HPV aşısı uygulanan kişilerde sık sorulan konulardan biri, taramanın gerekip gerekmediğidir. Aşı belirli tiplere karşı koruma sağlar; ancak yüksek riskli tiplerin tümünü kapsamaz. Bu nedenle aşılanmış kişilerde de düzenli tarama önerilir. İki yaklaşım birbirinin yerine geçmez, birbirini tamamlar. Aşağıda aşının kapsamı, taramanın neden sürdürüldüğü ve izlemin nasıl planlandığı açıklanmıştır.
HPV Aşısı Hangi Tiplere Karşı Koruma Sağlar?
HPV aşıları, virüsün dış kabuk proteinine benzeyen parçacıklar içerir. Bu parçacıklar virüs materyali taşımaz; yalnızca bağışıklık sisteminin tanıyacağı bir yapı oluşturur. Vücut bu yapıya karşı antikor üretir. Daha sonra gerçek virüsle karşılaşıldığında hazır bulunan antikorlar virüsün hücreye yerleşmesini engellemeye çalışır. Bu mekanizma aşının çalışma ilkesidir.
Aşıların ilk kuşağı yalnızca iki numarayı, on altı ve on sekizi hedef almıştır; bunun nedeni rahim ağzı kaynaklı ileri hücre değişikliklerinde bu ikilinin diğerlerinden belirgin biçimde daha sık saptanmasıdır. Dolayısıyla bu kuşak aşıyı olmuş bir kadın, listede yer almayan bir tiple karşılaşabilir ve bu tip vücutta kalıcılık gösterebilir. Aşının sağladığı yanıt yalnızca hedeflenen numaralar için geçerli olduğundan, tarama takvimi aşı öyküsünden bağımsız sürdürülür.
Bir bölüm aşı düşük riskli altı ve on bir numaralı tipleri de kapsar. Bu tipler genital siğil oluşumuyla ilişkilidir. Bu kapsam, siğil gelişimine karşı ek bir koruma sağlar. Hücre değişikliği açısından bu tiplerin bir katkısı yoktur. İki koruma alanı ayrı değerlendirilir.
Kapsamı genişletilmiş ürünlerde hedeflenen tip sayısı dokuza çıkarılmıştır; listeye otuz bir, otuz üç, kırk beş, elli iki ve elli sekiz numaralı tipler eklenmiştir. Bu genişleme testin gereğini ortadan kaldırmaz, çünkü tanımlanmış onlarca yüksek riskli tipin tamamı hâlâ kapsam dışındadır. Aşılanmış bir kadında tarama sırasında saptanan pozitiflik çoğunlukla bu kapsam dışı tiplerden birine aittir. Kaç doz uygulanacağı ise aşıya başlanan yaşa göre değişir.
Aşı Tüm HPV Tiplerini Kapsar mı?
Aşılar yüksek riskli tiplerin tümünü kapsamaz. Bu grupta yaklaşık on dört tip bulunurken, en geniş kapsamlı aşı bunların yedisini içerir. Kapsam dışında kalan tipler de hücre değişikliğiyle ilişkilendirilebilir. Bu nedenle aşı, riskin tamamını ortadan kaldırmaz. Kapsamın sınırlı olması taramanın sürdürülmesinin temel nedenidir.
Kapsam dışı tiplerin görülme sıklığı, kapsanan tiplere göre daha düşüktür. Bu nedenle aşının sağladığı koruma yine de önemli bir katkı sunar. Ancak düşük sıklık, olasılığın sıfır olduğu anlamına gelmez. Bu ayrım, aşı sonrası izlemin neden sürdürüldüğünü açıklar. Beklentinin doğru kurulması önemlidir.
Aşı, uygulandığı sırada vücutta bulunan bir enfeksiyonu ortadan kaldırmaz. Etkisi yeni karşılaşmalara karşıdır. Bu nedenle aşı bir tedavi yöntemi değildir. Bu ayrımın bilinmesi, aşı sonrası pozitif çıkan bir testin nasıl yorumlanacağını da kolaylaştırır. Böyle bir sonuç aşının işe yaramadığını göstermez.
Aşının koruma süresine ilişkin veriler uzun yıllardır izlenmektedir. Bugüne kadarki gözlemler korumanın uzun süreli olduğunu göstermektedir. Yine de bu bilgi taramanın gerekliliğini değiştirmez. Kapsam dışı tipler için izlem sürdürülür. Plan hekim tarafından belirlenir.
Aşı Sonrası Tarama Neden Sürdürülür?
Taramanın sürdürülmesinin ilk nedeni aşı kapsamının sınırlı olmasıdır. Kapsam dışında kalan yüksek riskli tipler hücre değişikliğine yol açabilir. Bu değişiklikler belirti vermeden ilerlediği için ancak tarama ile fark edilebilir. Aşı bu tiplere karşı koruma sağlamadığından izlem gerekir. Bu, aşının başarısızlığı değil kapsamının sonucudur.
İkinci neden, aşının uygulanma zamanıdır. Cinsel yaşam başladıktan sonra uygulanan aşılarda, o tiplerden biriyle daha önce karşılaşılmış olabilir. Bu durumda aşının o tipe karşı katkısı sınırlı kalır. Kişi bu karşılaşmayı fark etmemiş olabilir. Tarama bu belirsizliği gideren yöntemdir.
Üçüncü neden, hücre değişikliklerinin yalnızca HPV ile ilişkili olmamasıdır. Smear incelemesi hücre görünümündeki farklı değişiklikleri de gösterebilir. Enfeksiyonlar ve hormonal etkiler bu görünümü değiştirebilir. Bu bulguların değerlendirilmesi de taramanın kapsamındadır. İnceleme yalnızca HPV'ye yönelik değildir.
Tarama ve aşı farklı amaçlara hizmet eder. Aşı yeni enfeksiyonların oluşmasını azaltmayı, tarama ise gelişmiş bir değişikliği erken aşamada saptamayı hedefler. Bu iki yaklaşım birlikte uygulandığında izlem daha bütünlüklü olur. Birinin varlığı diğerini gereksiz kılmaz. Bu ilişki izlem planının temelini oluşturur.
Tarama Hangi Yaşta Başlar, Hangi Aralıkla Yapılır?
Tarama çoğunlukla yirmi bir yaş civarında başlatılır. Daha erken yaşlarda başlatılmamasının nedeni, bu dönemde saptanan enfeksiyonların büyük bölümünün kendiliğinden temizlenmesidir. Erken testler geçici enfeksiyonları yakalayarak gereksiz işlem yapılmasına yol açabilir. Bu nedenle başlangıç yaşı gözlemlere dayanarak belirlenmiştir. Aşılanmış kişilerde de aynı yaş geçerlidir.
Yirmi bir ile yirmi dokuz yaş arasında genellikle smear incelemesi tercih edilir. Bu yaş grubunda HPV testi rutin olarak istenmeyebilir; çünkü pozitiflik sık görülür ve çoğu geçicidir. Smear aralığı çoğunlukla üç yıl olarak önerilir. Sonuçlarda değişiklik varsa aralık kısalır. Karar hekim tarafından verilir.
Otuz yaş ve üzerinde HPV testi tarama programında daha belirgin yer alır. Bu yaşta saptanan enfeksiyonların kalıcı olma olasılığı görece yüksektir. Smear ve HPV testinin birlikte yapıldığı durumlarda aralık beş yıla kadar uzayabilir. Sonuçlar olağan olduğu sürece bu aralık korunur. Değişiklik varsa plan güncellenir.
Taramanın sonlandırılması da yaşa ve önceki sonuçlara göre belirlenir. Uzun süre olağan sonuç alınan kişilerde belirli bir yaştan sonra tarama sonlandırılabilir. Bu karar bireysel olarak verilir. Rahim ağzının alındığı ameliyat geçiren kişilerde yaklaşım farklılaşır. Planlama kişiye özgü yapılır.
Smear ve HPV Testi Arasındaki Fark Nedir?
Smear incelemesi, rahim ağzından alınan hücrelerin mikroskop altında değerlendirilmesidir. Bu inceleme hücrelerin yapısında değişiklik olup olmadığını gösterir. Virüsün varlığını bildirmez. Yani smear, virüsün doku üzerindeki etkisini ortaya koyan bir testtir. Sonuç hücre görünümüne göre raporlanır.
HPV testi ise aynı örnekte virüsün genetik materyalini araştırır. Bu test virüsün o an dokuda bulunup bulunmadığını gösterir. Hücrelerin nasıl göründüğü hakkında bilgi vermez. İki testin verdiği bilgi bu nedenle birbirinin yerine geçmez. Farklı sorulara yanıt verirler.
Aradaki fark, birinin nedeni diğerinin sonucu araştırmasıdır. Virüs testi rahim ağzından alınan örnekte etkenin genetik izini arar ve henüz hiçbir hücre değişikliği yokken bile pozitif çıkabilir. Hücre incelemesi ise aynı bölgeden alınan hücrelerin biçimine bakar; burada bir bozulma görülmesi için sürecin bir süre ilerlemiş olması gerekir. Aşılanmış kadınlarda kapsam dışı bir tip taşınıyorsa, bu ikili bakış birbirini tamamlar.
Sonuçların farklı çıkması olağandır. HPV pozitif ancak smear olağan olabilir; bu durumda virüs bulunmakta fakat henüz hücresel etki oluşmamıştır. Tersi de görülebilir; smear değişik ancak HPV olumsuz olabilir. Bu durumda başka nedenler düşünülür. Yorum kişinin öyküsüyle birlikte yapılır.
