Hepatit B ve hepatit C, karaciğeri hedef alan iki farklı virüsün yol açtığı enfeksiyonlardır. Her ikisi de uzun yıllar boyunca yakınma vermeden sürebilir; bu nedenle çoğu kişide tanı, başka bir nedenle yapılan kan tahlilinde ya da gebelik izlemi sırasında konur. Kadın sağlığı açısından ayrı bir önem taşımalarının nedeni, gebelik ve doğum sırasında bebeğe geçebilmeleridir. Aşağıda bu iki enfeksiyonun ayrımı ve izlem süreci anlatılmıştır.
Hepatit B ve C Nasıl Bulaşır?
Her iki virüs de kan ve vücut sıvıları aracılığıyla geçer. Ortak enjektör kullanımı, uygun biçimde sterilize edilmemiş dövme ve piercing araçları, kesici aletlerin ortak kullanımı geçişin başlıca yollarıdır. Sağlık çalışanlarında iğne batması yoluyla geçiş ayrı bir başlıktır.
İki virüsün geçiş etkinliği birbirinden ayrılır. Hepatit B cinsel yolla oldukça kolay geçer; bu yönüyle cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında sayılır. Hepatit C'nin cinsel yolla geçişi ise düşük olasılıklıdır, ancak birden fazla eş, kanamalı temas ve HIV birlikteliği bu olasılığı artırır.
Anneden bebeğe geçiş üçüncü ana yoldur. Bu geçiş çoğunlukla doğum sırasında gerçekleşir. Günlük yaşamda el sıkışma, sarılma, aynı kaptan yemek yeme ve öksürükle geçiş beklenmez. Bu bilginin bilinmesi, taşıyıcı kişilerin karşılaştığı gereksiz dışlanmanın önüne geçer. Diş fırçası, tıraş bıçağı ve tırnak makası gibi kanla temas edebilen kişisel eşyaların ortak kullanılmaması yeterli önlemdir.
Hepatit B virüsü, çevrede diğer birçok virüsten daha uzun süre canlı kalabilir. Bu dayanıklılık, kanla bulaşmış yüzeylerden geçiş olasılığını artıran bir özelliktir. Hepatit C virüsünün dış ortamda kalış süresi daha kısadır.
Taşıyıcılık Ne Anlama Gelir?
Taşıyıcılık, virüsün vücutta bulunmayı sürdürmesi anlamına gelir. Kişi kendini iyi hissedebilir, karaciğer testleri olağan çıkabilir; buna karşın virüs kanda saptanır. Bu durum, virüsün başkalarına geçebileceği anlamına gelir.
Hepatit B'de erişkin dönemde edinilen enfeksiyonların büyük bölümü vücut tarafından temizlenir ve bağışıklık gelişir. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde edinilen enfeksiyonlarda ise süreğen hale geçme olasılığı belirgin biçimde yüksektir. Bu ayrım, aşılamanın neden doğumdan hemen sonra başlatıldığını açıklar.
Hepatit C'de tablo farklıdır; enfeksiyonu edinen kişilerin önemli bir bölümünde virüs süreğen hale gelir. Buna karşın günümüzde bu enfeksiyonda kullanılan ilaçlarla virüsün kandan temizlenmesi olanaklıdır. Taşıyıcılık, tedavisiz kalındığında yıllar içinde karaciğerde sertleşme ve doku hasarına yol açabilir; bu nedenle düzenli izlem gerekir.
Hangi Belirtiler Görülebilir?
Enfeksiyonun ilk edinildiği dönemde kişilerin bir bölümünde halsizlik, iştahsızlık, bulantı, sağ üst karın bölgesinde dolgunluk ve eklem ağrısı görülebilir. Gözlerin akında ve deride sararma, idrarın koyulaşması bu dönemde ortaya çıkabilen bulgulardır.
Buna karşın çoğu kişide bu dönem hiçbir yakınma vermeden geçer. Özellikle hepatit C'de ilk enfeksiyon neredeyse tümüyle sessizdir. Bu özellik, tanının yıllar sonra konmasının başlıca nedenidir.
Süreğen dönemde de yakınmalar silik kalır. Sürekli yorgunluk hissi en sık bildirilen bulgudur ve çoğu zaman başka nedenlere bağlanır. Karaciğerde ileri düzeyde hasar geliştiğinde karında sıvı birikmesi, bacaklarda şişlik, kolay morarma ve bilinç bulanıklığı gibi bulgular ortaya çıkabilir. Bu aşamaya gelinmeden tanı konması izlemin amacıdır.
Karaciğer dışı bulgular da görülebilir. Eklem ağrıları, deride damar iltihabına bağlı döküntüler ve böbrekleri ilgilendiren tablolar bildirilmiştir. Bu bulgular, enfeksiyonun akla gelmediği durumlarda tanının gecikmesine yol açabilir.
Tanı İçin Hangi Testler İstenir?
Hepatit B için ilk basamak HBsAg testidir. Bu belirtecin pozitif çıkması, virüsün vücutta bulunduğunu gösterir. Anti-HBs testi ise koruyucu antikorların varlığını gösterir; aşılamayla ya da geçirilmiş enfeksiyonla oluşur. Anti-HBc testi, virüsle karşılaşmanın geçmişte olup olmadığını ortaya koyar.
Bu belirteçler birlikte okunduğunda kişinin hangi durumda olduğu belirlenir. Aşıyla bağışıklık kazanmış olmak, hastalığı geçirip bağışıklık kazanmış olmak ve taşıyıcı olmak birbirinden bu şekilde ayrılır. Pozitif saptanan olgularda virüsün kandaki miktarı ve karaciğer enzimleri de ölçülür.
Hepatit C için ilk basamak anti-HCV testidir. Bu test pozitif çıktığında, virüsün halen bulunup bulunmadığını anlamak için kanda virüs genetik materyalinin arandığı test yapılır. Antikor pozitifliği geçirilmiş ve iyileşmiş bir enfeksiyonu da gösterebilir; bu nedenle doğrulama basamağı atlanmaz. Karaciğerdeki doku durumunun değerlendirilmesi için görüntüleme ve elastografi gibi incelemeler istenebilir.
Test sonuçlarının yorumlanmasında zamanlama da göz önünde bulundurulur. Yeni bulaş sonrasında antikorların oluşması haftalar alabilir; bu dönemde yapılan testler negatif çıkabilir. Şüpheli temas sonrasında testin belirli aralıklarla yinelenmesi bu nedenle istenir.
Gebelikte Bebeğe Bulaşma Riski Nasıl Yönetilir?
Gebelik izleminin ilk basamağında her iki enfeksiyon için tarama yapılır. Bu tarama, doğum planının ve bebeğe yönelik önlemlerin zamanında düzenlenmesini sağlar.
Hepatit B taşıyıcısı annelerden doğan bebeklere, doğumdan sonraki ilk saatler içinde hem koruyucu antikor içeren serum hem de aşının ilk dozu uygulanır. Bu birleşik uygulama, geçişin önlenmesinde belirgin biçimde etkilidir. Annede virüs miktarı yüksek bulunduğunda, gebeliğin son döneminde anneye yönelik ilaç kullanımı gündeme gelebilir. Bu bebeklerde aşı takvimi tamamlandıktan sonra bağışıklığın oluşup oluşmadığı test edilerek denetlenir.
Hepatit C'de bebeğe geçiş olasılığı daha düşüktür ve bunu önleyen bir aşı ya da serum bulunmamaktadır. Sezaryenin geçişi azalttığına dair yeterli veri yoktur; doğum şekli olağan ölçütlere göre belirlenir. Bebekte enfeksiyon olup olmadığı, anneden geçen antikorlar kaybolduktan sonra yapılan testlerle belirlenir. Emzirme her iki enfeksiyonda da genellikle sürdürülebilir; meme başında çatlak ve kanama varsa ara verilmesi önerilir.
Takip ve Tedavi Süreci Nasıl İşler?
Taşıyıcı kişilerin izlemi enfeksiyon hastalıkları ya da gastroenteroloji hekimleri tarafından yürütülür. İzlem, belirli aralıklarla yapılan kan tahlilleri ve karaciğerin görüntülenmesini kapsar. Amaç, doku hasarının ilerleyip ilerlemediğini izlemek ve tedavi gereken dönemi belirlemektir.
Hepatit B'de her taşıyıcıya ilaç başlanmaz. Karar, virüs miktarı, karaciğer enzimleri ve doku durumu birlikte değerlendirilerek verilir. Tedavi başlandığında uzun süreli kullanım gerekebilir; ilacın hekim onayı olmadan bırakılması tablonun alevlenmesine yol açabilir.
Hepatit C'de günümüzde kullanılan ilaçlarla belirli bir süre sonunda virüsün kandan temizlenmesi olanaklıdır. Tedavi bitiminden aylar sonra yapılan testlerle sonuç doğrulanır. Her iki enfeksiyonda da alkolden uzak durulması, karaciğere yük bindirebilecek ilaç ve bitkisel ürünlerin hekime danışılmadan kullanılmaması istenir. Taşıyıcı kişilerin ev halkının da test edilmesi genel yaklaşımın parçasıdır.
Doğum kontrol yöntemi ve gebelik planı da izlem sırasında konuşulur. Kullanılan bazı ilaçların gebelikte uygun olmadığı durumlar bulunur; bu nedenle gebelik düşünen kadınların planlarını hekimle önceden paylaşmaları istenir. Tedavinin gebelik öncesinde tamamlanması bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Hepatit B Aşısı Kimlere Önerilir?
Hepatit B aşısı ulusal aşı takvimi kapsamında tüm bebeklere uygulanır. İlk doz doğumdan sonraki ilk saatlerde yapılır, ardından belirlenen aralıklarla tamamlanır.
Çocukluk döneminde aşılanmamış erişkinlerde de uygulama yapılabilir. Sağlık çalışanları, taşıyıcı bir kişiyle aynı evde yaşayanlar, birden fazla cinsel eşi bulunanlar, diyaliz tedavisi görenler ve sık kan ürünü kullananlar bu grubun başında gelir. Gebelik planlayan ve bağışıklığı bulunmayan kadınlarda aşılama gündeme gelir.
Aşı üç doz halinde uygulanır ve tamamlandıktan sonra koruyucu antikor düzeyi ölçülerek yanıt denetlenebilir. Yanıt oluşmayan kişilerde ek doz uygulaması düşünülebilir. Hepatit C için ise koruyucu bir aşı bulunmamaktadır; bu enfeksiyonda korunma, geçiş yollarından kaçınmaya dayanır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Süregelen yorgunluk, iştahsızlık ve sağ üst karın bölgesinde rahatsızlık hissi değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Deride ve göz akında sararma ile idrar renginin koyulaşması gecikmeden başvuru gerektirir.
Ortak enjektör kullanımı, sterilliği bilinmeyen araçlarla yapılmış dövme ya da piercing, iğne batması ve kan teması sonrasında test yaptırılması önerilir. Hepatit B açısından temas sonrası ilk saatler içinde başvurulması, koruyucu uygulama olanağı sunar.
Gebelik planlayan kadınların bu testleri önceden yaptırması, gerekli aşılamanın gebelik öncesinde tamamlanmasını sağlar. Ailesinde taşıyıcı bulunan kişilerin test yaptırması da önerilir. Tanı konmuş taşıyıcıların izlem randevularını aksatmamaları, karaciğerdeki değişikliklerin zamanında saptanması açısından gereklidir.
