Kadın sağlığı değerlendirmesinin temel basamaklarından biri jinekolojik ultrasondur. Muayene sırasında ya da ayrı bir randevu ile yapılan bu inceleme, iç üreme organlarının yapısı hakkında bilgi verir. İncelemede neyin görüldüğü, hangi bulguların saptanabildiği ve hangi soruların yanıtsız kaldığı sıkça merak edilir. Aşağıda incelemenin kapsamı, zamanlaması ve sınırları genel hatlarıyla açıklanmıştır.
Jinekolojik Ultrason Nedir?
Jinekolojik ultrason, ses dalgaları kullanılarak rahim, yumurtalıklar ve çevre yapıların görüntülenmesidir. Işın içermeyen, girişimsel olmayan bir yöntemdir ve tekrarlanmasında sakınca bulunmaz. Bu özellikleri nedeniyle kadın sağlığı değerlendirmesinde en sık başvurulan görüntüleme yöntemidir.
İnceleme iki farklı yoldan yapılabilir. Vajinal yolla yapılan uygulamada ince bir prob vajinal yoldan yerleştirilir; organlara yakın olduğundan daha ayrıntılı görüntü verir. Karından yapılan uygulamada ise prob karın üzerinde gezdirilir ve bu yöntemde mesanenin dolu olması gerekir. Hangi yolun kullanılacağı kişinin durumuna göre belirlenir.
İnceleme genellikle beş ile on beş dakika sürer. Vajinal yolla yapılan uygulamada probun yerleştirilmesi sırasında hafif bir basınç hissedilebilir; belirgin ağrı beklenen bir durum değildir. Karından yapılan uygulamada ise dolu mesane nedeniyle karında bir dolgunluk hissi duyulabilir. Her iki yöntemde de girişim yapılmaz.
Hangi yolun tercih edileceğini belirleyen başlıca etken, hangi bilgiye ihtiyaç duyulduğudur. Rahim iç tabakasının ayrıntılı değerlendirilmesi ya da erken gebeliğin görüntülenmesi gerektiğinde vajinal yol daha bilgilendirici olur. Buna karşılık büyük myomların ya da karın içine doğru büyümüş oluşumların bütününü görmek için karından yapılan inceleme daha uygundur. Bazı durumlarda her iki yöntem birlikte kullanılır ve elde edilen görüntüler birbirini tamamlar.
İncelemede Hangi Organlar Değerlendirilir?
İncelemenin merkezinde rahim yer alır. Rahmin boyutu, konumu, duvar yapısı ve iç tabakasının kalınlığı değerlendirilir. Rahim duvarında myom gibi kitlelerin bulunup bulunmadığı, iç boşlukta polip ya da başka bir oluşum görülüp görülmediği bu aşamada incelenir. Rahim ağzı da değerlendirmeye dahildir.
İkinci başlık yumurtalıklardır. Her iki yumurtalığın boyutu, içerdiği folikül sayısı ve varsa kist gibi oluşumlar kaydedilir. Adet döngüsünün hangi döneminde olunduğuna göre yumurtalıklarda görülen yapılar değişir; bu nedenle bulgular döngü dönemiyle birlikte yorumlanır.
Bunların yanı sıra karın içinde serbest sıvı bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Tüpler olağan koşullarda ultrasonda görünmez; ancak içlerinde sıvı biriktiğinde ya da bir oluşum geliştiğinde fark edilebilir. Mesane ve idrar yollarına ait bazı yapılar da inceleme sırasında gözlenebilir.
İnceleme öncesinde özel bir hazırlık genellikle gerekmez. Vajinal yolla yapılan uygulamada mesanenin boş olması istenir; bu nedenle inceleme öncesinde tuvalete gidilmesi rahatlık sağlar. Karından yapılan uygulamada ise tam tersi geçerlidir: mesanenin dolu olması, rahim ve yumurtalıkların görüntülenebilmesi için gerekli pencereyi oluşturur. Randevu verilirken hangi hazırlığın gerektiği belirtilir ve buna uyulması incelemenin verimini artırır.
Ultrason Myom ve Kistleri Gösterir mi?
Evet. Ultrason, myom ve yumurtalık kistlerinin saptanmasında en sık kullanılan yöntemdir. Myomların sayısı, boyutu ve rahim duvarındaki yerleşimi ölçülerek kaydedilir. Yerleşim bilgisi önemlidir; iç boşluğa doğru büyüyen myomlar farklı, dış yüzeye yakın olanlar farklı biçimde değerlendirilir.
