Vajina, dış genital bölge ile rahim ağzı arasında uzanan kanal biçimindeki yapıdır. Bu bölgeden kaynaklanan kanser, jinekolojik tablolar içinde en seyrek karşılaşılanlardan biridir. Bu bölgede saptanan oluşumların çoğu aslında başka bir organdan yayılmış olarak değerlendirilir; doğrudan vajina dokusundan kaynaklanan tablolar daha az sıklıkta görülür. Aşağıda tablonun nasıl geliştiği, hangi yöntemlerle incelendiği ve hangi yaklaşımların gündeme geldiği anlatılmıştır.
Vajina Kanseri Nasıl Gelişir?
Vajina yüzeyi, yassı hücrelerden oluşan bir tabakayla kaplıdır. Bu tabakadaki hücrelerde zamanla değişiklik gelişebilir. Değişikliğin yüzeyle sınırlı kaldığı evre kanser öncesi dönem olarak adlandırılır ve ayrı bir başlıkta ele alınır.
Bu ön değişikliklerin bir bölümü kendiliğinden geriler. Bir bölümü ise yıllar içinde ilerleyerek alt dokuya doğru yayılabilir. Sürecin uzun olması, düzenli jinekolojik değerlendirmenin bu bölgede de yürütülmesini anlamlı kılar.
En sık görülen tip, yüzeyi oluşturan yassı hücrelerden kaynaklanan gruptur. Bu tip çoğunlukla vajinanın üst bölümünde ve arka duvarında yerleşir.
Daha seyrek görülen tipler arasında bez yapılarından kaynaklanan biçimler ve pigment hücrelerinden gelişen tipler sayılır. Çocukluk döneminde görülebilen ve farklı bir doku kaynağından gelişen özel bir tip de tanımlanmıştır.
Bu bölgede saptanan oluşumların çoğunun başka bir organdan yayılmış olması, değerlendirmenin kapsamını genişletir. Bu nedenle inceleme yalnızca vajina dokusuyla sınırlı kalmaz; rahim ağzı, rahim ve dış genital bölge de birlikte gözden geçirilir.
Hangi Etkenler Riski Artırır?
İnsan papilloma virüsünün yüksek riskli alt tipleriyle uzun süren enfeksiyon, ilişkilendirilen etkenlerin başında gelir. Bu virüs rahim ağzında olduğu gibi vajina yüzeyindeki hücrelerde de değişikliğe yol açabilme özelliği taşır.
Daha önce rahim ağzında hücre değişikliği ya da kanser saptanmış olması bir başka başlıktır. Aynı virüsün her iki bölgeyi etkileyebilmesi nedeniyle bu kişilerde vajina dokusunun da takip kapsamına alınması istenir.
Bu bölgede görülen hastalık seyrek olduğundan, üzerinde durulan etkenlerin bir bölümü rahim ağzıyla ortak, bir bölümü ise kendine özgüdür. Daha önce rahim ağzında hücre değişikliği saptanmış ya da bu nedenle tedavi görmüş olmak, üst bölümde benzer bir sürecin gelişebilmesi açısından izlem gerektiren bir başlıktır. Sigara kullanımının virüsün temizlenmesini güçleştirdiği bildirilmiştir. Bağışıklığı baskılayan tedaviler de aynı çerçevede değerlendirilir. Bunların yanı sıra bölgeye daha önce uygulanmış ışın tedavisi ve ileri yaş, ayrıca dikkate alınan etkenler arasındadır.
İlerleyen yaş, bölgeye daha önce uygulanmış ışın tedavisi ve uzun süreli bölgesel tahriş de göz önünde bulundurulan başlıklardır. Bu etkenlerin bulunması hastalığın gelişeceği anlamına gelmez.
Bu etkenlerin bir bölümü üzerinde değişiklik yapılabilir. Sigaranın bırakılması ve tarama programına uyulması bu kapsamda ele alınır. Aşı uygulanmış olması da yüksek riskli virüs alt tiplerine karşı koruma sağlayan bir başlıktır.
Belirtileri Nelerdir?
Erken dönemde çoğu zaman belirti görülmez. Bu evrede saptama genellikle başka bir nedenle yapılan muayene sırasında ya da tarama testinde beklenmedik bir sonuç alınmasıyla gerçekleşir.
En sık bildirilen bulgu vajinal kanamadır. İlişki sonrasında görülen kanama, adet dönemleri dışında ortaya çıkan lekelenme ve menopoz sonrası dönemde görülen kanama bu grupta yer alır.
Vajinal akıntıda değişiklik bir başka bulgudur. Akıntının sulu, kanla karışık ya da kötü kokulu hâle gelmesi bildirilir. Akıntının miktarında süreklilik gösteren artış da değerlendirilir.
İlerleyen dönemde ilişki sırasında ağrı, vajinada ele gelen kabartı, idrar yaparken zorlanma, sık idrara çıkma, kabızlık ve leğen kemiği bölgesinde süren ağrı bildirilebilir. Bu şikâyetlerin çoğu enfeksiyon ve doku incelmesi gibi başka durumlarda da görülür.
Menopoz dönemindeki doku incelmesi de benzer şikâyetlere yol açabilir. Kuruluk, ilişki sırasında rahatsızlık ve az miktarda kanama bu tabloda sık bildirilir. Ayırt edici değerlendirme muayeneyle yapılır; şikâyetin kendisi bir ayrım sağlamaz.
Tanı İçin Hangi İşlemler Yapılır?
Değerlendirme jinekolojik muayeneyle başlar. Spekulum yerleştirilerek vajina duvarları görülür. Muayenede kolay atlanabilen bir nokta, spekulumun arkasında kalan bölümlerdir; bu nedenle alet yavaşça geri çekilirken duvarların da gözden geçirilmesi istenir.
Bu bölge için ayrı bir tarama programı bulunmadığından, tanıya giden yol genellikle muayene sırasında fark edilen bir bulguyla ya da rahim ağzı taramasında çıkan bir farklılıkla açılır. Muayenede spekulum çevrilerek duvarların katlantı yerlerinin de görülmesi önem taşır, çünkü bu bölgelerdeki değişiklikler kolayca gözden kaçabilir. Şüpheli bir alan saptandığında büyüteçli cihazla inceleme yapılır ve o noktadan doku örneği alınır. Tanı doğrulandığında yaygınlığın belirlenmesi için görüntüleme incelemeleri istenir.
Tanı doku örneğinin incelenmesiyle konur. Şüpheli görülen bölgeden biyopsi alınır. İşlem sırasında kısa süreli bir rahatsızlık hissedilebilir; bölgesel uyuşturma uygulanabilir.
Tanı konduktan sonra yayılımın değerlendirilmesi için görüntüleme incelemeleri istenir. Manyetik rezonans, komşu organlarla ilişkinin gösterilmesinde kullanılır. Mesane ve makat bölgesine yönelik kamerayla inceleme de gerekli görüldüğünde yapılır.
Bu bölgedeki değerlendirmenin ayrıntılı yapılması gerekir. Vajina duvarlarının katlantılı yapısı bazı alanların gözden kaçmasına yol açabilir. Bu nedenle muayenenin acele edilmeden ve tüm duvarlar gözden geçirilerek yapılması istenir.
Evreleme Nasıl Yapılır?
Evreleme, hastalığın vajina duvarıyla sınırlı kalıp kalmadığını ve çevre yapılara ne ölçüde ilerlediğini tanımlar. Bu sınıflandırma izlenecek yaklaşımın belirlenmesinde temel alınır.
Değerlendirmede oluşumun boyutu, duvar içindeki derinliği ve leğen kemiği boşluğundaki yayılımı ele alınır. Mesane ile makat bölgesinin etkilenip etkilenmediği de bu kapsamda incelenir.
Lenf düğümlerinin durumu sınıflandırmanın bir parçasıdır. Vajinanın üst bölümü ile alt bölümü farklı lenf yollarıyla ilişkili olduğu için, oluşumun yerleşimi hangi bölgedeki düğümlerin değerlendirileceğini belirler.
Evreleme çoğunlukla muayene bulguları ve görüntüleme incelemeleri üzerinden yapılır. Cerrahi uygulanan durumlarda çıkarılan dokuların incelenmesi sınıflandırmaya katkı sağlar.
Bu bölgede evreleme çoğunlukla cerrahi bulgulara değil, muayene ve görüntüleme bulgularına dayanır. Bu yaklaşım, uygulanacak tedavinin sıklıkla cerrahi dışı yöntemlerle yürütülmesiyle ilişkilidir.
Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Yaklaşım, hastalığın evresine, oluşumun yerleşimine ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenir. Vajinanın mesane ve makat bölgesine komşu olması, planlamanın bu organlar göz önünde tutularak yapılmasını gerektirir.
Işın tedavisi bu bölgede sık başvurulan yaklaşımlardan biridir. Dışarıdan uygulanan biçimi ile doku içine yerleştirilen kaynaklarla uygulanan biçimi birlikte ya da ayrı ayrı kullanılabilir. Bu yaklaşım komşu organların korunmasına katkı sağlayabilir.
Cerrahi girişim, oluşumun sınırlı bir alanda bulunduğu erken evrelerde değerlendirilir. Girişimin kapsamı yerleşime göre değişir; sınırlı bir çıkarma ile daha geniş girişimler arasında farklı seçenekler bulunur.
İlaç tedavisi ışın tedavisiyle birlikte uygulanabilir. Her yaklaşımın olası sorunları vardır; vajinada daralma ve kuruluk, idrar ve bağırsak şikâyetleri, cinsel yaşamla ilgili değişiklikler bildirilen durumlar arasındadır. Bu başlıklar karar öncesinde konuşulur.
Tedavi planı birden fazla bölümün katıldığı ortak bir değerlendirmeyle oluşturulur. Bu grup seyrek görüldüğü için deneyimin bir araya getirilmesi tercih edilir ve seçenekler bu ortak değerlendirmede karşılaştırılır.
Tedavi Sonrası Takip Nasıl Yapılır?
Tedavi sonrasında düzenli görüşmelerden oluşan bir izlem programı kurulur. Erken dönemde randevular birbirine daha yakın planlanır; yıllar geçtikçe iki görüşme arasındaki süre uzatılır. Bu düzenin ne sıklıkta olacağı, hastalığın yayılım derecesi ile ışın tedavisi ya da cerrahi arasından hangisinin uygulandığına bağlıdır.
Kontrollerde öykü alınır, jinekolojik muayene yapılır ve gerekli görüldüğünde hücre örneği alınır. Görüntüleme incelemeleri her kontrolde değil, bulgular gerektirdiğinde istenir.
Işın tedavisi uygulanmış kişilerde vajinada daralma gelişebilir. Bu durumun önlenmesine yönelik uygulamalar takibin bir parçası olarak ele alınır. Bölgesel nemlendirici kullanımı da bu kapsamda değerlendirilir.
Kontroller arasında ortaya çıkan yeni şikâyetlerin bildirilmesi istenir. Kanama, akıntı, ağrı ve idrar ile bağırsak alışkanlığındaki değişiklikler bu başlıklar arasındadır.
Takip görüşmelerinde cinsel yaşamla ilgili değişikliklerin konuşulması da sürecin bir parçasıdır. Bu başlığın dile getirilmesi bazen güç olabilir; buna karşılık ele alınabilir yaklaşımlar bulunduğu için paylaşılması önerilir.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Cinsel birleşme sonrasında kan görülmesi ve beklenen kanama günlerinin dışında beliren lekelenme incelenmesi gereken bulgulardandır. Bunlara olağandışı kokan ya da kanla karışık bir akıntı da eşlik edebilir. Kanamaların yıllar önce kesildiği bir kadında yeniden kan görülmesi ise gecikmeye tahammülü olmayan bir başlıktır.
Vajinal akıntının rengi, kokusu ya da miktarında süreklilik gösteren değişiklik bildirilmelidir. Akıntının kanla karışık olması ayrıca dikkate alınır.
Vajinada ele gelen bir kabartı ya da sertlik fark edilmesi, ilişki sırasında ortaya çıkan ağrı ve leğen kemiği bölgesinde süren ağrı değerlendirilmesi gereken şikâyetlerdir.
Daha önce rahim ağzında hücre değişikliği ya da kanser saptanmış kişilerin önerilen takip programına düzenli olarak devam etmesi istenir. Bu takip vajina dokusunun da izlenmesini kapsar.
