Dış genital bölgede en az üç ay süren ve belirgin bir nedene bağlanamayan ağrı, tıp dilinde vulvodini olarak adlandırılır. Tanının konabilmesi için ağrıya yol açabilecek enfeksiyon, deri hastalığı ve sinir sistemi tablolarının dışlanmış olması gerekir. Bu nedenle vulvodini, bir dışlama tanısıdır. Aşağıda bu tablonun nasıl ele alındığı ve hangi yaklaşımların bulunduğu anlatılmıştır.
Vulvodini Nedir, Hangi Şikâyetlerle Görülür?
Ağrı yanma, batma, tahriş ve zonklama biçiminde tarif edilir. En sık kullanılan tanımlama yanma hissidir. Ağrının niteliği, dokunun görünümünün olağan olmasına karşın duyulmasıyla ayırt edilir.
Ağrının yerleşimine göre iki temel biçim tanımlanır. Yaygın biçimde ağrı dış bölgenin genelinde duyulur ve süreklilik gösterir. Bölgesel biçimde ise ağrı belirli bir noktada, çoğunlukla vajina girişinin çevresinde toplanır.
Tetiklenme biçimine göre de ayrım yapılır. Kendiliğinden ortaya çıkan ağrı, dokunma olmadan da duyulur. Tetiklenen ağrı ise yalnızca temas, oturma, tampon kullanımı ya da ilişki sırasında ortaya çıkar. İki biçim bir arada bulunabilir.
Ağrının şiddeti günden güne değişebilir. Bazı kadınlarda yakınma günlük yaşamı kısıtlayacak düzeye ulaşır; oturmak, dar giysi giymek ve bisiklet kullanmak güçleşir. Uyku düzeninde bozulma ve ruh halinde değişiklik tabloya eşlik edebilir.
Tanıya ulaşmak çoğu kadında uzun sürer. Birden fazla hekime başvurulması ve çeşitli yaklaşımların denenmesi sık görülen bir seyirdir. Bu süreçte kişinin yakınmasının önemsenmediği duygusuna kapılması olağandır; oysa tablo tanımlanmış ve üzerinde çalışılabilen bir başlıktır.
Vulva Ağrısı Neden Olur?
Ağrının kesin nedeni çoğu olguda ortaya konamaz. Bu nedenle tablo, tek bir nedene bağlanmak yerine birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle açıklanır.
Bölgedeki sinir uçlarının sayıca artması ve aşırı duyarlı hale gelmesi, en çok üzerinde durulan düzenektir. Bu durumda olağan koşullarda ağrı yaratmayan bir dokunma bile ağrı olarak algılanır.
Geçirilmiş tekrarlayan enfeksiyonlar, uzun süre uygulanan bölgesel ilaçlar ve süregen tahriş bu duyarlılığı başlatabilir. Bölgeye yönelik geçirilmiş girişimler ve doğum sırasında oluşan yaralanmalar da tetikleyici olabilir.
Pelvik taban kaslarının aşırı gerginliği tabloya eşlik eden sık bir bulgudur. Ağrı kas gerginliğine, gerginlik de ağrıya yol açarak döngü oluşturur. Hormonal değişiklikler, bağışıklık sistemine ilişkin etkenler ve kalıtsal yatkınlık üzerine çalışmalar sürmektedir.
Ruhsal etkenlerin rolü de tartışılan bir konudur. Kaygı ve depresif belirtiler ağrıyı artırabilir; buna karşın bunlar tablonun nedeni değil, çoğu zaman sonucudur. Süregen ağrı yaşayan kişide bu belirtilerin ortaya çıkması beklenen bir durumdur.
Hangi Hastalıklar Benzer Ağrı Yapabilir?
Enfeksiyonlar ilk sırada dışlanan gruptur. Tekrarlayan mantar enfeksiyonu, bakteriyel dengesizlik, trikomonas ve genital herpes benzer yakınmalara yol açabilir. Herpes atakları arasında da ağrı sürebilir.
Deri hastalıkları ikinci önemli başlıktır. Liken skleroz, liken planus ve bölgesel egzama tabloları yanma ve kaşıntı yaratır. Bu hastalıklarda dokuda görünür değişiklikler bulunur; bu ayrım muayeneyle yapılır.
Hormonal değişikliklere bağlı doku incelmesi benzer bulgular verir. Menopoz dönemindeki ve emzirme sürecindeki kadınlarda bu olasılık öncelikle değerlendirilir.
Sinir sistemini ilgilendiren tablolar da ayırıcı tanıda yer alır. Bölgeye giden sinirin sıkışması, bel bölgesindeki disk sorunları ve şeker hastalığına bağlı sinir hasarı bu grupta değerlendirilir. Mesane duvarının duyarlı hale geldiği tablolar ve bölgesel deri değişiklikleri de araştırılır.
Tanı Süreci Nasıl İşler?
Süreç ayrıntılı bir görüşmeyle başlar. Ağrının ne zaman başladığı, yeri, niteliği, hangi durumlarda arttığı ve daha önce hangi yaklaşımların denendiği sorulur. Kullanılan ürünler ve giyim alışkanlıkları kaydedilir.
Muayenede dış bölge dikkatle gözlenir. Kızarıklık, renk değişikliği, kalınlaşma, çatlak ve yara varlığı aranır. Vulvodinide bu bulguların çoğunlukla bulunmaması ayırt edici bir özelliktir.
Pamuklu bir çubukla yapılan hafif dokunma, ağrının hangi noktalarda ortaya çıktığını haritalamaya yarar. Bu inceleme, bölgesel biçimin belirlenmesinde temel yöntemdir. Pelvik taban kaslarının gerginliği de değerlendirilir.
Enfeksiyon etkenlerine yönelik örnekler alınır. Deri hastalığından kuşkulanılan olgularda doku örneği istenebilir. Vulvodini tanısı, bu incelemelerin tümü olağan bulunduğunda ve ağrı üç aydan uzun sürdüğünde konur. Tanının konması çoğu zaman zaman alır; bu gecikme kadınlarda yılgınlığa yol açabilir.
Ağrı günlüğü tutulması yararlı bulunur. Ağrının hangi günlerde arttığı, hangi etkinliklerle tetiklendiği ve şiddetinin nasıl değiştiği kaydedilir. Bu kayıt, hem tetikleyicilerin belirlenmesine hem de uygulanan yaklaşımın etkisinin izlenmesine yardımcı olur.
Hangi Tedavi Yaklaşımları Uygulanır?
Yaklaşım çoğunlukla birden fazla yöntemin birlikte uygulanmasıyla yürütülür. Tek bir yöntemle sonuç alınması seyrektir; bu bilginin başta paylaşılması beklentilerin gerçekçi kurulmasını sağlar.
Bölgesel uygulamalar ilk basamakta yer alır. Uyuşturucu içerikli kremler, ağrılı temas öncesinde kullanılabilir. Bariyer oluşturan nemlendiriciler dokuyu tahrişten korur. Menopoz dönemindeki kadınlarda bölgesel östrojen uygulamaları değerlendirilir.
Sinir kaynaklı ağrıya yönelik ağızdan alınan ilaçlar gündeme gelebilir. Bu ilaçların etkisi hemen ortaya çıkmaz; haftalar süren düzenli kullanım gerekir. Uyku hali ve ağız kuruluğu gibi rahatsızlıklar bildirilen durumlardır ve doz ayarlaması hekim tarafından yapılır.
Pelvik taban fizyoterapisi, kas gerginliğinin eşlik ettiği olgularda önemli yer tutar. Gevşetme çalışmaları, elle uygulanan teknikler ve biofeedback bu kapsamdadır. Bölgeye yapılan enjeksiyon uygulamaları ve seçilmiş olgularda cerrahi girişim son basamakta değerlendirilir; bu yöntemlerin kendine özgü olası sorunları bulunduğundan karar birlikte verilir.
Yanıtın ortaya çıkması zaman alır. Bu nedenle uygulanan yöntem, yeterli süre denenmeden bırakılmaz. Değerlendirme genellikle birkaç aylık aralıklarla yapılır ve gerektiğinde plan değiştirilir.
Günlük Bakımda Nelere Dikkat Edilmeli?
Bölgenin tahrişten korunması yaklaşımın temel parçasıdır. Temizlikte ılık su yeterlidir; sabun, koku giderici ürün ve antiseptik solüsyonlar kullanılmaz. Vajina içinin yıkanması önerilmez.
Pamuklu ve bol iç çamaşırı kullanılması, dar pantolondan kaçınılması sürtünmeyi azaltır. Gece iç çamaşırsız uyunması bölgenin havalanmasına katkı sağlar.
Çamaşırların kokusuz ve yumuşatıcı içermeyen ürünlerle yıkanması, iyi durulanması istenir. Parfümlü ped ve tuvalet kâğıdından kaçınılması aynı gerekçeyle önerilir.
Uzun süre oturmayı gerektiren durumlarda destek yastığı kullanılabilir. İlişki öncesinde kaydırıcı ürünlerin kullanılması sürtünmeyi azaltır. Soğuk uygulama, yakınmanın arttığı dönemlerde geçici rahatlama sağlayabilir.
Ağrı Kalıcı Hale Gelirse Ne Yapılır?
Uzun süren ağrı, sinir sisteminde ağrı algısının pekişmesine yol açabilir. Bu durumda ağrı, başlatan neden ortadan kalksa bile sürebilir. Bu düzeneğin bilinmesi, yaklaşımın yönünü belirler.
Böyle olgularda yaklaşım tek bir uzmanlık alanıyla sınırlı kalmaz. Kadın hastalıkları hekimi, fizyoterapist, ağrı konusunda çalışan hekimler ve ruh sağlığı uzmanları birlikte çalışır. Bu ekip yaklaşımı sonucu olumlu yönde etkiler.
Ağrıyla baş etme teknikleri programın parçasıdır. Bilişsel yaklaşımlar, gevşeme çalışmaları ve düzenli fiziksel etkinlik bu kapsamda değerlendirilir. Amaç, ağrının tümüyle yok edilmesinden çok yaşam niteliğinin artırılmasıdır.
Uyku düzeninin sağlanması ve ruhsal durumun ele alınması önemlidir. Süregen ağrı ile depresif belirtiler arasında karşılıklı ilişki bulunur. Cinsel yaşamın yeniden kurulması için çift olarak yürütülen danışmanlık yararlı bulunur.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Dış genital bölgede haftalarca süren yanma ve ağrı değerlendirilmelidir. Yakınmanın kendiliğinden geçmesi beklenerek uzun süre beklenmemesi önerilir.
Kendi kararıyla alınan merhem ve kremlerden fayda görülmemesi ya da rahatlamanın kısa sürede sona ermesi hekime başvurmayı gerektirir. Denemelerin uzatılması bölgedeki hassasiyeti daha da artırabilir.
Bölgede iyileşmeyen yara, beyaz renk değişikliği, doku kalınlaşması ya da ele gelen kitle fark edilmesi ayrıca inceleme gerektirir. Bu bulgular vulvodini tanımının dışındadır.
Ağrının oturmayı, yürümeyi ve günlük yaşamı kısıtlaması, uyku düzenini bozması ve ruh halini etkilemesi başvuru için yeterli gerekçedir. Bacaklara yayılan ağrı, uyuşma ve güçsüzlük gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda sinir sistemine yönelik değerlendirme gerekir.
