randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kapalı Rahim Alınması (Laparoskopik Histerektomi)

Laparoskopik histerektominin uygulandığı durumlar, ameliyat adımları, yumurtalık kararı, istenen tetkikler, hastanede kalış ve komplikasyon başlıkları.

Rahmin çıkarılması, karın duvarını açmadan da gerçekleştirilebilir. Göbek çevresine ve karın alt bölgesine açılan birkaç küçük delikten kamera ve ince aletlerle çalışılan bu yol, son yıllarda yaygın biçimde kullanılmaktadır. Aşağıda yöntemin hangi durumlarda seçildiği, ameliyatın nasıl ilerlediği ve sonrasında beklenenler ele alınmıştır.

Laparoskopik Histerektomi Hangi Durumlarda Yapılır?

Yöntem, iyi huylu nedenlerle rahmin alınması gereken kişilerin çoğunda uygulanabilir. Myomlara bağlı kanama ve baskı şikâyetleri, rahim iç tabakasının kas dokusuna yerleşmesiyle giden ağrılı tablo ve ilaçla giderilemeyen kanamalar bu kapsamdadır.

Rahim iç tabakasında saptanan kanser öncesi değişikliklerde ve erken evrede sınırlı kalan bazı kötü huylu hastalıklarda da bu yol kullanılabilir. Bu durumda ameliyatın kapsamı hastalığın niteliğine göre genişleyebilir ve lenf düğümlerinin değerlendirilmesi eklenebilir.

Yöntemin uygun bulunmadığı durumlar da vardır. Aşırı büyük rahim, karın içinde yaygın yapışıklık beklenmesi ve gaz verilmesine engel oluşturabilecek kalp ya da akciğer sorunları bu gruptadır. Sarkmanın belirgin olduğu ve rahmin kolayca indirilebildiği durumlarda ise vajinal yol öne çıkabilir.

Yöntemin uygunluğu ameliyat öncesinde değerlendirilse de kesin karar masada verilir. Karın içine girildiğinde beklenenden farklı bir tablo görülmesi durumunda açık yönteme geçilebilir. Bu olasılığın önceden konuşulmuş olması, sürecin daha rahat kabullenilmesini sağlar.

Ameliyat Nasıl Uygulanır?

Göbek bölgesinden girilerek karın içi gazla şişirilir ve kamera yerleştirilir. Karın alt bölgesine iki ya da üç ek delik açılır. Rahim, vajinadan yerleştirilen bir aletle yönlendirilerek çalışma açısı ayarlanır.

Rahmi tutan bağlar ve besleyen damarlar sırayla kapatılarak kesilir. Mesane rahim ağzından ayrılarak aşağı doğru itilir; bu adım, vajinanın kesileceği hattın güvenle belirlenmesini sağlar. İdrar kanallarının seyri bu aşamada dikkatle izlenir.

Vajinanın üst ucu rahim ağzının çevresinden kesilerek rahim serbestleştirilir. Çıkarma çoğunlukla vajinal yoldan yapılır; büyük rahimlerde özel bir torba içinde parçalanarak alınabilir. Ardından vajina kubbesi karın içinden dikilerek kapatılır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve çoğunlukla bir buçuk ile iki buçuk saat sürer.

Vajina kubbesinin kapatılma biçimi de sonucu etkileyen bir adımdır. Dikişlerin sağlam ve yeterli derinlikte atılması, ilerleyen dönemde kubbenin açılması olasılığını azaltır. Aynı seansta kubbenin desteklenmesine yönelik bir teknik de eklenebilir.

Yumurtalıklar Alınır mı?

Bu karar rahmin alınmasından ayrı olarak verilir ve her kişide farklı biçimde ele alınır. Yumurtalıklar sağlıklıysa ve ameliyat iyi huylu bir nedenle yapılıyorsa, çoğunlukla yerinde bırakılması düşünülür.

Menopoz öncesi dönemdeki kişilerde korunma yönündeki eğilim daha belirgindir. Yumurtalıklar hormon üretimini sürdürür ve bu üretimin kemik sağlığı ile damar sağlığı üzerinde etkileri bulunur. Ani kesilme, doğal menopozdan daha belirgin belirtilere yol açabilir.

Buna karşılık yumurtalıklarda saptanan bir bulgu, ailede yumurtalık ya da meme kanseri öyküsü, bilinen genetik risk ve rahim iç tabakasının kas dokusuna yerleşmesiyle giden yaygın tablolarda alınmaları gündeme gelebilir. Menopoz sonrası dönemde ise karar farklı biçimde değerlendirilir. Bu konunun ameliyat öncesinde ayrıntılı konuşulması, sonrasında beklenmedik bir durumla karşılaşılmasını önler.

Karar verilirken kişinin görüşünün alınması bu başlıkta özellikle önemlidir. Yumurtalıkların alınması geri döndürülemez bir sonuç doğurur ve sonraki yaşam dönemini etkiler. Bu nedenle seçeneklerin ve her birinin getirdiklerinin ayrıntılı biçimde konuşulmuş olması beklenir.

Ameliyat Öncesinde Hangi Tetkikler İstenir?

Kapalı yöntemde rahim, çoğunlukla vajina yolundan bütün hâlinde çıkarılır. Bu nedenle hazırlıkta rahmin ölçüsü ve vajina genişliği ultrasonla ve muayeneyle değerlendirilir; bu ölçüler organın hangi yoldan alınacağını belirler. Kanaması olan kadınlarda rahim iç tabakasından örnek alınması istenir, çünkü çıkan sonuç yumurtalıkların da alınıp alınmayacağını ve girişimin genişliğini değiştirebilir. Rahim ağzı taraması güncel değilse yenilenir.

Ultrasonla rahmin boyutu, myom bulunup bulunmadığı ve yumurtalıkların durumu değerlendirilir. Rahmin büyük olduğu durumlarda kapalı yolun uygunluğunu belirlemek için ek görüntüleme istenebilir. Kansızlık varsa demir desteğiyle düzeltilmeye çalışılır.

Anestezi hazırlığı kapsamında kan sayımı, pıhtılaşma değerleri ve gerekli görülen ek incelemeler yapılır. Karın içine gaz verilmesi ve baş aşağı pozisyon gerektiğinden, kalp ve akciğer değerlendirmesi bu yöntemde ayrıca anlam taşır. Kan sulandırıcı ilaçlar hekim yönlendirmesiyle düzenlenir; bağırsakların boşaltılması istenebilir.

Tetkiklerin tamamlanmış olması ameliyat gününün ertelenmemesi açısından da önemlidir. Eksik kalan bir sonuç, planın son anda değişmesine yol açabilir. Bu nedenle hazırlık sürecinin yeterli zaman bırakılarak planlanması önerilir.

Ameliyat Sonrası Hastanede Ne Kadar Kalınır?

Kalış çoğunlukla bir ile iki gündür. Bu süre, karın açılarak yapılan uygulamaya göre belirgin biçimde kısadır ve yöntemin öne çıkan yanlarından biridir.

Ameliyattan sonraki ilk gün en çok üzerinde durulan konu, kişinin yataktan kaldırılmasıdır. Kısa aralıklarla oda içinde yürünmesi hem bağırsakların uyanmasını hızlandırır hem de bacak toplardamarlarında pıhtı gelişme olasılığını azaltır. İdrar sondası çoğunlukla aynı gün alınır ve mesanenin kendi başına boşaltılıp boşaltılamadığı gözlenir.

Kapalı yöntemde çalışma alanı açmak için karın gazla şişirildiğinden, ilk günlerde omuz uçlarında zonklayan bir ağrı hissedilmesi olağandır; bu duyum gaz emildikçe kendiliğinden kaybolur. Yürüyüş yapılması hem bu duyumu hem de bağırsakların yeniden çalışmasını hızlandırır. Bağırsak sesleri döndükten sonra sıvı gıdadan normal beslenmeye geçilir. Eve gönderme kararı, ağrının hap şeklindeki ilaçlarla denetlenebildiği ve mesanenin kendiliğinden boşaltılabildiği görüldüğünde verilir.

Kısa kalış süresi, iyileşmenin tamamlandığı anlamına gelmez. Evde sürdürülmesi gereken kısıtlamalar ve izlenmesi gereken belirtiler taburculuk öncesinde ayrıntılı biçimde anlatılır. Bu bilgilerin yazılı verilmesi, evde karar verilmesini kolaylaştırır.

İyileşme Süreci Ne Kadar Sürer?

Kesi yerlerindeki hassasiyet günler içinde azalır. Vajinadan gelen hafif kanamalı akıntı dört ile altı hafta boyunca sürebilir; bu, vajina kubbesindeki dikişlerin iyileşmesiyle ilişkilidir ve giderek azalması beklenir.

Rahim çıkarıldıktan sonra vajinanın üst ucu dikişlerle kapatılır ve bu hat, iyileşmesini tamamlayana kadar bölgenin en zayıf noktası olarak kalır. Karın içi basıncını yükselten her davranış doğrudan bu hatta yansıdığından, yük taşıma ve mekik benzeri hareketler altı hafta boyunca gündeme alınmaz. Bağırsakların yumuşak çalışması bu dönemin belirleyici başlığıdır; lifli beslenme ve bol sıvı, tuvalette kuvvet uygulama gereğini ortadan kaldırdığı için önerilir.

Masa başı işlere iki ile üç hafta içinde dönülebilir; bedensel güç gerektiren işlerde süre uzar. Yorgunluk hissinin haftalarca sürebileceği bilinmelidir. Cinsel yaşam için altı hafta beklenir ve karar kontrol muayenesinde kubbenin iyileştiğinin görülmesine dayanır. Bu sürenin beklenmesi, kubbenin açılması gibi ender ama ciddi bir durumun önlenmesi açısından önemlidir.

Bu süreçte duygusal uyum da bir başlıktır. Ameliyatın nedeni ve kişinin yaşam dönemi, sürece verilen tepkiyi biçimlendirir. Bu konudaki soruların kontrol muayenesinde konuşulması, iyileşmenin bütününe katkı sağlar.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Kapalı yöntemde damarlar enerji cihazlarıyla kapatıldığından ilk günler genellikle sessiz geçer; buna karşın kapatılan bir damarın günler sonra yeniden açılması bildirilmiş bir durumdur. Bu nedenle azalarak devam eden koyu renkli akıntının canlı kırmızıya dönmesi ve pedi hızla ıslatacak düzeye ulaşması dikkatle izlenir. Göz kararması, kulak çınlaması ya da hızlanan nabız bu tabloya eşlik ettiğinde başvuru öne alınır.

Ağrının günden güne hafiflemesi beklenirken tersine artması, karnın davul gibi gerginleşmesi, dinmeyen bulantı ile kusma ve bağırsakların çalışmaya başlamaması bildirilmesi gereken bulgulardır. Ateşin yükselmesi, kokusu bozulan akıntı ve göbek çevresindeki küçük kesilerde kızarıklık gelişmesi enfeksiyon açısından inceleme gerektirir.

Mesanenin boşaltılamaması, idrarda kan görülmesi, böğürde yerleşen bir ağrı ya da aşağıdan hiç kesilmeyen berrak sıvı gelmesi araştırılmalıdır; bu bulgular idrar kanallarını ya da mesaneyi ilgilendiren bir sorunun işareti olabilir. Yalnızca bir bacakta gelişen şişlik ve ağrıya nefes darlığı ile göğüs ağrısının eklenmesi, pıhtı kuşkusuyla beklemeden başvurmayı gerektirir. Birleşmenin ardından ani biçimde başlayan ağrı ve kanama ise kubbe dikişleriyle ilgili olabileceğinden acil değerlendirme ister.

Hangi Riskler ve Komplikasyonlar Söz Konusudur?

İdrar kanallarının ve mesanenin yaralanması, bu ameliyatta üzerinde en çok durulan komplikasyonlardandır. Bu yapılar rahim ağzına ve damarlara yakın seyreder. Ameliyat sırasında fark edildiğinde onarılır; sonradan ortaya çıkan durumlarda ek girişim gerekebilir.

Kanama ve karın içinde kan birikmesi diğer olasılıklardır. Bağırsak yaralanması ender görülür ancak bildirilen durumlar arasındadır. Karın içine gaz verilmesine ve baş aşağı pozisyona bağlı olarak solunum ve dolaşımla ilgili sorunlar gelişebilir; bu nedenle ameliyat öncesi değerlendirme önem taşır.

Vajina kubbesinin iyileşmeyle ilgili sorunları ayrı bir başlıktır. Kubbenin açılması ender görülür ancak gecikmeden ele alınması gereken ciddi bir durumdur; erken dönemde birleşme bu olasılığı artırır. Enfeksiyon, damar tıkanıklığı, karın içi yapışıklık gelişmesi ve ilerleyen yıllarda vajina kubbesinde sarkma görülmesi diğer başlıklardır. Ameliyatın gerektiğinde açık yönteme dönüştürülebileceği de karar öncesinde konuşulur.