Tarama sonucunda HPV pozitifliği bildirilmesi çoğu kadında kaygı yaratır. Oysa bu sonuç tek başına bir hastalık tanısı değildir. Yalnızca virüsün o anda rahim ağzı hücrelerinde bulunduğunu gösterir. Sonucun ne anlama geldiği, hangi tipin saptandığına ve hücre incelemesinin ne gösterdiğine göre değişir. Aşağıda pozitif sonucun nasıl yorumlandığı ve izlem planının nasıl kurulduğu açıklanmıştır.
HPV Testi Neyi Ölçer?
HPV testi, rahim ağzından alınan hücre örneğinde virüsün genetik materyalini araştırır. Örnek alma işlemi kısa sürer ve genellikle belirgin rahatsızlık vermez. Test, virüsün o an dokuda bulunup bulunmadığını gösterir. Geçmişte virüsle karşılaşılıp karşılaşılmadığını bildirmez. Bu nedenle sonuç, yalnızca örnek alındığı andaki durumu yansıtır.
Test genellikle yüksek riskli olarak tanımlanan tip grubunu hedefler. Düşük riskli tipler rutin taramada aranmaz; çünkü hücre değişikliğiyle ilişkilendirilmezler. Bu nedenle genital siğili olan bir kişinin tarama testi olumsuz çıkabilir. İki durum farklı tiplerle ilişkilidir ve ayrı değerlendirilir. Sonucun kapsamı raporda belirtilir.
Test virüsün miktarını ölçmez ve enfeksiyonun ne zaman başladığını göstermez. Bu bilgiler mevcut yöntemlerle elde edilemez. Bu nedenle pozitif sonuç, yakın dönemdeki bir temasa işaret etmez. Virüs yıllar önce alınmış ve uzun süre sessiz kalmış olabilir. Bu ayrım, sonucun doğru yorumlanması için önemlidir.
Test, rahim ağzından toplanan hücrelerde virüsün genetik izini arar; gördüğü şey bir hasar değil, etkenin orada bulunup bulunmadığıdır. Bu nedenle pozitif bir sonuç dokuda bir bozulma olduğunu değil, virüsün o anda o bölgede saptandığını gösterir. Aynı sıvı içinde toplanan hücrelerden ayrıca mikroskop incelemesi yapılabildiği için, çoğu zaman ikinci bir işleme gerek kalmadan hücrelerin biçimi de görülür. Böylece etkenin varlığı ile dokunun durumu yan yana okunabilir.
Pozitif Sonuç Kanser Anlamına Gelir mi?
Pozitif bir HPV testi kanser tanısı değildir. Bu sonuç yalnızca virüsün dokuda bulunduğunu gösterir. Virüsle karşılaşan kişilerin büyük çoğunluğunda hiçbir hücre değişikliği gelişmez. Enfeksiyonların önemli bir bölümü bir ile iki yıl içinde kendiliğinden temizlenir. Bu nedenle ilk pozitiflik izlemle yönetilen bir bulgudur.
Hücre değişikliğinin gelişmesi için virüsün uzun süre vücutta kalması gerekir. Bu süre çoğunlukla yıllarla ölçülür. Kalıcı enfeksiyon geliştiğinde bile değişiklikler basamaklı ve yavaş ilerler. Her aşamada gerileme olasılığı bulunur. Sürecin bu yapısı, düzenli izlemin neden yeterli olduğunu açıklar.
Pozitif sonuç alan kişilerde asıl belirleyici olan hücre incelemesidir. Smear sonucunun olağan bulunması, hücrelerde henüz bir değişiklik olmadığını gösterir. Bu durumda çoğunlukla belirli bir süre sonra tekrar test önerilir. Ek işlem gerekmez. Bu yaklaşım, gereksiz girişimlerin önüne geçer.
Kaygının azalması için sürecin basamaklı yapısının bilinmesi yararlıdır. Virüsle karşılaşmak, kalıcı enfeksiyon gelişmesi, hücre değişikliğinin başlaması ve ilerlemesi ayrı aşamalardır. Her aşamada kişilerin yalnızca bir bölümü bir sonrakine geçer. Düzenli tarama, bu basamakların erken fark edilmesini sağlar. Bu nedenle izlem sakin biçimde sürdürülebilir.
Hangi Tip Saptandığı Neden Önemlidir?
Yüksek riskli tipler arasında da davranış farkları bulunur. On altı ve on sekiz numaralı tipler hem daha sık kalıcı hale gelir hem de hücre değişikliğiyle daha güçlü ilişkilendirilir. Bu nedenle test raporlarında çoğunlukla ayrı gösterilirler. Diğer yüksek riskli tipler toplu olarak raporlanır. Bu ayrım izlem kararını doğrudan etkiler.
On altı ya da on sekiz numaralı tip saptandığında, smear sonucu olağan olsa bile ileri inceleme önerilebilir. Bu yaklaşım, bu tiplerin kalıcı olma eğiliminden kaynaklanır. Diğer yüksek riskli tiplerde ise öncelikle smear sonucuna bakılır. Sonuç olağansa genellikle bir yıl sonra tekrar test planlanır. Karar kişinin yaşı ile birlikte verilir.
Hangi numaranın bulunduğunun bilinmesi, bugünkü çıktının ileride yeniden okunabilmesini sağlar. Bir sonraki kontrolde etken yeniden görüldüğünde, numara kayıtlı değilse bunun sürmekte olan bir tablo mu yoksa yeni bir karşılaşma mı olduğu ayırt edilemez. Numaranın yinelenmesi, savunma düzeneğinin etkeni atamadığını gösterir; başka bir numaranın belirmesi ise ayrı bir karşılaşmayı düşündürür. Bu yüzden eski kâğıtların bir arada tutulması yerinde olur.
Rapordaki listenin uzun olması, çoğu kadında ilk bakışta kaygı doğuran bir ayrıntıdır; oysa birkaç numaranın bir arada çıkması olağan karşılanır. Belirleyici olan, listedeki numaralardan herhangi birinin tehlikeli kabul edilen kümede yer alıp almadığıdır. Böyle bir numara varsa kontrol takvimi ona göre kurulur. Listenin uzunluğu ise tek başına tabloyu ağırlaştıran bir ölçü sayılmaz.
Pozitif Sonuçta Hangi Ek Testler Yapılır?
İlk adım, aynı örnekten yapılan smear incelemesinin değerlendirilmesidir. Bu inceleme hücrelerin yapısını gösterir ve değişiklik olup olmadığını bildirir. Smear olağansa çoğunlukla ek bir test istenmez. İzlem, belirli bir süre sonra testin tekrarlanmasıyla sürdürülür. Bu basamaklı yaklaşım yaygın olarak kullanılır.
Smear sonucunda hücre değişikliği bildirilmişse kolposkopi gündeme gelir. Bu yöntemde rahim ağzı büyütmeli bir cihazla ayrıntılı olarak görüntülenir. Muayene sırasında dokuya uygulanan çözeltiler değişiklik gösteren alanların belirginleşmesini sağlar. İşlem poliklinik koşullarında yapılır ve kısa sürer. Bulgulara göre sonraki adım belirlenir.
Kolposkopide dikkat çeken bir alan görülürse küçük doku örneği alınabilir. Biyopsi adı verilen bu işlemle hücre değişikliğinin derecesi belirlenir. Sonuç, izlemin nasıl sürdürüleceğini belirleyen temel bilgidir. İşlem sonrası kısa süreli lekelenme görülebilir. Bu beklenen bir durumdur.
Bu testlerin tümü her pozitif sonuçta uygulanmaz. Basamakların hangisine geçileceği tip bilgisine, smear sonucuna ve kişinin yaşına göre belirlenir. Genç yaş grubunda daha bekleyici bir yaklaşım tercih edilebilir. Karar kişiye özgü olarak verilir. Genel bir kural her duruma uymayabilir.
Smear Sonucu ile Birlikte Nasıl Değerlendirilir?
HPV testi virüsün varlığını, smear ise hücrelerin durumunu gösterir. Bu iki bilgi farklı sorulara yanıt verir ve birbirinin yerine geçmez. Birlikte değerlendirildiklerinde izlem kararı daha isabetli verilebilir. Bu nedenle iki test çoğu tarama programında birlikte kullanılır. Raporda her ikisi ayrı ayrı belirtilir.
HPV pozitif ve smear olağansa tablo çoğunlukla izlemle yönetilir. Virüs bulunmakta ancak henüz hücresel bir etki oluşmamıştır. Bu durumda bir yıl sonra testin tekrarlanması yaygın bir yaklaşımdır. Enfeksiyonların önemli bölümü bu sürede temizlenir. Böylece gereksiz işlem yapılmamış olur.
HPV pozitif ve smear değişik bulunmuşsa ileri inceleme planlanır. Bu durumda yönlendirmeyi belirleyen hücresel bulgudur. Değişikliğin derecesi izlemin sıklığını ve yöntemini etkiler. Hafif değişikliklerde izlem, belirgin değişikliklerde daha ayrıntılı inceleme gündeme gelir. Karar hekim tarafından verilir.
HPV olumsuz ancak smear değişik bulunmuşsa tablo ayrıca değerlendirilir. Bu durumda değişikliğin başka nedenlerle ilişkili olabileceği düşünülür. Enfeksiyonlar, hormonal değişiklikler ve örnek alma koşulları hücre görünümünü etkileyebilir. Bu nedenle testin tekrarı istenebilir. Yorum kişinin öyküsüyle birlikte yapılır.
Takip Aralıkları Nasıl Belirlenir?
Takip aralığı tek bir kurala göre belirlenmez. Saptanan tip, smear sonucu, kişinin yaşı ve önceki test sonuçları birlikte değerlendirilir. Bu nedenle aynı raporu alan iki kişiye farklı aralıklar önerilebilir. Aralığın kişiye özgü belirlenmesi izlemin doğru yürütülmesini sağlar. Genel bir süre her duruma uymaz.
Yüksek riskli tip pozitif, smear olağan olan kişilerde genellikle bir yıl sonra tekrar test önerilir. Bu süre enfeksiyonun kendiliğinden temizlenmesine olanak tanır. Tekrar testte olumsuz sonuç alınırsa rutin tarama aralığına dönülür. Pozitiflik sürüyorsa ileri inceleme gündeme gelebilir. Bu yapı basamaklı izlem olarak adlandırılır.
On altı ya da on sekiz numaralı tip saptandığında aralık kısalabilir. Bu tiplerde smear olağan olsa bile daha erken değerlendirme tercih edilebilir. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde de aralık kısaltılır. Bu farklılıklar riskin kişiye göre değişmesinden kaynaklanır. Planlama buna göre yapılır.
Kontrollerin aksatılmaması izlemin en önemli parçasıdır. Şikâyet bulunmaması testin gereksiz olduğunu göstermez. HPV enfeksiyonları çoğunlukla belirti vermeden seyreder. Sürecin nasıl ilerlediği yalnızca ardışık test sonuçlarıyla anlaşılabilir. Bu nedenle takvimin izlenmesi önerilir.
Eşin de Değerlendirilmesi Gerekir mi?
Erkekler için rutin bir HPV tarama programı bulunmamaktadır. Bunun nedeni erkeklerde uygulanabilecek standart bir tarama yönteminin tanımlanmamış olmasıdır. Bu nedenle kadında pozitiflik saptanması, eşin test yaptırmasını gerektirmez. Değerlendirme yalnızca belirti bulunması durumunda gündeme gelir. Bu yaklaşım genel kabul görmüştür.
Eşte genital bölgede kabartı, siğil ya da renk değişikliği fark edilmişse muayene önerilir. Bu bulgular başka nedenlerle de ortaya çıkabilir. Ayrımın yapılması için değerlendirme gerekir. Muayene çoğunlukla gözle inceleme biçiminde yapılır. Gerektiğinde ileri değerlendirme planlanır.
Etkenin kimden ve ne zaman alındığını ortaya çıkaracak bir inceleme bulunmamaktadır. Vücutta yıllarca hiçbir iz vermeden beklemesi olağan bir seyir olduğundan, eldeki çıktının son dönemdeki bir yakınlığa bağlanması sağlıklı bir çıkarım değildir. Bunun bilinmesi, eşler arasında yersiz suçlamaların doğmasını engellemesi bakımından değerlidir. Üzerinde durulması gereken asıl konu, bundan sonra hangi takvimle kontrol yapılacağıdır.
Aşılama, eşler için de gündeme gelebilecek bir konudur. Aşı, virüsle henüz karşılaşılmamış tiplere karşı koruma sağlayabilir. Uygulanma kararı yaş ve genel duruma göre hekim tarafından verilir. Aşı, mevcut bir enfeksiyonu ortadan kaldırmaz. Bu ayrımın bilinmesi beklentinin doğru kurulmasını sağlar.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Pozitif bir sonuç bildirildiğinde değerlendirme için başvurmak uygun olur. Raporun tek başına yorumlanması yanıltıcı olabilir. Sonucun anlamı yaş, tip ve smear bulgusuyla birlikte belirlenir. Bu değerlendirme sonrasında izlem planı oluşturulur. Planın kişiye özgü olması önemlidir.
Pozitif bir sonucun ardından verilen tarih, o sonucun anlamını tamamlayan ikinci ölçümün tarihidir. Tek bir pozitiflik geçici bir karşılaşmayı da, dokuda tutunmuş bir enfeksiyonu da gösterebilir; ikisini ayıran şey aradan geçen sürede alınan ikinci sonuçtur. Bu nedenle kendini iyi hissetmek verilen randevuyu geçersiz kılmaz. İki ölçüm arasında ilişki sonrası kanama ya da ara kanama fark edilirse, tarih beklenmeden başvurulması uygun olur.
Elde bir pozitif çıktı bulunması, ortaya çıkan yakınmaların doğrudan buna bağlanmasına yol açabilir; oysa iki başlık ayrı ayrı ele alınır. Yakınlık sonrasında yinelenen kan izi, beklenen takvimin dışında gelen kanama ya da bitmek bilmeyen bir salgı sezildiğinde randevu alınması gerekir. Bunların ardında genellikle rahim ağzına ait iyi huylu değişiklikler yatmaktadır. Kaynağın bakı ile aydınlatılması, hem tablonun açıklığa kavuşmasını hem de kişideki tedirginliğin erken dağılmasını sağlar.
Pozitif sonucun ardından çizilen izlem planı, o gün geçerli olan sağlık durumuna göre kurulur; bu durum değişirse plan da yeniden ele alınabilir. Araya giren bir gebelik, kontrolsüz seyreden şeker hastalığı, uzun süreli kortizon kullanımı ya da bağışıklığı baskılayan bir tedavinin başlaması bu nedenle görüşmede aktarılır. Kullanılan ilaçların adlarıyla birlikte not edilerek getirilmesi, aralığın yeniden belirlenmesinde işe yarar.