Yirmi dördüncü hafta, gebelik takibinde önemli bir eşik olarak anılır. Bu haftadan itibaren bebeğin anne karnı dışında yaşamını sürdürebilme olasılığı belirgin biçimde artar. Bu eşik tıbbi bir sınıflandırmadır ve bakım olanaklarıyla yakından ilişkilidir. Aşağıda bu kavramın ne anlama geldiği, bebeğin durumu ve erken doğum belirtileri açıklanmıştır.
Yaşayabilirlik Sınırı Ne Anlama Gelir?
Yaşayabilirlik sınırı, bebeğin anne karnı dışında yaşamını sürdürebilme olasılığının anlamlı düzeye ulaştığı gebelik haftasını tanımlar. Bu sınır bir kesinlik değil, bir olasılık eşiğidir. Günümüzde yaygın olarak yirmi dört hafta dolayında kabul edilir.
Bu eşiğin belirlenmesinde akciğer gelişiminin ulaştığı aşama belirleyicidir. Gaz alışverişini sağlayacak yapıların oluşmuş olması, solunum desteğiyle yaşamın sürdürülebilmesini olanaklı kılar. Beyin ve diğer organ sistemlerinin olgunluğu da bu değerlendirmeye katılır.
Sınırın kesin bir hafta olarak verilmesi doğru değildir. Bebeğin ağırlığı, cinsiyeti, çoğul gebelik olup olmaması ve akciğer olgunlaştırıcı ilaç uygulanıp uygulanmadığı sonucu etkiler. Aynı haftada doğan iki bebeğin gidişatı farklı olabilir.
Bu eşik ayrıca ülkeden ülkeye ve merkezden merkeze değişir. Yenidoğan yoğun bakım olanaklarının gelişmişliği belirleyici bir etkendir. Bu nedenle sınır tıbbi olanaklara bağlı olarak zaman içinde öne çekilmiştir.
Bu kavramın aile ile paylaşılması hassas bir konudur. Sayılarla anlatılan olasılıklar her bebek için birebir geçerli olmaz. Bu nedenle görüşmelerde genel oranlar yerine o gebeliğe özgü bulgular üzerinden konuşulması tercih edilir.
Bu Haftada Doğan Bebek Nasıl Desteklenir?
Bu haftada doğan bebekler yenidoğan yoğun bakım biriminde izlenir. Doğum salonunda hemen destek verilir; vücut ısısının korunması ve solunumun desteklenmesi ilk adımlardır. Bebek özel bir küvöze alınır.
Solunum desteği çoğu bebekte gereklidir. Akciğerlerdeki hava keseciklerinin çökmesini önleyen madde dışarıdan verilebilir. Solunum cihazı desteği ya da basınçlı hava uygulaması kullanılan yöntemler arasındadır.
Beslenme başlangıçta damar yoluyla sağlanır. Bebeğin emme ve yutma becerisi henüz gelişmediği için ağızdan beslenme kademeli olarak başlatılır. Anne sütü, hazır olduğunda ince bir sonda aracılığıyla verilir.
İzlem süresi genellikle uzundur ve tahmini doğum tarihine yakın bir döneme kadar sürebilir. Bu süreçte enfeksiyon, beyin kanaması, göz ve bağırsak sorunları açısından yakın takip yapılır. Ailenin sürece katılımı bakımın parçası olarak desteklenir.
Anne sütünün sağılarak saklanması bu süreçte önemli bir katkıdır. Erken doğan bebeklerin bağırsak sağlığı açısından anne sütü ayrı bir yer tutar. Süt üretiminin sürdürülmesi için doğumdan sonra düzenli sağım yapılması önerilir.
Bebeğin Akciğer Gelişimi Hangi Aşamadadır?
Akciğerlerde gaz alışverişinin gerçekleşeceği yapılar bu haftalarda oluşmaya başlamıştır. Hava keseciklerinin öncüleri belirmiş ve çevrelerindeki kılcal damar ağı gelişmiştir. Bu yakınlaşma, oksijenin kana geçebilmesi için gereklidir.
Sürfaktan adı verilen madde üretilmeye başlamıştır ancak miktarı yetersizdir. Bu madde hava keseciklerinin nefes verildiğinde çökmesini önler. Yeterli düzeye ulaşması genellikle otuz dördüncü haftadan sonra gerçekleşir.
Erken doğum beklenen durumlarda akciğer olgunlaşmasını hızlandıran ilaç uygulaması gündeme gelir. Anneye kas içine yapılan bu uygulama, bebeğin sürfaktan üretimini artırır. Etkinin ortaya çıkması için genellikle iki gün beklenir.
Bebek göğüs kafesiyle solunum hareketleri yapmayı sürdürür. Bu hareketler akciğer gelişimine katkı sağlar ancak gerçek solunum değildir. Oksijen bebeğin eşi üzerinden gelmeyi sürdürür.
Erken Doğum Belirtileri Nelerdir?
Düzenli aralıklarla gelen ve giderek sıklaşan kasılmalar en önemli belirtidir. Bu kasılmalar dinlenmeyle geçmez ve şiddeti artar. Saatte dörtten fazla kasılma hissedilmesi değerlendirme gerektirir.
Bele vuran ritmik ve künt ağrı bir başka belirtidir. Bu ağrı adet sancısına benzer biçimde tanımlanabilir. Karın alt bölgesinde ve leğen kemiği çevresinde artan bir basınç hissi eşlik edebilir.
Vajinal akıntıda ani değişim dikkat gerektirir. Akıntının miktarının artması, sulu hale gelmesi ya da kanla karışması bildirilmelidir. Su gelmesi hissi beklenmeden değerlendirilmelidir.
Bu belirtilerin bir bölümü hazırlık kasılmalarıyla karıştırılabilir. Hazırlık kasılmaları düzensizdir, ağrısızdır ve dinlenmeyle geçer. Ayrım her zaman kolay olmadığı için kuşku duyulduğunda değerlendirme istenmelidir.
Bulantı, kusma ve ishalin kasılmalara eşlik etmesi de dikkat gerektirir. Bu bulgular bazı kadınlarda doğum eyleminin başlangıcında görülebilir. Bacaklarda ve leğen kemiği çevresinde artan bir ağırlık hissi de bildirilebilir.
Bebek Bu Haftada Ne Kadar Ağırlıktadır?
Yaşayabilirlik sınırının konuşulduğu yirmi dördüncü haftada tartıdaki karşılık altı yüz gram dolayındadır; tepeden topuğa uzunluk otuz santimetreyi bulur. Bu eşikten sonra kilo alımı belirgin bir ivme kazanır ve her yedi günde yüz gramı geçen artışlar kaydedilir.
Bu haftada deri, altındaki yağ katmanının inceliği nedeniyle gövdeye tam oturmamış görünür ve yüzeyinde kıvrımlar bulunur. Katmanın ince kalması, alttan geçen damar ağının dışarıya yansımasına ve genel görünümün kırmızımsı olmasına yol açar. Terleme yoluyla ısı düzenlemesini üstlenecek bezler bu haftada yapısını tamamlamıştır. Deri altındaki yağın kalınlaşması ise ilerleyen haftalara bırakılmıştır.
İç kulaktaki denge yapıları olgunlaşmıştır. Bebek konumunu algılayabilir. İşitme gelişmiştir ve dışarıdan gelen seslere hareketle tepki verebilir. Tat alma tomurcukları oluşmuştur.
Beyinde sinir hücrelerinin sayısı hızla artmaktadır. Beyin yüzeyindeki kıvrımlar oluşmaya başlar. Bu kıvrımlar yüzey alanını genişleterek daha fazla sinir hücresine yer açar.
Annede Hangi Değişiklikler Görülür?
Elle yapılan muayenede rahmin tepesi göbek çukurunun birkaç parmak yukarısında bulunur; bu yükseklik, ölçümlerin santimetre cinsinden kaydedilmeye başlandığı dönemi de başlatır. Karın öne doğru belirgin bir hacim kazanmıştır ve giysilerin oturuşu değişmiştir. Hareketler artık kısa dokunuşlar olmaktan çıkmış, itme ve sürtünme biçiminde duyulur hale gelmiştir. Karnın üzerine konan bir el bu devinimleri dışarıdan yakalayabilir.
Karın derisindeki gerginlik ve kaşıntı artabilir. Çatlaklar bu haftalarda belirginleşebilir. Nemlendirici kullanımı ve kilo artışının kontrollü olması etkiyi hafifletebilir.
Bacaklarda şişlik, varis ve gece krampları sürer. Bel ağrısı ve kasık bölgesinde batmalar sık bildirilir. Uzun süre ayakta kalmaktan kaçınmak ve dinlenme aralıkları oluşturmak rahatlama sağlar.
Hazırlık kasılmaları bu haftalarda fark edilmeye başlanabilir. Karın kısa süreli olarak sertleşir ve kendiliğinden gevşer. Ağrısız ve düzensiz olması bu kasılmaları erken doğum eyleminden ayıran özelliktir.
Bu Haftada Hangi Testler Planlanır?
Şeker yükleme testi bu haftalarda gündeme gelir. Uygulama aralığı yirmi dört ile yirmi sekizinci haftalar arasıdır. Test gebelik şekerinin araştırılması için yapılır ve erken tanınması takip planını biçimlendirir.
Kan sayımı bu dönemde yinelenir. Kan hacmindeki artışa bağlı seyrelme nedeniyle kansızlık bu haftalarda belirginleşebilir. Saptandığında demir desteği düzenlenir ve izlem sürdürülür.
Kan grubu Rh negatif olan kadınlarda kan uyuşmazlığına yönelik antikor taraması yapılır. Yirmi sekizinci hafta dolaylarında koruyucu iğne uygulaması planlanır. Bu uygulamanın zamanlaması önem taşır.
Kontrol sırasında kan basıncına, tartıdaki değişime ve idrar örneğine bakılır. Kalp sesleri dinlenir, rahmin tepe noktası ile kasık kemiği arasındaki mesafe şeritmetreyle ölçülerek haftaya oturup oturmadığı değerlendirilir. Yaşayabilirlik eşiğinin aşıldığı bu haftalardan sonra iki kontrol arasındaki süre giderek kısalır.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Yaşayabilirlik eşiğinin yeni aşıldığı bu haftada, doğumun erken başlamasına işaret eden duyumlar listenin en başında yer alır. Saat gibi tekrarlayan kasılmalar, bele oturup gevşeyen sancı, kalça kemiklerinin arasında giderek artan bir aşağı çekme hissi ve akıntının rengiyle kıvamındaki ani değişim aynı gün iletilmelidir.
Bacak arasından denetlenemeyen bir sıvının boşaldığı duyumu, saat kaybedilmeden incelenmesi gereken bir bulgudur. Sıvının berrak mı yoksa yeşilimsi mi olduğu, ne kadar geldiği ve olağandışı bir koku taşıyıp taşımadığı not edilerek hekime aktarılır. Bu süre içinde ped kullanılır; vajina içine tampon yerleştirilmez.
Kanama görülmesi bildirilmelidir. Ağrısız ve parlak kırmızı renkli kanama, bebeğin eşinin yerleşimiyle ilgili olabilir ve ayrı değerlendirilir. Karın ağrısıyla birlikte olan kanama da ivedi başvuru gerektirir.
Dinmeyen baş ağrısı, görüntünün netliğini yitirmesi, yüzükleri sıkacak ölçüde parmak şişmesi, kaburga altına oturan sancı ve tartının yedi gün içinde iki kilogramdan fazla yükselmesi kan basıncı yönünden birlikte ele alınır. Ateş çıkması, işerken yanma ve alışılan kıpırtıların belirgin biçimde seyrelmesi de aynı görüşmede aktarılmalıdır.
