randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Genital Siğil (Kondiloma Aküminatum)

Kondiloma aküminatumun bulaşma biçimi, görünümü, HPV ile bağlantısı, tanı yöntemleri, uygulanan işlemler ve yineleme olasılığı üzerine bilgilendirme.

Genital bölgede ortaya çıkan yumuşak, kabarık ve deri renginde oluşumlar tıp dilinde kondiloma aküminatum olarak adlandırılır. Bu oluşumlar insan papilloma virüsünün belirli tiplerinin doku yüzeyinde çoğalması sonucu gelişir. Kadınlarda ve erkeklerde benzer biçimde görülür. Görünümleri rahatsız edici bulunsa da kanserleşme özelliği düşük tiplerle ilişkilidir. Aşağıda oluşumların nasıl geliştiği, hangi işlemlerle ele alındığı ve neden yineleyebildiği anlatılmıştır.

Genital Siğil Nasıl Bulaşır?

Virüs, deri ve mukoza yüzeylerinin doğrudan teması sırasında geçer. Cinsel temas bu geçişin en sık yoludur. Vücut sıvılarının değişimi gerekmez; yüzeylerin birbirine sürtünmesi virüsün aktarılması için yeterlidir. Bu özellik, kondom kullanımının koruyuculuğunun neden kısmi olduğunu açıklar; örtülmeyen bölgeler temasa açık kalır.

Virüs bulaştıktan sonra oluşumların görünür hale gelmesi haftalardan aylara uzanan bir süre alır. Bu gecikme, bulaşın hangi ilişkide gerçekleştiğinin belirlenmesini çoğu zaman olanaksız kılar. Uzun süredir tek eşli birlikteliklerde de oluşumların ortaya çıkabilmesinin nedeni budur.

Doğum sırasında bebeğe geçiş seyrek görülen bir yoldur; bebeğin solunum yollarında oluşumlara yol açabilir. Elde bulunan olağan siğillerin genital bölgeye taşınması ise farklı virüs tipleri söz konusu olduğu için beklenen bir durum değildir. Havlu ve ortak eşya yoluyla geçiş kuramsal olarak tartışılsa da ana yol cinsel temastır.

Bulaş olasılığı, oluşumların bulunduğu dönemde en yüksektir. Buna karşın görünür bir oluşum bulunmadan da virüs aktarılabilir; bu durum yaygın karşılaşmanın nedenlerinden biridir. Bağışıklık sistemi virüsü baskıladığında bulaştırıcılık azalır.

Genital Siğil Belirtileri Nelerdir?

Oluşumlar başlangıçta toplu iğne başı büyüklüğünde, deriyle aynı renkte ya da pembemsi kabartılar biçimindedir. Zamanla büyüyerek karnabahar görünümünü andıran kümeler oluşturabilir. Yüzeyleri pürüzlü, kıvamları yumuşaktır.

Kadınlarda en sık yerleştikleri bölgeler dış dudaklar, vajina girişi, makat çevresi ve vajina içidir. Rahim ağzında da bulunabilirler; bu konumda gözle görülmedikleri için ancak muayenede fark edilirler. Makat çevresindeki oluşumlar, o bölgeyle temas olmasa da görülebilir.

Çoğu oluşum ağrı yaratmaz. Kaşıntı, hafif yanma ve sürtünmeye bağlı kanama görülebilen yakınmalardır. Büyük kümeler ilişki sırasında rahatsızlık verebilir. Kişinin oluşumları fark etmesi genellikle temizlik sırasında elle hissetmesiyle olur; gözle görülemeyecek kadar küçük olanlar muayenede saptanır.

Gebelik döneminde oluşumların sayısı ve boyutu artabilir. Bunun nedeni bu dönemde bağışıklık yanıtındaki değişiklikler ve bölgedeki kan akımının artmasıdır. Doğumdan sonraki aylarda bu büyüme çoğunlukla geriler; bir bölümü kendiliğinden kaybolur.

HPV ile İlişkisi Nedir?

Genital siğillerin büyük bölümünden HPV'nin 6 ve 11 numaralı tipleri sorumludur. Bu tipler düşük riskli grupta yer alır; hücrede kanserleşmeye yol açan değişiklikleri başlatma özellikleri belirgin değildir. Bu nedenle siğil varlığı, kanser gelişeceği anlamına gelmez.

Aynı kişide birden fazla HPV tipinin bir arada bulunması olanaklıdır. Düşük riskli tiplerle birlikte yüksek riskli tiplerin de taşınıyor olması söz konusu olabilir. Bu nedenle siğil saptanan kadınlarda rahim ağzı taramasının aksatılmaması istenir.

Siğillerin ortadan kaldırılması, virüsün vücuttan tümüyle temizlendiği anlamına gelmez. İşlemler görünür oluşumları hedef alır; çevredeki görünmeyen dokuda virüs kalabilir. Bağışıklık sistemi zaman içinde virüsü baskılayabilir. HPV aşısı, siğillere yol açan tipleri de kapsayan biçimlerde bulunur ve koruyucu amaçla uygulanır.

Genital Siğil Tanısı Nasıl Konur?

Tanı büyük ölçüde muayeneye dayanır. Oluşumların görünümü, yerleşimi ve dokusu değerlendirilir. Deneyimli bir gözle yapılan inceleme çoğu olguda yeterlidir; ek test gerekmez.

Vajina içinin ve rahim ağzının değerlendirilmesi için spekulum muayenesi yapılır. Şüpheli görünümlü alanlarda kolposkopi adı verilen büyütmeli inceleme uygulanabilir. Bu inceleme sırasında dokuya sürülen çözeltilerle değişiklik gösteren alanlar belirlenir.

Görünümü olağandan farklı, hızla büyüyen, sertleşen, renk değiştiren ya da uygulanan işleme yanıt vermeyen oluşumlardan doku örneği alınabilir. Bu inceleme, benzer görünümdeki başka tabloların ayırt edilmesini sağlar. Sifilizde görülen kabarık lezyonlar ve bazı iyi huylu deri oluşumları bu ayrımın kapsamındadır. Siğil saptanan kişilerde diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yönelik testler de istenebilir.

Eşin de değerlendirilmesi önerilir. Erkeklerde oluşumlar penis, skrotum ve makat çevresinde bulunabilir; küçük olanlar gözden kaçabilir. Eşte oluşum saptanmaması, virüsün taşınmadığı anlamına gelmez; virüs görünür bulgu olmadan da bulunabilir.

Hangi Tedavi Seçenekleri Vardır?

Yaklaşım, oluşumların sayısına, boyutuna ve yerleşimine göre belirlenir. Bölgeye uygulanan ilaçlı çözelti ve kremler, az sayıda ve küçük oluşumlarda kullanılabilir. Bir bölümü kişinin kendisi tarafından uygulanır, bir bölümü hekim tarafından uygulanır. Uygulama süresi haftalarla ölçülür.

İşlem yoluyla ortadan kaldırma seçenekleri de bulunur. Sıvı azotla dondurma, elektrikle yakma, lazer uygulaması ve cerrahi olarak kesip çıkarma bu grupta yer alır. Yaygın ve büyük kümelerde işlem yöntemleri öne çıkar; bölgesel uyuşturma altında uygulanır.

Her yöntemin kendine özgü olası sorunları vardır. İşlem bölgesinde ağrı, yanma, geçici kızarıklık, iyileşme sırasında oluşan renk değişikliği ve seyrek olarak iz kalması bildirilen durumlardır. Uygulanan ilaçlı ürünlerin bir bölümü gebelikte kullanılmaz; gebelerde yöntem seçimi ayrıca değerlendirilir. Hangi yaklaşımın uygun olduğu muayene bulgularına göre hekim tarafından belirlenir.

Uygulama sonrasında bölgede iyileşme birkaç hafta sürebilir. Bu dönemde cinsel temastan kaçınılması, hem iyileşmenin desteklenmesi hem de bulaş olasılığının azaltılması açısından istenir. İyileşme tamamlandıktan sonra bölge yeniden değerlendirilir.

Siğiller Tekrarlar mı?

Yineleme bu tabloda sık karşılaşılan bir durumdur. Uygulanan işlemden sonraki ilk aylar içinde yeni oluşumların belirmesi olağandışı değildir. Bunun nedeni, işlemin görünür oluşumları hedef alması, çevredeki sağlıklı görünen dokuda virüsün kalabilmesidir.

Yineleme, uygulanan yöntemin yetersiz kaldığı anlamına gelmez. Bağışıklık sisteminin virüsü baskılaması zaman aldığı için bu dönemde yeni oluşumlar çıkabilir. Sigara kullanımı, bağışıklığı baskılayan hastalıklar ve bu yönde etki eden ilaçlar yinelemeyi kolaylaştıran koşullar arasındadır.

Bu nedenle işlem sonrasında belirli aralıklarla kontrol muayenesi önerilir. Yeni oluşumların erken saptanması, daha küçük boyutta ve daha basit yöntemlerle ele alınmasına olanak tanır. Zamanla yineleme sıklığı azalır; birçok kişide oluşumlar bir noktadan sonra ortaya çıkmaz.

Korunmak İçin Neler Yapılabilir?

Kondom kullanımı geçiş olasılığını azaltır ancak tümüyle ortadan kaldırmaz. Bunun nedeni virüsün örtülmeyen deri bölgelerinde de bulunabilmesidir. Yine de düzenli kullanım, hem bu virüs hem de diğer etkenler açısından koruyucu bir alışkanlıktır.

Aşı uygulaması, siğillere yol açan tipleri de içeren biçimlerde bulunur. Aşının koruyucu etkisi, virüsle karşılaşmadan önce yapıldığında en belirgindir. Bu nedenle uygulama için önerilen yaş aralığı ergenlik dönemidir; ileri yaşlarda da uygulanabilir. Aşının kimlere ve hangi takvimle yapılacağı hekim tarafından belirlenir.

Sigaranın bırakılması, virüsün baskılanmasına katkı sağlayan bir başka etkendir. Cinsel eş sayısının sınırlı tutulması geçiş olasılığını azaltır. Eşte oluşum saptandığında değerlendirme için başvurulması, tablonun karşılıklı sürmesini engelleyen bir adımdır.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Genital bölgede yeni fark edilen herhangi bir kabartı, ağrısız olsa bile değerlendirilmelidir. Kendi kararıyla eczaneden alınan ürünlerin uygulanması uygun değildir; başka tablolar benzer görünümde olabilir.

Oluşumların hızla büyümesi, kanaması, renginin koyulaşması ya da sertleşmesi ayrıca inceleme gerektiren bulgulardır. Bölgede yara oluşması ve iyileşmemesi de aynı biçimde değerlendirilmelidir.

Gebelik döneminde ortaya çıkan ya da mevcut oluşumların hızla büyüdüğü durumlar hekimle paylaşılmalıdır; bu dönemde gerek ilaç seçimi gerek doğum planı ayrıca ele alınır. Uygulanan işlemden sonra bölgede artan ağrı, kötü kokulu akıntı ya da ateş gelişmesi de başvuru gerekçesidir. Rahim ağzı taraması için önerilen aralıkların aksatılmaması, siğil öyküsü bulunanlar için ayrı bir önem taşır.