randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Tiroid Bozukluğu Adet Düzenini Etkiler mi?

Tiroid hormonlarının üreme sistemine etkisi, tiroid yetersizliği ve fazla çalışmasının adet düzeninde yaptığı değişiklikler ile istenebilecek testler üzerine bilgilendirme.

Boyun ön bölgesinde yer alan tiroid bezi, vücudun çalışma hızını düzenleyen hormonlar üretir. Bu hormonların etkisi pek çok sistemde görülür ve üreme sistemi de bunlardan biridir. Tiroid işlevindeki sapmalar adet düzeninde belirgin değişikliklere yol açabilir. Aşağıda bu ilişkinin nasıl kurulduğu, hangi değişikliklerin beklendiği ve hangi testlerin istendiği genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Tiroid Hormonları Üreme Sistemini Nasıl Etkiler?

Tiroid hormonları vücuttaki hücrelerin çalışma hızını düzenler. Enerji üretimi, ısı dengesi, kalp ritmi ve sindirim gibi pek çok işlev bu hormonların etkisi altındadır. Bu geniş etki alanı, üreme sisteminin de bundan payını almasına yol açar.

Adet döngüsü, beyindeki hipofiz bezi ile yumurtalıklar arasındaki hormon iletişimiyle sürdürülür. Tiroid hormonları bu iletişimin her aşamasını etkileyebilir. Yumurtlamayı başlatan sinyallerin düzenli salgılanması bu hormonların dengede olmasına bağlıdır.

Tiroid hormonları kandaki cinsiyet hormonlarının taşınmasını da etkiler. Bu hormonların kanda serbest ya da bağlı hâlde bulunması, dokular üzerindeki etkisini belirler. Tiroid işlevindeki değişim bu dengeyi kaydırabilir.

Tiroid ile prolaktin arasında da bir bağlantı bulunur. Tiroid bezinin az çalıştığı durumlarda, bezi uyarmaya çalışan hormonun artması prolaktin düzeyini de yükseltebilir. Bu ikinci mekanizma yumurtlamanın baskılanmasına katkı sağlar.

Tiroid bezinin ürettiği hormonlar kanda büyük ölçüde bir taşıyıcı proteine bağlı hâlde dolaşır. Yalnızca serbest hâldeki bölüm dokular üzerinde etki gösterir. Tiroid işlevindeki değişim bu taşıyıcı proteinlerin miktarını da etkileyebilir. Bu durum, cinsiyet hormonlarının dokulara ulaşan miktarını dolaylı yoldan değiştirerek döngüye yansıyabilir.

Tiroid Yetersizliği Adet Döngüsünde Neye Yol Açar?

Tiroid bezinin yeterince hormon üretmemesi durumu hipotiroidi olarak adlandırılır. Bu tabloda vücudun genel çalışma hızı yavaşlar. Adet düzeninde ise farklı biçimlerde değişiklik görülebilir.

En sık bildirilen değişiklik kanama miktarının artması ve süresinin uzamasıdır. Bunun nedeni, yumurtlamanın düzenli gerçekleşmemesi ve rahim iç zarının düzenli dökülememesidir. Bu durumda kanama yoğun ve uzun sürebilir.

Bazı kadınlarda ise kanamalar seyrekleşir ya da tümüyle kesilir. Bu tablo genellikle daha belirgin hormon eksikliğinde görülür. Prolaktin düzeyinin de yükselmesi bu değişime katkı sağlar.

Adet ağrısında artış ve adet öncesi şikâyetlerin belirginleşmesi de bildirilen değişiklikler arasındadır. Yumurtlamanın gerçekleşmemesi nedeniyle gebe kalmakta zorlanma da bu tabloya eşlik edebilir. Bu nedenle gebelik planı bulunan kadınlarda tiroid işlevleri değerlendirilir.

Bu tabloda ortaya çıkan değişikliklerin derecesi hormon eksikliğinin şiddetiyle ilişkilidir. Hafif düzeydeki yetersizlikte döngü olağan seyrini sürdürebilir ve yalnızca kanama miktarında küçük bir artış görülebilir. Eksikliğin belirginleşmesiyle birlikte düzensizlik daha görünür hâle gelir. Bu nedenle aynı hastalıkta farklı kişilerde farklı tablolar izlenebilir.

Tiroid Fazla Çalışması Hangi Değişiklikleri Yapar?

Tiroid bezinin gereğinden çok hormon üretmesi hipertiroidi olarak adlandırılır. Bu tabloda vücudun çalışma hızı artar. Adet düzenindeki değişiklikler yetersizlikte görülenlerden farklı bir yön izler.

En sık görülen değişiklik kanama miktarının azalmasıdır. Kanama süresi kısalabilir ve lekelenme biçiminde seyredebilir. Bazı kadınlarda kanamalar seyrekleşir ve aralar uzar.

Belirgin hormon fazlalığında kanama tümüyle kesilebilir. Bu tablo tıpta amenore olarak adlandırılır ve nedeninin araştırılması beklenir. Kilo kaybının eşlik etmesi bu duruma katkı sağlayan bir etkendir.

Bazı kadınlarda ise döngü kısalabilir ve kanamalar sıklaşabilir. Bu değişkenlik, tiroid hormonlarının döngü üzerindeki etkisinin kişiden kişiye farklı olabildiğini gösterir. Bu nedenle tek bir değişiklik biçiminden söz edilemez.

Bu değişikliklerin ortaya çıkma hızı da dikkate alınır. Tiroid hormonlarının hızla yükseldiği durumlarda döngüdeki değişim kısa sürede belirginleşebilir. Yavaş gelişen tablolarda ise kişi değişikliği fark etmeyebilir. Bu nedenle kanama düzenindeki farklılığın ne zaman başladığı, öykü alınırken sorgulanan bilgiler arasında yer alır.

Tiroid Sorunlarının Diğer Belirtileri Nelerdir?

Tiroid yetersizliğinde vücudun çalışma hızı yavaşladığı için belirtiler de bu yönde ortaya çıkar. Halsizlik, çabuk yorulma, üşüme, ciltte kuruluk ve kabızlık sık bildirilen şikâyetlerdir. İştah değişmediği hâlde kilo artışı görülebilir.

Bu tabloya saçlarda dökülme, seste kabalaşma, yüzde ve göz kapaklarında şişlik eklenebilir. Unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve ruh hâlinde çökkünlük de görülebilir. Belirtiler yavaş yerleştiği için çoğu zaman yoğun tempoya bağlanır.

Tiroidin fazla çalıştığı durumlarda belirtiler tersine döner. Çarpıntı, terleme, sıcağa dayanıksızlık, ellerde titreme ve huzursuzluk ön plandadır. İştah artmasına karşın kilo kaybı görülmesi bu tablonun bilinen özelliğidir.

Uykuya dalmakta zorlanma, sık dışkılama ve kaslarda güçsüzlük de eşlik edebilir. Boyun ön bölgesinde şişlik her iki tabloda da görülebilir. Gözlerde belirginleşme ve öne doğru çıkma ise fazla çalışma durumunda ortaya çıkabilen bir bulgudur.

Tiroid Bozukluğu Gebe Kalmayı Etkiler mi?

Tiroid işlev bozuklukları yumurtlamayı etkileyebildiği için gebe kalma sürecini de etkiler. Yumurtlamanın düzensiz gerçekleşmesi, gebelik için uygun zamanlamayı güçleştirir. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlarda tiroid işlevleri değerlendirilir.

Hafif düzeydeki tiroid yetersizliği belirgin bir şikâyet yaratmayabilir. Buna karşın yumurtlama üzerinde etkisi olabilir. Bu tablo gizli tiroid yetersizliği olarak adlandırılır ve kan tetkikiyle saptanır.

Gebelik döneminde tiroid hormonlarına duyulan gereksinim artar. Bebeğin sinir sisteminin gelişimi ilk aylarda anneden gelen hormonlara bağlıdır. Bu nedenle gebelikte tiroid işlevlerinin izlenmesi önem taşır.

Tiroid işlev bozukluğu bulunan kadınlarda gebelik planlaması hekim değerlendirmesiyle yapılır. İlaç kullanan kişilerde dozun gebelik öncesinde gözden geçirilmesi gerekebilir. Bu düzenleme ilgili hekim tarafından yapılır ve kendi kararıyla değişiklik yapılması uygun olmaz.

Hangi Tiroid Testleri İstenebilir?

Değerlendirmede ilk istenen test TSH ölçümüdür. Bu hormon hipofiz bezinden salgılanır ve tiroid bezini uyarır. Tiroid yetersizliğinde düzeyi yükselir, fazla çalışmada ise düşer. Bu özelliği nedeniyle en duyarlı tarama testi olarak kullanılır.

TSH sonucunun sınırların dışında bulunması durumunda serbest T4 ve gerektiğinde serbest T3 ölçümleri eklenir. Bu testler tiroid bezinin ürettiği hormonların düzeyini doğrudan gösterir. Böylece tablonun ne ölçüde belirgin olduğu ortaya konur.

Bağışıklık sisteminin tiroide yönelmesiyle gelişen hastalıklarda antikor testleri istenebilir. Bu testler tablonun nedenini aydınlatmaya yardımcı olur. Boyunda şişlik saptandığında tiroid ultrasonu değerlendirmeye eklenir.

Adet düzensizliği nedeniyle başvuran kadınlarda tiroid testleri sıklıkla ilk basamakta istenir. Bunun nedeni, bu bozuklukların kolayca saptanabilir ve düzeltilebilir olmasıdır. Sonuçların laboratuvara göre değişebileceği ve tek başına değil şikâyetlerle birlikte yorumlandığı göz önünde bulundurulur.

Tiroid hormonları gebelik döneminde farklı aralıklarda değerlendirilir. Gebelikte hormon düzeylerinde beklenen değişimler olduğu için, gebe olmayan kadınlar için kullanılan referans aralıkları bu dönemde uygun olmayabilir. Bu nedenle gebelikte istenen tiroid testleri, döneme özgü ölçütlere göre yorumlanır ve izlem buna göre planlanır.

Hangi Şikâyetlerde Hekime Başvurulmalı?

Adet düzeninde birkaç ay süren belirgin bir değişiklik başvuru için geçerli bir gerekçedir. Kanama miktarındaki artış, kanamanın uzaması, seyrekleşmesi ya da kesilmesi bu kapsamdadır. Bu değişikliklere tiroid belirtilerinin eşlik etmesi tabloyu destekler.

Halsizlik, üşüme, ciltte kuruluk, kabızlık ve iştah değişmeden kilo artışı değerlendirilmelidir. Bu bulgular tiroid yetersizliğini düşündürür ve yavaş yerleştiği için göz ardı edilebilir. Saçlarda dökülme ve seste kabalaşma da aynı kapsamdadır.

Çarpıntı, aşırı terleme, sıcağa dayanıksızlık, ellerde titreme ve iştah artmasına karşın kilo kaybı fazla çalışmayı düşündürür. Uykuya dalmakta zorlanma ve huzursuzluk da bu tabloya eşlik eder. Bu şikâyetlerin birlikte bulunması değerlendirmeyi gerekli kılar.

Boyun ön bölgesinde şişlik ya da ele gelen bir yapı fark edilmesi başvuru nedenidir. Gebelik planlayan ve döngüsü düzensiz seyreden kadınlarda da tiroid değerlendirmesi yararlı olur. Ailesinde tiroid hastalığı öyküsü bulunanlarda bu inceleme ayrıca anlam taşır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir