gerekmedikçe sürdürülmemesi yararlı olur. Adet döneminde kokusuz ürünler tercih edilir ve sık değiştirilir. Kaşıma alışkanlığının kırılması sürecin en zorlayıcı bölümüdür; tırnakların kısa tutulması ve gece bölgeye serin kompres uygulanması bu konuda destekleyici olabilir.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Kaşıntının haftalarca sürmesi, gece uykuyu bölmesi ya da günlük yaşamı etkilemesi değerlendirme gerekçesidir. Bakım önerilerine karşın şikâyetin gerilememesi de inceleme gerektirir.
Mantara yönelik kremlerin yinelenen kullanımına karşın şikâyetin sürmesi, tanının gözden geçirilmesini gerektiren bir durumdur. Bu noktada kendi kendine ilaç kullanımının sürdürülmemesi ve değerlendirme yapılması yerinde olur.
Bölgede iyileşmeyen yara, kanama, kalıcı beyaz ya da koyu renkli alanlar, sertleşme ve ele gelen kitle ayrı bir inceleme gerektirir. Ateş, kötü kokulu akıntı ve şiddetli ağrı da başvuru gerekçeleri arasındadır. Şikâyetlerin cinsel ilişkiyi güçleştirdiği ya da idrar yapmayı belirgin biçimde zorlaştırdığı durumlarda da değerlendirme önerilir.