Gebelik takibinin en kapsamlı basamaklarından biri ayrıntılı ultrason incelemesidir. İkinci düzey ultrason olarak da anılan bu inceleme, bebeğin organlarının sistematik biçimde değerlendirilmesini amaçlar. İncelemenin uzun sürmesi ve raporda pek çok ölçümün yer alması bazı ailelerde kaygı yaratabilir. Aşağıda incelemenin ne zaman yapıldığı, neleri kapsadığı, ne kadar sürdüğü ve sınırları genel hatlarıyla açıklanmıştır.
Ayrıntılı Ultrason Nedir?
Ayrıntılı ultrason, bebeğin yapısal gelişiminin baştan ayağa sistematik biçimde incelendiği bir görüntüleme yöntemidir. Olağan gebelik kontrollerinde yapılan ultrasondan farkı, kapsamının çok daha geniş olması ve belirli bir sıra izlenerek her organın ayrı ayrı değerlendirilmesidir. Bu nedenle daha uzun sürer ve genellikle ayrı bir randevu ile planlanır.
İnceleme ses dalgaları kullanılarak yapılır. Işın içermez ve bebek üzerinde olumsuz bir etkisi bildirilmemiştir. Karın üzerine sürülen jel yardımıyla prob gezdirilerek görüntü elde edilir. Herhangi bir girişim yapılmadığından ağrı hissedilmez; yalnızca probun uyguladığı hafif bir basınç duyulabilir.
İncelemenin amacı, bebekte yapısal bir farklılık bulunup bulunmadığını değerlendirmektir. Bunun yanı sıra bebeğin büyüme durumu, amniyon sıvısının miktarı ve plasentanın konumu da kaydedilir. Bu bilgiler gebeliğin geri kalanının nasıl takip edileceğine yön verir. İnceleme, bir hastalık aramaktan çok gelişimin beklenen seyirde olup olmadığını görmeyi amaçlar.
İnceleme Kaçıncı Haftada Yapılır?
Ayrıntılı ultrason genellikle gebeliğin on sekizinci ile yirmi üçüncü haftaları arasında yapılır. Uygulamada en sık tercih edilen dönem yirminci hafta civarıdır. Bu zaman aralığı, bebeğin organlarının yeterince gelişmiş olduğu ancak görüntülemeyi güçleştirecek kadar büyümediği dönemi kapsar.
Daha erken yapılan incelemelerde bazı organlar henüz değerlendirilebilecek olgunluğa ulaşmamış olabilir. Kalp yapıları ve beyin bölümleri bu duruma örnek gösterilebilir. Daha geç haftalarda ise bebeğin büyümesi ve konumu nedeniyle bazı bölgelerin görüntülenmesi güçleşir; kemik yapıların gölgesi görüntü kalitesini azaltabilir.
Bazı durumlarda inceleme birden fazla kez planlanabilir. Bebeğin duruşu nedeniyle belirli bir bölge yeterince değerlendirilemediğinde tamamlayıcı bir randevu verilir. Bu durum bir sorun bulunduğu anlamına gelmez; yalnızca görüntülemenin tamamlanması amacını taşır. Ayrıca belirli bir bulgu izlenmek istendiğinde de tekrar inceleme yapılabilir.
Ayrıntılı Ultrasonda Hangi Organlar Değerlendirilir?
İnceleme baştan başlar. Kafatası yapısı, beyin boşlukları, beyincik ve yüz bölgesi değerlendirilir. Dudak ve damak yapısı, göz yuvaları ve burun kemiği bu bölümde incelenen başlıklardır. Ardından boyun ve omurga boyunca ilerlenir; omurganın bütünlüğü ve cilt örtüsü gözden geçirilir.
Göğüs bölgesinde akciğerler ve kalp değerlendirilir. Kalp incelemesi ayrıntılı bir bölümdür; boşluklar, kapakçıklar, çıkan damarlar ve kalp hızı ayrı ayrı gözlenir. Karın bölgesinde mide, bağırsaklar, böbrekler, mesane ve karın duvarının bütünlüğü incelenir. Göbek kordonunun damar yapısı da bu aşamada kaydedilir.
Son olarak kol ve bacaklar, el ve ayak yapıları değerlendirilir. Bunlara ek olarak bebeğin ölçümleri alınır: baş çevresi, karın çevresi ve uyluk kemiği uzunluğu kaydedilerek tahmini ağırlık hesaplanır. Amniyon sıvısının miktarı, plasentanın yerleşimi ve rahim ağzının uzunluğu da inceleme kapsamında yer alır.
İnceleme Ne Kadar Sürer?
İnceleme genellikle yirmi ile kırk beş dakika arasında sürer. Bu süre olağan bir gebelik ultrasonundan belirgin biçimde uzundur; çünkü her organ ayrı ayrı ve belirli bir sıra izlenerek değerlendirilir. Sürenin uzunluğu bir sorun bulunduğu anlamına gelmez; incelemenin doğası gereğidir.
Süreyi etkileyen en önemli etken bebeğin duruşudur. Bebek sırtı yukarı bakacak biçimde konumlanmışsa kalp ve yüz gibi bölgelerin görüntülenmesi güçleşir. Bu durumda konum değişikliği beklenir; kişiden yan yatması, kısa bir yürüyüş yapması ya da bir süre beklemesi istenebilir. Bu bekleme incelemeyi uzatır.
Diğer etkenler arasında amniyon sıvısının miktarı, karın duvarının kalınlığı ve gebelik haftası sayılabilir. Çoğul gebeliklerde her bebek ayrı ayrı incelendiğinden süre belirgin biçimde uzar. İnceleme boyunca uzun süre sırtüstü yatmak rahatsızlık verebilir; bu durumda konum değiştirilmesi istenebilir.
Bir bölümün o gün tamamlanamaması ve kişinin ikinci bir randevuya çağrılması zaman zaman karşılaşılan bir durumdur. Bu çağrı çoğunlukla bir sorun saptandığı için değil, bebeğin duruşu nedeniyle belirli bir yapının yeterince net görüntülenememesi nedeniyle yapılır. Kalbin çıkış damarları ve omurganın alt ucu, duruşa en çok bağlı kalan bölgelerdir. Aradan birkaç gün geçtiğinde bebeğin konumu değişeceğinden, ikinci incelemede eksik kalan bölüm çoğunlukla tamamlanabilir.
Ayrıntılı Ultrason Her Anomaliyi Gösterir mi?
Hayır. Bu, incelemenin en önemli sınırlılığıdır ve önceden bilinmesi gerekir. Ayrıntılı ultrason yapısal farklılıkların önemli bir bölümünü gösterebilir; ancak hepsini değil. İnceleme sonucunun beklenen aralıkta bulunması, bebekte hiçbir sorun bulunmadığını kanıtlamaz.
Bazı durumlar ultrasonla görüntülenemez. Kromozom yapısındaki farklılıklar, metabolik hastalıklar, işitme ve görme ile ilgili sorunlar ve zihinsel gelişimle ilgili durumlar bu grupta yer alır. Bazı yapısal farklılıklar ise gebeliğin ilerleyen haftalarında ya da doğum sonrasında ortaya çıkar; inceleme sırasında henüz görünür durumda olmayabilir.
Görüntü kalitesi de belirleyici bir etkendir. Bebeğin duruşu, amniyon sıvısının azlığı, karın duvarının kalınlığı ve çoğul gebelik durumu incelemenin ayrıntısını sınırlayabilir. Bu durumlarda raporda ilgili bölümün yeterince değerlendirilemediği belirtilir ve tamamlayıcı bir inceleme planlanır. Bu bilgi, incelemenin dürüst biçimde raporlanmasının bir parçasıdır.
İncelemeye Nasıl Hazırlanılır?
Ayrıntılı ultrason için özel bir hazırlık gerekmez. Aç kalmak ya da belirli bir beslenme düzeni uygulamak gerekli değildir. Mesanenin dolu olması da bu dönemde gerekli değildir; ilk üç aydaki incelemelerden farklı olarak amniyon sıvısı yeterli görüntü penceresini zaten sağlar. Aşırı dolu mesane rahatsızlık verebileceğinden inceleme öncesi tuvalete gidilmesi rahatlatıcı olur.
Giyim açısından karın bölgesinin kolayca açılabileceği rahat kıyafetler tercih edilmesi uygundur. İki parça giyim, tek parça bir elbiseye göre daha pratiktir. İnceleme sırasında karına jel sürüldüğünden, kıyafetlerin bu bölgeden yukarı toplanabilmesi kolaylık sağlar.
İnceleme öncesinde hafif bir şeyler yenmesi bazı merkezlerce önerilir; bunun bebeğin hareketliliğini artırarak görüntülemeyi kolaylaştırabileceği düşünülür. Ayrıca önceki gebelik kayıtlarının, varsa tarama testi sonuçlarının ve kullanılan ilaçların bilgisinin yanında bulundurulması değerlendirmeye katkı sağlar.
Bulgu Saptanırsa Hangi Adımlar İzlenir?
Saptanan bulguların önemli bir bölümü, takip dışında bir işlem gerektirmeyen küçük gözlemlerdir. Bu durumda bulgu kaydedilir ve ilerleyen haftalarda kontrol edilir. Pek çok bulgu zamanla kendiliğinden kaybolur ya da olağan gelişimin bir değişkenliği olarak değerlendirilir.
Daha belirgin bir bulgu saptandığında ilk adım, incelemenin genişletilmesidir. Bebeğe yönelik ayrıntılı kalp incelemesi, doppler değerlendirmesi ya da belirli bir bölgeye odaklanan tamamlayıcı bir ultrason planlanabilir. Bazı durumlarda incelemenin bir başka merkezde tekrarlanması istenebilir.
Bulgunun kromozomal bir durumla ilişkili olabileceği düşünüldüğünde genetik değerlendirme gündeme gelir. Anne kanından yapılan DNA testi ya da gebelik haftasına göre amniyosentez seçenekleri anlatılır. Bu kararlar aile bilgilendirildikten sonra verilir. Gerektiğinde ilgili uzmanlık alanlarından görüş alınarak doğum planlaması yapılır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
İncelemenin uygun haftada yapılabilmesi için gebelik takibinin düzenli sürdürülmesi önemlidir. On sekizinci hafta yaklaşırken randevunun planlanması ve verilen tarihin aksatılmaması, incelemenin en verimli dönemde gerçekleştirilmesini sağlar.
Bu incelemenin raporu, organların tek tek sayıldığı uzun bir belge biçiminde düzenlenir ve ölçümlerin yanında yüzdelik dilimler yer alır. Kısaltmalarla dolu bu metnin tek başına okunması, olağan bir ifadenin sorun gibi algılanmasına yol açabilir. Bu nedenle raporun hekimle birlikte satır satır ele alınması, hangi ölçümün hangi haftaya göre değerlendirildiğinin ve bir sonraki kontrolün ne zaman planlandığının konuşulması yerinde olur.
Gebelik boyunca kan gelmesi, kasıklarda sızı, aşağıdan su boşalması, yüksek ateş ya da bebeğin kıpırdanmasında gözle görülür seyrelme fark edilirse zaman yitirmeden hekime gidilmelidir. Sıralanan yakınmalar görüntüleme sonuçlarına bakılmaksızın ele alınır; önceden verilmiş randevunun günü beklenmez.