randevu@drelifcetindag.com
Gebelik ve Doğum

36. Haftada Gebelik: Bebeğin Doğum Pozisyonu Ne Zaman Netleşir?

Otuz altıncı gebelik haftasında bebeğin duruşunun değerlendirilmesi, makat duruşta seçenekler ve doğum hazırlığı üzerine bilgilendirme.

Gebeliğin otuz altıncı haftasında bebeğin rahim içindeki duruşu doğum planı açısından öne çıkan başlıklardan biri olur. Bebeklerin büyük bölümü bu haftaya kadar baş aşağı pozisyona yerleşir. Duruşun belirlenmesi, doğum şekli üzerine yapılacak değerlendirmenin temelini oluşturur. Aynı dönemde muayene sıklığı artar ve doğuma hazırlık konuları gündeme gelir. Aşağıda bu haftaya ait başlıklar açıklanmıştır.

Bebeğin Duruşu Nasıl Değerlendirilir?

Duruş değerlendirmesi karın üzerinden yapılan elle muayeneyle başlar. Rahmin üst bölümünde ve alt bölümünde hangi vücut kısmının bulunduğu belirlenir. Baş, sert ve yuvarlak bir kitle olarak; kalça ise daha yumuşak ve düzensiz bir kitle olarak ele gelir.

Bebek kalp atışının duyulduğu bölge de yol gösterici bir bulgudur. Baş aşağı duruşta kalp sesleri genellikle göbek hizasının altında, karnın bir yanında duyulur. Makat duruşta ise sesler göbek hizasında ya da üzerinde alınır.

Kesin değerlendirme ultrason ile yapılır. Ultrasonda başın, sırtın ve kalçaların konumu doğrudan görülür. Aynı incelemede plasentanın yerleşimi, amniyon sıvısı miktarı ve göbek kordonunun durumu da değerlendirilir. Elle muayene ile ultrason bulguları birlikte yorumlanır.

Anne adayı da bebeğin duruşu hakkında bir izlenim edinebilir. Tekmelerin kaburga altında hissedilmesi baş aşağı duruşu düşündürür; hareketlerin alt karında yoğunlaşması ise farklı bir yerleşimi akla getirebilir. Bu izlenim yol gösterici olsa da muayenenin yerini tutmaz.

Baş Aşağı Duruş Ne Zaman Kesinleşir?

Gebeliğin ortalarında bebek rahim içinde sık pozisyon değiştirir. Yer bolluğu bu hareketliliğe olanak tanır. Otuz ikinci hafta çevresinde bebeklerin çoğu baş aşağı pozisyona geçmeye başlar; otuz altıncı haftada bu duruş büyük ölçüde yerleşmiş olur.

Bu haftadan sonra rahim içindeki alan bebeğin büyüklüğüne göre iyice daralır. Tam bir takla atma hareketi giderek zorlaşır. Bu nedenle otuz altıncı haftada saptanan duruş, doğum planı açısından anlamlı kabul edilen bir bilgidir.

Duruşun kesinleşmesi zamanı her gebede aynı değildir. İlk gebeliklerde karın kaslarının daha sıkı olması nedeniyle yerleşme daha erken olabilir. Çok doğum yapmış kadınlarda, ikiz gebeliklerde ya da amniyon sıvısının fazla olduğu durumlarda duruş daha geç netleşebilir.

Rahim içindeki oluşumlar, plasentanın alt bölümde yerleşmesi ve rahmin biçimine ilişkin farklılıklar da duruşu etkileyen etkenler arasında sayılır. Bu nedenle makat duruş saptandığında, altta yatan bir neden bulunup bulunmadığı da değerlendirilir.

Bebek Bu Haftadan Sonra Döner mi?

Otuz altıncı haftadan sonra kendiliğinden dönme olasılığı azalır ancak tamamen ortadan kalkmaz. Özellikle amniyon sıvısı bol olan ve bebeği görece küçük olan gebeliklerde dönme bildirilmiştir. Bu nedenle duruş, ilerleyen kontrollerde yeniden değerlendirilir.

Makat duruşun sürdüğü durumlarda, bebeği dışarıdan elle döndürme işlemi gündeme gelebilir. Bu işlem karın üzerinden uygulanan belirli manevralarla yapılır ve hastane koşullarında, bebek izlemi altında gerçekleştirilir. Her gebe için uygun bir seçenek değildir.

İşlemin uygulanabilmesi için amniyon sıvısının yeterli olması, zarların açılmamış olması ve plasentanın yerleşiminin uygun bulunması gibi koşullar aranır. Denemenin sonuç vermeme olasılığı bulunur; ayrıca uygulama sırasında izlem gerektiren durumlar gelişebilir. Karar bu nedenle ayrıntılı bir görüşmenin ardından verilir.

İşlem sırasında ve sonrasında bebeğin kalp atışı izlenir. Kanama, kasılmaların başlaması ya da zarların açılması bildirilen durumlar arasındadır. Bu nedenle uygulama, gerektiğinde doğum yapılabilecek koşulların bulunduğu bir ortamda gerçekleştirilir.

Makat Duruşta Hangi Seçenekler Değerlendirilir?

Makat duruş, bebeğin kalçalarının ya da ayaklarının aşağıda olduğu duruştur. Kalçaların aşağıda, bacakların yukarı doğru uzandığı biçim ile ayakların önde geldiği biçim gibi alt tipleri vardır. Bu ayrım değerlendirmede önem taşır.

Seçenekler arasında dışarıdan döndürme denemesi, sezaryen doğum planlanması ve belirli koşullarda vajinal doğum bulunur. Vajinal doğumun düşünülebilmesi için makat duruşun tipi, bebeğin tahmini ağırlığı, annenin leğen ölçüleri, doğum öyküsü ve ekibin deneyimi gibi ölçütler bir arada değerlendirilir.

Her seçeneğin kendine özgü değerlendirilmesi gereken yönleri bulunur. Sezaryen bir cerrahi girişimdir ve iyileşme süreci ile sonraki gebelikleri ilgilendiren yönleri vardır. Makat vajinal doğumda ise doğum sırasında ek manevralar gerekebilir. Karar, bulguların ve gebenin tercihinin birlikte ele alındığı bir görüşmeyle verilir.

Enine duruş olarak bilinen, bebeğin rahim içinde yatay konumlandığı durum ayrı değerlendirilir. Bu duruşta vajinal doğum düşünülmez. Duruşun bu haftada saptanması durumunda izlem sıklaştırılır ve doğum planı buna göre yapılır.

Bebeğin Başının Yerleşmesi Nasıl Anlaşılır?

Başın yerleşmesi, bebeğin başının leğen kemiği girişine doğru inmesini anlatır. Bu iniş elle muayenede başın karın üzerinden ne kadar hareket ettirilebildiğine bakılarak değerlendirilir. Yerleşme ilerledikçe baş daha az hareketli bulunur.

Anne adayı bu değişimi bazı belirtilerle fark edebilir. Nefes almanın kolaylaşması, mide bölgesindeki baskının azalması ve karnın gözle görülür biçimde aşağı inmesi sık dile getirilen değişikliklerdir. Buna karşılık mesane üzerindeki bası artar; idrara çıkma sıklaşır.

Kasık bölgesinde ve leğen kemiklerinde baskı hissi ile yürürken zorlanma da bu döneme özgü yakınmalardır. İlk gebeliklerde yerleşme doğumdan haftalar önce olabilirken, önceki doğumlarını yapmış kadınlarda eylem başladıktan sonra gerçekleşebilir. Bu nedenle yerleşme, doğumun kaç gün içinde başlayacağını gösteren bir ölçüt değildir.

Yerleşmenin derecesi muayenede belirli bir ölçekle kaydedilir. Başın leğen içindeki seviyesi, doğum eylemi sırasında ilerlemenin izlenmesinde de kullanılan bir bilgidir. Bu ölçüm doğum planının değil, eylemin takibinin bir parçasıdır.

Bu Haftada Muayene Sıklığı Nasıl Değişir?

Otuz altıncı haftadan sonra kontroller genellikle haftada bire çıkar. Bu sıklaşmanın nedeni, doğuma yaklaşan dönemde annenin ve bebeğin durumunun daha yakından izlenmesidir. Sıklık, gebeliğin seyrine göre hekim tarafından belirlenir.

Kontrol sırasında karın üzerinden elle yapılan değerlendirmeyle bebeğin başının nerede durduğu araştırılır. Rahim büyüklüğü mezura ile ölçülerek haftaya uygunluğu izlenir, kalp sesleri dinlenir ve tansiyon kaydedilir. Ayak bileklerinde biriken ödem ile gün içinde gelen kasılmaların ne sıklıkta tekrarladığı ayrıca sorulur. İdrar örneği, protein çıkışı ve idrar yolu enfeksiyonu yönünden incelenir.

Bu haftalarda B grubu streptokok taraması tamamlanır ve sonuç dosyaya kaydedilir. Ultrason ile büyüme, amniyon sıvısı ve duruş yeniden değerlendirilir. Gerekli görülen durumlarda bebek kalp atışı kaydı ve göbek kordonu kan akımı ölçümü izleme eklenir.

Bu muayenelerde doğum planı ayrıntılandırılır. Doğum şekli, ağrı yönetimi seçenekleri, hastaneye başvuru ölçütleri ve doğum sonrası dönem konuşulur. Anne adayının sorularını önceden yazması, görüşmenin verimli geçmesine katkı sağlayan bir alışkanlıktır.

Doğum Çantası Ne Zaman Hazırlanmalı?

Çantanın otuz altıncı hafta çevresinde hazırlanması yaygın olarak önerilir. Doğumun beklenen tarihten önce başlayabilmesi nedeniyle hazırlığın erken tamamlanması, son anda yaşanabilecek karışıklığı önler. Çantanın kolay ulaşılabilir bir yerde tutulması istenir.

Anne için gerekli olanlar arasında kimlik belgesi, gebelik takip dosyası, tahlil sonuçları, rahat gecelik ve iç çamaşırı, terlik, emzirme sütyeni, ped ve kişisel bakım ürünleri sayılır. Şarj aleti ve su şişesi de sık unutulan eşyalardır.

Bebek için zıbın, body, patik, şapka, battaniye, bez ve mevsime uygun dış giysi hazırlanır. Bebek giysilerinin önceden yıkanıp ütülenmesi önerilir. Hastane yolunun önceden planlanması, kimin eşlik edeceğinin belirlenmesi ve araç koltuğunun hazırlanması da bu dönemde tamamlanması uygun olan konulardır.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Bebek hareketlerinde süregelen azalma bu haftada da beklemeden değerlendirme gerektirir. Rahim içindeki alan daraldığı için hareketlerin biçimi değişebilir; ancak sıklığındaki belirgin azalma ayrı ele alınır.

Otuz altıncı haftada doğum eyleminin kendiliğinden başlaması artık uzak bir olasılık değildir. Bu nedenle rahim ağzından gelen işaretler bekletilmez. Külotu ıslatan ve durdurulamayan sulu bir akış zarların açıldığını düşündürebilir. Renkli bir akıntı ya da açık kanama, aralıkları on dakikanın altına inen ve sertliği artan kasılmalar, belden kalçaya yayılan ve pozisyon değiştirmekle dağılmayan bir ağrı da sağlık kuruluşuna başvurmayı gerektiren işaretlerdendir.

Bebeğin duruşundan bağımsız olarak annenin kendi tablosu da izlenir. Ağrı kesiciyle geçmeyen baş ağrısı, gözde bulanıklık ya da ışık çakmaları, sağ kaburganın altına oturan dolgunluk hissi ve bir gecede belirginleşen yüz ile parmak şişliği kan basıncıyla ilişkili tabloların bilinen habercileridir. Bunların dışında yükselen ateş, idrar yaparken yanma, kesilmeyen kusma, karnı sertleştiren şiddetli ağrı, ayağa kalkarken kararan görüş ve bayılacakmış gibi olma hâli de gecikmeden ele alınması gereken durumlar arasındadır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir