randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Rahim İçi Görüntüleme ve Girişim (Histeroskopi)

Histeroskopinin uygulandığı durumlar, işlemin yapılış biçimi, tanısal ve girişimsel türlerin farkı, hazırlık, sonrası şikâyetler ve gebelik planı üzerine bilgilendirme.

Rahim iç boşluğunun ince bir kamera aracılığıyla doğrudan görüntülenmesi işlemi histeroskopi olarak adlandırılır. Alet vajina ve rahim ağzından geçirilerek ilerletilir; karın duvarında kesi açılmaz. Bu özellik, işlemi diğer cerrahi yöntemlerden ayırır. Aşağıda bu uygulamanın hangi durumlarda yapıldığı, nasıl uygulandığı ve sonrasında nelerin beklendiği anlatılmıştır.

Histeroskopi Hangi Durumlarda Yapılır?

Adet dışı kanamaların araştırılması, bu işlemin en sık uygulanma nedenidir. Kanamanın kaynağının rahim içindeki bir oluşuma bağlı olup olmadığı doğrudan görülerek belirlenir. Menopoz sonrası dönemde görülen kanamalarda da uygulanır.

Rahim içindeki polip ve myomların değerlendirilip çıkarılması ikinci sık uygulama alanıdır. Rahim boşluğuna doğru büyümüş myomlar bu yolla, karın duvarına kesi açılmadan alınabilir.

Doğurganlık incelemelerinde de bu işlemden yararlanılır. Rahim içi yapışıklıklar, doğuştan gelen rahim şekil farklılıkları ve rahim içi tabakadaki değişiklikler bu yolla değerlendirilir. Tekrarlayan gebelik kaybı ve tüp bebek denemelerinde tutunma sağlanamayan olgularda gündeme gelir.

Yerinden oynamış ya da ipi görülmeyen rahim içi aracın bulunup çıkarılması, rahim içinden doku örneği alınması ve rahim iç tabakasının kalınlaşmasının değerlendirilmesi diğer uygulama alanlarıdır.

Görüntüleme yöntemleriyle karşılaştırıldığında bu işlemin üstünlüğü doğrudan gözlem sağlamasıdır. Ultrasonda kuşkulu bulunan bir bulgunun gerçekten var olup olmadığı ve niteliği bu yolla netleşir. Aynı seansta gerekirse örnek alınabilmesi de bir başka üstünlüktür.

İşlem Nasıl Uygulanır?

İşlem jinekolojik muayene pozisyonunda yapılır. Vajina içine yerleştirilen aletle rahim ağzı görüntülenir; ardından ince histeroskop rahim ağzından geçirilerek rahim boşluğuna ilerletilir.

Rahim boşluğunun görülebilmesi için içeriye sıvı verilerek boşluk genişletilir. Bu genişleme sırasında kramp biçiminde bir rahatsızlık duyulabilir. Görüntü ekrana yansıtılır ve rahim içi duvarlar, tüp ağızları ve varsa oluşumlar değerlendirilir.

İşlem yalnızca görüntüleme amacıyla yapıldığında birkaç dakika sürer ve çoğu zaman anestezi gerekmez ya da hafif bir uyuşturma yeterli olur. Bu biçimde poliklinik koşullarında uygulanabilir.

Girişim yapılacaksa alet içindeki kanaldan ince çalışma araçları geçirilir. Bu durumda rahim ağzının bir miktar genişletilmesi gerekebilir ve işlem genel ya da bölgesel anestezi altında yapılır. Süre yapılan girişime göre uzar.

Boşluğu genişletmek için sıvı yerine gaz kullanılan uygulamalar da bulunur. Hangi ortamın seçileceği yapılacak girişime ve kullanılan araçlara göre belirlenir. Sıvı ortam, girişimsel işlemlerde görüşü koruduğu için daha sık tercih edilir.

Tanısal ve Girişimsel Histeroskopi Arasındaki Fark Nedir?

Tanısal biçimde amaç yalnızca gözlemdir. Rahim içi görüntülenir, bulgular kaydedilir ve gerektiğinde küçük bir doku örneği alınır. Kullanılan alet daha incedir.

Bu biçimde rahim ağzının genişletilmesine çoğunlukla gerek kalmaz. İşlem ayakta yapılabilir ve kişi kısa süre sonra evine dönebilir. Anestezi gereksinimi sınırlıdır.

Girişimsel biçimde ise saptanan oluşumun çıkarılması ya da düzeltilmesi hedeflenir. Polip alınması, myom çıkarılması, yapışıklıkların açılması ve rahim içindeki perdenin kesilmesi bu kapsamda yer alır.

Girişimsel biçimde kullanılan alet daha kalındır; bu nedenle rahim ağzının genişletilmesi gerekir. Anestezi uygulanır ve işlem ameliyathane koşullarında yapılır. İşlem süresi ve olası sorunların sıklığı bu biçimde daha yüksektir. Bazı olgularda tanısal amaçla başlanan işlem, saptanan bulguya göre girişimsel hale getirilebilir.

İki biçim arasındaki maliyet ve hazırlık farkı da göz önünde bulundurulur. Tanısal biçimde ameliyathane koşulları ve anestezi ekibi gerekmediği için süreç daha basit ilerler. Bu nedenle ilk basamakta çoğunlukla tanısal biçim tercih edilir.

İşlem Öncesinde Hangi Hazırlıklar Gerekir?

İşlemin zamanlaması önem taşır. Adet kanaması bittikten sonraki ilk günler tercih edilir; bu dönemde rahim iç tabakası incedir ve görüntü daha nettir. Gebelik olasılığının dışlanması gerekir.

Enfeksiyon varlığı önceden araştırılır. Etkin bir vajinal ya da pelvik enfeksiyon bulunduğunda işlem ertelenir; bu durum enfeksiyonun rahim içine taşınmasına yol açabilir.

Kan tahlilleri istenir. Anestezi uygulanacaksa anestezi uzmanı tarafından ayrı bir değerlendirme yapılır. Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda bu ilaçların ne zaman kesileceği hekim tarafından belirlenir.

Rahim ağzının yumuşatılması için işlemden önceki gece uygulanan ilaçlar istenebilir; bu uygulama genişletme sırasındaki zorlanmayı azaltır. Anestezi uygulanacak olgularda belirli bir saatten sonra yeme ve içme kesilir.

Doğum yapmamış kadınlarda rahim ağzı daha dar olabilir. Bu durumda genişletme aşaması güçleşebileceğinden, ön hazırlık uygulamalarına daha sık başvurulur. Menopoz dönemindeki kadınlarda da benzer bir güçlük görülebilir.

İşlem Sonrası Şikâyetler Ne Kadar Sürer?

İşlemden sonraki ilk saatlerde adet krampını andıran ağrı duyulabilir. Bu ağrı çoğunlukla hafiftir ve basit ağrı kesicilerle geriler. Bir ile iki gün içinde kaybolur.

Az miktarda kanama ya da lekelenme beklenen bir bulgudur. Birkaç gün sürebilir. Kullanılan sıvıya bağlı olarak sulu bir akıntı da görülebilir; bu durum geçicidir.

Tanısal biçimde günlük yaşama aynı gün dönülebilir. Girişimsel biçimde ise bir ile iki gün dinlenme önerilir. Anestezi uygulanan kişilerde ilk gün araç kullanılmaması istenir.

İşlemden sonraki ilk hafta vajina içine bir şey konulmaması, tampon kullanılmaması, cinsel temastan ve havuz ile denizden kaçınılması istenir. Bu önlemler enfeksiyon olasılığını azaltmaya yöneliktir. Kanamanın adet miktarını aşması beklenen bir durum değildir.

Bir sonraki adet kanamasının miktarında geçici değişiklik görülebilir. Bu değişiklik çoğunlukla bir ya da iki döngü içinde düzelir. Adetin tümüyle kesilmesi ya da belirgin biçimde azalması beklenen bir durum değildir; bu durumda kontrol gerekir.

İşlemden Sonra Gebelik Planlanabilir mi?

İşlemin kendisi doğurganlığı olumsuz etkilemez. Tam tersine, doğurganlık sorununa yol açan bir tablonun düzeltilmesi amacıyla yapıldığında gebelik olasılığını artırabilir.

Ne zaman gebelik denemesine başlanabileceği yapılan girişime göre değişir. Yalnızca görüntüleme yapılan olgularda bir sonraki adet döngüsünde deneme başlatılabilir.

Polip ya da myom çıkarılan olgularda rahim içinin iyileşmesi için bir ile iki döngü beklenmesi istenebilir. Yapışıklık açılan olgularda süre uzayabilir; bu durumda yapışıklığın yeniden oluşup oluşmadığını değerlendirmek için kontrol görüntüleme yapılabilir.

Yapışıklığın yeniden gelişmesini önlemek amacıyla rahim içine geçici araç yerleştirilmesi ya da hormon kullanımı planlanabilir. Bu uygulamaların süresi ve gebelik planına ne zaman geçileceği hekim tarafından belirlenir.

Hangi Belirtiler Hekime Başvurmayı Gerektirir?

İşlemin ardından birkaç gün süren hafif lekelenme beklenen bir seyirdir. Bu lekelenmenin yerini olağan bir adetten daha yoğun bir kanamanın alması, pıhtı parçalarının düşmesi ve pedin kısa aralıklarla değiştirilmek zorunda kalınması ise polip ya da myomun alındığı yatağın kanamayı sürdürdüğünü gösterebilir. Ayağa kalkarken baş dönmesi duyulması bu tabloyu daha da öne alır.

Ateşin yükselmesi, titreme ve kötü kokulu akıntı enfeksiyon açısından değerlendirilmelidir. Bu bulgular işlemden sonraki günler içinde ortaya çıkabilir.

Rahim içine kamerayla bakıldıktan sonra beklenen tablo, adet sancısını andıran hafif bir kramptır ve bu duyum bir iki gün içinde çözülür. Kramp yerine kasıkta giderek şiddetlenen ve ağrı kesiciyle geçmeyen bir ağrının yerleşmesi farklı bir gidişi düşündürebilir. Karnın elle bastırıldığında her yerinden hassas olması ve gerginleşmesi de aynı biçimde ele alınır.

Bulantı, kusma, idrar yapamama ve bilinç bulanıklığı gecikmesiz değerlendirme gerektiren belirtilerdir. İşlem sonrasında adetin gecikmesi ya da adet miktarında belirgin azalma da kontrol muayenesi gerektirir.

Hangi Riskler ve Komplikasyonlar Söz Konusudur?

İşlem genel olarak iyi tolere edilir; buna karşın olası sorunların bilinmesi karar sürecinin parçasıdır. Sıklık, tanısal biçimde girişimsel biçime göre belirgin biçimde düşüktür.

Rahim duvarının delinmesi bildirilen sorunlardandır. Bu durum çoğunlukla rahim ağzının genişletilmesi sırasında ya da girişim aşamasında gelişir. Delinme saptandığında işleme son verilir ve izlem yapılır; seyrek olgularda karın içi girişim gerekebilir.

Kanama ve enfeksiyon diğer olası durumlardır. Rahim ağzında yaralanma ve zorlanmaya bağlı yırtık da görülebilir. Anestezi uygulanan olgularda anesteziye bağlı sorunlar ayrı bir başlıktır.

Rahim boşluğunu genişletmek için kullanılan sıvının vücuda fazla miktarda geçmesi, kan tuz dengesinde bozulmaya yol açabilir. Bu nedenle işlem sırasında verilen ve geri alınan sıvı miktarı izlenir. Yapışıklık oluşması ve seyrek olarak yeniden girişim gereksinimi de bildirilen durumlar arasındadır.