randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Menopoz Sonrası Kanama Neden Mutlaka Değerlendirilmeli?

Menopoz sonrası kanamanın nasıl tanımlandığı, olası nedenleri, hangi durumlarda ileri inceleme yapıldığı ve az miktarda kanamanın neden önemsendiği üzerine bilgilendirme.

Menopoz sonrası dönemde görülen vajinal kanama, jinekolojik değerlendirmede ayrı bir yeri olan bir bulgudur. Bu kanamaların büyük bölümü iyi huylu nedenlere bağlıdır; ancak nedenin belirlenmesi için her durumda inceleme yapılması benimsenen yaklaşımdır. Kanamanın az olması, incelemeyi gereksiz kılmaz. Aşağıda bu bulgunun nasıl tanımlandığı, hangi nedenlerle ortaya çıkabildiği ve nasıl değerlendirildiği genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Menopoz Sonrası Kanama Nasıl Tanımlanır?

Menopoz, son adet kanamasının üzerinden kesintisiz on iki ay geçmesiyle gerçekleşmiş sayılır. Bu on iki aylık süre tamamlandıktan sonra görülen her türlü vajinal kanama, menopoz sonrası kanama olarak adlandırılır. Tanım kanamanın miktarına, süresine ya da rengine bakmaz; kanamanın varlığı tek başına bu tanıma girmek için yeterlidir.

Bu tanım kapsamına yalnızca adet benzeri kanamalar girmez. İç çamaşırda görülen açık pembe ya da kahverengi lekelenme, tuvalet kâğıdında fark edilen az miktarda kan izi ve ilişki sonrası görülen kısa süreli kanama da bu başlık altında değerlendirilir. Miktarın azlığı, bulgunun anlamını değiştirmez.

Geçiş dönemindeki düzensiz kanamalar bu tanıma girmez. Perimenopoz döneminde adetler uzun aralıklarla gelebilir; iki adet arasında birkaç ay geçmesi olağandır. Bu dönemde görülen kanamalar farklı bir çerçevede ele alınır. Ayrım için belirleyici olan, son adetin üzerinden on iki ay geçip geçmediğidir.

Hormon desteği kullanan kadınlarda tablo ayrıca değerlendirilir. Kullanılan yönteme bağlı olarak beklenen bazı kanama biçimleri olabilir. Ancak beklenenin dışında, düzensiz ya da uzun süren kanamalar bu durumda da değerlendirilir. Bu nedenle kanamanın hangi koşullarda ortaya çıktığı öykü alınırken ayrıntılı biçimde sorgulanır.

Bu Kanamanın Nedenleri Neler Olabilir?

Menopoz sonrası kanamanın en sık nedeni, östrojen azalmasına bağlı doku incelmesidir. Vajina ve rahim iç zarı bu dönemde incelir; damarlar yüzeye daha yakın hale gelir. İnce doku küçük zorlanmalarla bile kanayabilir. Bu neden, tüm başvuruların önemli bir bölümünü oluşturur ve iyi huylu bir tablodur.

Rahim iç zarında ya da rahim ağzında gelişen polipler bir başka sık nedendir. Polip, doku yüzeyinden kabarık biçimde büyüyen iyi huylu bir oluşumdur. Zengin damar yapısı nedeniyle kolayca kanayabilir. Genellikle ultrason ile fark edilir ve gerekli görüldüğünde çıkarılabilir. Çoğunluğu iyi huylu olmakla birlikte incelenmesi uygun olur.

Rahim iç zarının kalınlaşması da nedenler arasında sayılır. Bu tablo, dokunun beklenenden fazla büyümesiyle ortaya çıkar. Bir bölümü basit bir kalınlaşma olarak kalırken, bir bölümünde hücresel değişiklikler bulunabilir. Bu ayrımın yapılması için doku örneği alınması gündeme gelebilir. Değerlendirme sonuca göre yönlendirilir.

Rahim iç zarı kanseri, menopoz sonrası kanamanın daha az sıklıkla karşılaşılan bir nedenidir. Başvuruların küçük bir bölümünü oluşturur. Bununla birlikte bu tablonun erken dönemde verdiği başlıca belirti kanamadır. Erken evrede fark edilmesi izlenecek yolu belirgin biçimde etkilediği için her kanama incelenir. Bu, incelemenin temel gerekçesidir.

İnce Dokudaki Değişimler Kanama Yapar mı?

Menopozdan sonra vajina yüzeyini örten katman incelir ve altındaki damarlara koruma sağlayan tabaka seyrekleşir. Böyle bir yüzeyde ilişki, muayene ya da yalnızca kuruluğa bağlı sürtünme, yüzeye yakın damarlarda küçük yırtılmalara yol açabilir; ortaya çıkan kanama genellikle az miktarda ve leke biçimindedir. Bu köken sık karşılaşılan bir başlıktır; ancak lekeye bakarak kaynağın burası olduğunu söylemek mümkün olmadığından, rahim içinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu durumda küçük bir sürtünme bile yüzeydeki ince damarların zedelenmesine yol açabilir. İlişki sonrası kanama, bu mekanizmanın en sık görülen yansımasıdır. Muayene sırasında ya da ıkınma sonrasında da az miktarda kanama görülebilir. Kanama genellikle azdır, kısa sürer ve kendiliğinden durur.

Rahim iç zarındaki incelme de benzer bir tabloya yol açabilir. Menopoz sonrası dönemde bu zar çok ince hale gelir. İnce zardaki yüzey damarları kırılgan olabilir ve aralıklı lekelenmelere neden olabilir. Bu tablo ultrason incelemesinde zarın ince görünmesiyle desteklenir. İyi huylu bir nedendir.

Bu nedenlerin iyi huylu olması, incelemeyi gereksiz kılmaz. Doku incelmesine bağlı kanama ile başka nedenlere bağlı kanamanın yalnızca görünümüne bakarak ayırt edilmesi mümkün değildir. Ayrım muayene ve görüntüleme ile yapılır. İnceleme sonucunda neden doku incelmesi olarak belirlenirse, bu durum değerlendirilebilir bir başlık olarak ele alınır.

Polip ve Kalınlaşma Ne Anlama Gelir?

Polip, rahim iç zarından ya da rahim ağzından kaynaklanan, sap ya da geniş taban üzerinde büyüyen bir doku çıkıntısıdır. Boyutu birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişebilir. Yüzeyi zengin damar ağıyla kaplı olduğu için düzensiz kanamaya yol açabilir. Genellikle ultrason incelemesinde fark edilir.

Poliplerin büyük çoğunluğu iyi huyludur. Bununla birlikte menopoz sonrası dönemde saptanan poliplerde, üreme çağındakilere göre hücresel değişiklik bulunma olasılığı bir miktar daha yüksektir. Bu nedenle bu dönemde saptanan poliplerin çıkarılarak incelenmesi sık benimsenen bir yaklaşımdır. Karar boyut, sayı ve kanama varlığına göre verilir.

Rahim iç zarının kalınlaşması, ultrason ölçümünde zarın beklenenden kalın bulunması durumudur. Menopoz sonrası dönemde bu zarın ince olması beklenir. Kalınlaşmanın nedeni östrojen etkisinin sürmesi olabilir; vücut ağırlığının fazla olması, bazı ilaçlar ve nadir görülen hormon üreten yumurtalık kitleleri bu etkiye katkı sağlayabilir.

Kalınlaşma saptandığında ayrımın yapılması için doku örneği alınması gündeme gelir. İnceleme sonucunda basit bir kalınlaşma saptanabileceği gibi, hücresel değişiklikler de belirlenebilir. Bu iki tablo farklı biçimde ele alınır. Sonucun ne olduğu, izlenecek yolu doğrudan belirlediği için inceleme değerlendirmenin ayrılmaz parçasıdır.

Hangi Durumlarda İleri İnceleme Yapılır?

Menopoz sonrası dönemde görülen her kanama değerlendirilir. İlk aşama öykü ve muayenedir. Kanamanın ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, miktarı, tekrarlayıp tekrarlamadığı ve ilişkiyle bağlantısı sorgulanır. Kullanılan ilaçlar, eşlik eden hastalıklar ve vücut ağırlığı da değerlendirmeye dahil edilir.

Muayenede kanamanın kaynağı belirlenmeye çalışılır. Kanamanın vajina, rahim ağzı ya da rahim içinden gelip gelmediği ayırt edilir. İdrar yolu ya da bağırsak kaynaklı kanamaların vajinal kanama sanılabildiği durumlar da bulunur; bu ayrım muayene sırasında yapılır. Rahim ağzı taraması bu sırada güncellenebilir.

Ultrason incelemesi sonraki basamaktır. Vajinal yoldan yapılan ultrason, rahim iç zarının kalınlığını ölçmeye ve rahim içindeki yapıları görmeye olanak tanır. Yumurtalıklar da aynı incelemede değerlendirilir. Zarın ince ölçülmesi güven verici bir bulgudur; ancak kanamanın tekrarlaması durumunda inceleme derinleştirilir.

Zarın kalın ölçülmesi, düzensiz görünmesi, rahim içinde kitle saptanması ya da kanamanın tekrarlaması durumunda doku örneği alınması gündeme gelir. Ayrıca ultrason ile yeterli görüntü elde edilemeyen durumlarda da inceleme derinleştirilir. Hangi basamağın uygulanacağı, elde edilen bulgulara göre hekim değerlendirmesiyle belirlenir.

Ultrason ve Biyopsinin Yeri Nedir?

Vajinal ultrason, menopoz sonrası kanama değerlendirmesinde ilk basamak görüntüleme yöntemidir. Ağrısızdır, kısa sürer ve ışın içermez. Rahim iç zarının kalınlığı milimetre düzeyinde ölçülür. Rahim duvarındaki myomlar, rahim içindeki polipler ve yumurtalıklardaki değişiklikler de bu incelemede değerlendirilir.

Ölçülen kalınlık, sonraki adımın belirlenmesinde yol gösterir. Yaygın olarak kullanılan sınır dört milimetredir; kimi merkezlerde beş milimetre esas alınır. Zarın bu sınırın altında ince ölçülmesi durumunda, kanamanın doku incelmesine bağlı olma olasılığı öne çıkar. Bu ölçümle yetinilmesi ancak dar bir grupta söz konusudur: kanamanın tek kez görülmüş olması, zarın her yönüyle net biçimde görüntülenebilmiş olması ve rahim iç zarı kanseri yönünden belirgin bir risk etkeni bulunmaması aranır. Bu koşullar karşılanmıyorsa ince ölçüm tek başına yeterli sayılmaz ve doku örneklemesi aynı aşamada planlanır. Kanama tekrarlarsa, ilk ölçüm ince olsa bile inceleme gecikmeden derinleştirilir.

Bu sayının raporda görülmesi tek başına bir sonuç anlamına gelmez. Sınırın altındaki bir ölçüm, kanamanın kaynağının aydınlatıldığını göstermez; yalnızca hangi basamağın izleneceğine ilişkin bir veridir. Aynı biçimde sınırın üzerinde bir değer okunması da doğrudan kötü huylu bir tabloya işaret etmez; menopoz sonrası dönemde bu kalınlığa yol açabilen iyi huylu nedenler daha sıktır. Ölçüm; kanamanın kaç kez görüldüğü, görüntünün ne kadar net alınabildiği ve kişiye ait risk etkenleriyle birlikte okunur. Bu nedenle rapordaki milimetre değerinin kişi tarafından tek başına yorumlanması yerine, değerlendirmenin hekimle birlikte yapılması gerekir.

