randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Vajen Askılama Ameliyatı (Sakrokolpopeksi)

Sakrokolpopeksinin çalışma ilkesi, uygulandığı durumlar, açık ve kapalı uygulama yolları, hastanede kalış, işe dönüş ve komplikasyon başlıkları.

Pelvik organ sarkmasının onarımında iki temel yaklaşım vardır. Birincisi gevşemiş dokunun kendi içinde toplanmasıdır. İkincisi ise sarkan yapının kalıcı bir dayanak noktasına asılmasıdır. Sakrokolpopeksi bu ikinci grubun en bilinen örneğidir ve dayanak olarak omurganın alt ucundaki sağlam bağ dokusunu kullanır. Aşağıda yöntemin ilkesi, uygulama yolları ve süreç anlatılmıştır.

Sakrokolpopeksi Nedir, Nasıl Etki Eder?

Adı, vajinanın sakrum adı verilen kuyruk sokumu kemiğine asılmasından gelir. Asma işlemi doğrudan dikişle değil, araya yerleştirilen gözenekli bir yamayla yapılır. Yamanın bir kolu vajinanın ön yüzüne, diğer kolu arka yüzüne dikilir; birleşen uç ise omurganın önündeki sağlam bağ dokusuna sabitlenir.

Yöntemin etki mantığı, zayıflamış dokuya güvenmemeye dayanır. Kendi dokusuyla yapılan onarımlarda destek, gevşemiş yapının yeniden toplanmasından gelir. Burada ise yeni bir bağlantı hattı kurulur ve yük bu hat üzerinden taşınır. Bu nedenle yöntem, dokusu zayıf olan kişilerde de dayanıklı bir çözüm sunabilir.

Yamanın gerginliği ayarlanırken vajinanın doğal eğimi korunmaya çalışılır. Amaç, vajinayı olabildiğince yukarı çekmek değil, doğal konumuna yakın bir eksende tutmaktır. Fazla gergin bırakılması, sonraki dönemde ağrıya ve boşaltma sorunlarına yol açabilir. Bu ayar işlemin en belirleyici adımıdır.

Hangi Durumlarda Uygulanır?

Yöntem, sarkmanın ileri derecelere ulaştığı ve vajinanın üst bölümünün desteğini yitirdiği tablolarda gündeme gelir. Rahmin daha önce alındığı ve kubbenin aşağı indiği durumlar en sık uygulandığı gruptur. Rahmi yerinde olan kişilerde de uygulanabilir; bu durumda rahim alınabilir ya da korunabilir.

Daha önce vajinal yoldan onarım geçirmiş ve sarkması yeniden ortaya çıkmış kişilerde bu yöntem seçenekler arasında öne çıkar. Önceki girişimin yetersiz kalması, doku dayanıklılığının sınırlı olduğunu düşündürür ve kalıcı bir dayanak noktasına bağlanma gereksinimi doğar.

Genç yaşta, bedensel olarak etkin yaşayan ve uzun süreli dayanıklılık arayan kişilerde de değerlendirilir. Buna karşılık genel durumu uzun süren bir karın ameliyatına uygun olmayan, ileri yaşta ya da eşlik eden ağır hastalıkları bulunan kişilerde vajinal yoldan yapılabilecek yöntemler ya da destek halkası öne çıkabilir. Karar, tüm bu başlıklar tartılarak verilir.

Karın duvarının açıldığı bu yol, kapalı girişimin uygun görülmediği durumlarda gündeme gelir: karın içinde geçmiş ameliyatlara bağlı yoğun yapışıklık bulunması, kişinin uzun süre baş aşağı yatırılmasının sakıncalı olması ya da aynı seansta karın içinde başka bir işlemin planlanması bunlar arasındadır. Girişimin hedefi aşağıda duyulan dolgunluk ve baskı duygusunun giderilmesidir; boşaltmayla ilgili her yakınmanın bununla çözüleceği beklentisi karardan önce ele alınır.

Ameliyat Hangi Yollarla Yapılabilir?

İlk yol, karın duvarının bir kesiyle açılmasıdır. Bu uygulamada cerrah alana doğrudan ulaşır ve elle çalışır. Karın içinde yoğun yapışıklık beklenen, daha önce çok sayıda ameliyat geçirmiş kişilerde bu yol tercih edilebilir.

İkinci yol, karın duvarına açılan birkaç küçük delikten kamera ve ince aletlerle çalışılmasıdır. Kesilerin küçük olması, iyileşme süresini ve hastanede kalışı kısaltır. Görüntünün büyütülmüş olması derindeki yapıların ayrıntılı izlenmesini sağlar. Ameliyat süresi ise genellikle daha uzundur.

Üçüncü yol, kapalı yöntemin robot yardımıyla uygulanmasıdır. Aletlerin hareket açısının genişlemesi, özellikle omurga bölgesindeki dikişlerin atılmasında kolaylık sağlayabilir. Hangi yolun seçileceği, kişinin geçirdiği ameliyatlara, karın içi durumuna ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Kapalı başlayan bir ameliyatın gerektiğinde açığa dönüştürülebileceği önceden konuşulur.

Yolun seçimi sonucu tek başına belirlemez. Yamanın nereye ve nasıl yerleştirildiği, gerginliğinin nasıl ayarlandığı ve dokuların nasıl hazırlandığı da belirleyicidir. Bu nedenle karar, yalnızca kesinin büyüklüğüne bakılarak verilmez.

Ameliyat Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?

Değerlendirme, vajinanın ön ve arka duvarları ile üst ucu ayrı ayrı ölçülerek yapılır; hangi bölmenin ne kadar indiği, yamanın nereye ve hangi genişlikte yerleştirileceğini belirler. Ölçüm kişi ıkınırken alınır, çünkü yatar durumda organlar geriye kaçarak tabloyu olduğundan hafif gösterir. İnen bölüm elle yerine itildikten sonra öksürtüldüğünde idrar kaçağı görülürse, aynı seansta askı işleminin de eklenip eklenmeyeceği konuşulur.

Hazırlıkta karın duvarının açılacak olması ayrı bir yer tutar; kesinin nereden yapılacağı, kişinin varsa önceki ameliyat izleri göz önünde tutularak belirlenir. Rahmin yerinde bırakılacağı durumlarda o organın iç tabakası ultrasonla ölçülür, kanama öyküsü varsa örnek alınır ve rahim ağzı taramasının güncelliği denetlenir. Anestezi hazırlığı kapsamında kan tetkikleri tamamlanır, kan sulandırıcı kullanan kişilerde ilacın kesilme zamanı belirlenir.

Uyutma öncesinde kan sayımı ve pıhtılaşma testleri istenir; ileri yaşta ya da ek hastalığı bulunanlarda kalp ritmi kaydı ile akciğer filmi bunlara eklenir. Karın içinde rahat çalışılabilmesi için bağırsakların boşaltılması gerekebilir. Kanın pıhtılaşmasını yavaşlatan ilaçların ne zaman kesileceğine hekim karar verir. Sigaranın önceden bırakılması, uyanma sürecinin daha sorunsuz geçmesine ve dikişlerin daha iyi kaynamasına katkı sağlar.

Ameliyat Sonrası Hastanede Ne Kadar Kalınır?

Kalış süresi uygulama yoluna göre değişir. Kapalı yöntemle yapılan girişimden sonra çoğunlukla bir ile iki gün yeterli olur. Karın açılarak yapılan uygulamada bu süre üç ile dört güne uzayabilir, çünkü karın kesisinin iyileşmesi ve bağırsak hareketlerinin dönmesi daha uzun sürer.

Hastanede geçirilen ilk günün odağında erken hareket vardır. Kişinin desteklenerek yataktan indirilmesi ve oda içinde kısa mesafeler yürümesi istenir; bu sayede hem sindirim sistemi daha çabuk çalışmaya başlar hem de bacak damarlarında pıhtı gelişme olasılığı azalır. İdrar sondası çoğunlukla aynı gün alınarak mesanenin kendi başına boşaltılıp boşaltılamadığı gözlenir.

Açık yöntemde hastanede kalış çoğunlukla iki ile dört gün arasında değişir. İlk gün ayağa kalkılması istenir; kısa yürüyüşler bağırsakların uyanmasını hızlandırır ve pıhtı gelişme olasılığını azaltır. Bağırsak sesleri döndüğünde sıvı gıdadan normal beslenmeye geçilir. İdrar sondası çoğunlukla ilk gün alınır. Eve gönderme kararı, ağrının hap şeklindeki ilaçlarla denetlenebildiği ve mesanenin kendiliğinden boşaltılabildiği görüldüğünde verilir.

Taburculuk öncesinde hangi belirtilerde başvurulacağı ayrıntılı biçimde anlatılır. Karın ameliyatı geçiren kişilerde bağırsak hareketlerinin izlenmesi, ilk haftanın en önemli başlığıdır. Bu bilgilerin yazılı olarak verilmesi, evde karar verilmesini kolaylaştırır.

İyileşme ve İşe Dönüş Ne Zaman Olur?

İlk iki hafta dinlenme ile hafif hareketin dengelendiği bir dönemdir. Ev içi yürüyüşler serbesttir, uzun süre hareketsiz kalmak önerilmez. Karın kesisi olan kişilerde bu bölgedeki çekilme hissi haftalar içinde azalır.

Bu uygulamada karın duvarının katları kesilerek geçildiğinden, kısıtlama süresi kapalı yolla yapılan askılamalara göre uzundur ve altı ile sekiz haftayı bulur. Bu sürede iki şey birden beklenir: yamanın omurga önündeki bağa yerleşmesi ve kesilen karın kaslarının yeniden taşıma gücü kazanması. Karın içi basıncını yükselten her davranış bu iki alana birden yansıdığından, yük taşıma ve tuvalette kuvvet uygulama bu dönemde kaçınılan başlıklardır; bağırsakların yumuşak çalışması bu nedenle ayrıca önemsenir.

İşe dönüş, uygulama yoluna ve işin niteliğine bağlıdır. Kapalı yöntemden sonra masa başı bir işe iki ile üç hafta içinde dönülebilir. Karın açılarak yapılan uygulamada bu süre dört haftaya, bedensel güç gerektiren işlerde sekiz haftaya uzayabilir. Cinsel yaşam için genellikle altı hafta beklenir ve karar kontrol muayenesindeki bulgulara göre kesinleşir.

Vücutta kalıcı olarak bırakılan bir malzeme söz konusu olduğundan, kontroller ilk yılın ardından da sürdürülür. Bu görüşmelerde vajina duvarı elle ve gözle incelenerek yamanın dokuyu aşındırıp aşındırmadığına bakılır; birleşme sırasında eşin tarif ettiği bir batma duygusu da bu yönden değerlendirilir. Aynı kontrollerde ön ve arka duvarların durumu gözden geçirilir, çünkü bir bölme desteklendiğinde yükün komşu bölmeye kayması bilinen bir gelişmedir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Karın ağrısının günler geçtikçe azalmak yerine artması bildirilmesi gereken bir bulgudur. Karında giderek gelişen şişkinlik, bulantı ve kusmanın sürmesi, gaz çıkışının uzun süre olmaması bağırsak hareketlerinin dönmediğini düşündürebilir ve değerlendirme gerektirir.

Taburcu olduktan sonra izlenmesi istenen ilk başlık ateştir; otuz sekiz dereceyi aşan bir değer, karın duvarındaki kesinin kenarlarında kızarıklık ve sertleşmeyle birlikte geldiğinde yara yeriyle ilgili bir tabloyu düşündürür. Kesiden sıvı sızması da bildirilir. İdrarın koyulaşıp bulanıklaşması, işerken yanma duyulması ve tuvalete çıkmakta zorlanma ayrı bir yön gösterir. Aşağıdan gelen akıntının azalmak yerine yoğunlaşması ve kokusunun ağırlaşması da başvuru gerekçesidir.

Açık yöntemde hareketsiz geçen sürenin uzun olması pıhtı olasılığını artırır. Bu nedenle taburculuktan sonra da bacaklar izlenir; iki bacaktan yalnızca birinin şişmesi, baldırın diğerine göre kalınlaşması ve yürürken artan bir ağrı duyulması bu yönden araştırılır. Nefes almakta zorlanma ya da derin soluk alınca göğüste batma duyulması beklemeyi gerektirmeyen bir tablodur. Aylar sonra ise kabızlığın belirginleşmesi ya da dolgunluk hissinin geri dönmesi kontrol istenmesini gerektirir.

Hangi Riskler ve Komplikasyonlar Söz Konusudur?

Yamanın tutturulacağı noktaya ulaşmak için omurganın önündeki dokunun açılması gerekir; bu alanda basınç altında kanayan ince bir damar ağı bulunduğundan, buradan kaynaklanan kanama seyrek görülse de girişimin en dikkat isteyen aşaması sayılır. Aynı alanın yakınından geçen idrar kanalları, çalışma sahasına komşu olduklarından yaralanma açısından ayrıca izlenir; bu nedenle bazı uygulamalarda kanalların yolu önceden işaretlenir. Arka duvara komşu bağırsağın zedelenmesi de bildirilmiş bir durumdur ve fark edildiğinde aynı seansta onarılır.

Askıda kullanılan yapay materyal, uzun dönemde ayrı bir izlem başlığı oluşturur. Materyali örten dokunun zamanla incelmesi ve küçük bir alanda açılması olasıdır; bu durum çoğunlukla geçmek bilmeyen bir akıntı ya da tekrarlayan lekelenmelerle fark edilir. Eşin birleşme sırasında sert bir yüzey hissetmesi de aynı bulguya işaret edebilir. Böyle bir tablo genellikle ilk yılın ötesinde ortaya çıkar ve açılan alanın kapatılması için ek bir işlem gerekebilir.

Karın duvarının açıldığı girişimlerde kesi hattıyla ilgili gelişmeler ayrı bir başlıktır: yaranın kenarlarının ayrılması, iyileşmenin uzaması ve yıllar içinde kesi hattından fıtık gelişmesi bildirilmiş durumlardır. Aşağı inen organ idrar kanalını büktüğü için kaçırmayı gizleyebilir; kanal düzeltmeyle doğrultulduğunda bu kaçırma açığa çıkabilir. Yamanın vajina duvarını aşındırarak dışarı sıyrılması uzun dönemde izlenen bir başlıktır. Bağırsakların yapışması, damar içi pıhtı ve anesteziyle ilgili durumlar da karar öncesinde konuşulur.