randevu@drelifcetindag.com
Tahlil Kütüphanesi

Rubella IgG Pozitifliği Bağışıklığa İşaret Eder mi?

Rubella IgG pozitifliğinin bağışıklık açısından anlamı, aşı ve geçirilmiş enfeksiyon ayrımı ile korumanın süresi üzerine bilgilendirme.

Kızamıkçık bağışıklığı, gebelik öncesi değerlendirmede en erken bakılan başlıklardan biridir. Rapordaki IgG satırının pozitif çıkması çoğu kadın için beklenen ve olumlu bir sonuçtur. Sayfada bu antikorun neyi anlattığı, bağışıklığın kaynağının nasıl belirlendiği, IgM satırının neden birlikte okunduğu ve korumanın ne kadar süre geçerli sayıldığı ele alınmıştır.

Rubella IgG Antikoru Neyi Gösterir?

Kızamıkçık virüsüne karşı üretilen IgG antikoru, bağışıklık sisteminin bu etkene karşı oluşturduğu kalıcı belleği yansıtır. Antikorun kanda saptanması, kişinin virüsle daha önce karşılaştığını ya da aşılandığını gösterir.

Bu antikorun düzeyi karşılaşmadan sonraki haftalarda yükselir ve ardından uzun yıllar ölçülebilir kalır. Kızamıkçıkta oluşan koruma güçlüdür; virüs vücutta sessiz biçimde kalmaz ve yeniden etkinleşme özelliği taşımaz.

Rapordaki sayısal değer koruma düzeyi hakkında kaba bir fikir verir. Yaygın kullanımda belirli bir eşiğin üzerindeki değerler koruyucu kabul edilir; bu eşik laboratuvarın kullandığı yönteme göre belirlenir ve rapor üzerinde belirtilir.

Kızamıkçık virüsünün bu davranışı, aşıyla korunmanın etkili olmasını sağlayan özelliktir. Vücutta sessiz biçimde kalan ve yeniden etkinleşebilen virüslerden farklı olarak, bu etken bağışıklık oluştuktan sonra yeniden hastalık tablosu oluşturmaz. Bu nedenle rapordaki pozitiflik doğrudan koruma olarak okunabilir.

Antikorun ölçüm birimi merkezler arasında ayrışabilir. Bazı laboratuvarlar uluslararası birim, bazıları kendi ölçeğini kullanır. Bu ayrıntı gözden kaçırıldığında iki rapordaki sayılar karşılaştırılmaya çalışılır ve yanıltıcı bir izlenim doğar; bu nedenle rapordaki eşik değer esas alınır.

Rubella IgG Pozitifliği Ne Anlama Gelebilir?

Bu sonuç, kişinin kızamıkçığa karşı korunmuş sayıldığını gösterir. Gebelik planı bulunan bir kadın için pratikteki karşılığı, gebelik öncesinde aşıya gerek duyulmamasıdır.

Kızamıkçık, gebeliğin ilk aylarında geçirildiğinde bebekte kalıcı etkilere yol açabilen bir enfeksiyondur. Bağışıklığın bulunması bu tabloyu büyük ölçüde gündemden çıkarır. Bu nedenle sonuç, gebelik öncesi hazırlığın rahatlatıcı bulgularından biridir.

Antikorun kaynağının aşı mı yoksa geçirilmiş hastalık mı olduğu, koruma açısından belirleyici bir fark oluşturmaz. Her iki durumda da bağışıklık geçerli kabul edilir. Kaynağın araştırılması daha çok aşılama kayıtlarının tamamlanması açısından anlam taşır.

Sonucun bir başka yararı, gebelik boyunca döküntülü hastalıklarla ilgili kaygının azalmasıdır. Bağışıklığı bulunan bir gebede, çevrede kızamıkçık geçiren biri olsa bile ayrı bir izlem planlanmaz. Bu durum gebelik takibini yalınlaştıran bilgilerden biridir.

Bağışıklık Aşıdan mı Geçirilmiş Enfeksiyondan mı Kaynaklanır?

Kan sonucu bu iki kaynağı doğrudan ayırt etmez. Her ikisinde de aynı antikor sınıfı üretilir ve rapor benzer biçimde çıkar.

Ayrım büyük ölçüde öyküye dayanır. Çocukluk çağı aşı kartında kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşısının kayıtlı olması, bağışıklığın aşıdan kaynaklandığını gösterir. Ülkemizde bu aşı uzun süredir çocukluk çağı programının parçasıdır; bu nedenle genç kadınlarda kaynak çoğunlukla aşıdır.

Çocuklukta döküntülü bir hastalık geçirildiği hatırlanıyorsa bu bilgi de değerlendirmeye katılır. Ancak döküntüyle seyreden pek çok hastalık birbirine benzediği için, hatırlanan tablo tek başına güvenilir bir dayanak sayılmaz. Belirleyici olan, laboratuvar sonucunun kendisidir.

Aşı kaydına ulaşılamayan durumlarda bu ayrımın yapılması gerekmez. Koruma açısından iki kaynak eşdeğer kabul edildiği için, ek bir inceleme istenmez. Ayrımın araştırılması yalnızca özel durumlarda, örneğin salgın incelemelerinde ya da bağışıklama kayıtlarının tamamlanmasında gündeme gelir.

IgG Pozitifken IgM Sonucu Neden Önemlidir?

IgM antikoru, karşılaşmanın ilk haftalarında yükselen ve kısa sürede gerileyen sınıftır. IgG pozitifken IgM'in de pozitif bulunması, karşılaşmanın yakın dönemde yaşanmış olabileceğini düşündürür.

Bu birleşim gebelikte ayrıca değerlendirilir. Aşı yapıldıktan sonraki haftalarda da IgM geçici olarak pozitifleşebilir; bu nedenle yakın zamanda aşılanmış kişilerde sonuç bu bilgi eşliğinde okunur.

IgM'in yanıltıcı biçimde pozitif çıkması da görülebilen bir durumdur. Başka virüs enfeksiyonları ve bazı romatolojik antikorlar ölçümü etkileyebilir. Bu nedenle IgM pozitifliğinde antikor bağlanma gücünü ölçen avidite incelemesi ya da ölçümün yinelenmesi gündeme gelebilir. IgM negatifse tablo doğrudan yerleşmiş bağışıklık olarak ele alınır.

Bu nedenle bazı laboratuvarlar yalnızca IgG ölçümünü bildirir. Gebelik öncesi hazırlıkta amaç bağışıklığın olup olmadığını belirlemek olduğundan, IgG tek başına yeterli sayılabilir. IgM ölçümü ise döküntülü bir hastalık kuşkusu bulunduğunda ya da temas öyküsü olduğunda istenir.

Bu Bağışıklık Ömür Boyu Sürer mi?

Kızamıkçığa karşı oluşan koruma uzun ömürlüdür. Geçirilmiş enfeksiyon sonrası oluşan bağışıklığın yaşam boyu sürdüğü kabul edilir.

Aşı yoluyla kazanılan korumada da durum benzerdir; iki doz aşı uygulanmış kişilerde koruma uzun yıllar geçerliliğini korur. Buna karşın az sayıda kişide antikor düzeyinin zaman içinde eşiğin altına inebildiği bildirilmiştir.

Bu nedenle her gebelik öncesinde ölçümün yinelenmesi bazı yaklaşımlarda önerilir. Bir önceki gebelikte pozitif bulunmuş bir sonucun belgesi varsa, ölçümün tekrarına gerek görülmeyebilir. Karar, öykü ve eldeki kayıtlara göre verilir.

Antikor düzeyinin eşiğin altına indiği durumlarda ek doz uygulanması düşünülebilir. Bu karar, gebelik planı ve kişinin aşı geçmişi göz önünde bulundurularak verilir. Aşının gebelik döneminde uygulanmadığı bilindiğinden, böyle bir doz gebelik öncesine planlanır.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Gebelik planlayan kadınların bu sonucu gebelik öncesi görüşmede paylaşması uygun olur. Böylece aşı gereksinimi bulunup bulunmadığı erken dönemde belirlenir.

Rapordaki değerin koruyucu eşiğe çok yakın olması durumunda yorum için ek değerlendirme gerekir. Sınırdaki sonuçlarda ölçümün yinelenmesi ya da aşı seçeneğinin konuşulması gündeme gelebilir.

Gebelikte döküntülü bir hastalık geçiren kişiyle temas edilmişse, bağışıklık durumu bilinse bile bu temasın bildirilmesi yerinde olur. Ateşle birlikte yüzden başlayıp gövdeye yayılan döküntü, kulak arkasında ele gelen bezeler ve eklem ağrıları da değerlendirme gerektiren bulgulardır.

Gebelik boyunca bu başlığın yeniden gündeme gelmesi beklenmez. Bağışıklığın belgelenmesi, sonraki muayenelerde konunun kapanmasını sağlar. Raporun saklanması ise bir sonraki gebelik öncesinde ölçümün yinelenmesine gerek bırakmayabilir.

Sonucu Hangi Etkenler Değiştirebilir?

Kızamıkçık antikoru ölçümünde merkezler farklı kitler kullanır ve korumayı gösterdiği kabul edilen sınır bu kitlere göre değişir. Bu nedenle sınıra yakın bir sonuç bir laboratuvarda koruyucu düzeyde bildirilirken, başka bir yöntemle çalışan merkezde sınırda olarak raporlanabilir. Sonuç okunurken yanındaki referans aralığı esas alınır; yalnızca sayının kendisi üzerinden yapılan bir karşılaştırma yanıltıcı olabilir.

Yakın dönemde uygulanmış kızamıkçık aşısı sonucu doğrudan etkiler. Aşı sonrası antikor düzeyi yükselir ve IgM geçici olarak pozitifleşebilir. Aşı tarihinin bilinmesi bu nedenle yorum için gereklidir.

Kan ürünü nakli yapılmış kişilerde dışarıdan gelen antikorlar geçici bir pozitiflik oluşturabilir. Bağışıklığı baskılayan tedaviler ise antikor yanıtını zayıflatabilir ve düzeyin beklenenden düşük ölçülmesine yol açabilir. Bu bilgilerin paylaşılması sonucun doğru zeminde okunmasını sağlar.

Ölçümün belirli bir süre sonra yinelenmesi planlanıyorsa ikinci örneğin aynı merkeze verilmesi yerinde olur. Farklı yöntemlerle üretilmiş iki sayı yan yana konulduğunda, aslında değişmemiş bir düzeyde artış ya da azalma varmış izlenimi doğabilir. Bu ayrıntı, bağışıklık durumunun zaman içindeki seyrini izlemek amacıyla yapılan ölçümlerde ayrıca önem kazanır; çünkü karar, iki sayı arasındaki farka dayandırılır.

Hangi Tetkiklerle Birlikte Değerlendirilir?

Kızamıkçık bağışıklığı, gebelik öncesi hazırlık paketinin bir parçası olarak istenir. Tek başına değil, aynı dönemde bakılan diğer başlıklarla birlikte okunur.

Söz konusu grupta B tipi sarılığın yüzey belirteci ile ona karşı gelişen antikor, C tipi sarılık antikoru, frengiye yönelik tarama ve bağışıklık yetmezliği virüsü incelemesi bulunur. Toksoplazmaya ait antikorlar da sıklıkla eklenir. Bunlara hemogram, kan grubu ile Rh özelliği, tiroit ölçümü ve idrar tetkiki eşlik eder.

Gebelik planı bulunan kadınlarda ayrıca folik asit kullanımı, kronik hastalıkların durumu ve kullanılan ilaçlar gözden geçirilir. Kızamıkçık sonucunun anlamı bu bütün içinde belirginleşir; tek bir satır gebelik öncesi hazırlığın tamamını temsil etmez.

Aşı durumunun gözden geçirilmesi de bu görüşmenin parçasıdır. Tetanoz, difteri ve suçiçeği bağışıklığı gibi başlıklar gebelik öncesinde konuşulur. Canlı aşı gerektiren durumlar gebelik öncesine planlanır; bu planlamanın erken yapılması gebelik zamanlamasını kolaylaştırır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir