randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kapalı Yumurtalık Kisti Ameliyatı (Laparoskopik Kistektomi)

Laparoskopik kistektominin hangi durumlarda uygulandığı, işlemin aşamaları, yumurtalık dokusunun korunması ve iyileşme süreci üzerine bilgilendirme.

Yumurtalıkta saptanan kistlerin bir bölümü zamanla kendiliğinden geriler; bir bölümü ise girişim gerektirir. Girişim düşünüldüğünde günümüzde en sık başvurulan yol kapalı yöntemdir. Bu yaklaşım, karın duvarında küçük kesiler açılarak uygulanır ve iyileşmenin daha hızlı olmasını sağlar. Aşağıda bu yöntemin hangi durumlarda seçildiği ve nasıl uygulandığı ele alınmıştır.

Laparoskopik Kistektomi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Kistin boyutu ve zaman içindeki seyri karar sürecinin ilk basamağıdır. Birkaç adet döngüsü boyunca izlendiği halde küçülmeyen, aksine büyüyen kistler girişim gerektirebilir. Beş santimetreyi aşan boyutlar bu değerlendirmede sık kullanılan bir eşiktir.

Kistin görünüm özellikleri de belirleyicidir. Basit ve ince duvarlı görünen kistler izlenmeye daha uygundur. İçinde katı bölümler, kalın bölmeler ya da damarlanma artışı bulunanlarda girişim öne çıkar.

Şikâyet yaratan kistler bir diğer gruptur. Süregen kasık ağrısı, karında dolgunluk hissi ve adet düzeninde bozulma değerlendirme gerektirir. Kistin burulmaya yol açabileceği düşünülen durumlarda karar daha erken verilir.

Her kist bu teknikle çıkarılmaya elverişli değildir. Kistin karın boşluğunun büyük bölümünü dolduracak ölçüde büyümesi, dar deliklerden sağlam biçimde dışarı alınmasını güçleştirir; içeriğin boşluğa dağılması istenmediği tablolarda bu bir engel oluşturur. Görüntülemede kuşku uyandıran bulguların bulunması ve daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı yoğun bir yapışıklık beklenmesi de aynı gruptadır. Böyle durumlarda açık yöntemle çalışmak gündeme gelir.

Kadının yaşı ve menopoz durumu bu değerlendirmede ayrı bir yer tutar. Üreme çağındaki bir kadında saptanan basit görünümlü bir kist için izlem yeterli olabilirken, menopoz sonrası dönemde aynı görünüm daha yakından ele alınır. Bu ayrım, aynı bulgu için farklı kararlar verilmesini açıklar.

Kapalı Yumurtalık Kisti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kadın uyutulduktan sonra ilk giriş noktası göbek çukurundan seçilir; buradan karın boşluğuna karbondioksit verilerek karın duvarı organlardan uzaklaştırılır ve aletlerin güvenle ilerleyebileceği bir alan açılır. Aynı açıklıktan yerleştirilen kamera görüntüyü ekrana taşır. Ardından kasık hizasındaki iki üç milimetrik noktadan ince aletler ilerletilerek kistin yumurtalıkla ilişkisi incelenir.

Karın alt bölgesinden açılan bir ya da iki ek delikten aletler girilir. Yumurtalık üzerinde uygun bir hat belirlenir ve kist duvarı sağlam dokudan ayrılır. Bu ayırma işleminin dikkatle yapılması, dokunun korunması açısından belirleyicidir.

Ayrılan kese, boşluk içinde yırtılmaması için önce koruyucu bir kılıfa yerleştirilir ve ardından dışarı taşınır. Böylece içindeki sıvının çevre dokulara dağılmasının önüne geçilir. Alınan materyal daha sonra mikroskop altında incelenmek üzere laboratuvara iletilir.

Kist yatağı kuruduktan sonra kamera geri çekilmeden önce boşluğun tümü taranır. Bu taramada diğer yumurtalığın görünümü, tüplerin yapısı ve karın zarında endometriozise ait bir odak bulunup bulunmadığı kaydedilir; bu kayıt sonraki izlem planının dayanağı olur. Ardından boşluktaki karbondioksit tümüyle boşaltılır ve milimetrik deri açıklıkları kapatılarak girişim tamamlanır.

Girişimin süresi kistin boyutuna ve karın içindeki duruma göre değişir. Yapışıklık bulunmayan bir olguda işlem yarım saatte tamamlanabilirken, geçirilmiş ameliyatların bulunduğu bir karında bu süre uzar. Ameliyat öncesinde bu değişkenliğin paylaşılması beklenmedik bir gecikmenin kaygı yaratmasını önler.

