randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Makat Kası Onarımı (Anal Sfinkter Onarımı)

Anal sfinkter onarımı hangi durumlarda yapılır, kas yaralanması nasıl ortaya çıkar, onarım süreci, iyileşme ve olası riskler üzerine bilgilendirme.

Makat çevresindeki kasların görevi, gaz ve dışkı çıkışını istem dışı olmaktan çıkarıp denetlenebilir hale getirmektir. Bu kaslarda yaralanma geliştiğinde tutma güçlüğü ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan neden doğum sırasındaki yırtıklardır. Şikâyetler günlük yaşamı etkileyecek düzeye ulaştığında cerrahi onarım değerlendirilebilir. Aşağıda bu girişimin hangi durumlarda düşünüldüğü, nasıl uygulandığı ve sonrasındaki sürecin nasıl ilerlediği anlatılmıştır.

Anal Sfinkter Onarımı Hangi Durumlarda Yapılır?

Onarım, makat kaslarında belirlenmiş bir yaralanma bulunan ve buna bağlı tutma güçlüğü yaşayan kadınlarda değerlendirilir. Şikâyetler gazın tutulamamasından dışkının kaçırılmasına kadar farklı düzeylerde olabilir. Günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği, karar sürecinde belirleyici bir ölçüttür.

Doğum sırasında oluşan geniş yırtıkların hemen onarılması, bu tablonun ortaya çıkmasını önlemeye yönelik ilk adımdır. Buna karşılık bazı yaralanmalar doğum sırasında fark edilmeyebilir ya da yapılan onarım zamanla yetersiz kalabilir. Şikâyetler kimi kadında doğumdan hemen sonra, kimindeyse yıllar sonra belirgin hale gelir.

Cerrahi çoğunlukla ilk seçenek değildir. Beslenme düzenlemesi, dışkı kıvamını ayarlayan ilaçlar, pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizler ve geri bildirim destekli kas eğitimi ilk aşamada ele alınan yaklaşımlardır. Bu yöntemlerden yeterli yarar sağlanamadığında ve görüntüleme ile belirgin bir kas ayrılması gösterildiğinde onarım gündeme gelir. Karar kişiye göre değişir ve hekim değerlendirmesiyle verilir.

Kas Yaralanması Nasıl Ortaya Çıkar?

En sık neden vajinal doğum sırasında oluşan yırtıklardır. Bebeğin iri olması, doğumun uzun sürmesi, doğum sırasında alet kullanılması ve makat yönüne doğru uzanan geniş bir kesi ya da yırtık bu riski artıran etkenler arasındadır. İlk doğum, sonrakilere göre daha yüksek risk taşır.

Yaralanmanın bir bölümü doğum sırasında fark edilir ve hemen onarılır. Ancak kas tabakasındaki ayrılma her zaman görünür olmayabilir. Bu durumda tablo, aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkan şikâyetlerle anlaşılır. Menopoz döneminde doku desteğinin azalmasıyla var olan yetersizlik belirginleşebilir.

Doğum dışında da nedenler bulunabilir. Makat bölgesine yönelik geçirilmiş ameliyatlar, bölgeye alınan travmalar ve bazı hastalıklar kas yapısını etkileyebilir. Şikâyetlerin başlıcaları gazın tutulamaması, ani ve bastırılamayan dışkılama isteği, iç çamaşırda leke görülmesi ve dışkının kaçırılmasıdır. Bu şikâyetlerin dile getirilmesi çoğu zaman zor olsa da, değerlendirilebilir ve yönetilebilir olduklarının bilinmesi önem taşır.

Ameliyat Öncesinde Hangi Tetkikler İstenir?

Hazırlık aşamasında ayrıntılı bir öykü alınır. Şikâyetin ne zaman başladığı, hangi durumlarda ortaya çıktığı, gaz ve dışkı için ayrı ayrı tutma güçlüğü bulunup bulunmadığı ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği sorgulanır. Doğum öyküsü ayrıntılı biçimde gözden geçirilir.

Muayenede makat çevresindeki kas gücü elle değerlendirilir. Kasların yapısını görüntülemek amacıyla makattan yapılan ultrason incelemesi sık başvurulan bir yöntemdir. Bu inceleme, kas tabakasındaki ayrılmanın yerini ve genişliğini gösterir. Bazı merkezlerde manyetik rezonans görüntülemesi de kullanılabilir.

Kasların kasılma gücünü ve basınç değerlerini ölçen incelemeler eklenebilir. Bu ölçümler, onarım öncesi durumun kayıt altına alınmasını ve sonrasındaki değişimin izlenmesini sağlar. Bunların yanı sıra rutin kan tetkikleri yapılır, anestezi değerlendirmesi tamamlanır. Kan sulandırıcı ilaç kullanımı varsa düzenleme gerekir. Ameliyat öncesinde bağırsak hazırlığı istenebilir ve belirli bir süre aç kalınması gerekir.

Onarım Nasıl Yapılır?

Ameliyat sırasında kas uçlarının gerilim olmadan birleştirilebilmesi için çevre dokunun yeterince serbestleştirilmesi gerekir. Gerilim altında kapatılan bir dikiş hattının açılmaya yatkın olduğu bilinir. Bu nedenle serbestleştirme aşaması, onarımın en özenli bölümlerinden biri kabul edilir. Yaralanmanın genişliği ve yara dokusunun durumu, işlemin süresini ve kapsamını etkileyen başlıca etkenlerdir.

İşlem sırasında makat ile vajina arasındaki bölgede, perine hizasında bir kesi yapılır. Bu kesiden ilerlenerek ayrılmış kas uçları bulunur. Kas uçları çoğunlukla yaralanma sonrasında yanlara doğru çekilmiş ve aralarında yara dokusu oluşmuştur.

Kas uçları çevre dokudan serbestleştirilir ve karşı karşıya getirilir. Yaygın uygulanan biçimde uçlar üst üste bindirilerek dikilir; bu yaklaşım, birleşme yüzeyini genişletmeyi amaçlar. Yara dokusunun bir bölümü, dikişlerin tutunması için korunur. İç ve dış kas tabakaları ayrı ayrı değerlendirilir ve gereğinde her ikisi de onarılır.

Onarım tamamlandıktan sonra perine bölgesindeki destek dokusu da yeniden yapılandırılabilir. Cilt eriyebilen dikişlerle kapatılır. İşlem çoğunlukla bir ila iki saat arasında sürer ve genel ya da bölgesel anestezi altında yapılır. Ameliyat sonunda bölgeye bir dren yerleştirilmesi gerekebilir. Hastanede kalış süresi genellikle bir ila üç gündür.

Ameliyat Sonrası Bağırsak Düzeni Nasıl Sağlanır?

Onarımın korunması açısından ilk haftalardaki dışkılama düzeni büyük önem taşır. Sert dışkı ve tuvalette zorlanma, yeni dikilmiş kas uçlarına belirgin bir yük bindirir. Bu nedenle dışkının yumuşak kalması hedeflenir.

Bunun için lifli beslenme, yeterli sıvı alımı ve hekimin uygun gördüğü dışkı yumuşatıcı desteği önerilir. Bazı merkezlerde ilk günlerde bağırsak hareketlerini yavaşlatan bir düzen uygulanır; ardından yumuşatıcılarla düzenli dışkılamaya geçilir. Hangi yaklaşımın izleneceği cerrahın tercihine göre değişir.

Tuvalette uzun süre oturmaktan ve ıkınmaktan kaçınılması istenir. Ayakların altına küçük bir basamak konularak dizlerin kalça hizasının üzerine çıkarılması, dışkılamayı kolaylaştırabilen basit bir düzenlemedir. Bölgenin temiz ve kuru tutulması, tuvalet sonrası ılık suyla temizlik yapılması ve bölgeye baskı uygulanmaması önerilir. Bu önlemler iyileşmenin sorunsuz ilerlemesine katkı sağlar.

İyileşme Ne Kadar Sürer?

Yüzeydeki dikişlerin iyileşmesi birkaç hafta sürerken, kas dokusunun sağlamlaşması daha uzun bir zaman ister. Bu nedenle kısıtlamaların bir bölümü şikâyet kalmasa bile sürdürülür. Perine bölgesindeki ağrı ve oturmakta güçlük ilk haftalarda beklenen bulgulardır.

Ağır kaldırma, zorlanma ve karın içi basıncını artıran hareketlerden yaklaşık altı ila sekiz hafta kaçınılması istenir. Uzun süre oturmaktan kaçınılması ve yastık desteği kullanılması önerilebilir. Kısa yürüyüşlere erken dönemde başlanır; hareketsizlik damar tıkanıklığı riskini artırır. Bisiklet gibi bölgeye baskı yapan etkinlikler daha uzun süre ertelenir.

Tutma işlevindeki değişimin oturması aylar alabilir. İlk dönemde şikâyetlerde belirgin bir düzelme görülmemesi olağandır. Bu süreçte pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizler ve geri bildirim destekli kas eğitimi çoğu zaman onarıma eklenir. Bu destek, kas gücünün geri kazanılmasına katkı sağlayabilir. Cinsel ilişkiye yaklaşık altı hafta ara verilir; kesin zamanlama kontrol muayenesinde belirlenir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Onarım sonrasında ateşin yükselmesi, dikiş hattında hafiflemek yerine artan bir zonklama, çevre dokuda kızarıklık ve gerginlik ile kokulu bir sızıntı gecikmeden bildirilmesi gereken bulgulardır. Kas uçlarının birleştirildiği bölgede iltihap gelişmesi onarımın tutmasını doğrudan etkilediği için bu belirtiler önemsenir.

Bu onarımda uç uca getirilen halka biçimindeki kas, her dışkılama sırasında gerilime uğrar. Bu nedenle bölgede ani bir boşalma duygusu, uçların ayrıldığı izlenimi ya da dışkının ve gazın vajinadan geldiğinin fark edilmesi bekletilmeden bildirilmelidir; bu son bulgu iki organ arasında bir açıklık geliştiğini gösterebilir. Pedi hızla dolduran kanama, günlerce dışkılamanın olmaması ve buna karın gerginliği ile bulantının eklenmesi de aynı gün değerlendirilmelidir.

Bölgedeki ödem nedeniyle idrarın hiç gelmemesi ya da işerken duyulan yanmanın sürmesi ayrıca ele alınır. Tek baldırda beliren gerginlik ve ısı artışının ani nefes darlığıyla birleşmesi ise aynı saat içinde değerlendirilmelidir. Uzun dönemde bakılan başlık, onarımın asıl amacına ulaşıp ulaşmadığıdır: gazın ya da dışkının tutulmasındaki güçlüğün aylar sonra hâlâ sürmesi, birleşme sırasında geçmeyen bir ağrı duyulması ve makat çevresinde kalıcı bir rahatsızlık kalması kontrol randevusu gerektirir.

Hangi Riskler ve Komplikasyonlar Söz Konusudur?

Kas uçlarının birleştirildiği bu girişimde üzerinde en çok durulan konu, onarımın dikiş hattında ayrılma olmadan tutmasıdır. Bölgenin barındırdığı yoğun bakteri ortamı bu ihtimali diğer alanlara göre artırır. Ayrılma geliştiğinde kas uçları birbirinden uzaklaşabilir, ikinci bir girişim gerekebilir ve dışkı tutma işlevindeki düzelme beklenen düzeyde olmayabilir. Bu nedenle ilk haftalarda dışkının yumuşak kıvamda tutulması ve zorlanmadan kaçınılması ısrarla istenir.

Kanama, bölgede kan birikmesi ve dikiş hattının kısmen ayrılması diğer olası durumlardır. Bir kısım kadında iyileşme döneminde dışkılamada zorlanma ya da tam boşalmama duygusu ortaya çıkabilir. Perine bölgesinde süregen ağrı ve ilişkide rahatsızlık da bildirilen sorunlar arasındadır.

Onarıma karşın tutma güçlüğünün sürmesi ya da zaman içinde yeniden ortaya çıkması olasıdır. Kas dokusunun niteliği, yaralanmanın genişliği, yaş ve sinir yapılarının durumu bu sonucu etkileyen etkenlerdir. Bu nedenle ameliyattan beklentinin gerçekçi biçimde oluşturulması önem taşır. Enfeksiyon, damar tıkanıklığı ve genel anesteziye bağlı riskler de değerlendirmenin bir parçasıdır. Bu başlıklar ameliyat öncesi görüşmede ele alınır.