randevu@drelifcetindag.com
Gebelik ve Doğum

8. Haftada Gebelik: Bebeğin El ve Ayak Taslakları Oluşur mu?

Sekizinci gebelik haftasında kol ve bacak gelişimi, parmakların ayrışması, yüz hatlarının belirmesi ve bu dönemde istenen ilk kan tahlilleri üzerine bilgilendirme.

Sekizinci hafta, bebeğin dış görünümünün insan biçimine yaklaşmaya başladığı dönemdir. Kol ve bacaklar bu haftalarda uzar, el ve ayakların taslakları belirginleşir, yüz hatları ayırt edilebilir hale gelir. Aynı dönemde annede ilk kan tahlilleri planlanır ve gebelik takibinin çerçevesi çizilir. Aşağıda bu haftada bebekte gerçekleşen değişimler, annede görülen bulgular ve dikkat edilmesi gereken başlıklar genel hatlarıyla anlatılmıştır.

Kol ve Bacak Tomurcukları Nasıl Gelişir?

Kol ve bacakları oluşturacak yapılar, gövdenin yan yüzlerinde küçük çıkıntılar biçiminde ortaya çıkar. Sekizinci hafta boyunca bu çıkıntılar belirgin biçimde uzar ve bölümlere ayrılmaya başlar. Kollar bacaklardan birkaç gün önce gelişir; bu sıralama gebeliğin sonuna kadar korunan bir örüntüdür ve gelişim takibinde göz önünde bulundurulur.

Uzayan yapı üzerinde önce omuz ve dirsek bölgesine karşılık gelen daralmalar oluşur. Bu daralmalar ileride eklemlerin yerleşeceği noktaları belirler ve kolun üç bölümlü yapısını ortaya çıkarır. Aynı biçimde bacaklarda kalça, diz ve ayak bileği hizasındaki bölümlenme başlar. Kaslar ve kemikleri oluşturacak dokular bu bölümler içinde ayrışır.

Kolun ucundaki genişleme, elin taslağını oluşturur ve kürek biçiminde düz bir plaka olarak görünür. Bacağın ucunda da benzer bir yapı ayağın temelini atar. Bu plakaların içinde parmakları oluşturacak kıkırdak yapılar ışın biçiminde sıralanmaya başlamıştır. Kol ve bacaklar bu dönemde gövdeye oranla hâlâ kısadır.

Parmaklar Ne Zaman Ayrışır?

El plakasındaki parmak taslakları önce ışın biçiminde çizgiler olarak belirir. Bu çizgiler arasındaki dokunun kademeli olarak ortadan kalkmasıyla parmaklar birbirinden ayrılır. Süreç sekizinci hafta içinde başlar ve onuncu hafta dolaylarında büyük ölçüde tamamlanır. Başparmak diğer parmaklardan farklı bir açıyla yerleşir.

Parmaklar ayrışırken başlangıçta aralarında ince bir perde bulunur. Bu perdenin geriye çekilmesi programlı bir hücre kaybıyla gerçekleşir ve düzenli bir sıra izler. Ayak parmaklarında aynı süreç birkaç gün geriden ilerler. Bu nedenle ayak parmaklarının ayrışması ellerden sonra tamamlanır.

Bu dönem, el ve ayak yapısının biçimlendiği duyarlı bir aşamadır. Kol ve bacak gelişimini etkileyebilecek etkenlerden uzak durulmasının bu haftalarda önem kazanmasının nedeni budur. Kullanılan ilaçların hekimle gözden geçirilmesi, reçetesiz ürünlerin sorgulanması ve bitkisel takviyelerin bildirilmesi bu nedenle önerilir.

Bebeğin Yüz Hatları Bu Haftada Belirir mi?

Yüz bölgesinde gözleri oluşturacak yapılar başın yan taraflarında koyu noktalar olarak seçilir. Bu yapılar ilerleyen haftalarda öne doğru yer değiştirerek son konumlarına yaklaşır. Göz kapaklarını oluşturacak kıvrımlar bu haftada belirmeye başlar. Göz merceğinin temeli de aynı dönemde atılır.

Burun ucu hafif bir çıkıntı biçiminde ayırt edilebilir hale gelir ve burun delikleri açılır. Üst dudağı oluşturacak bölümler orta hatta yaklaşır ve birleşmeye başlar. Bu birleşme sürecinin sağlıklı ilerlemesi, dudak ve damak yapısının bütünlüğü açısından belirleyicidir. Süreç onuncu hafta dolaylarında tamamlanır.

Kulakları oluşturacak katlantılar başın alt yan bölgesinde belirir ve zamanla yukarı doğru ilerler. Alt çene gelişerek ağız açıklığını biçimlendirir ve yüzün alt yarısı belirginleşir. Dilin taslağı da bu dönemde oluşur. Yüz kaslarının ilk lifleri bu haftalarda yerleşmeye başlar.

Bebek Bu Haftada Hareket Eder mi?

Sekizinci haftada kas yapısı ve bu kasları çalıştıracak sinirler yeterince gelişmiştir. Bu nedenle bebek hareket edebilir; gövdede küçük seğirmeler ve kollarda kısa açılma kapanma hareketleri görülür. Bu hareketler istemsizdir ve refleks niteliğindedir. Beynin bilinçli denetimi henüz kurulmamıştır.

Yüksek çözünürlüklü ultrason cihazlarında bu hareketler zaman zaman izlenebilir. Görüntü genellikle kısa süreli sıçramalar biçimindedir ve saniyeler sürer. Hareketin görülmesi olumlu bir bulgu sayılır, ancak her muayenede yakalanması beklenmez. Bebek uzun süre hareketsiz kalabilir; bu durum olağandır.

Sekizinci haftadaki devinimler yalnızca ultrason ekranında görülebilir. Bu haftada gövdenin tamamı bir santimetreyi biraz aşan bir uzunluktadır; böyle bir hacmin çevresindeki sıvı içinde yaptığı yer değiştirme, rahim duvarına ve onun üzerindeki karın kaslarına iletilecek bir güç oluşturmaz. Duyumun ortaya çıkması için hem bebeğin büyümesi hem de rahmin leğen kemiğinden yukarı taşarak karın duvarına yaklaşması gerekir. Bu iki koşulun bir araya gelmesi genellikle on sekizinci haftayı bulur; daha önce gebelik yaşamamış kadınlarda süre biraz daha uzayabilir.

Annede Hangi Değişiklikler Görülür?

Rahim bu haftada büyümüş ve yaklaşık bir erik büyüklüğüne ulaşmıştır. Bu büyüme dışarıdan görülmez ancak mesaneye yaptığı basınç nedeniyle sık idrara çıkma belirginleşebilir. Karın alt bölgesinde hafif dolgunluk ve gerginlik hissi bildirilebilir. Rahmi askıda tutan bağların gerilmesi kısa süreli batmalara yol açabilir.

Bulantı ve yorgunluk bu haftalarda yoğun seyreder ve günlük düzeni etkileyebilir. Göğüslerde büyüme sürer; damarlar deri altından daha belirgin görünebilir ve gerginlik hissi artar. Bazı kadınlarda ciltte kuruluk, bazılarında ise yağlanma ve sivilcelenme gibi değişimler fark edilir. Tükürük artışı da bildirilen bulgular arasındadır.

Kabızlık bu dönemde başlayabilen bir başka şikâyettir. Bağırsak hareketlerinin hormonal etkiyle yavaşlaması bunun temel nedenidir; demir takviyesi kullanımı tabloyu belirginleştirebilir. Lifli beslenme, yeterli sıvı alımı ve düzenli yürüyüş bu şikâyeti hafifletebilir. Şişkinlik ve gaz da sık görülür.

İlk Kan Tahlilleri Bu Haftada İstenir mi?

Gebelik takibinin başlangıcında istenen tetkik grubu genellikle bu haftalarda planlanır. Kan sayımı ile kansızlık durumu ve pıhtılaşma hücrelerinin sayısı değerlendirilir. Kan grubu ve Rh tayini yapılarak uyuşmazlık olasılığı belirlenir; Rh negatif kadınlarda eş grubu da sorgulanır.

Bulaşıcı hastalıklara yönelik testler bu grubun bir parçasıdır. Hepatit B, hepatit C, HIV ve frengi taraması yaygın olarak istenir. Kızamıkçık ve toksoplazma açısından bağışıklık durumu da değerlendirilebilir. Bağışıklığı bulunmayan kadınlarda korunma önerileri ayrıca anlatılır.

Tam idrar tahlili ve idrar kültürü, belirti vermeyen idrar yolu enfeksiyonlarını ortaya çıkarmak için istenir. Tiroit bezi çalışmasını gösteren testler ve açlık kan şekeri de bu aşamada eklenebilir. D vitamini düzeyi bazı kişilerde bakılır. Hangi tetkiklerin gerekli olduğu, kişinin öyküsü ve süregen hastalıkları göz önünde bulundurularak belirlenir.

Bu Dönemde Hangi Etkenlerden Uzak Durulmalı?

Organların biçimlendiği bu haftalarda dış etkenlere karşı duyarlılık en yüksek düzeydedir. Sigara kullanımının bırakılması ve dumanlı ortamlardan uzak durulması bu nedenle önem taşır. Alkol tüketiminin gebelik boyunca güvenli kabul edilen bir miktarı bulunmamaktadır. Bu iki başlık takibin en erken konuşulan konularındandır.

Reçetesiz alınan ağrı kesiciler, soğuk algınlığı ilaçları ve bitkisel ürünler de bu dönemde sorgulanmalıdır. Bitkisel olması ürünün gebelikte güvenli olduğu anlamına gelmez; bazı bitkiler rahim kasılmalarını artırabilir. Kullanılan her ürünün hekime bildirilmesi uygun olur. Vitamin takviyelerinin dozu da gözden geçirilmelidir.

Çiğ ya da az pişmiş et, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış çiğ sebzeler enfeksiyon açısından risk taşır. Kedi dışkısıyla temastan kaçınılması, bahçe işlerinde eldiven kullanılması önerilir. Röntgen çekimi gerektiren durumlarda gebelik bilgisinin paylaşılması gerekir. Boya ve çözücü buharlarına uzun süre maruz kalınmaması da önerilir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Sekizinci haftada lekelenme sık dile getirilen bir yakınmadır ve her zaman olumsuz bir gidişe işaret etmez. Buna karşılık akışın adet kanaması yoğunluğuna çıkması, iri parçaların düşmesi ya da kasıkta bıçak saplanır nitelikte bir sancının tabloya eklenmesi vakit geçirmeden muayeneyi gerektirir. Rh negatif kan grubuna sahip anne adaylarında ise en küçük kanama bile koruyucu uygulama açısından ayrı bir başlık olarak ele alınır.

Tek taraflı, giderek artan kasık ağrısına baş dönmesi ya da omuz ucuna vuran ağrı eşlik ediyorsa zaman kaybedilmemelidir. Ateş yüksekliği, üşüme titreme ve kötü kokulu akıntı enfeksiyon açısından inceleme gerektirir. Kaşıntıyla giden akıntı da bildirilmelidir.

Sürekli kusma nedeniyle sıvı alınamaması, idrar miktarında belirgin azalma ve kilo kaybı değerlendirilmelidir. İdrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma şikâyetinin ağrıyla birleşmesi de başvuru gerekçesidir. Süregen bir hastalık nedeniyle ilaç kullananların bu ilaçları kendi kararlarıyla bırakmaması, bunun yerine hekime danışması uygun olur.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir