randevu@drelifcetindag.com
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Yumurtalık Burulması Ameliyatı (Detorsiyon)

Yumurtalık burulmasında uygulanan detorsiyon ameliyatının gerekçesi, aciliyeti, yumurtalığın korunması ve doğurganlık üzerine bilgilendirme.

Yumurtalığın kendi ekseni çevresinde dönerek damarlarını sıkıştırması, ani ve şiddetli karın ağrısıyla ortaya çıkan bir tablodur. Bu durumda dokuya giden kan akımı azalır ve zaman ilerledikçe kalıcı hasar olasılığı artar. Bu nedenle tanı ve girişim arasındaki süre belirleyici olur. Aşağıda bu tablonun cerrahi yaklaşımı ve sonrasında beklenenler anlatılmıştır.

Detorsiyon Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

Tablodan kuşkulanılan her durumda girişim gündeme gelir. Ani başlayan, tek taraflı, şiddetli kasık ağrısı en tipik başvuru yakınmasıdır. Bulantı ve kusma çoğu kez bu ağrıya eşlik eder.

Ultrasonda yumurtalığın büyümüş görünmesi ve içindeki foliküllerin çevreye doğru itilmiş olması destekleyici bulgulardır. Renkli ultrasonda kan akımının azalmış ya da kaybolmuş olması tabloyu güçlendirir. Buna karşın akımın görülmesi burulmayı dışlamaz.

Kesin tanı ancak karın içine bakılarak konur. Bu nedenle kuşku sürüyorsa girişim ertelenmez. Görüntüleme bulgularının tam olarak uyuşmasını beklemek zaman kaybına yol açabilir.

Yumurtalıkta kist bulunması bu tablonun en sık zemin hazırlayan durumudur. Yumurtlamayı destekleyen tedavi görenlerde ve gebelik döneminde olasılık artar. Daha önce burulma yaşamış olmak da bu grupta değerlendirilir.

Bu tablo her yaşta görülebilir. Çocukluk çağında ve ergenlik döneminde de bildirilmiştir; bu yaş gruplarında tanının gecikmesi daha sık yaşanır. Ani karın ağrısının değerlendirilmesinde bu olasılığın akılda tutulması erken girişimi sağlar.

Neden Acil Girişim Gerektirir?

Burulma sonucunda önce toplardamar dolaşımı bozulur. Bu aşamada doku şişer ve baskı artar. Süreç ilerledikçe atardamar akımı da kesilir ve doku beslenmesi durur.

Kan akımı ne kadar uzun süre kesik kalırsa doku hasarı o ölçüde artar. Bu nedenle girişimin geciktirilmemesi istenir. Erken uygulanan bir girişimde yumurtalığın korunma olasılığı belirgin biçimde yükselir.

Ağrının bir süre sonra azalması yanıltıcı olabilir. Bu rahatlama çoğunlukla dönmenin kendiliğinden kısmen çözülmesinden kaynaklanır; sap yeniden döndüğünde ağrı geri gelir ve bu arada dokudaki hasar birikmeyi sürdürür. İlerlemiş tablolarda ağrının hafiflemesi dokunun canlılığını yitirmesiyle de ilgili olabilir. Her iki durumda da şikâyetin geçmesi bekleme gerekçesi sayılmaz.

Tedavi edilmeyen ileri tablolarda doku ölümü ve bunun yol açtığı iltihabi süreç gelişebilir. Bu durum karın içi enfeksiyona ve daha kapsamlı girişimlere yol açabilir. Bu olasılık, erken davranmanın gerekçesini oluşturur.

Gebelik döneminde de bu tablo görülebilir ve tanı güçleşebilir. Karın ağrısının başka nedenlerle karışması bu güçlüğün kaynağıdır. Bu dönemde ortaya çıkan ani ve şiddetli ağrının değerlendirilmesi geciktirilmemelidir.

Ameliyat Nasıl Uygulanır?

Uygulamanın büyük bölümü kameralı teknikle tamamlanır. Karın ön duvarında birkaç milimetrelik girişler açılır; görüntüleme ucu ile ince el aletleri buradan içeri iletilir. Böylece hem kuşkulanılan durumun doğrulanması hem de gereken düzeltmenin aynı seansta yapılması mümkün olur.

Burulmuş olan yumurtalık bulunur ve dönmüş olduğu yönün tersine çevrilerek açılır. Bu işlem detorsiyon olarak adlandırılır. Ardından dokunun rengi ve kanlanması gözlenmek üzere bir süre beklenir.

Burulmaya zemin hazırlayan bir kist varsa aynı seansta çıkarılır. Bu adım, tablonun yinelemesini azaltmayı amaçlar. Çıkarılan doku incelenmek üzere gönderilir.

Bazı durumlarda yumurtalığın komşu dokuya dikişle sabitlenmesi düşünülebilir. Ooforopeksi olarak adlandırılan bu uygulama, yeniden dönmeyi güçleştirmeyi hedefler. Üzerinde en çok görüş birliği bulunan iki durum, aynı yumurtalıkta burulmanın daha önce yaşanmış olması ve karşı yumurtalığın alınmış ya da işlev göremez durumda olmasıdır.

Bunların dışında yumurtalığı taşıyan bağın olağandan uzun olduğunun ameliyat sırasında görülmesi, altta yatan bir kist bulunmaksızın burulmanın gelişmiş olması ve çocukluk ya da ergenlik döneminde ortaya çıkan tablolar da bu uygulamanın gündeme geldiği durumlar arasında sayılır. Buna karşılık uygulamanın yinelemeyi ne ölçüde önlediğine ilişkin veriler sınırlıdır ve sabitleme sonrasında da burulmanın yeniden gelişebildiği bildirilmiştir. Bu nedenle hangi durumlarda uygulanacağı konusunda yaklaşımlar farklılık gösterir ve karar kişiye göre verilir.

Karar verilirken kişinin yaşı ve doğurganlık planı göz önünde bulundurulur. Genç kadınlarda dokunun korunması yönünde daha ısrarlı davranılır. Bu tercih, uzun dönem sonuçları etkileyen belirleyici bir ayrıntıdır.

Yumurtalık Korunabilir mi?

Günümüzdeki yaklaşım, doku koyu renkli görünse bile yumurtalığın korunmasından yana ağırlık kazanmıştır. Rengin ilk bakışta koyu olması, dokunun kalıcı olarak işlevini yitirdiğini göstermez. Kan akımının yeniden kurulmasıyla dokunun toparlanabildiği bildirilmiştir.

Bu tercihin gerekçesi, yumurtalık dokusunun büyük bölümünün yüzeyde bulunmasıdır. Yüzeydeki foliküller, dolaşım düzeldikten sonra işlev kazanabilir. Bu nedenle çıkarma kararı geçmişe göre daha seyrek verilir.

Ameliyat sonrası ultrasonla dokunun durumu izlenir. İlerleyen haftalarda folikül gelişiminin gözlenmesi, yumurtalığın işlevini sürdürdüğünü gösterir. Bu izlem birkaç ay boyunca sürdürülebilir.

Dokunun tümüyle çıkarılması yalnızca belirli durumlarda gündeme gelir. Doku bütünlüğünün bozulduğu, dağıldığı ya da kötü huylu bir tablodan kuşkulanıldığı durumlar bu gruptadır. Bu karar ameliyat sırasında görülen bulgulara göre verilir.

Korunan dokunun ilerleyen dönemde işlev göstermeyebileceği de bilinmelidir. Bu durumda karşı yumurtalık üretimi sürdürür. Ultrasonla yapılan izlem, bu sonucun anlaşılmasını sağlar.

Ameliyat Sonrası İyileşme Nasıl İlerler?

Kapalı yöntemle yapılan girişimlerde hastanede kalış genellikle bir ya da iki gün sürer. Ayağa kalkma erken dönemde başlatılır. Ağrı kesici kullanımı ilk günlerle sınırlı kalır.

Başlangıç döneminde sancı ve karında dolgunluk hissi yaşanabilir. Boşluğu genişletmek için verilen gazın etkisiyle omuz hizasında ağrı duyulması da sık aktarılan bir durumdur. Oda içinde kısa yürüyüşler yapılması, bu tabloların gerilemesini destekler.

Girişim çoğunlukla kameralı yöntemle yapıldığından ev içindeki olağan düzene yedi gün dolmadan dönülebilir. Buna karşılık yumurtalığın yeniden dönmesini kolaylaştırabileceği düşünülen ani gövde hareketlerinden ve karın içi basıncını yükselten yüklerden yaklaşık bir ay uzak durulması istenir. Mesleğin oturarak mı yoksa bedensel güç harcanarak mı yürütüldüğü, işe dönüş tarihini doğrudan belirler.

Kontrol muayenesinde ultrasonla yumurtalığın durumu değerlendirilir. Doku inceleme sonucu varsa bu görüşmede paylaşılır. Adet düzeninin bir ya da iki döngü içinde yeniden oturması beklenir.

Ameliyat sonrasında bulantı ve iştahsızlık ilk gün sürebilir. Beslenme kademeli olarak açılır ve yeterli sıvı alınması istenir. Kesi yerlerinin bakımı basittir; duş alma izni hekim tarafından belirlenir.

Burulma Tekrarlar mı?

Bu tablonun yeniden yaşanması bildirilen bir durumdur. Yineleme olasılığı, zemin hazırlayan etkenin sürüp sürmemesine bağlıdır. Kist çıkarılmışsa bu olasılık azalır.

Yumurtalıkları destekleyen bağların olağandan uzun olduğu kişilerde yineleme daha sık görülür. Bu yapısal özellik, dokunun daha hareketli olmasına yol açar. Bu durumda sabitleme işlemi düşünülebilir.

Yumurtlamayı destekleyen tedavi görenlerde yumurtalıklar büyüdüğü için olasılık artar. Bu dönemde ortaya çıkan ani karın ağrısının hafife alınmaması gerekir. Tedavi öncesinde bu konuda bilgilendirme yapılır.

Karşı yumurtalıkta da burulma gelişebilir. Bu nedenle bir kez burulma yaşamış kişilerde ani karın ağrısı her zaman değerlendirme gerektirir. Bu farkındalığın korunması erken başvuruyu sağlar.

Sabitleme işleminin yinelemeyi ne ölçüde azalttığı konusunda görüşler farklılık gösterir. Bu nedenle uygulama her kişide standart olarak yapılmaz. Karar, kişinin öyküsü ve ameliyat sırasında görülen bulgular değerlendirilerek verilir.

Doğurganlık Etkilenir mi?

Tek yumurtalıkta yaşanan bir burulmadan sonra doğurganlığın belirgin biçimde etkilenmesi beklenmez. Karşı yumurtalık işlevini sürdürür. Korunan yumurtalık da çoğu durumda toparlanır.

Yumurtalığın çıkarılması gereken durumlarda bile karşı taraf yumurta üretimini sürdürür. Bu nedenle gebe kalma olasılığı ortadan kalkmaz. Rezervin bir miktar azalabileceği ise göz önünde bulundurulur.

Dolaşımı bir süre kesintiye uğramış bir yumurtalığın ne ölçüde toparlandığı merak edildiğinde ölçüm istenebilir; ancak bu ölçümün erken dönemde değil, doku ödeminin çekilmesi için birkaç ay beklendikten sonra yapılması yeğlenir. Kandan bakılan AMH düzeyi ile ultrasonda sayılan antral folikül adedi bu değerlendirmede birlikte kullanılır. Sonuç, gebelik planının hangi hızla yürütüleceğine ilişkin konuşmayı biçimlendirir.

Burulma çözüldükten sonra çocuk isteğine ne zaman dönüleceği, yumurtalığın toparlanma seyrine göre kararlaştırılır. Genellikle bir ya da iki adet döngüsünün tamamlanması beklenir; bu süre dokudaki ödemin çekilmesine ve yumurtlamanın yeniden düzene girmesine tanınır. Burulmaya yol açan bir kist çıkarılmışsa iyileşmenin gidişine göre bu aralık uzatılabilir.

Bu tabloyu yaşamış olmak, sonraki gebeliklerin seyrini doğrudan değiştirmez. Gebelik oluştuğunda takip olağan biçimde sürdürülür. Geçirilmiş girişimin dosyada kayıtlı olması, ileride yapılacak değerlendirmelerde yol gösterir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Ani başlayan, şiddetli ve tek taraflı kasık ağrısı beklenmeden başvuru gerektirir. Bulantı ve kusmanın eşlik etmesi bu aciliyeti artırır. Ağrının dalgalanarak gelmesi de bu tabloda görülebilir.

Ateş yükselmesi, baş dönmesi ve bayılma hissi gecikilmemesi gereken belirtilerdir. Bu bulgular tablonun ilerlediğini düşündürebilir. Böyle bir ağrının ağrı kesici alınarak bastırılması ve gidişin evde izlenmesi doğru bir yol değildir; ilaç yalnızca yakınmayı örter, dönmeyi çözmez ve muayenede saptanacak bulguları da hafifleterek değerlendirmeyi güçleştirir. Bu tabloda kazanılacak zaman saatlerle ölçülür; ağrının azalması bekleme gerekçesi sayılmaz.

Burulma çözüldükten sonra beklenen gidiş, kasıktaki sancının her gün biraz daha hafiflemesidir. Bu eğrinin tersine dönerek ağrının aynı yanda yeniden yerleşmesi, yumurtalığın tekrar dönmüş olabileceğini akla getirdiğinden ertelenmeden bildirilir. Kusmanın dinmemesi, bağırsakların hiç çalışmaya başlamaması ve deri açıklıklarında akıntıyla birlikte kabarma belirmesi de aynı biçimde ele alınan gelişmelerdir.

Bu girişimin kendine özgü başlığı, dolaşımı yeniden açılan yumurtalığın beklenen ölçüde toparlanmaması ve ilerleyen dönemde işlevini yitirmesidir. Bunun yanında damarların çözülmesi sırasında kan sızması, iyileşme döneminde iltihabi bir gelişme, komşu yapıların zedelenmesi, boşlukta yeni yapışıklık bantlarının belirmesi ve uyutmaya bağlı yanıtlar da bildirilen durumlar arasındadır. Bu başlıkların girişim öncesinde aktarılması, kadının süreci kavramasını kolaylaştırır.