Yumurtalık kistleri de bu incelemeyle görüntülenir. Kistin boyutu, iç yapısı, duvar kalınlığı ve içeriğinin niteliği kaydedilir. Bu özellikler kistin türü hakkında fikir verir. Adet döngüsüyle ilişkili olarak oluşan ve kendiliğinden kaybolan kistler ile takip gerektiren oluşumlar bu bulgulara göre ayrılabilir.
Bununla birlikte ultrasonun her oluşumun niteliğini kesin olarak belirleyemediği bilinmelidir. Bazı bulgular için ek görüntüleme yöntemleri ya da kan tahlilleri gerekebilir. Ayrıca çok küçük oluşumlar gözden kaçabilir. Bu nedenle bulgular, şikâyetler ve muayene ile birlikte değerlendirilir.
Bulguların raporlanma biçimi de bilinmesi yararlı bir başlıktır. Rapor genellikle organların ölçülerini, saptanan oluşumların boyutlarını ve konumlarını içerir. Bu ölçümler takip açısından değer taşır; sonraki incelemelerde aynı oluşumun büyüyüp büyümediği bu kayıtlarla karşılaştırılarak anlaşılır. Bu nedenle raporların saklanması ve sonraki kontrollere getirilmesi önerilir. Aynı merkezde yapılan ölçümlerin karşılaştırılması daha güvenilir bilgi sunar.
Rahim İçi Kalınlık Neden Ölçülür?
Rahmin iç tabakasına endometriyum adı verilir. Bu tabaka adet döngüsü boyunca kalınlaşır ve adet kanamasıyla dökülür. Kalınlığın ölçülmesi, bu döngünün beklenen seyirde ilerleyip ilerlemediği hakkında bilgi verir. Ölçüm milimetre cinsinden kaydedilir.
Üreme çağındaki kadınlarda beklenen kalınlık, döngünün hangi gününde olunduğuna göre belirgin biçimde değişir. Adetin hemen sonrasında tabaka ince, döngünün ortasında ve sonrasında ise daha kalın ölçülür. Bu nedenle ölçümün hangi günde yapıldığı bilinmeden yorumlanması yanıltıcı olur.
Menopoz sonrasında ise beklenen kalınlık belirgin biçimde azdır. Bu dönemde ölçümün beklenenin üzerinde bulunması, özellikle kanama şikâyeti eşlik ediyorsa, ileri değerlendirme gerektirir. Bu değerlendirme genellikle rahim içinden örnek alınmasını ya da rahim içinin kamerayla incelenmesini içerir.
Rahim iç tabakasının yapısı da kalınlığı kadar önemlidir. Tabakanın düzgün mü yoksa düzensiz mi göründüğü, içinde kistik alanlar bulunup bulunmadığı ve kanlanmasının nasıl olduğu değerlendirilir. Bu ayrıntılar, kalınlık ölçümü tek başına beklenen aralıkta olsa dahi ek bilgi sunabilir. Bulgular kişinin yaşı, adet düzeni, kullandığı ilaçlar ve varsa kanama şikâyeti ile birlikte yorumlanır.
İnceleme Adetin Hangi Gününde Yapılmalıdır?
İncelemenin zamanlaması, hangi sorunun yanıtlandığına göre değişir. Genel bir değerlendirme için adetin bitiminden sonraki ilk günler, yani beşinci ile onuncu günler arası tercih edilir. Bu dönemde rahim iç tabakası incedir ve içindeki oluşumların görülmesi kolaylaşır.
Yumurtalık rezervi değerlendirilecekse adetin ikinci ile beşinci günleri arasında inceleme yapılır. Bu dönemde antral folikül sayımı yapılabilir ve elde edilen sayı hormon testleriyle birlikte değerlendirilir. Yumurtlama takibi için ise döngünün ortasına doğru, art arda yapılan incelemeler planlanır.
Bazı durumlarda zamanlama beklenmez. Belirgin ağrı, ani başlayan şikâyetler ya da kanama söz konusu olduğunda inceleme gecikmeden yapılır. Menopoz sonrasında ve adet görmeyen kadınlarda ise zamanlama kısıtlaması bulunmaz; inceleme herhangi bir günde yapılabilir.
Cinsel deneyimi olmayan kadınlarda vajinal yol kullanılmaz. Bu durumda inceleme karından yapılır ve mesanenin dolu olması istenir. Gerekli görüldüğünde makattan yapılan bir uygulama da seçenek olarak değerlendirilebilir; bu yöntem vajinal incelemeye yakın bir ayrıntı sunar. Hangi yolun kullanılacağı kişiyle konuşularak belirlenir ve tercihe saygı gösterilir. İnceleme öncesinde sürecin anlatılması kaygının azalmasına yardımcı olur.
Ultrason Kanseri Kesin Olarak Gösterir mi?
Hayır. Ultrason bir görüntüleme yöntemidir ve doku tanısı koyamaz. Bir oluşumun kaygı verici özellikler taşıyıp taşımadığı hakkında bilgi verebilir; ancak niteliğini belirleyemez. Bu ayrım, incelemenin sınırlarının anlaşılması açısından temeldir.
İncelemede bazı özellikler dikkatle değerlendirilir. Oluşumun düzensiz sınırlı olması, iç yapısında bölmeler ya da katı bölümler bulunması, kanlanmasının belirgin olması ve karın içinde sıvı birikmesi bu özellikler arasındadır. Bu bulgular saptandığında ileri inceleme planlanır; ancak bir tanı konulmaz.
Kesin bilgi ancak doku örneğinin incelenmesiyle elde edilir. Bu örnek, duruma göre rahim içinden alınabilir ya da cerrahi bir girişimle elde edilebilir. Ek olarak kan tahlilleri ve manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri değerlendirmeye katkı sağlar. Bulguların bütünü ele alınarak karar verilir.
Bir bulgu saptandığında izlenecek yol, bulgunun niteliğine göre değişir. Küçük ve kaygı verici özellik taşımayan oluşumlarda genellikle takip önerilir; belirli bir süre sonra inceleme tekrarlanarak değişim olup olmadığı gözlenir. Adet döngüsüyle ilişkili kistlerin önemli bir bölümü bu süre içinde kendiliğinden kaybolur. Takip aralığı, oluşumun türüne ve kişinin yaşına göre belirlenir.
İnceleme Nasıl Yapılır, Hazırlık Gerekir mi?
Jinekolojik ultrason iki farklı yolla uygulanabilir. Vajinal yoldan yapılan incelemede ince bir prob kullanılır ve organlara daha yakın olunduğu için görüntü ayrıntısı yüksektir. Karından yapılan incelemede ise prob karın duvarı üzerinden gezdirilir; bu yöntem cinsel deneyimi olmayanlarda ve bazı özel durumlarda tercih edilir.
Hazırlık gereksinimi kullanılan yönteme göre değişir. Karından yapılacak incelemede mesanenin dolu olması istenir; dolu mesane, rahim ve yumurtalıkların daha net görüntülenmesini sağlayan bir pencere oluşturur. Vajinal incelemede ise tam tersine mesanenin boşaltılmış olması rahatlık açısından önerilir.
İşlem genellikle on ile on beş dakika sürer ve ağrı vermez. Vajinal incelemede hafif bir basınç hissedilebilir; bu his kısa sürelidir. İnceleme sırasında ekranda görülen bulgular hekim tarafından değerlendirilir ve sonuç aynı görüşmede aktarılır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Adet düzeninde belirgin bir değişiklik ortaya çıktığında değerlendirme istenmelidir. Adet aralıklarının kısalması ya da uzaması, kanamanın belirgin biçimde artması, adet dışı dönemlerde kanama görülmesi bu kapsamdadır. Menopoz sonrasında görülen her türlü kanama gecikmeden değerlendirilmelidir.
Karın alt bölgesinde süregelen ağrı, ilişki sırasında ağrı, karında şişkinlik hissi ya da idrar yapmada değişiklik gibi şikâyetler de başvuru gerektirir. Ayrıca gebelik planlanan dönemde ve gebe kalmakta güçlük yaşandığında değerlendirme yapılması yerinde olur.
Şikâyet bulunmasa dahi düzenli kontrollerin sürdürülmesi önemlidir. Yıllık kadın sağlığı değerlendirmesi kapsamında yapılan inceleme, belirti vermeyen bulguların fark edilmesini sağlayabilir. Ailesinde ilgili hastalık öyküsü bulunanlar için takip aralıkları farklı planlanabilir; bu değerlendirme kişiye özgü olarak yapılır.