randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kanlı Yumurtalık Kisti (Hemorajik Kist)

Hemorajik kistin nasıl oluştuğu, verdiği belirtiler, diğer kistlerden ayrımı, ultrason görünümü ve izlem süreci üzerine bilgilendirme.

Ultrason raporunda kanamalı kist ifadesiyle karşılaşmak çoğu kadında endişe yaratır. Oysa bu tanım, yumurtlama sürecinin olağan işleyişiyle yakından ilişkili bir durumu anlatır. Hemorajik kist, yumurtlama sonrasında oluşan yapının içine kanama olmasıyla ortaya çıkar. Aşağıda bu kistin nasıl geliştiği, hangi bulgularla kendini gösterdiği ve nasıl izlendiği anlatılmıştır.

Hemorajik Kist Nasıl Oluşur?

Her adet döngüsünde yumurtalıkta bir folikül olgunlaşır ve içindeki yumurtayı serbest bırakır. Yumurtanın ayrılmasının ardından geride kalan yapı korpus luteum adını alır ve gebelik oluşma olasılığına karşı hormon salgılamayı sürdürür. Bu yapının duvarında yoğun bir damar ağı bulunur.

Yumurtlama sırasında folikülün duvarı yırtılır. Bu yırtılma bölgesindeki küçük damarlardan kanama olabilir ve kan, geride kalan boşluğun içinde birikir. Böylece içi kanla dolu bir kist ortaya çıkar. Bu oluşum bir hastalık göstergesi değil, olağan sürecin bir yan sonucudur.

Kistin boyutu genellikle birkaç santimetreyle sınırlı kalır. İçindeki kan zamanla pıhtılaşır, ardından çözünür ve vücut tarafından emilir. Süreç çoğunlukla birkaç hafta içinde tamamlanır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde ve pıhtılaşmayla ilgili sorunu bulunanlarda bu tablonun daha sık görülebildiği bildirilmiştir.

Bu kistin hormonal döngüye bağlı olması, seyrini öngörülebilir kılan yönüdür. Yumurtlamanın gerçekleşmediği döngülerde ya da yumurtlamayı baskılayan ilaç kullanılan dönemlerde bu tür bir kistin oluşması beklenmez. Bu bilgi, saptanan kistin türünün belirlenmesinde yol gösterici olur.

Yumurtlama sonrası oluşan bu yapının hormon üretimi de sürer. Bu nedenle kist bulunduğu dönemde progesteron etkisine bağlı meme hassasiyeti ve hafif şişkinlik hissedilebilir. Bu yakınmalar döngünün ikinci yarısında zaten görülebilen bulgular olduğundan çoğu zaman ayrıca dikkat çekmez.

Kanlı Yumurtalık Kisti Belirtileri Nelerdir?

Birçok kişide şikâyet bulunmaz. Kist, başka bir nedenle yapılan ultrasonda rastlantısal olarak saptanır. Kişi kistin varlığını fark etmeden süreç kendiliğinden tamamlanmış olabilir.

Şikâyet ortaya çıktığında en sık bildirilen bulgu tek taraflı karın alt bölge ağrısıdır. Ağrı genellikle döngünün ikinci yarısında, yumurtlamadan sonraki günlerde başlar. Künt ve baskı biçiminde hissedilebileceği gibi, kanamanın hızlı olduğu durumlarda ani ve keskin de olabilir.

Adet düzeninde geçici kaymalar görülebilir; adetin birkaç gün gecikmesi ya da beklenenden erken gelmesi bildirilmiştir. Karında hafif şişkinlik, cinsel ilişki sırasında tek tarafta rahatsızlık ve bulantı tabloya eşlik edebilir. Şikâyetler genellikle kist küçüldükçe geriler.

Ağrının hangi dönemde başladığının hatırlanması değerlendirmeye katkı sağlar. Son adetin ilk gününün bilinmesi, ağrının döngünün hangi aşamasına denk geldiğini ortaya koyar. Bu bilgi, ultrason bulgularının yorumlanmasını kolaylaştırır.

Şikâyetlerin tek taraflı olması yol gösterici bir özelliktir. Yumurtlama her döngüde genellikle bir yumurtalıkta gerçekleştiği için ağrı da o tarafta hissedilir. Farklı döngülerde ağrının taraf değiştirmesi, tablonun yumurtlamayla ilişkili olduğunu düşündüren bulgulardandır.

Diğer Kistlerden Nasıl Ayrılır?

Basit su kisti olarak tanımlanan yapının içi berrak sıvıyla doludur ve ultrasonda içi tamamen siyah, duvarı ince görünür. Hemorajik kistte ise içerik kan olduğu için görüntü homojen değildir; içeride ağ benzeri ince yapılar ve dağınık yankılar izlenir.

Endometrioma olarak bilinen çikolata kistiyle karışabilir. İkisi de içinde kan bulunduran yapılardır. Ayrımda seyir belirleyicidir. Hemorajik kist birkaç hafta içinde küçülür ya da kaybolur; çikolata kisti ise varlığını sürdürür ve adet döngüsüyle değişmez. Bu nedenle takip ultrasonu ayrımda en pratik yoldur.

Dermoid kistte görülen parlak yansımalar ve arkasında oluşan gölgelenme farklı bir örüntü oluşturur. Katı alanlar içeren, düzensiz duvarlı ve belirgin damarlanma gösteren kistler ise ayrı bir değerlendirme gerektirir. Şikâyet, yaş ve gerektiğinde kan tetkikleri bu ayrımı destekleyen ölçütlerdir.

Ayrımın gecikmemesi, gereksiz cerrahi girişimlerin önüne geçilmesi bakımından değer taşır. Kendiliğinden gerileyecek bir yapının çıkarılması, sağlam yumurtalık dokusunun bir bölümünün kaybedilmesine yol açabilir. Bu nedenle acil bir durum yoksa izlem tercih edilir.

Kişinin kullandığı ilaçların bilinmesi ayrıma katkı sağlar. Yumurtlamayı baskılayan bir yöntem kullanılıyorsa bu tablonun oluşması beklenmez ve saptanan kist için başka olasılıklar öncelikle düşünülür. Bu nedenle korunma yöntemi değerlendirme sırasında sorgulanan başlıklardandır.

Tanı İçin Hangi Görüntüleme Yapılır?

Değerlendirme vajinal ultrason ile yapılır. Bu yöntem yumurtalıkları yakından gösterdiği için kist içeriğinin ayrıntılı incelenmesine imkân verir. İçerideki ince ağ görünümü, pıhtının oluşturduğu düzensiz alanlar ve kist içinde damarlanma bulunmaması aranan bulgulardır.

Renkli Doppler incelemesi, kist içindeki katı görünen alanların damarlanıp damarlanmadığını gösterir. Pıhtı damarlanma göstermez; bu ayrım tanıyı destekleyen noktalardan biridir. Kistin çevresindeki halka biçiminde kanlanma ise yumurtlama sonrası yapının olağan özelliğidir.

Ultrasonun döngünün hangi gününde yapıldığı yorum için önemlidir. Adetin bitiminden sonraki ilk günlerde yapılan kontrol, kistin gerçekten gerileyip gerilemediğini gösterir. Görüntü belirsiz kaldığında ya da kist boyutu büyükse manyetik rezonans görüntüleme istenebilir. Kan tetkikleri gerektiğinde tabloyu tamamlar; sonuçlar yalnız başına değil, görüntüleme bulgularıyla birlikte okunur.

Raporda kullanılan ifadelerin kişide farklı algı yaratabildiği görülür. Karmaşık yapıda kist ya da içeriği yoğun kist gibi tanımlar, kötü huylu bir sürecin karşılığı değildir. Bu ifadelerin ne anlattığının açıklanması, gereksiz kaygının önüne geçer.

Ultrason bulguları gebelik olasılığıyla birlikte değerlendirilir. Yumurtlama sonrası oluşan yapı, erken gebelikte de izlenebilir ve benzer bir görünüm verebilir. Bu nedenle üreme çağındaki kadınlarda gebelik testi değerlendirmenin ilk adımları arasında yer alır.

Kendiliğinden Kaybolur mu?

Bu kistlerin büyük çoğunluğu ek bir girişim gerekmeden geriler. İçerideki kanın emilmesi genellikle birkaç hafta sürer. Sekiz ile on iki hafta içinde kistin kaybolduğu ya da belirgin biçimde küçüldüğü görülür.

Bu nedenle ilk yaklaşım genellikle izlemdir. Kontrol ultrasonunun bir sonraki adet sonrasına planlanması yaygın bir uygulamadır. Bu zamanlama, kistin döngüyle ilişkili olup olmadığını ortaya koyar.

Gerilemeyen ya da boyutu artan kistlerde değerlendirme derinleştirilir. Bu durumda tablonun başka bir kist türü olma olasılığı gözden geçirilir. Doğum kontrol hapı kullanımının mevcut bir kisti erittiğini gösteren güçlü veri bulunmaz; bu ilaçların rolü yeni işlevsel kist oluşumunu azaltmakla sınırlıdır.

Kanamalı kistin gerilemesi genellikle bir ya da iki döngü içinde tamamlandığından, kontrol görüntülemesi çoğu kez altı ile sekiz hafta sonrasına verilir. Bu aralıkta ağrının azalarak sürmesi beklenen seyirdir; basit ağrı kesicilerle geçen bir sızı endişe konusu sayılmaz. Buna karşılık ağrının aniden bıçak saplanır gibi keskinleşmesi ya da baş dönmesiyle birlikte gelmesi, beklenen gerilemeden ayrılan bir gelişmedir ve randevu tarihi beklenmeden bildirilir.

İzlem döneminde ağır kaldırma ve zorlayıcı egzersizlerden kaçınılması önerilebilir. Bu öneri kesin bir yasak niteliği taşımaz; amaç kist üzerindeki mekanik zorlanmayı azaltmaktır. Günlük olağan hareketlerin sürdürülmesinde ise bir sakınca bildirilmemiştir.

Hangi Durumlarda Girişim Gerekir?

Girişim çoğu kişide gerekmez. Karar, kistin seyri ve ortaya çıkan şikâyetler birlikte değerlendirilerek verilir. İzlem sırasında gerilemeyen, büyüyen ya da görüntüsü belirsiz kalan kistlerde cerrahi gündeme gelebilir.

Kistin yırtılması ve karın içine belirgin kanama olması acil değerlendirme gerektiren durumlardandır. Bu tabloda kişinin kan basıncı, nabzı ve kan sayımı yakından izlenir. Kanama sınırlı kaldığında yatak istirahati ve gözlem yeterli olabilir; kanamanın sürdüğü durumlarda cerrahi girişim gerekebilir.

Kistin kendi ekseni etrafında dönmesi bir başka girişim gerekçesidir. Bu durumda yumurtalığın kan akımı kesildiği için gecikmeden müdahale edilir. Girişim genellikle kapalı yöntemle yapılır ve sağlam yumurtalık dokusunun korunması hedeflenir. Her cerrahi girişimde kanama, enfeksiyon ve komşu organ yaralanması gibi olasılıklar bulunur; bu yönler karar verilirken birlikte değerlendirilir.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde yaklaşım ayrıca planlanır. Bu grupta kanamanın daha yaygın olabileceği göz önünde bulundurulur ve izlem daha yakından yapılır. İlaç düzeninde değişiklik gerekip gerekmediği, ilacı yazan hekimle birlikte değerlendirilir.

Hangi Belirtiler Acil Başvuru Gerektirir?

Sinsi bir başlangıcı olmayan, kasığın bir yanına yerleşip giderek ağırlaşan ağrı zaman kaybetmeden ele alınmalıdır. Bu ağrıya bulantı ve kusmanın katılması aciliyeti artıran bir işarettir.

Baş dönmesi, göz kararması, bayılma hissi, soğuk terleme ve çarpıntı karın içi kanamayı düşündüren bulgulardır. Bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda beklenmeden başvurulmalıdır.

Kanamalı kistin kendi doğası gereği en çok izlenen gelişme, kist duvarının yırtılarak içeriğinin karın boşluğuna boşalmasıdır. Bu durumda ağrı ani başlar ve giderek yayılır; karın içindeki sıvı diyaframı uyardığında omuz ucuna vuran bir ağrı ortaya çıkabilir ve bu bulgu yanıltıcı biçimde omuz kaynaklı sanılabilir. Baş dönmesi, ayağa kalkarken gözlerin kararması ve soğuk terleme eklenirse başvuru saat kaybedilmeden yapılır. Ateşle titremenin birlikte gelmesi ise ayrı bir yönü düşündürür.

Başvuru sırasında son adet tarihinin, kullanılan ilaçların ve daha önce yapılmış görüntülemelerin bildirilmesi değerlendirmeyi hızlandırır. Bu bilgiler, ağrının döngünün hangi aşamasına denk geldiğinin ve kistin önceki boyutunun anlaşılmasını sağlar.