randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

İlişki Sonrası Kanama (Postkoital Kanama)

İlişki sonrası kanamanın nedenleri, rahim ağzı kaynaklı sorunlar, enfeksiyon bağlantısı, muayene ve testler, smear ile kolposkopi ve acil başvuru gerektiren durumlar üzerine bilgilendirme.

Cinsel ilişkinin ardından ortaya çıkan kanama, tıp dilinde postkoital kanama olarak adlandırılır. Miktarı çoğunlukla azdır; iç çamaşırda ya da temizlik sırasında fark edilen bir lekelenme biçiminde görülür. Nedenlerinin büyük bölümü iyi huylu tablolardır, ancak bulgunun her zaman incelenmesi gerekir. Aşağıda kanamanın kaynağı, hangi incelemelerle araştırıldığı ve hangi durumlarda gecikmeden başvuru gerektiği anlatılmıştır.

İlişki Sonrası Kanama Neden Olur?

Kanamanın kaynağı çoğunlukla rahim ağzıdır. Bu bölgedeki doku ince ve damardan zengin olduğu için, temas sonucunda kolayca kanayabilir. Kanamanın az miktarda ve kendiliğinden duran nitelikte olması bu kaynağı düşündürür.

İkinci sık kaynak vajina duvarıdır. Dokunun ince ve kuru olduğu durumlarda sürtünme yüzeyel çatlaklara yol açabilir. Doğum sonrası dönemde, emzirme sürecinde ve menopozda bu tablo sıkça görülür.

Rahim içi kaynaklı kanamalar da bu biçimde ortaya çıkabilir. Rahim içindeki polipler ve iç tabakanın kalınlaşması, temasla tetiklenen kanamaya neden olabilir. Bu durumda kanama genellikle adet düzeninde de değişikliklerle birliktedir.

Yeterli kayganlık oluşmadan başlayan ilişki, mekanik olarak doku hasarı yaratabilir. İlk cinsel deneyimlerde ve uzun bir aradan sonra yaşanan ilişkilerde bu durum daha sık görülür ve genellikle tekrarlamaz.

Yaş, olası nedenleri daraltan bir başka bilgidir. Genç kadınlarda rahim ağzındaki doku yerleşimi farklılıkları ve enfeksiyonlar öne çıkar. Menopoz sonrası dönemde ise doku incelmesi ve rahim içi kaynaklı nedenler ilk sırada değerlendirilir; bu dönemdeki her kanama ayrıca ele alınır.

Hangi Rahim Ağzı Sorunları Kanamaya Yol Açar?

Rahim ağzında iç kanaldaki hücrelerin dış yüzeye doğru yayıldığı ektropiyon tablosu, kanamanın en sık nedenlerindendir. Bu hücreler daha ince yapıda olduğu için temasla kolayca kanar. Tablo bir hastalık değil, doku yerleşimindeki bir farklılıktır.

Rahim ağzında oluşan polipler ikinci sık nedendir. Bu iyi huylu oluşumlar sarkık yapıda olduğu için temasla kanamaya yatkındır. Çoğu zaman muayene sırasında doğrudan görülebilirler.

Rahim ağzı iltihabı, doku yüzeyini kızarık ve duyarlı hale getirir. Bu durumda kanamaya akıntı değişikliği de eşlik eder. İltihabın nedeni araştırılarak ele alınır.

Hücre değişiklikleri ve daha ileri tablolar da bu yakınmaya yol açabilir. Bu olasılık sıklık sıralamasında geride kalsa da, kanamanın incelenmesini zorunlu kılan başlıca gerekçedir. Erken saptanmanın önemi bu noktada belirginleşir.

Gebelik döneminde rahim ağzı dokusu daha yumuşak ve damardan zengin hale gelir. Bu değişiklik, temasla kanamayı kolaylaştırır. Gebelikte görülen az miktardaki lekelenmelerin bir bölümü bu nedenle açıklanır; yine de her kanama izlemi yürüten hekime bildirilmelidir.

Enfeksiyonlar Kanamaya Neden Olur mu?

Enfeksiyonlar bu tabloda önemli bir yer tutar. İltihaplanan doku ödemli ve damardan zengin hale gelir; bu durum temasla kanamayı kolaylaştırır.

Klamidya ve gonore, rahim ağzı iltihabına yol açan başlıca etkenlerdir. Bu enfeksiyonlar çoğunlukla sessiz seyreder; ilişki sonrası kanama, ilk fark edilen bulgu olabilir. Bu nedenle kanama yakınmasında bu etkenlere yönelik testler istenir.

Trikomonas enfeksiyonu, rahim ağzı yüzeyinde noktasal kanamalara yol açabilir. Bakteriyel dengesizlik ve mantar enfeksiyonları da dokuyu tahriş ederek katkı sağlayabilir.

Enfeksiyona bağlı kanamalarda akıntının niteliği, kaşıntı ve idrar yakınmaları da sorgulanır. Bu bulguların birlikte bulunması, tablonun enfeksiyon kaynaklı olduğunu düşündürür ve yaklaşım buna göre planlanır.

Rahim içi araç kullanan kadınlarda da bu yakınma bildirilebilir. Aracın rahim içindeki konumu ve iç tabakada oluşturduğu değişiklikler lekelenmeye yol açabilir. Bu durumda aracın yerleşimi ultrasonla değerlendirilir ve gerekirse yöntem gözden geçirilir.

Değerlendirmede Hangi Muayene ve Testler Yapılır?

Değerlendirme, kanamanın ne zaman başladığı, her ilişkide mi görüldüğü, miktarı ve rengi sorularak başlar. Adet düzeni, kullanılan korunma yöntemi ve son smear sonucu kaydedilir.

Muayenede spekulum yerleştirilerek rahim ağzı gözlenir. Ektropiyon, polip, iltihap bulgusu ve şüpheli görünümlü alanlar bu sırada değerlendirilir. Vajina duvarındaki çatlaklar ve doku incelmesi de incelenir.

Rahim ağzından örnek alınarak smear ve HPV testi yapılır. Enfeksiyon etkenlerine yönelik sürüntü örnekleri de bu sırada alınabilir. Gebelik olasılığı bulunan kişilerde gebelik testi istenir.

Ultrason incelemesi, rahim içindeki polip ve kalınlaşma gibi durumları gösterir. Menopoz sonrası dönemde bu inceleme ayrı bir önem taşır. Bulgulara göre rahim içinin görüntülenmesi ve doku örneği alınması gündeme gelebilir.

Kanamanın ne zaman ve nasıl fark edildiği de sorulur. Kanın rengi, pıhtı içerip içermediği ve ne kadar sürdüğü bilgileri kaynağı belirlemeye yardımcı olur. Adet dönemlerinden bağımsız olarak görülen kanamaların ayrı bir başlık altında değerlendirilmesi gerekir.

Smear ve Kolposkopi Ne Zaman Gerekir?

Smear, ilişki sonrası kanama yakınmasında olağan basamaklardan biridir. Son testin üzerinden kısa süre geçmiş olsa da, kanama varlığında yinelenmesi düşünülebilir.

Kolposkopi, büyütmeli bir aletle rahim ağzının ayrıntılı incelenmesidir. Smear sonucunda değişiklik saptandığında, HPV testi pozitif çıktığında ya da muayenede şüpheli görünümlü alan bulunduğunda yapılır.

Smear sonucu olağan bulunsa bile, kanama sürüyorsa kolposkopi gündeme gelebilir. Bunun nedeni, smear incelemesinin her değişikliği yakalayamayabilmesidir. Yakınmanın sürmesi, ileri incelemeyi gerekli kılan bir ölçüttür.

İnceleme sırasında şüpheli alanlardan doku örneği alınabilir. İşlem sırasında kısa süreli bir kramp hissedilebilir; sonrasında birkaç gün süren hafif lekelenme olağandır. Bu dönemde cinsel temastan kaçınılması istenir.

Kolposkopi öncesinde kişinin bilgilendirilmesi kaygıyı azaltır. İşlemin muayeneden çok farklı olmadığı, ameliyathane koşulları gerektirmediği ve kısa sürdüğü paylaşılır. Sonucun çıkması genellikle bir ile iki hafta alır; bu bekleme süresinin önceden bilinmesi de yararlı olur.

Hangi Tedavi Yaklaşımları Uygulanır?

İzlenecek yol, kanamanın kaynağının hangi dokuda olduğuna göre çizilir. Rahim ağzında dışa dönmüş ve kolay kanayan bir alan söz konusuysa çoğu zaman girişim gerekmez; şikâyet sürüyorsa yüzeye yönelik koterizasyon gibi seçenekler konuşulur. Polip biçiminde bir yapı görüldüğünde bu yapı çıkarılıp incelemeye gönderilir. Menopoz döneminde doku incelmesine bağlı kanamalarda ise bölgeye uygulanan destekleyici tedaviler gündeme gelir.

Rahim ağzındaki polipler, muayene sırasında ya da kısa bir işlemle çıkarılabilir. Çıkarılan doku incelemeye gönderilir. İşlem sonrasında kısa süreli lekelenme görülebilir.

Ektropiyon tablosunda çoğu zaman girişim gerekmez. Yakınma sürüyorsa ve günlük yaşamı etkiliyorsa dondurma ya da yakma yöntemleri düşünülebilir. Bu işlemlerin bölgede geçici akıntı artışı ve nadiren rahim ağzında darlık gibi olası sorunları bulunur.

Kuruluk kaynaklı kanamalarda kaydırıcı ürünlerin kullanımı önerilir. Menopoz dönemindeki doku incelmesine yönelik bölgesel uygulamalar hekim değerlendirmesiyle gündeme gelir. Hücre değişikliği saptanan olgularda ise o tabloya özgü izlem ya da girişim planlanır.

Bir bölüm olguda hiçbir neden bulunamaz. Bu durumda izlem seçilir ve kanamanın sürüp sürmediği belirli aralıklarla değerlendirilir. Yakınmanın kendiliğinden gerilemesi sık görülen bir seyirdir; sürdüğünde ise incelemeler yinelenir.

Hangi Kanama Acil Başvuru Gerektirir?

Kanamanın bol miktarda olması ve kendiliğinden durmaması gecikmeden başvuru gerektirir. Pıhtı gelmesi, pedin kısa sürede dolması ve baş dönmesi ile birlikte olması bu grupta değerlendirilir.

Karın alt bölgesinde şiddetli ağrı, ateş ve kötü kokulu akıntının kanamaya eşlik etmesi enfeksiyon açısından acil değerlendirme gerektirir. Genel durumda bozulma da aynı biçimde ele alınır.

Gebelik döneminde ortaya çıkan ilişki sonrası kanama mutlaka bildirilmelidir. Gebeliğin ilk döneminde bu bulgu farklı olasılıkları düşündürür; ileri haftalarda ise bebeğin eşinin yerleşimiyle ilgili durumlar araştırılır.

Menopoz sonrası dönemde görülen her kanama, miktarı ne olursa olsun değerlendirilmelidir. Bu dönemde kanama beklenen bir bulgu değildir. Kanamanın her ilişkide yinelemesi, giderek artması ya da adet dışı kanamalarla birlikte görülmesi de başvuru gerekçesidir.

Kanamanın giderek artan sıklıkta yinelemesi de dikkat gerektiren bir seyirdir. Başlangıçta arada görülen lekelenmenin her ilişkide ortaya çıkar hale gelmesi, tablonun ilerlediğini düşündürebilir. Bu değişimin hekimle paylaşılması izlem planını etkiler.