randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Mesaneyi Tam Boşaltamama Hissi Neden Olur?

Mesanenin nasıl boşaldığı, tam boşaltamama hissinin nedenleri, sarkma ve sinir kaynaklı etkenler ile rezidüel idrar ölçümünün anlamı üzerine bilgilendirme.

İdrar yaptıktan sonra mesanenin tam olarak boşalmadığı duygusu, kadınların dile getirdiği yakınmalar arasında yer alır. Bu his kimi zaman yalnızca bir algı farklılığıyla ilişkiliyken, kimi zaman gerçekten geride kalan bir idrar miktarını yansıtır. İkinci durumda tekrarlayan enfeksiyonlara ve daha ileri sorunlara zemin hazırlayabildiği için değerlendirilmesi önem taşır. Aşağıda bu hissin nasıl ortaya çıktığı, hangi durumlarda görüldüğü ve nasıl incelendiği genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Mesanenin Boşaltılması Nasıl Gerçekleşir?

Mesanenin boşaltılması, birbiriyle uyum içinde çalışan iki hareketin ürünüdür. Bir yandan mesane duvarındaki kas kasılarak idrarı dışarı iter, diğer yandan idrar yolunu çevreleyen büzücü kaslar gevşeyerek yolu açar. Bu iki hareketin eşzamanlı gerçekleşmesi gerekir.

Süreç sinir sistemi tarafından yönetilir. Mesane dolarken duvarındaki duyusal alıcılar gerilmeyi algılar ve bu bilgiyi omurilik yoluyla beyne iletir. Beyin, ortamın uygun olup olmadığını değerlendirir ve boşaltma komutunu verir.

Komut verildiğinde önce pelvik taban ve büzücü kaslar gevşer. Hemen ardından mesane kası kasılmaya başlar ve bu kasılma boşaltma tamamlanana kadar sürer. Kasılmanın hem yeterli güçte hem yeterli sürede olması gerekir.

Olağan koşullarda boşaltma sonrasında mesanede çok az miktarda idrar kalır. Bu miktarın belirgin biçimde artması, iki temel nedenden birine bağlıdır: mesane kası yeterince güçlü kasılamıyordur ya da idrarın çıkışında bir engel bulunmaktadır. Değerlendirmenin amacı bu iki durumdan hangisinin söz konusu olduğunu belirlemektir.

Bu His Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?

Bu şikâyetin değerlendirilmesinde ilk ayrım, hissin gerçek bir bulguya karşılık gelip gelmediğidir. Bazı kadınlarda mesanede belirgin miktarda idrar kalırken, bazılarında ölçüm olağan bulunur. İkinci durumda his, mesane duvarındaki duyusal algının değişmesinden kaynaklanır. Bu iki durumun ayrılması, izlenecek yolun belirlenmesinde belirleyicidir.

Tam boşaltamama hissi, farklı tablolarda karşımıza çıkabilen bir belirtidir. Bu nedenle tek başına bir tanı koydurmaz; eşlik eden bulgularla birlikte değerlendirilir.

İdrar yolu enfeksiyonu sık karşılaşılan nedenlerden biridir. Mesane iç yüzeyinin iltihaplanması, boşaltma sonrasında dahi dolgunluk duygusunun sürmesine yol açar. Bu durumda mesanede gerçekte fazla idrar kalmayabilir; his, tahriş olmuş dokunun verdiği yanlış bir uyarıdan kaynaklanır.

Pelvik organ sarkması, özellikle mesane sarkması bir başka önemli nedendir. Sarkan mesane idrar yolunu bükerek akışa direnç oluşturur. Aşırı aktif mesane tablosunda da bu his bildirilir; mesane erken kasıldığı için boşaltma tamamlanmadan kesilebilir.

Rahim ya da yumurtalık kaynaklı büyük kitleler mesaneye dışarıdan bası yaparak boşalmayı güçleştirebilir. Kabızlık nedeniyle dolu kalan bağırsak benzer bir etki yaratır. Geçirilmiş pelvik ameliyatlar ve bazı ilaçlar da tabloya katkıda bulunabilir.

Sarkma Boşaltmayı Nasıl Zorlaştırır?

Pelvik organ sarkması ile boşaltma güçlüğü arasındaki ilişki, sarkmanın derecesiyle yakından bağlantılıdır. Hafif sarkmalarda boşaltma genellikle etkilenmez.

Öndeki duvarın gevşemesiyle mesane kendi yatağından aşağı doğru kayar. Buradaki sorun kayışın kendisi değil, çıkış noktasının bundan etkilenmesidir: mesane inerken idrar kanalıyla arasındaki açı bozulur ve geçiş bölgesi kıvrılır. Kıvrılan bir borudan sıvının güçlükle geçmesi gibi, bu bölgede de akışa karşı bir direnç doğar. Kişi bu nedenle ıkınarak işeyebilir ya da tuvaletten kalktığında hâlâ dolu olduğu duygusunu taşıyabilir.

Bunun sonucunda kişi idrar yapmaya başlamakta gecikebilir. İdrar akımı zayıflar, kesik kesik olur ve boşaltma uzun sürer. İşlem tamamlandığında dahi mesanede belirgin miktarda idrar kalabilir.

Bazı kadınlar bu durumu aşmak için kendiliğinden bazı yöntemler geliştirir. Vajina ön duvarına parmakla bastırarak sarkan mesaneyi yukarı itmek, öne doğru eğilmek ya da konum değiştirerek yeniden denemek sık bildirilen davranışlardır. Bu davranışların varlığı, sarkmaya bağlı boşaltma güçlüğü açısından yol gösterici bir bulgudur.

Sinir Kaynaklı Nedenler Neler Olabilir?

Mesanenin boşaltılması sinir sistemi tarafından yönetildiği için, bu sistemi etkileyen hastalıklar boşaltma güçlüğüne yol açabilir. Bu tablolarda sorun engelden değil, kasılma gücünün yetersizliğinden kaynaklanır.

Bu başlıkta karşımıza en çok diyabet çıkar. Kandaki şekerin yıllarca yüksek kalması, ince liflerde aşınmayı beraberinde getirir. Torbanın uyarılmasını sağlayan yollar zarar gördüğünde hem dolduğunu haber veren duyum zayıflar hem de sıkışma gücü geriler. Süreç sinsi ilerler, bu yüzden kişi durumu geç sezebilir.

Mesanenin boşaltılması, beyinden gelen izinle kasın kasılması ve kapatma düzeneğinin aynı anda gevşemesini gerektiren eşgüdümlü bir olaydır; bu eşgüdüm omurilik üzerinden yürütülür. Omuriliğin alt bölümünü etkileyen bir yaralanma ya da bel bölgesindeki bir fıtığın bu bölgeye baskı yapması, kasılma ile gevşemenin uyumunu bozabilir. Şeker hastalığında yıllar içinde gelişen sinir tutulumu ise mesanenin dolduğuna dair uyarının hiç iletilmemesine yol açarak sessiz bir genişlemeye neden olabilir.

Geçirilmiş pelvik ameliyatlar sırasında mesaneyi uyaran sinirlerin etkilenmesi bir başka olasılıktır. Ayrıca bazı ilaçlar mesane kasının kasılmasını baskılayarak boşaltmayı güçleştirebilir. İdrar kaçırma için kullanılan bazı ilaçlar, bazı ağrı kesiciler ve ruhsal şikâyetlerde kullanılan bazı ilaçlar bu etkiyi gösterebilir.

Rezidüel İdrar Ölçümü Ne Anlatır?

Değerlendirmede öykü ve muayeneden sonra gelen bu ölçüm, şikâyetin nesnel karşılığını ortaya koyar. Kişinin anlattığı his ile ölçüm sonucu her zaman örtüşmez; bu nedenle sayısal veriye başvurulur.

Rezidüel idrar, boşaltma tamamlandıktan hemen sonra mesanede kalan idrar miktarıdır. Bu ölçüm, tam boşaltamama hissinin gerçek bir bulguya karşılık gelip gelmediğini gösteren en doğrudan yöntemdir.

Bu ölçüm, kişinin hissettiği ile mesanede gerçekten kalan miktarı karşılaştırma olanağı verdiği için değerlidir; tam boşaltamama duygusu tarif eden kişilerin bir bölümünde geride kayda değer bir miktar bulunmayabilir, bazılarında ise şikâyet hafifken hacim yüksek çıkabilir. Tuvaletin hemen ardından yapılan ultrason ölçümü ağrısızdır ve bu nedenle ilk tercih edilen yoldur. Bekleme süresinin uzaması böbreklerin ürettiği yeni idrarı hesaba katacağından, ölçümün gecikmeden yapılması istenir.

Ölçüm sonucu önceden belirlenmiş basamaklara göre okunur. Elli mililitreyi bulmayan hacimler çoğunlukla sıradan sayılır. Yüz mililitrenin üzerine çıkan sonuçlar dikkat çeker; bu durumda ölçüm yinelenerek doğrulanır. Bunun epeyce üstündeki hacimlerde ise ileri inceleme gündeme gelir.

Ölçümün tek seferde yapılmasının yanıltıcı olabileceğini belirtmek gerekir. Mesane çok dolu haldeyken yapılan boşaltmada geride daha fazla idrar kalabilir. Kişinin gergin olması ya da ortamın uygun olmaması da sonucu etkileyebilir. Bu nedenle yüksek bulunan değerler genellikle farklı bir zamanda yinelenir.

Tam Boşalmama Enfeksiyon Riskini Artırır mı?

Mesanede sürekli idrar kalması, idrar yolu enfeksiyonu riskini artıran önemli bir etkendir. Bu ilişki, enfeksiyonların oluş mekanizmasıyla doğrudan bağlantılıdır.

Olağan koşullarda idrarın düzenli ve tam boşaltılması, koruyucu bir işlev görür. Mesaneye ulaşan az sayıda bakteri, idrar akımıyla birlikte dışarı atılır. Bu yıkama etkisi, bakterilerin yerleşmesini ve çoğalmasını önler.

Geride idrar kaldığında bu koruyucu etki zayıflar. Kalan idrar bakteriler için uygun bir üreme ortamı oluşturur. Bakteriler çoğalarak mesane duvarına yerleşir ve enfeksiyona yol açar. Bu nedenle tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu bulunan kadınlarda rezidüel idrar ölçümü yapılır.

Uzun süre yüksek kalan rezidüel idrar başka sorunlara da zemin hazırlar. Mesane içindeki sürekli yüksek basınç, idrarın böbreklere doğru geri kaçmasına neden olabilir. Bu durum böbrek işlevlerini etkileyebilir. Ayrıca durgun idrarda mesane taşı oluşumu kolaylaşır. Bu olasılıklar, şikâyetin araştırılmasını gerekli kılar.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Mesaneyi tam boşaltamama hissinin süreklilik kazanması, değerlendirme için yeterli bir gerekçedir. Şikâyetin hafif olması ya da alışılmış hale gelmesi başvuruyu geciktirmemelidir.

İdrar yapmaya başlamakta gecikme, akımda zayıflama, kesik kesik idrar yapma ve boşaltmanın uzun sürmesi başvuru gerekçeleri arasındadır. Boşaltmak için elle bastırma ya da konum değiştirme gereği duyulması ayrıca ele alınmalıdır.

Yılda birkaç kez tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu önemli bir uyarı bulgusudur. İdrar yaparken yanma, idrarda kan görülmesi, karın alt bölgesinde dolgunluk ya da ağrı bulunması durumunda değerlendirme önerilir.

Karın alt bölümünde gerginlik ve şişkinlik hissedildiği hâlde idrarın hiç yapılamaması beklemeden ele alınması gereken bir tablodur. Yan bölgeye oturan ağrıya ateş, titreme, bulantı ve kusma eşlik ediyorsa biriken idrarın böbrekleri etkilemiş olabileceği düşünülür. Şikâyetin birkaç saat içinde ansızın ortaya çıkması ve buna bacaklarda güçsüzlük, uyuşma ya da makat çevresinde his kaybının eklenmesi, sinirsel bir nedeni akla getirdiğinden ivedi değerlendirme gerektirir. Şeker hastalığı bulunanlarda bu duygunun sorgulanması ayrıca önemsenir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir