İlk jinekolog ziyareti, pek çok genç kadın ve ailesi için belirsizliklerle dolu bir konudur. Hangi yaşta gidilmesi gerektiği, ziyarette neler yapılacağı ve muayene olup olunmayacağı sıkça sorulur. Bu belirsizlik başvurunun ertelenmesine yol açabilir. Aşağıda ilk ziyaretin zamanlaması, içeriği ve hangi durumlarda öne alınması gerektiği açıklanmıştır.
İlk Jinekolog Ziyareti Hangi Yaşta Yapılmalıdır?
Yaygın kabul gören yaklaşımda ilk ziyaret için önerilen dönem on üç ile on beş yaş arasıdır. Bu öneri, ergenlik döneminin ortalarına denk gelir ve adet düzeninin oturmaya başladığı zaman dilimini kapsar. Bu yaştaki bir ziyaret, muayene amaçlı değil bilgilendirme amaçlıdır.
Bu ilk görüşmenin temel işlevi tanışma ve bilgi alışverişidir. Ergenlik dönemindeki değişiklikler, adet düzeni, hijyen ve beden algısı gibi konular konuşulur. Genç kadının kendi vücudu hakkında doğru bilgiye ulaşması sağlanır. Bu görüşmede çoğu zaman jinekolojik muayene yapılmaz.
Bir başka önemli zaman noktası cinsel yaşamın başlangıcıdır. Bu dönemde korunma yöntemleri, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma ve düzenli tarama konularında bilgi alınması yerinde olur. Rahim ağzı taramasının ne zaman başlayacağı ise ayrı bir başlıktır. Ülkemizde yürütülen ulusal tarama programında bu inceleme otuz yaşında başlar ve altmış beş yaşına kadar beş yıl aralıklarla yinelenir; kullanılan yöntem HPV testidir. Cinsel yaşamın başlaması bu takvimi öne çekmez. Buna karşılık bağışıklığı baskılanmış olmak gibi bazı özel durumlarda hekim farklı bir izlem planı çizebilir. Bu nedenle genç yaşta yapılan bir görüşmede tarama değil, korunma ve bulguların tanınması konuşulur.
İlk Ziyarette Neler Yapılır?
İlk ziyaret büyük ölçüde bir sohbetten oluşur. Adetin ne zaman başladığı, düzeninin nasıl olduğu, süresi ve miktarı sorulur. Varsa ağrı, akıntı ya da başka şikâyetler dinlenir. Genel sağlık durumu, geçirilmiş hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve ailede bulunan hastalıklar da öğrenilir.
Fizik değerlendirme genellikle sınırlı tutulur. Boy ve kilo ölçümü, tansiyon bakılması ve gerektiğinde genel bir muayene yapılabilir. Jinekolojik muayene, ergenlik dönemindeki bir kızda şikâyet bulunmadığı sürece genellikle gerekmez ve yapılmaz.
Görüntüleme gerekli görülürse karından ultrason tercih edilir. Bu yöntemde vücut içine herhangi bir yerleştirme yapılmaz ve mesanenin dolu olması istenir. Kan tahlilleri de gerektiğinde istenebilir. Hangi değerlendirmenin neden yapılacağı önceden anlatılır ve onay alınmadan uygulanmaz.
Şikâyet Yoksa da Kontrole Gitmek Gerekir mi?
Bu sorunun yanıtı büyük ölçüde evettir. Ergenlik döneminde yapılan ilk ziyaretin amacı bir hastalık aramak değildir. Doğru bilgi kaynağına ulaşmak, sorularını sorabileceği bir ortam bulmak ve gerektiğinde kime başvuracağını bilmek başlı başına değer taşır.
Bu dönemde edinilen bilgi, sonraki yıllarda sağlıkla ilgili kararların daha bilinçli verilmesini sağlar. Ayrıca ilk ziyaretin şikâyet bulunmadığı bir dönemde yapılması, muayene ortamının tanınmasını ve kaygının azalmasını sağlar. Bu, ileride bir şikâyet ortaya çıktığında başvurunun ertelenmemesine katkıda bulunur.
Yetişkin dönemde ise düzenli kontrol daha belirgin bir işlev kazanır. Rahim ağzı taraması, meme değerlendirmesi ve genel kadın sağlığı kontrolü belirti vermeyen bulguların fark edilmesini sağlayabilir. Bu nedenle şikâyet bulunmasa dahi yıllık kontrol yaklaşımı benimsenir.
İlk Adet Sonrası Ne Zaman Kontrol Önerilir?
İlk adetin görülmesi tek başına bir kontrol gerekçesi oluşturmaz. Adet düzeninin oturması genellikle bir ile iki yıl alır ve bu dönemde düzensizlik olağan kabul edilir. Aralıkların değişkenlik göstermesi, bazı ayların atlanması bu döneme özgü bir durumdur.
Bununla birlikte bazı durumlar değerlendirme gerektirir. On beş yaşına gelindiği hâlde hiç adet görülmemiş olması bunların başında gelir. Ayrıca ergenlik bulgularının başlamasından üç yıl geçtiği hâlde adetin başlamamış olması da bildirilmelidir.
Adet düzeninde belirgin sorunlar da başvuru gerektirir. Adet aralığının çok kısa ya da çok uzun olması, kanamanın günlük yaşamı etkileyecek düzeyde yoğun olması, ağrı nedeniyle okula gidilememesi bu kapsamdadır. Bu şikâyetlerin çoğu yönetilebilir; bu nedenle dile getirilmesi önemlidir.
İlk Ziyarette Hangi Sorular Sorulur?
Sorular genellikle adet düzeniyle başlar. İlk adetin ne zaman görüldüğü, adet aralığının kaç gün olduğu, kanamanın kaç gün sürdüğü ve miktarının nasıl olduğu öğrenilir. Ağrı bulunup bulunmadığı ve ağrının günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği sorulur.
Genel sağlık durumuyla ilgili sorular da yöneltilir. Geçirilmiş hastalıklar, ameliyatlar, kullanılan ilaçlar, alerjiler ve ailede bulunan hastalıklar bu kapsamdadır. Beslenme düzeni, fiziksel etkinlik ve varsa belirgin kilo değişiklikleri de değerlendirmeye katılır.
Bazı sorular daha özel alanlara ilişkin olabilir. Bu sorular yargılamak için değil, doğru bilgi verebilmek için sorulur. Verilen yanıtlar gizlilik ilkesi kapsamındadır. Ergenlik dönemindeki bir başvuruda, görüşmenin bir bölümünün genç kadınla baş başa yapılması istenebilir; bu uygulama açık iletişimi kolaylaştırmayı amaçlar.
Ergenlik Döneminde Hangi Şikâyetler Değerlendirilmelidir?
Adetle ilgili şikâyetler ilk sırada yer alır. Şiddetli adet sancısı, okula gidilmesini engelleyecek düzeyde ağrı, ağrı kesicilerle geçmeyen sancı ve olağandışı biçimde yoğun kanama değerlendirilmelidir. Bu şikâyetler yalnızca katlanılması gereken durumlar değildir; yönetilebilen tablolardır.
Adet düzeninde belirgin sorunlar da bu kapsamdadır. Üç aydan uzun süre adet görülmemesi, aralıkların çok kısalması ya da uzaması ve iki adet arasında kanama görülmesi bildirilmelidir. Belirgin kilo alımı ya da kaybı, yüzde ve vücutta tüylenme artışı, dirençli sivilce gibi bulgular da değerlendirmeyi gerektirir.
Bunların yanı sıra kaşıntı, yanma, kötü kokulu akıntı gibi şikâyetler ve karın alt bölgesinde süregelen ağrı da başvuru gerekçesidir. Meme gelişiminde belirgin asimetri ya da memede fark edilen bir sertlik de bildirilmesi gereken bulgular arasındadır. Bu şikâyetlerin çoğu iyi huylu nedenlere bağlıdır.
İlk Ziyarette Neler Konuşulur?
İlk görüşmede genellikle adet düzeni sorgulanır. İlk adetin ne zaman görüldüğü, aralıkların düzenli olup olmadığı, süresi ve miktarı temel bilgilerdir. Adet sancısının günlük yaşamı etkileyip etkilemediği de bu aşamada değerlendirilir.
Görüşmenin bir bölümü bilgilendirmeye ayrılır. Adet döngüsünün nasıl işlediği, hangi durumların olağan sayıldığı ve hangi bulguların değerlendirme gerektirdiği anlatılır. Genital bölge sağlığı ve hijyen konusundaki yanlış bilinen noktalar da bu kapsamda ele alınabilir.
Görüşmenin gizliliği önemlidir. Genç kızın kendini rahat ifade edebilmesi için görüşmenin bir bölümünün yalnız yapılması tercih edilebilir. Bu yaklaşım, sorulmak istenen ama aile yanında dile getirilemeyen konuların konuşulmasına olanak tanır.
Muayene Yapılması Gerekir mi?
İlk ziyarette jinekolojik muayene çoğu durumda gerekmez. Şikâyet bulunmayan ve yalnızca bilgi almak için başvuran genç kızlarda görüşme ve genel değerlendirme yeterli olur. Muayene, ancak belirli bir şikâyet bulunduğunda ve gerekli görüldüğünde gündeme gelir.
Gerekli görülen durumlarda bile yöntem kişiye göre seçilir. Cinsel deneyimi olmayanlarda vajinal muayene yapılmaz; değerlendirme karından yapılan ultrasonla sürdürülür. Bu yöntem rahim ve yumurtalıklar hakkında yeterli bilgi sağlar.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
İlk başvuru için belirli bir yaşın beklenmesi genel bir yaklaşımdır; buna karşılık bazı bulgular bu beklemeyi anlamsız kılar. Göğüs gelişimi başlamış olmasına karşın aradan uzun süre geçtiği hâlde ilk adetin hiç gelmemesi, kurulmuş bir düzenin gebelik dışı nedenlerle üç ayı aşkın süre durması ve genç kızın okul günlerini kaybetmesine yol açan kasık sancısı bunların başında gelir. Sekiz yaş dolmadan başlayan meme gelişimi ya da tüylenme de erken bir görüşmeyi gerektirebilir.
Ani başlayan şiddetli karın ağrısı, ateşle birlikte görülen karın ağrısı ve bayılma hissiyle birlikte olan şikâyetler beklenmeden bildirilmelidir. Kötü kokulu akıntı, dirençli kaşıntı ve idrar yaparken yanma gibi şikâyetler de değerlendirilmelidir.
Cinsel yaşamın başladığı dönemde korunma yöntemleri ve düzenli tarama hakkında bilgi alınması yerinde olur. Bunun yanı sıra herhangi bir şikâyet bulunmasa dahi ergenlik döneminde bir tanışma görüşmesi yapılması önerilir. Bu görüşme, doğru bilgi kaynağına ulaşmayı ve sonraki başvuruların kolaylaşmasını sağlar.