Aşı Öncesi Bulaşmış Enfeksiyonlar Ne Olur?
Aşı, uygulandığı sırada vücutta bulunan bir enfeksiyonu ortadan kaldırmaz. Bağışıklık yanıtı yeni karşılaşmalara karşı gelişir. Mevcut enfeksiyonun seyri kişinin kendi bağışıklık yanıtına bağlı kalır. Bu enfeksiyonların büyük bölümü zaten kendiliğinden temizlenir. Aşı bu süreci hızlandırmaz.
Aşı öncesi karşılaşılan tipin hangisi olduğu çoğunlukla bilinmez. Kişi enfeksiyonu fark etmemiş olabilir. Bu nedenle aşının o tipe karşı katkısının olup olmadığı belirlenemez. Yine de aşı, kapsadığı diğer tiplere karşı koruma sağlamayı sürdürür. Bu katkı yok sayılmaz.
Aşı sonrası yapılan bir testte pozitiflik saptanması olağandışı değildir. Bu sonuç aşının etkisiz olduğu anlamına gelmez. Saptanan tip aşı kapsamı dışında olabilir ya da aşı öncesinde alınmış olabilir. Değerlendirme tip bilgisi ve smear sonucuyla birlikte yapılır. Yorum kişiye özgüdür.
Cinsel yaşamı başlamış kişilerde de aşı uygulanabilir. Bu durumda beklenen katkı, henüz karşılaşılmamış tiplere karşı korumadır. Uygulama kararı yaş ve genel duruma göre verilir. Aşı sonrası tarama planı değişmez. İzlem aynı takvimle sürdürülür.
Hangi Durumlarda Daha Sık Kontrol Önerilir?
Önceki tarama sonuçlarında hücre değişikliği saptanmış kişilerde aralık kısaltılır. Bu durumda izlem, değişikliğin derecesine göre planlanır. Hafif değişikliklerde daha sık smear, belirgin değişikliklerde ileri inceleme gündeme gelebilir. Karar hekim tarafından verilir. Plan sonuçlara göre güncellenir.
Bağışıklığı baskılayan hastalık ya da ilaç kullanımı olan kişilerde de aralık kısalır. Bu kişilerde enfeksiyonun temizlenmesi güçleşebilir ve süreç daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle daha yakın izlem tercih edilir. Durumun hekime bildirilmesi gerekir. Planlama bu bilgiye göre yapılır.
On altı ya da on sekiz numaralı tip saptanmış kişilerde de yaklaşım farklılaşır. Bu tiplerde smear olağan olsa bile ileri değerlendirme önerilebilir. Bunun nedeni bu tiplerin kalıcı olma eğilimidir. Bu farklılık tip bilgisinin neden raporlandığını gösterir. İzlem buna göre kurulur.
Daha önce hücre değişikliği nedeniyle girişim uygulanmış kişilerde izlem uzun süre sürdürülür. Bu grupta kontrol aralıkları belirli bir süre boyunca daha sık tutulur. Sonuçlar olağan seyrettiğinde aralık kademeli olarak uzatılabilir. Bu planlama kişiye özgü yapılır. Kontrollerin aksatılmaması önemlidir.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Aşı planlaması hakkında bilgi almak için başvurmak uygun olur. Hangi aşının uygulanacağı, kaç doz gerektiği ve zamanlaması yaşa göre değişir. Bu bilgiler kişiye özgü olarak verilir. Genel bir şema herkese uymayabilir. Değerlendirme muayene sırasında yapılır.
Tarama zamanı geldiğinde kontrole gidilmesi gerekir. Aşılanmış olmak taramanın ertelenmesi için gerekçe sayılmaz. Kapsam dışı tipler nedeniyle izlem sürdürülür. Belirti bulunmaması da kontrolün gereksiz olduğunu göstermez.
Aşı yaptırmış bir kadında kontrolden etkenin varlığı ya da hücrelerde farklılaşma bildirildiğinde, bu çıktı aşının işe yaramadığı biçiminde okunmamalıdır; aşının kapsamadığı alt gruplar da tarama testinde görünür. Kâğıdın ne anlattığı kişinin kaç yaşında olduğu, hangi alt grubun saptandığı ve geçmiş kontrollerde nelerin görüldüğüyle birlikte çözülür. Bundan sonraki kontrol takvimi de bu değerlendirmenin ardından çizilir.
Aşılı olmak, tarama takvimi dışında ortaya çıkan yakınmaların göz ardı edilmesini haklı kılmaz. Birliktelik ardından yinelenen kan izi, beklenen zaman dışında görülen kanama ya da bitmeyen bir salgı sezildiğinde randevu alınması yerinde olur. Bu tabloların arkasında çoğu kez rahim ağzındaki iyi huylu değişiklikler bulunur. Yine de nereden kaynaklandığının ortaya konması gerekir ve ayrım bakı ile sağlanabilir.