Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissiyle giden şikâyetlerde, ilaç kullanmadan uygulanabilen yaklaşımların başında mesane eğitimi gelir. Yöntem, mesanenin daha büyük hacimleri rahatsızlık yaratmadan tutabilmesini hedefler ve kişinin kendi katılımıyla yürütülür. Uygulaması basit görünse de düzen ve süreklilik gerektirir. Aşağıda mesane eğitiminin ne olduğu, nasıl uygulandığı ve sürecin nasıl ilerlediği genel hatlarıyla açıklanmıştır.
Mesane Eğitimi Nedir?
Mesane eğitimi, idrara çıkma aralıklarının planlı biçimde ve kademeli olarak uzatıldığı davranışsal bir programdır. Temelinde mesanenin dolum kapasitesini yeniden kazanması düşüncesi yatar. Sık idrara çıkma alışkanlığı zamanla mesanenin küçük hacimlerde dolgunluk sinyali göndermesine yol açar; eğitim bu döngüyü tersine çevirmeyi amaçlar. Süreç kişinin kendi kayıtlarına dayanarak yürütülür.
Yöntemin ikinci bileşeni, sıkışma hissinin geldiği anda uygulanan bastırma teknikleridir. Bu teknikler isteğin dalga biçiminde geldiğini ve beklendiğinde azaldığını öğretir. Kişi zamanla isteğin hemen tuvalete gitmeyi zorunlu kılmadığını fark eder. Bu farkındalık programın en belirleyici kazanımlarından biridir.
Eğitim ilaç kullanımını dışlamaz; iki yaklaşım birlikte de planlanabilir. Ancak ilk basamak yaklaşımlar arasında yer alması, yan etki taşımaması ve kişinin kendi kontrolünü artırması nedeniyledir. Programın içeriği ve süresi, muayene bulguları ile mesane günlüğü kayıtları göz önünde bulundurularak hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
Hangi Şikâyetlerde Uygulanır?
Mesane eğitiminin en sık uygulandığı tablo, ani ve ertelenmesi güç idrar yapma isteğiyle giden aşırı aktif mesanedir. Bu şikâyete sık idrara çıkma ve gece idrar için uyanma eşlik eder. Eğitim, isteğin şiddetini azaltmayı ve iki idrar arasındaki süreyi uzatmayı hedefler. Kaçırmanın eşlik ettiği biçimlerde de aynı program uygulanır.
Sıkışma tipi idrar kaçırma bir diğer uygulama alanıdır. Burada kaçırma sıkışma hissinin hemen ardından geldiğinden, isteği bastırma tekniklerinin öğrenilmesi doğrudan yarar sağlayabilir. Karışık tip idrar kaçırmada da eğitim programın parçası olarak planlanır; bu durumda pelvik taban egzersizleriyle birlikte yürütülür.
Belirgin bir hastalık bulunmaksızın gelişen sık idrara çıkma alışkanlığında da yöntem kullanılır. Bazı kişiler tuvalet bulamama kaygısıyla mesanesi dolmadan idrara çıkma alışkanlığı geliştirir. Bu davranış zamanla mesane kapasitesini azaltır. Eğitim bu döngünün kırılmasına yöneliktir. Programa başlamadan önce enfeksiyon ve boşaltma sorunu gibi durumların dışlanmış olması gerekir.
Eğitim Nasıl Uygulanır?
Eğitimin ilk adımı, hedef aralığın nereden başlatılacağını saptamaktır ve bu ancak mevcut düzenin yazıya dökülmesiyle mümkün olur. Birkaç gün boyunca her tuvalet saati, dereceli kapla ölçülen hacim ve o an hissedilen sıkışmanın şiddeti çizelgeye işlenir. Buradan çıkan en kısa aralık, programın başlangıç noktası olarak alınır ve hedef bu değerin biraz üzerine konur. Bu nedenle kayıt tutulan günlerin kişinin sıradan günleri olması gerekir; aksi hâlde belirlenen başlangıç gerçeğin üstünde kalır.
Kayıtlar değerlendirildikten sonra bir başlangıç aralığı belirlenir. Bu aralık genellikle kişinin hâlihazırda rahatça bekleyebildiği süredir; örneğin bir saat ya da bir buçuk saat olabilir. Belirlenen süre boyunca sıkışma hissi gelse bile tuvalete gidilmemesi, süre dolduğunda ise istek olmasa da idrara çıkılması istenir. Böylece idrara çıkma kararı istekten değil saatten alınır.
Programın gündüz saatlerinde uygulanması yeterlidir. Gece uyanıldığında bekleme zorunluluğu getirilmez; uyku bölünmesi ayrı bir sorun oluşturacağından gece idrara çıkılabilir. Eğitim boyunca sıvı alımının dengeli sürdürülmesi önerilir. Sıvının aşırı kısıtlanması idrarı yoğunlaştırarak mesaneyi daha çok uyarır ve programı zorlaştırır.
İdrara Çıkma Aralığı Nasıl Uzatılır?
Aralığın uzatılması kademeli biçimde yapılır. Başlangıç süresine bir hafta boyunca uyulduktan ve bu süre rahatça tamamlanabildikten sonra araya on beş dakika kadar eklenir. Yeni süre de aynı biçimde bir hafta sürdürülür. Bu döngü, iki ila üç saatlik aralıklara ulaşılıncaya kadar tekrarlanır.
Artışın hızlı yapılması programın en sık aksama nedenidir. Kişi bir haftada yarım saatlik sıçramalar yaptığında süreyi tamamlayamaz ve başarısızlık duygusuyla programı bırakabilir. Süreye uyulamadığı hafta artış yapılmaz; aynı aralıkta bir hafta daha kalınır. Gerilemek de olağan kabul edilir ve programın bırakılmasını gerektirmez.
Hedef aralık herkes için aynı değildir. Alınan sıvı miktarı, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden durumlar bu hedefi değiştirir. Genel olarak iki ila üç saatte bir idrara çıkabilmek yeterli kabul edilir. Ulaşılan aralığın korunması için programın hedefe varıldıktan sonra da bir süre sürdürülmesi önerilir.
Sıkışma Hissi Geldiğinde Ne Yapılmalı?
Sıkışma hissi geldiğinde ilk yapılması gereken hareketi durdurmaktır. Tuvalete koşmak karın içi basıncı artırır ve mesane kasılmasını güçlendirir; bu nedenle önerilmez. Olduğu yerde durmak, mümkünse oturmak ve birkaç saniye beklemek isteğin şiddetini azaltabilir. Sert bir yüzeye oturmanın da yardımcı olduğu bildirilir.
İkinci adım pelvik taban kaslarının art arda ve hızlı biçimde kasılmasıdır. Beş ila on kez tekrarlanan bu kısa kasılmalar, mesane kasılmasını baskılamaya yardımcı olabilir. Kasılma sırasında karın kaslarının gevşek kalması ve nefesin tutulmaması gerekir. Bu teknik, düzenli egzersizle kasların güçlenmiş olması durumunda daha kolay uygulanır.
Bu sırada dikkatin başka yöne çevrilmesi de önerilir. Yavaş ve derin nefes almak, zihinden geriye doğru saymak ya da başka bir konuya odaklanmak isteğin dalgasının geçmesini kolaylaştırır. Dalga geçtikten sonra normal adımlarla tuvalete gidilir. Bu tekniklerin öğrenilmesi zaman alır; ilk denemelerde sonuç alınamaması olağandır.
Sonuç Almak Ne Kadar Sürer?
Bu yöntemde hedeflenen şey bir kasın güçlendirilmesi değil, mesane ile beyin arasındaki uyarı eşiğinin yeniden ayarlanmasıdır; bu nedenle ilerleme günlerle değil haftalarla ölçülür. Kişilerin çoğu ilk üç dört haftada, sıkışma geldiğinde eskisi kadar telaşlanmadıklarını fark eder. Aralığın kalıcı biçimde uzaması ise iki üç aya yayılan bir süreçtir. Bu sürenin başında ilerlemenin dalgalı seyretmesi, yani iyi ve kötü günlerin birbirini izlemesi olağan karşılanır.
Süreyi etkileyen etkenler arasında şikâyetin ne zamandır sürdüğü, başlangıçtaki idrara çıkma sıklığı, pelvik taban kaslarının gücü ve eşlik eden durumlar bulunur. Uzun süredir yerleşmiş bir alışkanlığın değişmesi daha uzun sürebilir. İlk haftalarda değişiklik hissedilmemesi programın uygun olmadığı anlamına gelmez.
Elde edilen kazanımın korunması için programın tamamen bırakılmaması önerilir. Hedefe ulaşıldıktan sonra kayıt tutma sıklığı azaltılabilir; ancak sıkışma anında uygulanan tekniklerin sürdürülmesi yararlı olur. Şikâyetlerin yeniden belirginleşmesi durumunda program baştan uygulanabilir. Yeterli süre sonunda değişiklik görülmediğinde diğer yaklaşımların gündeme gelip gelmeyeceği hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
Hangi Alışkanlıklar Süreci Zorlaştırır?
En sık karşılaşılan zorlaştırıcı alışkanlık, ihtiyaç duyulmadan tuvalete gitmektir. Dışarı çıkmadan önce ya da tuvalet görüldüğünde ihtiyaten idrara çıkma davranışı yaygındır. Bu davranış mesanenin küçük hacimlerde boşalmasına alışmasına yol açar ve programın amacına ters düşer. Eğitim sırasında bu alışkanlığın fark edilmesi ve bırakılması istenir.
Kafein ve alkol tüketimi mesaneyi uyarıcı etki gösterir. Kahve, çay, kola ve enerji içecekleri bu grupta yer alır. Asitli içecekler ve yapay tatlandırıcı içeren ürünler de bazı kişilerde şikâyeti artırır. Hangi içeceğin etkili olduğu kişiden kişiye değiştiğinden, günlük tutarken bu ilişkinin gözlenmesi yararlı olur.
Sıvı alımının aşırı kısıtlanması sanılanın aksine programı zorlaştırır. Yoğunlaşan idrar mesane duvarını daha çok uyarır ve sıkışma hissini artırır. Kabızlık da dolu bağırsağın mesaneye baskı yapması yoluyla şikâyeti belirginleştirir. Bunların yanı sıra kilo fazlalığı, sigara kullanımı ve akşam saatlerinde yoğun sıvı alımı süreci güçleştiren etkenler arasında sayılır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Programa başlamadan önce değerlendirme yapılması önerilir. Sık idrara çıkma ve sıkışma hissi enfeksiyon, mesane taşı ya da boşaltma sorunu gibi durumlara da bağlı olabilir. Bu nedenle eğitim, altta yatan bir neden bulunmadığı ortaya konduktan sonra planlanır.
Programın sürdürüldüğü dönemde batma hissi, titreme ile yükselen ateş ya da böğür bölgesinde sızı belirirse önce iltihap olasılığı dışlanmalıdır; böyle bir tabloda çizelgeye devam edilmesi doğru olmaz. İdrarın renginde kanamayı düşündüren bir değişiklik ayrıca ele alınır. Yakınmaların birkaç gün içinde ortaya çıkıp hızla ağırlaşması da aynı biçimde değerlendirilir.
Boşaltmanın güç başlaması, akımın zayıflaması ya da tuvalet sonrasında hâlâ dolgunluk duyulması, mesanenin kendini boşaltamadığını gösterebilir; böyle bir tabloda aralıkların uzatılmasına dayalı bu program yarardan çok zarar getirebileceği için önce nedeni araştırılmalıdır. Çizelgeye iki üç ay boyunca sadık kalındığı halde tuvalet sayılarında düşüş sağlanamaması da hekimle yeniden görüşmeyi gerektirir. Alt bacaklarda kuvvetsizlik ya da karıncalanma eklendiğinde ise beklenmemelidir.