On yedinci hafta, bebek hareketlerinin ilk kez fark edilmeye başlandığı dönemdir. Bu ilk duyumlar çoğu zaman belirsizdir ve hareket olarak tanımlanmakta güçlük çekilir. Hissedilme zamanı kadından kadına belirgin farklılık gösterir. Aşağıda bu ilk hareketlerin nasıl bir his verdiği, algıyı etkileyen etkenler ve bu haftaya özgü değişimler açıklanmıştır.
İlk Hareketler Nasıl Bir His Verir?
On yedinci haftadaki duyumun hafif kalmasının nedeni araya giren katmanlardır. Bebeğin kolu ya da bacağı rahim duvarına dokunsa bile, bu dokunuşun algılanabilmesi için önce çevredeki sıvının, ardından rahim duvarının ve karın kaslarının aşılması gerekir. Bu nedenle ortaya çıkan duyum bir vuruş değil, içeride geçip giden belli belirsiz bir kıpırtı biçimindedir. Kadınların anlatımında bu his için genellikle gaz hareketi, hafif bir çekilme ya da içeride bir şeyin dönmesi gibi tanımlar kullanılır. Aynı duyumun günler içinde aynı bölgede yinelenmeye başlaması, ayrımın kurulmasını sağlar.
Bu duyumlar başlangıçta bağırsak hareketleriyle karıştırılabilir. Gaz hareketinden ayırt edilmesi genellikle birkaç gün alır. Aynı hissin belirli aralıklarla ve aynı bölgede yinelenmesi, bebeğe ait olduğunun anlaşılmasını kolaylaştırır.
Hareketler bu haftalarda düzensizdir. Bir gün birkaç kez hissedilirken ertesi gün hiç fark edilmeyebilir. Bu düzensizlik bebeğin küçük olması ve karın duvarına her zaman temas etmemesiyle ilgilidir; kaygı gerektiren bir durum değildir.
Sessiz ve hareketsiz kalındığında hissetme olasılığı artar. Akşam saatlerinde uzanmış durumdayken, karnın üzerine el konarak beklenmesi hareketlerin fark edilmesini kolaylaştırabilir. Gün içinde yoğun etkinlik sırasında hareketler dikkatten kaçar.
Hareketlerin hissedildiği bölge de zamanla değişir. Başlangıçta yalnızca karnın alt bölgesinde duyulan hareketler, rahim büyüdükçe daha geniş bir alana yayılır. Bu değişim bebeğin rahim içinde daha fazla alana ulaşmasıyla ilgilidir.
İlk Gebelikte Neden Daha Geç Hissedilir?
İlk gebeliğinde olan kadınlarda karın kasları daha sıkı ve dirençlidir. Bu yapı, bebeğin karın duvarına ilettiği hafif dokunuşun algılanmasını güçleştirir. Daha önce doğum yapmış kadınlarda kaslar gevşemiş olduğu için his daha erken ulaşır.
Deneyim de belirleyici bir etkendir. Daha önce bu hissi yaşamış bir kadın, benzer bir duyumu tanır ve bebeğe ait olduğunu hemen ayırt eder. İlk kez yaşayan bir kadın aynı hissi bağırsak hareketi sanabilir ve fark etmesi gecikir.
İlk gebeliklerde hareketlerin genellikle on sekizinci ile yirminci haftalar arasında fark edildiği bildirilir. Daha sonraki gebeliklerde bu süre on altıncı haftaya kadar öne çekilebilir. Her iki aralık da olağan kabul edilir.
Hareketlerin geç fark edilmesi bebekle ilgili bir sorunu göstermez. Bu haftalarda bebeğin iyilik hali kalp atışının dinlenmesi ve ultrason bulgularıyla değerlendirilir. Hareket sayımı ancak son üç aylık dönemde takip aracı olarak kullanılır.
Bebeğin Eşinin Yerleşimi Algıyı Etkiler mi?
Bebeğin eşi rahim içinde farklı konumlara yerleşebilir. Ön duvara yerleştiğinde bebek ile karın duvarı arasında ek bir katman oluşur. Bu katman hareketlerin iletimini azaltır ve hissedilmeyi geciktirebilir.
Arka duvara yerleşen bir plasentada bu engel bulunmaz. Bebeğin karın duvarına daha yakın olması nedeniyle hareketler daha erken ve daha belirgin hissedilir. Bu fark ultrason raporunda belirtilen yerleşim bilgisiyle açıklanabilir.
Ön duvar yerleşimi bir sorun değildir ve gebeliğin seyrini olumsuz etkilemez. Yalnızca hareket algısını ve bazı durumlarda kalp atışının dinlenmesini güçleştirir. Hareketler ilerleyen haftalarda güçlendikçe bu etki azalır.
Bebeğin çevresindeki sıvı miktarı da algıyı etkiler. Sıvının fazla olduğu durumlarda bebek karın duvarına daha az temas eder. Karın duvarının kalınlığı ve gebe kadının vücut yapısı da bu farkı yaratan etkenler arasındadır.
Bebek Bu Haftada Hangi Hareketleri Yapar?
Bebek bu haftada kollarını ve bacaklarını serbestçe hareket ettirir. Gövdesini döndürebilir, takla benzeri hareketler yapabilir. Bu hareketlerin çoğu anne tarafından fark edilmez çünkü karın duvarına temas etmez.
El ve parmak hareketleri belirginleşmiştir. Bebek göbek kordonunu tutabilir, yüzüne dokunabilir ve başparmağını ağzına götürebilir. Emme refleksi bu dönemde çalışır durumdadır ve ultrasonda izlenebilir.
Göğüs kafesinde solunum hareketlerine benzer ritmik açılıp kapanmalar görülür. Bu hareketler akciğerlerin gelişimine katkı sağlar ve doğumdan sonraki solunum için hazırlık niteliği taşır. Bebek nefes almaz; oksijen bebeğin eşi üzerinden gelir.
Yutkunma ve esneme hareketleri bu haftalarda bildirilir. Bebek çevresindeki sıvıyı yutar; bu sıvı sindirim sisteminden geçerek idrar yoluyla yeniden havuza döner. Hıçkırığa benzer ritmik hareketler de bu dönemde görülebilir.
Hareket Hissedilmiyorsa Endişe Gerekir mi?
On yedinci haftada hareket hissedilmemesi olağan kabul edilir. Kadınların önemli bir bölümü bu haftada henüz herhangi bir duyum tarif etmez. Özellikle ilk gebeliklerde algının başlaması birkaç hafta daha gecikebilir.
Bu dönemde bebeğin iyilik hali başka ölçütlerle değerlendirilir. Muayenede kalp atışının dinlenmesi ve ultrason ile büyüme ölçümlerinin alınması yeterli bilgi sağlar. Hareket algısı bu aşamada takip ölçütü değildir.
Hareketler bir kez düzenli biçimde hissedilmeye başladıktan sonra durum değişir. O aşamadan itibaren belirgin bir azalma ya da tümüyle kesilme bildirilmesi gereken bir bulgu haline gelir. Bu geçiş genellikle yirmi dördüncü hafta dolaylarında olur.
Bu haftalarda hareket beklentisiyle sürekli karnın izlenmesi kaygıyı artırabilir. Hareketlerin kendiliğinden ve belirginleşerek ortaya çıkması beklenir. Sorular varsa planlı muayenede konuşulması yeterli olur.
Annede Bu Haftada Hangi Değişiklikler Olur?
Karın belirgin biçimde yuvarlaklaşmıştır ve rahmin üst sınırı göbeğe yaklaşmıştır. Giysilerde değişiklik ihtiyacı bu haftalarda çoğu kadında ortaya çıkar. Denge merkezindeki kayma nedeniyle yürüyüş biçiminde küçük değişimler görülebilir.
Kan hacmindeki artış sürer. Bu nedenle sıcak basması, terleme ve burun tıkanıklığı sık bildirilir. Diş etlerinde kanamaya eğilim artabilir; yumuşak diş fırçası kullanımı bu şikâyeti azaltabilir.
İştah bu dönemde belirgindir ve kilo alımı düzenli bir seyir izler. Mide yanması, şişkinlik ve kabızlık sürebilir. Öğünlerin küçültülüp sıklaştırılması ve yatmadan hemen önce yenmemesi bu şikâyetleri hafifletir.
Ciltte koyulaşma alanları belirginleşebilir. Karın orta hattındaki çizgi ve yüzdeki lekelenmeler hormonal etkiyle ilişkilidir. Güneşten korunma bu değişimi hafifletir. Karın derisinde gerginlik ve kaşıntı da bu haftalarda başlayabilir.
Kan hacmindeki artış kalbin iş yükünü de yükseltir. Çarpıntı hissi bu nedenle bildirilebilir ve çoğu zaman olağan kabul edilir. Çarpıntının süreklilik kazanması, nefes darlığı ya da göğüs ağrısıyla birlikte olması durumunda değerlendirme gerekir.
Bu Haftada Nelere Dikkat Edilmeli?
Yan yatarak uyuma alışkanlığının kazanılması bu dönemde önerilir. Sırt üstü uzun süre kalmak, büyüyen rahmin ana toplardamara baskı yapmasına yol açabilir. Sol yan tercih edilir ve bacak arasına yastık konması rahatlık sağlar.
On yedinci haftada bebeğin kemikleri sertleşmeye, kas kütlesi belirginleşmeye başlar; sofradaki içerik bu iki başlığı doğrudan besler. Annedeki dolaşan kan hacmi de bu haftalarda hızla genişlediği için demirin öne çıkması beklenir. Haftalık mutfak planında kırmızı etin, kuru baklagillerin, yumurtanın, süt ürünlerinin ve koyu yeşil yapraklıların dönüşümlü yer alması bu gereksinimi karşılamaya yardımcı olur. Hekimin belirlediği desteklerin atlanmadan sürdürülmesi ayrıca istenir.
Düzenli ve orta şiddette hareket sürdürülür. Yürüyüş ve yüzme yaygın seçeneklerdir. Düşme olasılığı taşıyan etkinliklerden kaçınılması ve ağır kaldırılmaması istenir. Uzun süre ayakta kalmaktan kaçınılması bacak şişliğini azaltır.
Bol su içilmesi kabızlığı ve idrar yolu enfeksiyonlarını azaltmaya katkı sağlar. Diş sağlığının gözden geçirilmesi bu haftalarda uygun görülür. Uzun yolculuklarda düzenli aralarla kalkılıp yürünmesi önerilir.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Hareket beklerken ortaya çıkan kanama ayrı bir bulgu olarak ele alınır. Lekelenme düzeyindeki kanamalarda bile hekime bilgi verilmesi önerilir. Kanamanın yoğunlaşması ya da karın ağrısıyla birlikte görülmesi gecikmeden değerlendirilmelidir.
Bebeğin ilk kıpırtılarıyla karıştırılmaması gereken bir başka duyum, karnın belirli aralıklarla tümüyle taş gibi sertleşmesidir. Bele saplanıp gevşeyen, saat gibi tekrarlayan bir sancı ya da bacakların arasından ıslaklık geldiği hissi de aynı biçimde hekime iletilmelidir. Bu duyumlar hareket algısıyla açıklanmaz ve geciktirilmeden incelenir.
Ateş yüksekliği, idrarda yanma, bel ağrısı ve kötü kokulu akıntı enfeksiyon açısından inceleme gerektirir. Kaşıntıyla giden akıntı da bildirilmelidir.
Şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı, ellerde ve yüzde ani şişlik değerlendirilmelidir. Bacakta tek taraflı şişlik, kızarıklık ve ağrı da başvuru gerekçesidir. Karın derisindeki yaygın kaşıntının şiddetlenmesi de bildirilmelidir.
