randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

İdrar Kaçırma Ameliyatı (TOT Askı Ameliyatı)

TOT askı ameliyatının uygulama biçimi, hangi idrar kaçırma tipinde gündeme geldiği, hazırlık aşaması, iyileşme süreci ve olası sorunlar üzerine bilgilendirme.

Stres tipi idrar kaçırmada ameliyatsız yaklaşımlardan yeterli yarar görülmediğinde cerrahi seçenekler değerlendirilir. Bu seçenekler içinde idrar kanalının altına şerit biçiminde destek yerleştirilen askı yöntemleri geniş bir yer tutar. TOT kısaltması, bu şeridin uyluk kıvrımına doğru uzanan bir yolla yerleştirildiği tekniği anlatır. Aşağıda yöntemin çalışma mantığı, kimlerde gündeme geldiği, ameliyatın nasıl yapıldığı ve sonrasında beklenenler ele alınmıştır.

TOT Askı Ameliyatı Nedir, Nasıl Etki Eder?

TOT, transobturator tape sözcüklerinin kısaltmasıdır. İşlemde ince ve gözenekli yapıda sentetik bir şerit, vajina ön duvarından girilerek idrar kanalının orta bölümünün altına serbestçe yerleştirilir. Şeridin uçları, leğen kemiğindeki obturator adı verilen açıklıktan geçirilerek her iki uyluk kıvrımına ulaştırılır. Şerit gergin biçimde bağlanmaz; yerinde serbest durur.

Etkisi, gerginlikten değil dayanaktan gelir. Öksürük ya da hapşırık sırasında karın içi basınç yükseldiğinde idrar kanalı bu şeridin üzerine doğru bastırılır ve kanal kısa süreliğine kapanır. Basınç geçtiğinde kapanma ortadan kalkar, idrar yapma olağan biçimde sürer. Yani şerit sürekli bir sıkma yapmaz, yalnızca gereken anda karşı direnç sağlar.

Kullanılan malzeme zamanla vücutta erimez. Şeridin gözenekleri arasına vücudun kendi bağ dokusu ilerler ve şerit bulunduğu yerde sabitlenir. Bu doku yerleşmesi haftalar içinde tamamlanır; ilk dönemdeki hareket kısıtlamalarının gerekçesi de budur.

Hangi Tip İdrar Kaçırmada Uygulanır?

Yöntem, öksürme, hapşırma, gülme, koşma ya da ağırlık kaldırma gibi karın içi basıncı ani yükselten hareketlerle ortaya çıkan kaçırma için tasarlanmıştır. Buna stres tipi idrar kaçırma denir. Ani ve bastırılamayan sıkışma hissiyle gelen kaçırma farklı bir tablodur ve askı işlemiyle giderilmesi beklenmez.

Her iki şikâyetin bir arada bulunduğu karışık tipte karar daha ayrıntılı bir değerlendirmeye dayanır. Sıkışma bileşeni belirginse önce ona yönelik ilaç ve mesane eğitimi gündeme gelebilir; cerrahi bu aşamadan sonra tartışılır. Değerlendirme yapılmadan uygulanan bir askı işlemi, sıkışma şikâyetinin sürmesi nedeniyle beklenen rahatlamayı sağlamayabilir.

Zamanlama açısından gebelik planı önemlidir. Yeni bir doğum, yerleşmiş desteği yeniden zorlayabileceği için ailesini tamamlamamış kişilerde işlem genellikle ertelenir. Belirgin bir organ sarkması eşlik ediyorsa, sarkma onarımıyla birlikte planlama yapılması gerekebilir.

Uygunluk değerlendirmesinde daha önce geçirilmiş girişimler de sorgulanır. Bu bölgeye yönelik bir ameliyat geçirilmişse dokular değişmiş olabilir ve planlama buna göre yapılır. Aynı şekilde ışın tedavisi öyküsü bulunanlarda doku iyileşmesi farklı seyredebileceğinden karar ayrıca ele alınır.

Ameliyat Öncesinde Hangi Hazırlıklar ve Tetkikler Gerekir?

Hazırlık, kaçırmanın tipini netleştirmeyi amaçlar. Kaç yıldır sürdüğü, hangi hareketlerle olduğu, günde kaç ped kullanıldığı ve sıkışma hissinin eşlik edip etmediği ayrıntılı biçimde sorgulanır. Birkaç gün tutulan mesane günlüğü, bu ayrımı öykünün tek başına verdiğinden daha net gösterir.

Muayenede öksürtme yapılarak kaçırmanın gözlenmesi istenir. Aynı sırada pelvik taban desteğinin durumu ve sarkma bulunup bulunmadığı incelenir. İdrar tahliliyle enfeksiyon dışlanır, çünkü aktif bir enfeksiyon hem şikâyeti taklit eder hem de işlemin ertelenmesini gerektirir. İdrar sonrası mesanede kalan miktar ölçülerek boşaltma sorunu olup olmadığı belirlenir.

Basınç ölçüm incelemesi olan ürodinami her kişide istenmez; tablo karışık olduğunda, daha önce bu bölgeye cerrahi geçirilmişse ya da bulgularla şikâyet uyuşmadığında gündeme gelir. Anestezi açısından kan sayımı, pıhtılaşma değerleri ve gerekli görülürse kalp filmi istenir. Kan sulandırıcı kullanımı işlem öncesinde hekim yönlendirmesiyle düzenlenir, sigaranın bırakılması doku iyileşmesine katkı sağlar.

Hazırlığın bir bölümü de beklentilerin konuşulmasına ayrılır. İşlemin neyi hedeflediği, hangi şikâyetin gerilemesinin beklendiği ve hangi şikâyetin sürebileceği önceden açıklanır. Sıkışma hissinin işlemden sonra da devam edebileceğinin bilinmesi, sonrasında yaşanacak hayal kırıklığını önler.

Ameliyat Nasıl Yapılır, Hangi Anestezi Kullanılır?

İşlem sırasında vajina ön duvarında, idrar kanalının orta kısmına denk gelen bölgede bir santimetreyi biraz geçen küçük bir kesi yapılır. Her iki uyluk kıvrımında da nokta biçiminde küçük birer kesi açılır. Özel eğimli bir taşıyıcı yardımıyla şerit, obturator açıklıktan geçirilerek yerine yerleştirilir.

Şeridin gerginliğinin ayarlanması işlemin en belirleyici adımıdır. Şerit ile idrar kanalı arasında küçük bir aralık bırakılır. Fazla gergin bırakılması idrar yapmada zorlanmaya, gevşek bırakılması ise kaçırmanın sürmesine yol açabilir. Ayar tamamlandıktan sonra kesiler kapatılır. Cerrahi süre çoğunlukla yarım saat civarındadır.

Anestezi seçimi kişinin genel durumuna ve eşlik eden girişimlere göre belirlenir. Belden yapılan uygulamayla vücudun alt bölümünün uyuşturulması sık kullanılan yöntemdir; genel anestezi de tercih edilebilir. Yalnızca bölgesel uyuşturma ile yapılan uygulamalarda şeridin gerginliği hasta öksürtülerek denenebilir.

Ameliyat Sonrası Hastanede Ne Kadar Kalınır?

Tek başına yapılan bir askı işleminden sonra hastanede kalış çoğunlukla kısadır. Bir gecelik gözlem yaygın uygulamadır; bazı durumlarda aynı gün taburculuk da mümkün olabilir. Belirleyici olan, mesanenin kendiliğinden boşalabilmesidir.

İşlem sırasında yerleştirilen sonda genellikle birkaç saat içinde çıkarılır. Ardından idrar yapma denenir ve mesanede kalan miktar ölçülür. Miktar beklenenden yüksekse sonda kısa bir süre daha kalabilir. Bu durum çoğu kişide geçicidir ve dokulardaki ödemin gerilemesiyle düzelir.

İlk saatlerde uyluk iç yüzünde gerginlik ya da hafif ağrı duyulması olağandır; şeridin geçtiği yolla ilgilidir ve günler içinde azalır. Ağrı kesici desteğiyle rahatlama sağlanır. Taburculuk öncesinde ne zaman ne yapılabileceği, hangi belirtilerde başvurulması gerektiği ayrıntılı biçimde anlatılır.

Taburculuk sırasında sıvı alımı konusunda da bilgi verilir. Kaçırma korkusuyla su içmenin azaltılması, idrarın yoğunlaşmasına ve mesanenin tahriş olmasına yol açabilir. Bu nedenle sıvı alımının kısıtlanmaması, ancak yatmadan önceki saatlerde azaltılması önerilir.

İyileşme Süreci ve İşe Dönüş Ne Zaman Olur?

İlk günlerde yürüyüş serbesttir, hatta dolaşım açısından önerilir. Kısıtlanan şey karın içi basıncı yükselten hareketlerdir. Ağır kaldırma, ıkınma, koşu ve karın kaslarını zorlayan egzersizler yaklaşık altı hafta ertelenir. Bu süre, şeridin çevresindeki dokunun yerleşmesi için ayrılmıştır.

Kabızlıktan kaçınmak bu dönemde ayrı bir başlıktır. Tuvalette ıkınmak, taze yerleşmiş desteğe doğrudan yük bindirir. Lifli beslenme, bol sıvı ve gerektiğinde dışkı yumuşatıcı destek bu nedenle önerilir. Hafif kanamalı akıntı ilk haftalarda görülebilir.

İşe dönüş, yapılan işin niteliğine göre değişir. Masa başı bir işte iki hafta yeterli olabilirken, ağırlık kaldırmayı ya da sürekli ayakta durmayı gerektiren işlerde süre uzar. Sürüş, ağrı kesici gereksinimi sona erdiğinde ve rahat oturulabildiğinde yeniden başlar. Kontrol muayeneleri iyileşmenin izlenmesi için planlanır.

Bu dönemde pelvik taban egzersizlerinin sürdürülmesi çoğunlukla önerilir. Askı işlemi kasların gücünü artırmaz; yalnızca bir dayanak sağlar. Kas desteğinin korunması, uzun dönemde sonucun sürdürülmesine katkı sağlayan bir başlık olarak değerlendirilir.

Cinsel Yaşama Ne Zaman Dönülebilir?

Şeridin yerleştirilmesi için açılan küçük kesinin kapanması zaman ister; bu nedenle yaklaşık altı haftalık bir bekleme dönemi önerilir. Bu sürenin sonunda yapılan kontrolde dikiş hattının tam kapandığı ve hassasiyetin geçtiği görüldüğünde birlikteliğe dönülebilir. Kişinin doku iyileşme hızı farklılık gösterebileceğinden karar, geçen haftaya değil muayene bulgusuna dayanır.

İlk birleşmelerde hafif rahatsızlık ya da gerginlik hissi duyulabilir. Bu duyum çoğunlukla zamanla azalır. Sürekli ağrı, birleşme sırasında keskin bir batma hissi ya da eşin sertlik hissetmesi durumunda değerlendirme gerekir; şeridin vajina duvarından açığa çıkması ender de olsa bildirilen bir durumdur.

İşlemin cinsel yaşam üzerindeki etkisi kişiden kişiye farklılık gösterir. Kaçırma korkusunun ortadan kalkması bazı kişilerde rahatlama sağlar. Bu konudaki soruların kontrol muayenesinde açıkça konuşulması, gereksiz kaygının önüne geçer.

Hangi Belirtiler Hekime Başvurmayı Gerektirir?

TOT şeridi idrar kanalının altından geçip kasık kıvrımlarına doğru yatay bir yay çizer. Bu yayın olması gerekenden gergin oturması durumunda idrar akımı zorlanır; kişi tuvalete oturduğunda akımın başlamasını beklemek, karnına kuvvet uygulamak ya da eskisinden çok daha ince bir akımla karşılaşmak gibi belirtiler tanımlar. Mesanenin tam boşalmadığı duygusu ve az miktarlarla sık sık tuvalete gitme de aynı tabloya girer. Şeridin gerginliği ilk haftalarda daha kolay gevşetilebildiğinden bu şikâyetler bekletilmez.

Ateş, idrarda yanma ve bulanıklık enfeksiyon açısından inceleme gerektirir. Kesi yerlerinden gelen artan akıntı, kızarıklık ve şişlik de değerlendirilmelidir. Bacağa yayılan şiddetli ağrı ya da uyluk bölgesinde giderek artan hassasiyet bildirilmesi gereken belirtiler arasındadır.

Vajinal kanamanın adet miktarını aşması, kötü kokulu akıntı gelmesi ya da vajinada sert bir çıkıntı hissedilmesi başvuru nedenidir. İşlemden bir süre sonra kaçırmanın yeniden başlaması da değerlendirme gerektirir; bu durumda önce şikâyetin tipi yeniden incelenir. Bacakta şişlik ve tek taraflı ağrı, damar tıkanıklığı açısından gecikmeden başvurmayı gerektiren bulgulardır.