Doku örneği alınması, rahim iç zarından küçük bir parça alınarak mikroskop altında incelenmesi işlemidir. Muayenehane koşullarında ince bir aletle yapılabilir; işlem kısa sürer ve genellikle kramp benzeri bir rahatsızlık hissi verir. Alınan örnek hücresel yapının değerlendirilmesine olanak tanır.

Bazı durumlarda rahim içinin kamera ile görüntülenmesi tercih edilir. Bu yöntem, rahim boşluğunun doğrudan gözlenmesini ve hedefe yönelik örnek alınmasını sağlar. Özellikle polip düşünülen durumlarda ve önceki örneklemenin yetersiz kaldığı tablolarda gündeme gelir. Hangi yöntemin uygulanacağı bulgulara ve kişiye göre belirlenir.

Kanama Az Miktarda Olsa da Neden Önemsenmelidir?

Menopoz sonrası kanamanın değerlendirilmesinde miktar belirleyici bir ölçüt değildir. Az miktarda lekelenme ile daha yoğun bir kanama, inceleme gerekliliği açısından aynı biçimde ele alınır. Bunun nedeni, altta yatan nedenin kanama miktarıyla doğrudan ilişkili olmamasıdır. Az kanama, iyi huylu bir nedenin göstergesi sayılmaz.

Rahim iç zarı kanserinin erken evrede verdiği başlıca belirti, çoğu zaman az miktarda düzensiz kanamadır. Erken evrede fark edilmesi, izlenecek yolu ve sonuçları belirgin biçimde etkiler. Bu nedenle en küçük bir lekelenme bile inceleme için yeterli gerekçe sayılır. Bu yaklaşım, erken fark etme olanağını korumak amacını taşır.

Kanamanın kendiliğinden durması da incelemeyi ertelemek için gerekçe oluşturmaz. Birçok nedende kanama aralıklı seyreder; durur ve bir süre sonra tekrarlar. Bir kez görülüp geçen kanamanın da değerlendirilmesi benimsenen yaklaşımdır. Kanamanın tekrarlanması beklenmez.

Bu yaklaşımın kaygı yaratmak yerine güven vermek amacı taşıdığını belirtmek gerekir. Menopoz sonrası kanama nedeniyle başvuran kadınların büyük çoğunluğunda neden iyi huyludur. İnceleme, bu güven verici sonucun belgelenmesini sağlar. Nedenin belirlenmesi, aynı zamanda kanamanın giderilmesine yönelik uygun yolun seçilmesine de olanak tanır.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Menopoz sonrası dönemde görülen herhangi bir vajinal kanama, miktarı ne kadar az olursa olsun gecikmeden değerlendirilmelidir. Bu kural iç çamaşırda görülen tek bir lekelenme için de geçerlidir. Kanamanın kendiliğinden durmuş olması ya da yalnızca bir kez görülmüş olması değerlendirmeyi ertelemek için gerekçe oluşturmaz.

İlişki sonrası görülen kanama da bu kapsamda ele alınır. Bu tablonun en sık nedeni doku incelmesidir; ancak rahim ağzı kaynaklı nedenlerin ayırt edilmesi için muayene yapılması uygun olur. Aynı biçimde kahverengi ya da pembe renkli akıntılar da kanama olarak değerlendirilir.

Kanamaya eşlik eden bazı bulgular değerlendirmenin öne alınmasını gerektirir. Karın alt bölgesinde süregelen ağrı, karında şişkinlik ve büyüme, erken doyma hissi, açıklanamayan kilo kaybı ve kötü kokulu akıntı bu grupta yer alır. Bu bulguların birlikte bulunması ayrıntılı bir değerlendirme gerektirir.

Hormon desteği kullanan kadınlarda beklenenin dışında, düzensiz ya da uzun süren kanamalar dile getirilmelidir. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullanan kadınlarda da kanama değerlendirilir; ilacın kullanımı kanamanın nedenini açıklamak için yeterli sayılmaz. Değerlendirme her durumda muayene ve gerekli görülen tetkiklerle yapılır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir