Öksürme, hapşırma, gülme ya da ağır kaldırma sırasında istem dışı idrar kaçırma, kadınlarda sık karşılaşılan bir şikâyettir. Bu tabloya stres tipi idrar kaçırma adı verilir. Cerrahi dışı yöntemlerden yeterli yarar sağlanamadığında askı ameliyatları gündeme gelebilir. Mini askı, bu ameliyat ailesinin daha az kesi gerektiren biçimlerinden biridir. Aşağıda bu yöntemin ne olduğu, hangi durumlarda düşünüldüğü ve iyileşme sürecinin nasıl ilerlediği anlatılmıştır.
Mini Askı Ameliyatı Nedir?
Mini askı, idrar kanalının (üretra) orta bölümünün altına ince bir destek şeridi yerleştirilmesi esasına dayanan bir girişimdir. Bu şerit, karın içi basıncının arttığı anlarda idrar kanalına arkadan destek sağlar. Böylece öksürme ya da hapşırma gibi ani basınç artışlarında kanalın açılıp idrar kaçırmasına yol açan hareket sınırlanmış olur.
Yöntemin ayırt edici yanı, şeridin yalnızca vajina ön duvarında yapılan tek bir küçük kesiden yerleştirilmesidir. Kasık ya da karın bölgesinde ek bir çıkış deliği açılmaz. Bu nedenle tek kesili askı olarak da adlandırılır. Şeridin uçları, leğen kemiği çevresindeki sağlam bağ dokusuna kendi tutunma düzeneğiyle sabitlenir.
Kullanılan destek şeridi, dokular arasında zamanla yerleşen örgülü bir malzemedir. Amaç, kanalı sıkıştırmak değil, gerektiğinde devreye giren esnek bir zemin oluşturmaktır. Bu ayrım önemlidir; çünkü şeridin gereğinden gergin yerleştirilmesi idrar yapmayı zorlaştırabilir. Şeridin gerginliğinin ayarlanması, ameliyatın en özenli aşamalarından biri olarak kabul edilir.
Hangi Durumlarda Uygulanır?
Mini askı, temel olarak stres tipi idrar kaçırma tablosunda değerlendirilir. Bu tabloda kaçırma, karın içi basıncını artıran hareketlerle ortaya çıkar; ani ve bastırılamayan bir idrar hissiyle birlikte değildir. Ayrım, tedavi seçimini doğrudan etkilediği için ameliyat öncesinde dikkatle yapılır.
Cerrahi genellikle ilk seçenek olarak düşünülmez. Pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizler, kilo denetimi, sıvı ve kafein alımının düzenlenmesi, kabızlığın giderilmesi ve sigaranın bırakılması ilk aşamada ele alınan yaklaşımlardır. Bu yöntemlerden yeterli yarar sağlanamadığında ve şikâyet günlük yaşamı kısıtladığında cerrahi gündeme gelebilir.
Yöntem seçimi kişiye göre değişir. Kaçırmanın türü ve şiddeti, eşlik eden sarkma bulunup bulunmadığı, daha önce geçirilmiş pelvik ameliyatlar, gebelik planı, yaş ve genel sağlık durumu bu kararı biçimlendirir. Karışık tipte kaçırma bulunan ya da idrar kanalının işlevinde belirgin bir yetersizlik saptanan kadınlarda farklı yöntemler öne çıkabilir. Hangi girişimin uygun olduğu, muayene ve tetkikler sonrasında hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
TOT ve TVT Yönteminden Farkı Nedir?
Her üç yöntem de idrar kanalının orta bölümüne destek sağlama ilkesine dayanır. Aralarındaki temel fark, şeridin izlediği yol ve ek kesi gerekip gerekmediğidir. TVT yönteminde şerit, kasık kemiğinin arkasından yukarı doğru ilerletilir ve karın alt bölümünde iki küçük noktadan çıkarılır. TOT yönteminde ise şerit yanlara doğru yönlendirilir ve her iki kasık kıvrımından çıkarılır.
Mini askıda şerit çok daha kısadır ve vücut dışına çıkarılmaz. Yalnızca vajinadaki tek kesiden yerleştirilir, uçları leğen kemiği çevresindeki bağ dokusuna tutturulur. Bu düzenleme, kasık ve karın bölgesindeki dokulardan geçilmemesi anlamına gelir.
Ek kesi bulunmaması, kasık bölgesinde ameliyat sonrası ağrı görülme olasılığını azaltabilir ve işlem süresini kısaltabilir. Buna karşılık şeridin daha kısa olması, destek yüzeyinin de daha sınırlı olduğu anlamına gelir. Yöntemler arasındaki bu farklar, hangi kadında hangi seçeneğin öne çıkacağını belirleyen etkenlerdendir. Karar, kaçırmanın niteliği ve muayene bulguları göz önünde bulundurularak verilir.
Ameliyat Öncesinde Hangi Tetkikler İstenir?
Hazırlık aşamasında ayrıntılı bir öykü alınır. Kaçırmanın hangi durumlarda ortaya çıktığı, günde kaç kez yaşandığı, ne kadar ped kullanıldığı ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği sorgulanır. Kimi zaman birkaç gün boyunca tutulan bir idrar günlüğü istenir; bu kayıt, tablonun niteliğini anlamaya yardımcı olur.
Jinekolojik muayenede kaçırmanın gösterilmesi amacıyla öksürme testi yapılabilir. Eşlik eden bir sarkma olup olmadığı değerlendirilir. İdrar tahlili ve gerekirse idrar kültürü istenir; enfeksiyon varlığında bunun önce tedavi edilmesi gerekir. İdrar yaptıktan sonra mesanede kalan miktarın ölçülmesi de sık başvurulan bir değerlendirmedir.
Bazı durumlarda mesane işlevini ayrıntılı inceleyen ürodinami tetkiki istenir. Bu inceleme, karışık şikâyetlerin bulunduğu ya da daha önce idrar kaçırma ameliyatı geçirilmiş kadınlarda tabloyu netleştirmeye yardımcı olabilir. Bunların yanı sıra rutin kan tetkikleri yapılır, anestezi değerlendirmesi tamamlanır ve kan sulandırıcı ilaç kullanımı varsa düzenleme yapılır.
İşlem Nasıl Yapılır, Ne Kadar Sürer?
İşlem sırasında kişi jinekolojik muayene pozisyonuna alınır. Mesaneyi boşaltmak için idrar sondası takılır. Vajina ön duvarında, idrar kanalının orta bölümüne denk gelen alanda yaklaşık bir buçuk santimetrelik bir kesi yapılır.
Kesiden ilerlenerek her iki yanda dar birer tünel oluşturulur. Destek şeridi, kendi yerleştirme aleti yardımıyla bu tünellerden geçirilir ve uçları leğen kemiğinin iç yüzündeki sağlam bağ dokusuna sabitlenir. Şeridin gerginliği, kanalı sıkıştırmayacak biçimde ayarlanır. Bu aşamada kimi zaman öksürtme testi yapılarak desteğin yeterliliği değerlendirilir.
Ardından mesanenin ve idrar kanalının zarar görmediğini doğrulamak amacıyla kısa bir kamera incelemesi yapılabilir. Vajinadaki kesi eriyebilen dikişlerle kapatılır. İşlem çoğunlukla yarım saat civarında sürer. Anestezi olarak genel, bölgesel ya da uygun görülen durumlarda sakinleştirici destekli yerel anestezi kullanılabilir; seçim anestezi uzmanı tarafından yapılır. Çoğu kadın aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir.
Ameliyat Sonrası İyileşme Nasıl İlerler?
İlk saatlerde idrar sondası takılı kalabilir. Sonda çıkarıldıktan sonra idrarın rahat yapılıp yapılmadığı ve mesanenin yeterince boşalıp boşalmadığı denetlenir. Bir kısım kadında ilk günlerde idrar akımında yavaşlama olabilir; bu durum çoğunlukla geçicidir. Boşalma güçlüğü sürerse sondanın bir süre daha kalması gerekebilir.
Kesi küçük olsa da şeridin geçtiği hat boyunca ilk günlerde bir gerginlik ve vajinada dolu bir şeyin durduğu duygusu bulunabilir; bu duygu ödem çözüldükçe geriler. Kesi yerinden gelen açık renkli sızıntı aralıklı olarak birkaç hafta sürebilir. Ağrı, hekimin yazdığı ilaçlarla katlanılabilir düzeyde tutulur. Bu dönemde ped kullanılması beklenir; vajina içine tampon yerleştirilmesi, şeridin oturmakta olduğu hattı zorlayabileceği için istenmez.
Şerit ilk konulduğunda yalnızca sürtünmeyle yerinde durur; onu kalıcı kılan, çevresinde haftalar içinde gelişen bağ dokusudur. Bu doku oluşana kadar ağırlık kaldırmak ya da ıkınarak zorlanmak şeridin kaymasına yol açabileceğinden dört ila altı haftalık bir kaçınma istenir. Aynı gerekçeyle kabızlığın önlenmesi öne çıkar; lifli beslenme ve yeterli su alımı bu amaçla önerilir. Kısa yürüyüşler ilk günlerden başlayabilir. Birleşme için beklenen ara genellikle altı haftadır ve kesin gün kontrol muayenesinde belirlenir.
Ne Zaman Günlük Hayata Dönülür?
Mini askı girişiminde tek ve küçük bir kesi yapıldığından günlük düzene dönüş görece hızlıdır; yemek hazırlamak gibi hafif uğraşlara birkaç gün içinde başlanabilir. Buna karşılık askı bandının dokuya yerleşmesi zaman aldığı için ağırlık kaldırmak ve karın içi basıncını yükselten hareketler ilk haftalarda yapılmamalıdır. Direksiyona geçmek için ağrının ilaç gerektirmeyecek düzeye inmiş olması beklenir.
Bu girişim tek küçük bir kesiyle yapıldığından günlük düzene dönüş çoğu sarkma ameliyatına göre daha erken olur. Oturarak yürütülen işlerde bir iki haftalık bir ara çoğu kadın için yeterli gelir. Yük taşınan, sürekli ayakta kalınan ya da eğilip kalkmayı gerektiren işlerde bekleme dört ila altı haftaya çıkabilir. Düz zeminde kısa yürüyüşler ilk günlerden itibaren yapılabilir; buna karşılık koşu, sıçrama içeren hareketler ve ağırlık çalışması, şeridin dokuya oturması beklendiği için kontrol sonrasına bırakılır.
Kaçırma şikâyetindeki değişim ilk haftalarda henüz oturmamış olabilir. Doku iyileşmesi tamamlandıkça tablo daha belirgin hale gelir. Bu nedenle sonucun değerlendirilmesi için birkaç ay beklenmesi uygun olur. Bu dönemde pelvik taban egzersizlerinin sürdürülmesi hekim tarafından önerilebilir.
Hangi Belirtiler Hekime Başvurmayı Gerektirir?
Askı şeridi idrar kanalının altına yerleştirildiğinden, ilk günlerde kanalın çevresindeki ödem idrarın akışını geçici olarak zorlaştırabilir. Hiç idrar gelmemesi ya da tuvaletten kalkıldıktan sonra mesanenin dolu kaldığı duygusunun sürmesi bekletilmeden bildirilmelidir; şeridin gerginliğinin gözden geçirilmesi gerekebilir. İşerken duyulan yanmanın sık tuvalet ihtiyacı ve idrarın bulanıklaşmasıyla birlikte seyretmesi ise farklı bir başlıktır ve iltihap yönünden değerlendirilir.
Yoğun ve azalmayan kanama, ateş yükselmesi, kötü kokulu akıntı ve giderek artan ağrı değerlendirme gerektirir. Kasık ya da uyluk iç yüzünde beliren ve devam eden ağrı da bildirilmelidir. Bacakta tek taraflı şişlik, kızarıklık ve ağrı ile nefes darlığı acil başvuru nedenidir.
Aylar sonra ortaya çıkan bulgular ayrı bir başlıkta ele alınır. Öksürürken ya da hapşırırken kaçırmanın hiç kesilmemesi veya bir süre düzeldikten sonra geri dönmesi, ameliyattan önce olmayan ani ve bastırılamaz bir sıkışma duygusunun belirmesi, birleşme sırasında ağrı duyulması ve vajina ön duvarında parmakla sert bir kabartı ya da iplik ucunun ele gelmesi kontrol randevusu gerektirir. Bu tabloların çoğunda muayene ile neden anlaşılır ve poliklinik koşullarında ele alınabilecek bir çözüm bulunur.