Yumurtalık Dokusu Korunur mu?

Bu yöntemin temel amacı, kisti çıkarırken sağlam yumurtalık dokusunu yerinde bırakmaktır. Yumurtalığın tümüyle alınması yalnızca belirli durumlarda gündeme gelir. Doğurganlığın korunması bu tercihin arkasındaki başlıca gerekçedir.

Buna karşın işlem sırasında bir miktar sağlam dokunun da alınabildiği bilinmektedir. Kist duvarı ile yumurtalık arasındaki sınırın belirsiz olduğu durumlarda bu olasılık artar. Endometriozise bağlı kistlerde bu ayrım daha güç olabilir.

Kist duvarı ayrıldıktan sonra kalan yatağın nasıl kurutulduğu, yumurtalıkta geriye ne kadar sağlam doku kalacağını belirleyen ayrıntıdır. Elektrik akımı uygulandığında ısı yalnız kanayan noktayla sınırlı kalmaz, çevredeki yumurta keseciklerine de yayılabilir. Bu nedenle akımın kısa ve noktasal kullanılması, uygun görülen yerlerde ise kanamanın ince dikişlerle karşılanması tercih edilir; bu tercih rezervin korunmasına katkı sağlar.

Kapalı girişimin yumurtalık üzerindeki etkisini görebilmek için karşılaştırmalı bir ölçüm istenebilir. Girişimden önce bakılan AMH değeri ile ultrasonda sayılan antral folikül adedi bir başlangıç noktası oluşturur; aynı ölçümlerin birkaç ay sonra yinelenmesi aradaki farkı görünür kılar. Elde edilen bu karşılaştırma, gebelik planının hangi hızla yürütüleceğine ilişkin konuşmayı biçimlendirir.

Menopoz sonrası dönemde yaklaşım farklılaşır. Bu dönemde yumurtalığın hormon üretimine katkısı azaldığı için kistle birlikte organın çıkarılması daha sık tercih edilir. Bu tercih, ileride yeni bir girişim gerekmesi olasılığını da azaltır.

Ameliyat Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?

Değerlendirme ayrıntılı bir ultrasonla başlar. Kistin boyutu, duvar yapısı, içindeki bölmeler ve damarlanma incelenir. Bu bulgular kistin niteliği hakkında ilk bilgiyi verir.

Kandan bakılan belirteçler, kapalı yöntemin uygun olup olmadığına karar verirken tabloyu tamamlayan bir başlıktır. CA 125 bunların en bilineni olsa da endometriozis, adet dönemi ve karın zarını ilgilendiren iltihabi süreçlerde de yükselebildiğinden ultrason bulgularından koparılarak okunmaz. Üreme çağındaki bir kadınla menopoz sonrası bir kadında aynı rakamın taşıdığı ağırlık farklıdır; bu nedenle sonuç yaş ve adet düzeniyle birlikte değerlendirilir.

Hazırlık aşamasında hemogram bakılır, kanın pıhtılaşma süresi ölçülür ve grup tayini yapılır. Uyutma öncesi incelemede kalp ritmi kaydedilir; gerek görülürse göğüs filmi de istenir. Devam eden rahatsızlıklar ile düzenli alınan haplar mutlaka aktarılmalıdır.

İşlemden önce belirli bir süre aç kalınması istenir. Kan sulandırıcı kullanılıyorsa bununla ilgili düzenleme önceden yapılır. Sigara kullanımının işlemden önce azaltılması ya da bırakılması iyileşmeye katkı sağlayan bir öneridir.

İşlem öncesinde yapılacaklar ve sonrasında beklenenler ayrıntılı biçimde anlatılır. Hastanede kalış süresi, iyileşme dönemi ve işe dönüş zamanı bu görüşmenin başlıklarıdır. Soruların bu aşamada sorulması, sürecin daha rahat geçmesine katkı sağlar.

İyileşme Süreci ve İşe Dönüş Ne Zaman Olur?

Bu teknikte hastanede kalınan süre çoğu kadında bir geceyi geçmez. Bulantının geçtiği, idrarın rahat yapılabildiği ve kanama açısından tablonun sakin seyrettiği durumlarda aynı gün taburculuk konuşulabilir. Uyuşukluk dağılır dağılmaz ayağa kalkılması istenir; erken hareket hem bağırsakların uyanmasına hem bacak damarlarındaki dolaşımın canlanmasına yardımcı olur.

İlk günlerde en çok sorulan yakınmalardan biri, karınla ilgisiz görünen bir omuz ve sırt sızısıdır. Bunun kaynağı boşlukta kalan karbondioksitin diyaframa değerek buradan geçen siniri uyarmasıdır; ağrı yukarıda hissedilse de nedeni karnın içindedir. Duyum kendiliğinden söner ve günde birkaç kez kısa yürüyüş yapmak bu süreci kısaltır.

Deride yalnızca birkaç milimetrelik açıklık bulunması nedeniyle oturarak yürütülen bir mesleğe genellikle ilk hafta içinde dönülebilir. Ayakta durmayı ya da yük taşımayı gerektiren işlerde bu aralık uzar. Yumurtalıkta dikişle onarılmış bir yatak bulunduğundan, karın içi basıncını yükselten hareketlerden bir ay süreyle uzak durulması istenir.

Giriş delikleri milimetrik ölçüde kaldığı için pansuman çoğu zaman gündeme gelmez; yara kendi seyrinde kapanır. Banyoya hangi gün geçileceği, dikişlerin durumu görüldükten sonra bildirilir. Mahremiyet gerektiren yakınlığa ara verme süresi ise ortalama bir ayı bulur.

İlk günlerde hafif vajinal lekelenme görülebilir ve bu beklenen bir durumdur. İşlem sonrası ilk adetin bir miktar gecikmesi ya da olağandan farklı seyretmesi de bildirilen bir gözlemdir. Adet düzeninin bir ya da iki döngü içinde yerine oturması beklenir.

Kist Tekrarlar mı?

Kistin yeniden gelişmesi, kistin türüne göre değişen bir olasılıktır. İşlevsel nitelikli kistler yumurtlama döngüsüyle ilişkili olduğu için yeniden ortaya çıkabilir. Bu durum tablonun doğasında bulunan bir özelliktir.

Yineleme olasılığı her kist türünde aynı değildir; endometriozise bağlı olanlarda bu olasılık belirgin biçimde yüksek bildirilmiştir. Bunun nedeni kistin çıkarılmasının hastalığın kendisini ortadan kaldırmamasıdır; karın zarında kalan odaklar her adet döngüsünde yeniden uyarılabilir. Basit su kistlerinde ise böyle bir zemin bulunmadığından tablo farklı seyreder. Bu ayrım nedeniyle kontrol takvimi kistin türüne göre ayrı ayrı planlanır.

Dermoid nitelikli kistlerde yineleme daha seyrek görülür. Aynı yumurtalıkta ya da karşı tarafta yeni bir kist gelişmesi yine de mümkündür. Bu nedenle takip belirli aralıklarla sürdürülür.

İzlem genellikle ultrasonla yapılır. İlk yıl içinde daha sık, sonraki dönemde daha geniş aralıklarla kontrol önerilir. Hormonal düzenleme, bazı kist türlerinde yinelemeyi azaltabilen bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Yeni bir kist saptanması her durumda girişim gerektirmez. İlk değerlendirmede olduğu gibi boyut, görünüm ve şikâyet birlikte ele alınır. Bu nedenle takipte saptanan bir bulgunun doğrudan ameliyat anlamına gelmediği bilinmelidir.

Hangi Belirtiler Hekime Başvurmayı Gerektirir?

Ameliyat sonrası dönemde ateş yükselmesi, kesi yerlerinde kızarıklık, akıntı ve şişlik gecikmeden bildirilmelidir. Bu bulgular enfeksiyon açısından değerlendirilir.

Ağrının hafiflemek yerine derinleşmesi, kesilmeyen bulantı ve kusma atakları, karın duvarının tahta gibi gerginleşmesi ve gaz çıkışının durması ivedi başvuru sebebidir. Beklenenin çok üzerinde kan gelmesi ya da ayakta duramayacak ölçüde güçten düşülmesi de aynı aciliyeti taşır.

Bacakta ağrılı şişlik, göğüs ağrısı ve nefes darlığı damar tıkanıklığı açısından değerlendirme gerektiren belirtilerdir. İdrar yaparken yanma ve idrar yapamama da bildirilmelidir.

Her cerrahi girişimde olduğu gibi bu yöntemin de olası sorunları bulunur. Kanama, enfeksiyon, komşu organların zedelenmesi, yapışıklık gelişmesi ve anesteziye bağlı durumlar bildirilen başlıklardır. Bazı durumlarda kapalı yöntemden açık yönteme geçilmesi gerekebilir; bu olasılık ameliyat öncesinde konuşulur.